GENEL - 24 Nisan 2020 Cuma 11:10

TVHB Başkanı Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladı

A
A
A
TVHB Başkanı Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladı

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Ali Eroğlu, “Tüm dünyada yaşanan Covid-19 salgını da bir kez daha, veteriner hekimsiz insan sağlığının olamayacağını göstermiştir.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Ali Eroğlu, “Tüm dünyada yaşanan Covid-19 salgını da bir kez daha, veteriner hekimsiz insan sağlığının olamayacağını göstermiştir. Stratejik önemi bir defa daha ortaya çıkan mesleğimiz ile ilgili; tüm mesleki haklarımız için olumlu katkılarının ve yasal düzenlemelerin olacağı ümidiyle tüm meslektaşlarımızın Dünya Veteriner Hekimler Gününü kutluyorum” dedi.


Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla bir basın açıklaması düzenleyerek, dünya üzerinde yaşanan pandemiye rağmen çalışmalarını yürüten meslektaşlarına seslendi.


TVHB Başkanı Eroğlu, her yıl farklı bir temayla kutlanan Dünya Veteriner Hekimler Günü’nün bu yıl temasının ‘İnsan ve Hayvan Sağlığı İçin Çevreyi Korumak’ olarak belirlendiğini hatırlattı. Eroğlu, sayıları 500 bini geçen veteriner hekimlere seslenen Eroğlu, “Dünya Veteriner Hekimler Günü; Dünya Veteriner Hekimleri Birliği (WVA) ile Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’nün (OIE) girişimleri sonucunda her yıl Nisan ayının son Cumartesi günü, o yıl için belirlenen bir tema çerçevesinde kutlanmaktadır. 2020 yılının teması; ‘İnsan ve Hayvan Sağlığı İçin Çevreyi Korumak’ olarak belirlenmiştir. Belirlenen tema ile, veteriner hekimlerin bu alanlardaki çalışmalarına kamuoyunun dikkatinin çekilmesi amaçlanmaktadır. Altı kıtada sayıları 500 bini geçen veteriner hekim tarafından 20’inci kez kutlanacak olan Dünya Veteriner Hekimler Günü, veteriner hekimler için onur kaynağı, gurur kaynağı ve mutluluk kaynağı olmuştur” ifadelerini kullandı.



“Covid-19 salgını da bir kez daha, veteriner hekimsiz insan sağlığının olmayacağını göstermiştir”


Dünya Veteriner Hekimler Günü vesilesiyle veteriner hekimlerin çok önemli çalışmalara imza attığına değinen Eroğlu, Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa zamanda tüm dünyaya yayılma özelliği gösteren yeni tip Korona virüs (Covid-19) salgınında veteriner hekimlerin öneminden, “Bir kez daha belirtmek isteriz ki; sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda, sağlıklı insan ve sağlıklı toplum ile çevre sağlığı ve biyogüvenlik konularında veteriner hekimler çok önemli çalışmalara imza atmaktadır. Tüm dünyada yaşanan Covid-19 salgını da bir kez daha, veteriner hekimsiz insan sağlığının ve refahının olamayacağını göstermiştir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği’nin her zeminde gündeme getirdiği konu şudur; Ülkemizde kadim bir sağlık meslek grubundan olan veteriner hekimler; özellikle son 150 yılda tarihe mal olan hizmetlerine, başarılarına, özellikle viral ve bakteriyel salgınların kontrol ve eradikasyonlarındaki engin deneyimlerine, koruyucu hekimlik, epidemiyoloji ve karantina önlemleri konusundaki faaliyetlerine, teşhis ve aşı üretimindeki bilgi birikimlerine ve Covid-19 ile mücadele ettiğimiz bugünlerde ülkemize has virüsün izolasyonu ve söz konusu virüsün genetik haritasını ortaya koyan bilim insanlarımızın veteriner hekim olmalarına rağmen, ülkemizde halen hak ettiği değeri alamayan ve özellikle son zamanlarda sağlık meslek grubuna yönelik bir kısım yasal düzenlemelere dahil edilmeyen meslek mensuplarıdır” şeklinde bahsetti.



