SAĞLIK - 20 Mayıs 2020 Çarşamba 19:33

Bakan Koca: “Mobil uygulama üzerinden alacağınız kodu kullanarak uçak ve tren seyahati yapabileceksiniz”

A
A
A
Bakan Koca: “Mobil uygulama üzerinden alacağınız kodu kullanarak uçak ve tren seyahati yapabileceksiniz”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, kontrollü sosyal hayatı kolaylaştıracak mobil uygulamayla ilgili, “Bu uygulamaya, öncelikle şehirlerarası ulaşımda geçiyoruz.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, kontrollü sosyal hayatı kolaylaştıracak mobil uygulamayla ilgili, “Bu uygulamaya, öncelikle şehirlerarası ulaşımda geçiyoruz. Mobil uygulama üzerinden alacağınız kodu kullanarak uçak ve tren seyahati yapabileceksiniz. Seyahatlerde, sağlık durumlarının kontrolü, ilgili seyahat firması tarafından sağlanacak ve buna göre tedbir alınacak” dedi.


Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından basın açıklaması gerçekleştirdi. Covid -19 pandemisiyle 9 haftadır mücadele edildiğini hatırlatan Bakan Koca, bu mücadelenin bir seferberlik içinde gerçekleştiğini belirtti. Salgına karşı alınan tedbirlerin toplum tarafından kabul gördüğünü aktaran Bakan Koca, “Mücadelenin bütün taraflarının işbirliği, herkesin kendi sorumluluğunu üstlenme ciddiyeti bize başarı getirdi. Korona virüse karşı mücadelemiz, yakın dönemlerdeki en büyük seferberliğimizdir. Geride bıraktığımız süreçte attığımız ve mücadelemizin anahtarı olan adım, salgının etkisinden korunmak için evlerimize çekilmekti. Halen kontrollü bir şekilde devam eden bu sürecin mottosu şuydu: Hayat eve sığar. Salgın bize bazı kısıtlar getirirken, bazı özgürlük alanlarımızı büyüttük. Artık evlerimizin, bu savaşı hiç risk almadan kazandığımız yerler olduğunu biliyoruz. Evlerimiz bize aile saadeti, hayatın ve kişisel hürriyet alanının biricikliği kadar sağlık güvenliğini vaat ediyor. Sağlık güvenliği içinde bulunduğumuz dönemin en önemli tarafıdır. Sağlık güvenliği pandemi koşullarında dünyanın ve hayatımızın yeni ve temel kavramlarından biri olacaktır. Bugün, geride bıraktığımız 9 haftalık mücadelenin, tek tek ama hep birlikte uyguladığımız tedbirlerin sonuçlarını alıyoruz. Çilesiz tedbir olmaz, yeri geliyor çileye de katlanıyoruz. Ama korona virüse karşı verdiğimiz tedbir esaslı bu mücadele, zorluğu en az mücadeledir. Günlük hayatımızdan fedakarlık yapmak suretiyle verdiğimiz bu mücadele, pek çok insanın hastalığa karşı bizzat mücadele etme mecburiyetini önlemiştir, önlemeye devam etmektedir. Ev, hayattır. Ev, hastalığa karşı hayat olmaya devam edecektir” diye konuştu.



"Yeni vaka sayılarımızdaki düşüş, başarı grafiğimizdir"


Korona virüse karşı verilen mücadelenin karnesinin her akşam ekranlarda aktarıldığını anımsatan Bakan Koca, “Yeni vaka sayılarımızdaki düşüş, başarı grafiğimizdir. Dün binin biraz üzerinde olan bu sayı, binin altına düştüğünde, bu düşüş, nihai başarının işaret fişeği olacaktır. Hastalık sebebiyle kaybettiğimiz insanlar var, fakat sayılar azalıyor. Bunun yakın olduğunu umuyor, hastalıktan hiç kaybımızın olmayacağı günlerin de geleceğini düşünüyoruz. Biz sağlık profesyonelleri, Bilim Kurulu ve salgınla mücadelenin strateji ekipleri olarak umutsuz tek gün yaşamadık. Gelinen noktada bu umut, tedbirlerin en az meşakkati içereceği sonuca odaklanmıştır. Duygularımızın, alışkanlıklarımızın kabullenmekte zorlanacağı ama aklın, bunu dikkate almak zorundayım dediği bir gerçek var. Dünya, virüsten tam olarak kurtulacağımız tarihi bilemiyor. Uzmanlar, böyle bir varsayımda bulunamıyor. Eğer bu öngörülebilir olsaydı, hayatın yeniden planlanması yerine bu büyük riske karşı mücadelenin tam olarak sonuçlanması beklenirdi. Fakat insan organizmasını istila eden son virüsün ne zaman etkisiz hale getirileceğini bilmek mümkün değildir. Mücadelenin daha ne kadar süreceğini bilemediğimiz için hayatı yeniden planlıyoruz. Yeniden planlanan hayatta, virüse karşı korunma tedbirlerini ilk plana alıyoruz. Bütün dünyada da bilim insanları bu yönde uyarıda bulunuyor. Bahar havasını ve Ramazan coşkusunu arzu ettiğimiz kadar yaşayamadığımız bugünlerde, hele bayrama birkaç gün kalmışken, söylediklerim çok yakın günler için çok daha müjde yüklü olsun isterdim. Ama gerçekçi değil” şeklinde konuştu.