“Tüm veteriner hekimler, mücadele kapsamında sahada”


Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen ‘Sağlıkta Şiddet Yasası’nda veteriner hekimlere yer verilmemesinden duyduğu üzüntüyü dile getiren Eroğlu, “Veteriner hekimler olarak sağlığa verdiğimiz bunca emek ve katkının yanı sıra ve veteriner hekimlere yönelik onlarca şiddet fiili ortadayken ve her şeyin ötesinde ulusal ve uluslararası kabullerde sağlık sınıfında olmasına rağmen, kısa bir süre önce TBMM’de kabul edilen sağlıkta şiddet yasasında veteriner hekimlere yer verilmemesi tarafımızca anlaşılamamış ve meslek mensuplarımızı büyük bir üzüntüye sevk etmiştir. Başta insan sağlığı olmak üzere, çevre sağlığını, biyogüvenliği, sosyal hayatı, ekonomiyi, ticareti ve değerlerimizi ciddi oranda tehdit ve tahrip ederek, bütün dünyayı kuşatan Covid-19 sebebiyle tüm veteriner hekimler, mücadele kapsamında sahada olup ülkemizin en büyük metropolünden, ülkenin en ücra köşesindeki köy ve mezrasına kadar ayaktadır. Bir taraftan laboratuvarlara kapanarak hayatları kurtaracak aşı ve serum üretmek için olağanüstü gayret gösterilirken, diğer taraftan sahada, salgın ve zoonotik hastalıklara karşı koruyucu aşılamalar, hastalık mihraklarına müdahale, tedavi hizmetlerinin kesintisiz olarak sürdürülmesi, insanımızın gıda güvenliğinin sağlanması ve sahipsiz sokak hayvanlarının yaşam koşullarının iyileştirilmesi gibi hizmetler onlarca riske rağmen gece gündüz demeden devam ettirilmektedir” diye konuştu.



“Dünyanın bundan sonraki hayatı farklı olacak”


Covid-19 kapsamında uygulanan tedbirlerin, salgın ortadan kalktıktan sonra da devam edeceğine vurgu yapan Eroğlu, salgına dair sebep oluşturan durumların üzerinde çalışılması gerektiğini söyledi. Eroğlu, “Dünyanın bundan sonraki hayatının, ekosisteminin farklı olacağı, gerek Cumhurbaşkanımız tarafından, gerekse uluslararası otoriteler tarafından bir kabul olarak deklare edilirken, ülkesel ve küresel planlamaların önemine dikkat çekilerek, sebeplerin üzerinde durulması gereken bir stratejiden bahsedilmektedir. TVHB olarak bizde buna katılıyoruz. Covid-19 ile; Tek Sağlık konseptini tanımlayan, hayvan sağlığı, insan sağlığı ve çevre sağlığının ayrılamayacağı, önlemenin tedaviden daha önemli ve öncelikli olduğu ve yeni bir yaklaşımla küresel iş birliğinin kaçınılmazlığı daha iyi anlaşılmaktadır” dedi.



“Çevreyi ve doğal yaşamı korumaya dair her eksiğimiz, bir kez daha ortaya çıktı”


Doğanın korunması hususunda insanlığın eksikliğinin Covid-19 salgını dolayısıyla bir kez daha gözler önüne serildiğine vurgu yapan Eroğlu, “Koruyucu hekimlik hizmetleri kapsamındaki tüm veteriner hekimlik faaliyetleri hem daha ekonomik, hem de insan sağlığı ve çevre sağlığının korunmasını sağlamak adına çok daha etkindir. Çevreyi ve doğal yaşamı korumaya dair her eksiğimizin dünyada doğal dengenin bozulmasına neden olacağını unutmamamız gerektiği hususu bu yıl da Covid- 19 pandemisi ile bir kez daha yaşanarak görülmüştür. Tüm dünyada sağlık meslek sınıfları hızla ve güçlü bir organizasyonla ‘Tek Sağlık’ konsepti altında birleşirken, ülkemizin de bu konuda ilerleme kaydetmesi bugün ve gelecekte meydana gelmesi olası pandemiler ile milli ve yerli etkin mücadele etme gücüne kavuşmasını sağlayacaktır” dedi.