"Risk hala dolaşımdadır"


Bakan Koca, erken umudun tedbirleri önemsiz kılabileceğine işaret ederek, ”Bizim aramızda dolaşan insanlara tanı konuyor. Risk hala dolaşımdadır. Virüsün karşılaştığınız kişilerden kimin taşıdığını bilemeyeceğiniz için, yeni hasta sayısının azalması sizin için güvence değildir. Sokağa maskesiz çıkılmamalıdır. 1 buçuk metre sosyal mesafe kuralına mutlaka uyulmalıdır. Bir tedbir alınmış, diğerine uyulmamışsa risk önlenmemiştir. Bize beklediğimiz yaşama hürriyetini tedbirler ve tedbirlerin gücüyle devam eden mücadelemiz mutlaka getirecek. Size Bayram günleri için veremediğim haberleri, daha ilerisi için verebilirim. Bayram günlerinde tedbirlere uyarsak, sonrasında daha özgür olabiliriz. Fakat bayramı çok dikkatli geçirmeliyiz. Bayram günleri virüsün yeniden yayılma günleri olmamalı. Bu bayramı, eski bayramlar gibi kutlarsak, hastalığın tırmanışa geçtiği günlere dönebiliriz. Bütün toplumdan istenildiği gibi, evimizde kalalım. Bayram kutlamalarını ziyaretlere giderek yapmayalım. Anne babalarımıza, büyüklerimize hassasiyetimiz tehlikeli bir yakınlık olmasın. Onlar için en güzel sözleri düşünüp, arayalım. Kalbin kurduğu cümle, bir annenin elini öpmekten daha büyük yakınlık kurar. Bayramdan sonraki günler daha özgür olacak. Evlerimiz riske karşı bize bir güvence ortamı olmaya devam edecek ama tedbirlere uyarak yaşayacağımız daha geniş bir sosyal hayatımız olacak. Özgürlüğümüzü, hareket serbestiyetimizi tedbirler garanti altına alacak” ifadelerini kullandı.



"Yayılım riskinin geri dönmesine izin vermemek için gerekli alt yapıyı oluşturacağız"


Sağlık Bakanlığı olarak, konuyla ilgili bütün Bakanlıklarla yoğun bir çalışma yürüttüklerinin altını çizen Bakan Koca, “Hareket serbestliğinin arttığı dönemde virüsün tehdidine, yüksek yayılım riskinin geri dönmesine izin vermemek için gerekli alt yapıyı oluşturacağız. Evden dışarı çıktığınızda riske karşı kontrolün elimizde olması için bize destek verin. Alış veriş ve seyahatte, kendinizi bir güvenlik çemberine alın. Bunu nasıl yapacaksınız? Asansörden pazar yerine, metrodan işyerine, kuaförden banka veznesine, her yerde Kontrollü Sosyal Hayat kurallarına uyarak yapacaksınız. Sağlık güvenliğinizi riske edecek her ihtimale karşı dikkatli olacaksınız. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da mücadelede aktif rol alarak başarımızın büyük ortağı olacağınıza inanıyorum. Mücadelenin birinci döneminde başardık. Bu döneminde de başaracağımızdan kuşku duymuyorum. Bakanlığımız bu günlerde, Kontrollü Sosyal hayatın muntazam uygulanması için girişimlerde bulunuyor. Yeni dönemin pandemi açısından bazı standartlarını belirlemek, riskleri önlemek için Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile ortak çalışmalar yaptık. Riskli hareketliliğin olduğu kavşak noktalarına, havaalanlarına, sınır kapılarına, organize sanayi bölgelerine test kurduk, kurmaya devam ediyoruz” açıklamasında bulundu.