“Yasal ve yapısal uygulamalar bir an önce başlamalıdır”


Konu hakkında TVHB’nin çağrısını ileten Eroğlu, ‘Tek Sağlık’ uygulamaları için yasal ve yapısal düzenlemelere bir an önce başlanılması gerektiğine değindi. Eroğlu, “Tek Sağlık uygulamaları için yasal ve yapısal düzenlemelere bir an önce başlanmalıdır. Tek Sağlık Yasası çıkarılmalı, ülkesel ve küresel olayları değerlendiren Zoonotik Hastalıklar Kontrol ve Araştırma Merkezi, Sağlık Bakanlığında Veteriner Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığında Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü ve taşra teşkilatları kurulmalıdır. Dünyanın bundan sonra zoonoz karakterli salgınlar ile daha çok uğraşacağı düşünüldüğünde, Veteriner Fakültelerinin fiziki ve eğitim altyapıları güçlendirilerek müfredatına Milli Savunma amaçlı biyogüvenlik, biyolojik mücadele konularının yer aldığı dersler konulmalı, ARGE çalışmalarına daha fazla yatırım yapılmalı ve stratejik konumları itibariyle Veteriner Kontrol Enstitüleri her yönü ile güçlendirilmelidir. Bu kapsamda Türk Veteriner Hekimleri Birliği her türlü desteği ve hizmeti vermeye hazırdır” diye konuştu.



“Olumlu katkıların ve yasal düzenlemelerin olacağı ümidiyle”


Dünya Veteriner Hekimler Günü’yle ilgili öneri ve talepleri devletin üst makamlarına ilettiklerini söyleyen Eroğlu, “Stratejik önemi bir defa daha ortaya çıkan mesleğimiz ile ilgili; fiili hizmet, sağlıkta şiddet, fiziki altyapıdan ve eğitim kalitesinden yoksun çok sayıda fakülte sayısı, kaliteli eğitim ve kaliteli mesleki uygulamalar ile tüm mesleki haklarımız için olumlu katkılarının ve yasal düzenlemelerin olacağı ümidiyle tüm meslektaşlarımızın Dünya Veteriner Hekimler Gününü kutluyor, selam ve saygılar sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Ölmeztoprak’tan mahalle mahalle temas AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Yeşilyurt ve Battalgazi’de gerçekleştirdiği mahalle ziyaretlerinde kadınlarla buluştu, esnafla görüştü, hane ve taziye ziyaretleri yaptı. Ölmeztoprak, vatandaşların taleplerini dinleyerek yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Yeşilyurt ve Battalgazi ilçelerinde bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Mahalle buluşmalarından esnaf ziyaretlerine, hane ve taziye ziyaretlerinden istişare toplantılarına kadar uzanan programlarda Ölmeztoprak, vatandaşlarla birebir temas kurarak talep ve beklentileri yerinde dinledi. Yeşilyurt ilçesine bağlı Fatih Elemendik Mahallesi’nde kadınlarla bir araya gelen Ölmeztoprak, samimi bir ortamda gerçekleştirilen buluşmada mahalle sakinleriyle sohbet etti. "Biz bizeyiz diyebileceğimiz bu ortamda aynı sofranın bereketini paylaşan büyük bir ailenin fertleri olduğumuzu bir kez daha hissettik" ifadelerini kullanan Ölmeztoprak, Kadınların ortaya koyduğu emek, fedakârlık ve güçlü duruşun toplumun temel dayanaklarından biri olduğunu belirtti. Toplantıda ulaşım, altyapı, doğalgaz ve günlük yaşamı doğrudan etkileyen hizmetlere ilişkin talepleri dinleyen Ölmeztoprak, bu başlıkların değerlendirildiğini ve sahadaki çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Çilesiz Mahallesi’nde esnaf ziyareti Ölmeztoprak, Yeşilyurt Çilesiz Mahallesi’nde esnaf ziyareti gerçekleştirdi. Malatya’nın ticari hayatının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Ölmeztoprak, esnafın talep ve önerilerini dinledi. Ölmeztoprak, "Aynı zorluklara göğüs geren bir anlayışla esnafımızın yanında durmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz" dedi. Hane ve taziye ziyaretleri Yeşilyurt Hoca Ahmet Yesevi Mahallesi’nde Mahalle Muhtarı Orhan Ünalır’ın evine misafir olan Ölmeztoprak, Ünalır’ın eşi Nimet Ünalır’ın umre ibadetinden dönüşü dolayısıyla hayırlı olsun dileklerini iletti. Ziyarette dualara eşlik eden Ölmeztoprak, yapılan ibadetlerin kabul olması temennisinde bulundu. Ölmeztoprak, Battalgazi ilçesinde de taziye ziyaretlerinde bulundu. Yeşilyurt Mahmutlu Mahalle Muhtarı Yaşar Ekici’nin eniştesi Mehmet Bozdemir’in vefatı dolayısıyla aileye başsağlığı dileklerini iletti. Beydağı Mahallesi’nde ise vefat eden Engin Tuncay’ın ailesini ziyaret eden Ölmeztoprak, taziyelerini iletti. Gerçekleştirdiği ziyaretler boyunca vatandaşlarla doğrudan temas kuran Ölmeztoprak, mahallelerde iletilen taleplerin takipçisi olacağını belirtti.
Ankara Bisikletçi Kobal’ın hayatını kaybettiği kazayla ilgili davada karar açıklandı Ankara’da 27 Ağustos 2025’te aracıyla bisiklet sürücüsü Berkan Kobal’a çarparak ölümüne neden olduğu iddiasıyla yargılanan sanık Ahmet İhsan Cihan, "taksirle ölüme neden olmak" suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ankara 62. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanık Ahmet İhsan Cihan, hayatını kaybeden Kobal’ın ailesi ve yakınları ile taraf avukatları katıldı. Mahkeme hakimi, bilirkişi raporunun celse arasında dava dosyasına geldiğini söyleyerek, tutuksuz sanık Cihan’a söz verdi. Cihan, bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediğini ifade ederek, mahkemeden beraat talebinde bulundu. Dosyaya kaza esnasındaki araç içi kamera kaydını sunan müşteki avukatı, sanığın gereğinden fazla hızlı olduğunu belirterek, sanık Cihan’ın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Beyanların ardından esas hakkında mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, mahkemeden, sanığın "bilinçli taksirle ölüme sebep olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti Esasa ilişkin mütalaaya karşın söz alan Cihan, savcının mütalaasını kabul etmediğini belirterek, "Yolda ıslaklık vardı, ben suya girerek hakimiyeti kaybettim. Ayrıca kaza esnasında elimde telefonum yoktu. Beraatımı talep ediyorum" iddialarında bulundu. Beyanların ardından kararını açıklayan hakim, sanık Ahmet İhsan Cihan’ın "taksirle ölüme neden olmak" suçundan 4 yıl 2 ay hapisle cezalandırılmasına ve ehliyetinin 1 yıl süreyle alınmasına karar verdi. Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan aile avukatı Deniz Altaylı, "Cevat Berkan Kobal, geçtiğimiz yaz sonu bir trafik cinayetine kurban gitti. Esasında biz geçtiğimiz yazdan beri Anadolu Bulvarı üzerinde inanılmaz büyük bir süratle ilerleyip Berkan Bey’in canına mal olan sürücünün alabileceği en yüksek cezayı alabilmesi için aileleriyle birlikte bir mücadele yürüttük. Bugün karar açıklandı. Biz sanığın bilinçli taksir yönünden cezalandırılmasını beklerken mahkeme taksirden hüküm kurdu. Bu şu anlama geliyor. Alabileceği gerekli, alması gereken ceza mahkeme tarafından sanığa verilmedi. Bu bizim için aslında belli şeylerinde başlangıcı, mücadelemiz sürecek. İstinaf başvurusunda bulunacağız bu konuyla ilgili ve takdir edilen cezanın arttırılması ve sanığın cezaevinde geçireceği sürenin mümkün olan en yüksek hadde çekilmesi için elimizden gelen bütün mücadeleyi vereceğimizi söylüyoruz. Bunun diğer bisiklet sürücüleri ve trafikteki araç dışı diğer özneler açısından emsal teşkil etmesi yönünde bir beklentimiz ve mücadelemiz bulunmaktadır" ifadelerinde bulundu.
Balıkesir Erdek’te bıçaklı saldırı davasında sanığa 20 yıl hapis Balıkesir’de 2 yıl önce Kurban Bayramı’nda meydana gelen bıçaklı saldırıya ilişkin davada karar çıktı. Sanık Süleyman Demir (31), Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülen davada 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Erdek ilçesi Çuğra bölgesinde gece saatlerinde yaşanan olayda Süleyman Demir’in Hazal Atmaca’ya (38) bıçakla saldırarak ağır yaraladığı, boğazını kesmeye teşebbüs ettiği belirlendi. Ağır yaralanan Atmaca’nın 30 gün komada kaldığı ve çok sayıda ameliyat geçirdiği öğrenildi. Daha önce görülen davada sanık hakkında "kadını öldürmeye teşebbüs" suçundan müebbet hapis cezası verildiği, ancak kararın İstinaf Mahkemesi tarafından eksiklikler gerekçesiyle bozulması üzerine yargılamanın yeniden yapıldığı bildirildi. Son duruşmada sanık avukatı, olayın yaralama kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunarak tahliye talebinde bulundu. SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılan sanık ise öldürme kastı olmadığını, olayın bir anlık geliştiğini öne sürdü. Mağdur avukatı Betül Agen Eraslan, saldırının niteliğinin açık olduğunu belirterek önceki müebbet kararında direnilmesini talep etti. Cumhuriyet savcısı da mütalaasında sanığın müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, yapılan yargılama sonucunda sanık Süleyman Demir’i 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. Kararın ardından Av. Betül Agen Eraslan, dosyayı İstinaf Mahkemesi’ne taşıyacaklarını açıkladı.
İstanbul Vodafone Busıness Tech Connect İstanbul’da iş dünyasının dijital geleceği konuşuldu Vodafone Business, iş dünyasının liderlerini ve teknoloji ekosistemini Tech Connect İstanbul etkinliğinde bir araya getirdi. 21 Nisan’da İstanbul’da düzenlenen etkinlikte, 5G başta olmak üzere yapay zekâ, bulut, IoT ve siber güvenlik teknolojilerinin iş dünyasına etkisi çok boyutlu olarak ele alındı. 14 Ocak’ta Ankara’da kamu ve özel sektör temsilcilerini 5G odağında bir araya getiren Tech Connect buluşmasının ardından, İstanbul etkinliği de Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin yöneticileri, teknoloji liderleri ve sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşti. İş dünyasının liderlerini Tech Connect İstanbul’da buluşturan Vodafone Business, 5G ve yeni nesil teknolojilerin sunduğu dönüşüm fırsatlarını gündeme taşıdı. Etkinlikte dijital dayanıklılık ve güçlü altyapı, yapay zekâ ve veri güvenliği, bulut, IoT ve 5G teknolojilerinin dönüşüme olan etkisi ve uygulama alanları tartışıldı. Etkinlikte konuşma yapan Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, "5G ile birlikte daha yüksek hız, daha düşük gecikme ve daha güçlü bir bağlantı dönemi başladı. Biz de iş ortaklarımızın teknolojik dayanıklılığını artırmayı en önemli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Teknolojiyi sadece sunmuyor, müşterilerimize nasıl kullanacakları konusunda da rehberlik ediyoruz" dedi. "Dijital dayanıklılık iş sürekliliğinin temel şartı oldu" Engin Aksoy, "Bugünün iş dünyasında hayat dijital bir nabızla atıyor; bağlantı ile hızlanan, gözle görülmeyen algoritmalarla yönetilen sistemlerimiz beklentiyi yeniden tanımlıyor. Operatör olarak, bu yolculukta en başından beri merkezi bir rol oynamış ve oynamaya devam eden bir kurumuz. Bugün Avrupa ve Afrika’nın en büyük teknoloji şirketlerinden biriyiz; 330 milyondan fazla bireysel müşteriye ve 4,7 milyon işletmeye hizmet sunuyor, dünya genelinde 220 milyondan fazla cihazı birbirine bağlıyoruz. Teknoloji kabiliyetlerimiz ve değerlere dayalı iş yapış biçimimizle yapay zekâ ve hiper bağlantılı sistemlerin hayatımızın giderek daha büyük bir parçası hale geldiği, ‘veri egemenliği’ ve ‘veri özerkliği’ kavramlarının daha fazla önem kazandığı ‘dijital dayanıklılık’ çağına da en hazır kurumlardan biriyiz" dedi. "İş süreçlerine nasıl entegre edecekleri konusunda da rehberlik ediyoruz" Dijital dayanıklığın önemine vurgu yapan Aksoy, "Dijital dayanıklılık artık kurumların iş sürekliliğinin temel şartı, bizim için de ‘teknik bir başlık’ değil; iş modelimizin merkezindeki stratejik bir alan. İşletmelerin dijital dayanıklılığını artırmak için risk, iş sürekliliği, teknoloji dayanıklılığı, kriz yönetimi ve iç kontrol fonksiyonlarını entegre bir şekilde yönetiyoruz. İş ortaklarımıza sadece teknoloji sunmuyor; hangi teknolojiyi nasıl kullanacakları, iş süreçlerine nasıl entegre edecekleri konusunda da rehberlik ediyoruz. Vodafone Business olarak; iş ortaklarımızla birlikte düşünen, birlikte tasarlayan, birlikte uygulayan ve birlikte büyüyen bir yol arkadaşı olmayı önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu güçlü ekosistemi daha da büyüterek, Türkiye’nin dijital dönüşümünde birlikte daha büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyoruz" ifadelerini kullandı. "Dijital rönesans iş dünyasını yeniden tanımlayacak" Etkinlikte konuşma yapan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, "Yapay zekâ, veri ve bağlantının kesişiminde yeni bir ‘dijital rönesans’ dönemine giriyoruz. Bu dönemde şirketler yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi iş modelinin merkezine alan yapılara dönüşüyor. 2045’e doğru ilerlerken, iş dünyası sadece dönüşmeyecek, ‘dijital rönesans’ ile yeniden tanımlanacak. Çünkü bu dönem; teknolojinin iş modellerini dönüştürdüğü değil, işin kendisini yeniden yazdığı bir dönem olacak. Bugün dayanıklılık artık sadece ayakta kalabilmek değil; belirsizlik içinde yön bulabilmek ve bu belirsizliği avantaja çevirebilmek anlamına geliyor. Dayanıklılığı da güçlü bir dijital çekirdek, güvenliğin yeniden tasarlanması, değer üreten yapay zekâ ve adaptif insan kaynağı ile sağlayabiliriz. Tech Connect İstanbul da bu dönüşümü anlamak, gerçek iş senaryolarını deneyimlemek ve liderlere yeni bir perspektif sunmak açısından önemli bir buluşma noktası" dedi. Deneyim alanları ve vizyon oturumları öne çıktı Tech Connect İstanbul; ana sahne oturumlarının yanı sıra, siber güvenlik odağında gerçekleştirilen özel oturumlar ve deneyim alanları ile kapsamlı bir içerik sundu. Tech Connect İstanbul kapsamında; akıllı üretimden otonom sistemlere, bağlantılı cihazlardan veri odaklı perakende senaryolarına kadar geniş bir teknoloji ekosistemi katılımcılarla buluştu. Bu sayede gerçek iş senaryolarındaki uygulamaları interaktif olarak sergilenerek katılımcılara birebir deneyim fırsatı sunuldu. Bu alanlar, teorik bilgiyi pratiğe dönüştüren yapısıyla etkinliğin öne çıkan bölümleri arasında yer aldı. Etkinlikte iş dünyası liderleri, teknoloji sağlayıcıları ve sektör uzmanları; dijital dönüşüm, yeni nesil iş modelleri ve teknoloji yatırımlarının geleceği üzerine görüşlerini paylaşırken, katılımcılar Vodafone Business çözümlerini birebir deneyimleme fırsatı buldu.