"Bilim Kurulumuz bu sektörlerle ilgili çalışma kurallarını belirledi, rehberler hazırlanmış durumda"


Sağlık Bakanı Koca, bakanlıklarla yürüttükleri bu hazırlıklarda, çalışma ortamı açısından risk oluşturabilecek, işyeri sayısı bakımından en yüksek sektörleri masaya yatırdıklarını aktararak, “Bilim Kurulumuz bu sektörlerle ilgili çalışma kurallarını belirledi, rehberler hazırlanmış durumda. 20 Mayıstan sonra işyerlerinin girişinde, o işyerinde uyulması gereken kuralları gösteren afişler ve çalışma rehberleri ile karşılaşacaksınız. Hayat Eve Sığar mobil uygulaması üzerinden vatandaşlarımız bu iş yerlerinin Bilim Kurulumuzun hazırladığı rehberle uyum derecesini puanlandırabilecek. Böylece bir denetim ağı oluşturacağız. Vatandaşlarımız Kontrollü Sosyal Hayat döneminde, mücadelede sadece kurallara uyan taraf değil, kuralları denetleyen taraf olacak. İş yerlerinin girişlerinde asılı afişlerde iş yerinin mekân durumu, belirlenen kurallar içinde çalışma saati ve bir arada bulunabilecek azami insan sayısını göreceksiniz. Ayrıca detaylı çalışma rehberleri de bulunacak.Bilim Kurulumuz, henüz kapalı olup ancak bu normalleşme süreci takvimi içinde açılabilecek iş yerleri için de rehberler hazırlamaktadır. Bir kısmı şimdiden hazır durumdadır” dedi.



“Şimdiden kullanıcı sayısı 10 milyonu aşan bu uygulama, evden çıktığınızda rehberiniz olacak”


Kontrollü sosyal hayatı kolaylaştıracak mobil uygulamayı hatırlatan Bakan Koca, şu ifadeleri kaydetti:


“Şimdiden kullanıcı sayısı 10 milyonu aşan bu uygulama, evden çıktığınızda rehberiniz olacak. Bulunduğunuz ortamda veya gitmek istediğiniz yerde ne ölçüde riskli bir durumla karşılaşabileceğinizi görüp, anında tedbir alabileceksiniz. Mobil uygulamanın çok önemli bir diğer fonksiyonu da şudur: Bireyler risk taşımadığını, hasta veya temaslı olmadığını bu uygulama aracılığıyla gösterebilecek. Uçağa binerken bu uygulama serbest giriş kartı olacak. Hastalıkla mücadelenin bu döneminde seyahat ederken bizlerden risk taşımadığımızı göstermemiz istenecek. Bu bilgi, dünyada artık karşılıklı bir haktır. Salgınla bulaşan hastalıkla ilgili bilgi, sosyal hayata katılım söz konusu olduğunda, özel bir bilgi değildir. Bu uygulamaya, öncelikle şehirlerarası ulaşımda geçiyoruz. Mobil uygulama üzerinden alacağınız kodu kullanarak uçak ve tren seyahati yapabileceksiniz. Seyahatlerde, sağlık durumlarının kontrolü, ilgili seyahat firması tarafından sağlanacak ve buna göre tedbir alınacak. Sonradan, bir yolcuya eğer virüs bulaştığı tespit edilirse yolculuk esnasında temas ettiği kişilerin takibi yapılacak. Tüm ulaşım süreçlerinde Hayat Eve Sığar Mobil Uygulaması üzerinden HES kodu oluşturulabileceği gibi, kısa mesaj yoluyla da HES Kodu alınabilecek. Böylece seyahatlerde tüm yolcuların en üst düzeyde güvenliği sağlanmaya çalışılacak. HES kodları kişiye özel üretilmiş tekil kodlardan oluşuyor. Kodun kontrolü ve yönetimi tamamen kişinin kendi elinde olacak. Bu, T.C. Kimlik Numarası gibi sabit değildir. Her paylaşımda farklı bir HES kodu oluşturulabilecek. Kod sayesinde kimse kimlik numarası gibi kişisel bir veriyi başkasıyla paylaşmak zorunda kalmayacak. Önümüzdeki günlerde mobil uygulama ve HES kodunun yaygın kullanılması hayatımızı kolaylaştıracak. Covid 19 pandemisi, sadece sağlığı değil, sosyal hayatın, çalışma hayatının, insan etkinliğinin birliktelikle gerçekleştiği alanların neredeyse tamamını içerecek tedbirler gerektirmektedir. Salgın boyunca sadece insanlar hasta olmadı. Riskle sadece kişiler karşılaşmadı. Ekonomiler de, ticaret de, eğitim de salgın karşısında zayıf düştü. Pandemi ile mücadelenin bir cephesi de kültürel hayattan ekonomiye bütün hayatın yeniden sağlık bulmasını amaçlayacaktır. Bütün bunlarla birlikte dünya bir gerçeği de idrak etti. Her işin başı sağlık cümlesi, salgın karşısında gerileyen her şeyi içerir. Ülkemizde sağlığa yapılan yatırımlar, büyük bir isabettir. Başta kendimizin sorumlu olduğumuz sağlık güvenliğimiz, yüksek bir haktır. Sağlık yatırımları, sosyal refahın şartıdır”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ataşehir’de rüşvet iddiasında soruşturma dosyasına milyon dolarlık talepler yansıdı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ataşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında, teknik takip kayıtları ve ifadeler dosyaya girdi. Edinilen bilgilere göre, dosyada yer alan iddialarda, ruhsat süreçlerine ilişkin taleplerin toplamda yaklaşık 13,5 milyon dolar seviyesine ulaştığı öne sürüldü. İfadesine başvurulan iş insanı H.Ö., ilk aşamada yaklaşık 6,5 milyon dolar ödeme yaptığını, ikinci aşamada ise 7 milyon dolar civarında yeni bir talep ile karşılaştığını iddia etti. H.Ö.’nün ifadesinde, ruhsat süreçlerine ilişkin şu değerlendirmeleri yaptığı öğrenildi: "İBB operasyonundan sonra kimse imza atmak istemedi. Eskiden bir istiyorlarsa, beş istemeye başladılar. ‘Zaten herkes içeride, parti kimseye sahip çıkmıyor. Bize de operasyon gelmeden ne koparırsak kar’ anlayışındalar. Bu yüzden para vermek zorunda kaldım." Soruşturma dosyasına giren teknik takip kayıtlarında ise taraflar arasında geçtiği öne sürülen bazı diyaloglar şu şekilde yer aldı: M.K. (Avukat): "Ne kadar yonttular seni?" H.Ö. (İş insanı): "265 net rakam. 6 buçuk milyon dolar." H.Ö. (İş insanı): "Fena yani, parçala Behçet oldum resmen." Soruşturmada ağırlamalar ve onaylar arasındaki takvim şu şekilde oluşturuldu: "1. Temmuz 2024: Müteahhit H.Ö., ‘Yapı Tadilat Ruhsatı’ öncesi Belediye Başkan Yardımcısı Birkan Birol Yıldız’ı Bodrum’daki yatında ağırladı. 2. Aralık 2024: Bodrum koylarındaki pazarlık, 6,5 milyon dolarlık rüşvetin ödenmesinin ardından, 16 ve 30 Aralık 2024 tarihlerinde projenin yapı tadilat ruhsatı onaylandı. 3. Temmuz 2025: İskan ruhsatı aşamasında Başkan Yardımcısı Yıldız ile birlikte Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in sağ kolu olarak bilinen Cengiz Gündoğan, 11-15 Temmuz tarihleri arasında müteahhidin lüks yatında ağırlandı. 4. Ağustos 2025: İkinci yat ağırlamasından bir ay sonra, 26 Ağustos 2025 tarihinde iskan ruhsatı jet hızıyla onaylandı. İkinci blok iskanı için 7 milyon dolarlık rüşvet pazarlığı sürecine girildi. Bir başka görüşmede ise şu ifadelerin yer aldığı iddia edildi: E.C. (Muhasebeci): "Günün bombasını duydun mu? İskan için 7 milyon dolar istiyorlarmış." E.E. (Mühendis): "Ne için istiyorlarmış? E binayı onların üzerine yapalım o zaman. 2-3 milyon dersin bir yere bağlarsın da 7 milyon dolar nedir?" E.C. (Muhasebeci): "Yediden başlayıp bire-ikiye razı edecekler. Pazarlık için yapıyorlar. Ben bu heriflere ‘operasyon siyasi’ diye kızıyordum ama bunlar harbiden hak ediyorlar bazen." Öte yandan soruşturma kapsamında, yapı tadilat ruhsatının Aralık 2024, iskan ruhsatının ise Ağustos 2025 tarihinde onaylandığı, bu süreçlerde taraflar arasındaki temasların ve zamanlamanın da inceleme konusu olduğu öğrenildi. Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada, teknik takip kayıtları, seyahat ve konaklama verileri ile diğer belgelerin birlikte değerlendirildiği, rüşvet, irtikap ve görevi kötüye kullanma suçlamalarına ilişkin iddianame hazırlıklarının sürdüğü bildirildi.
Erzurum Erzurum’da "İş Kadınları Platformu" kuruluyor Erzurum’da kadın iş insanları, yalnızca üretimin değil, karar mekanizmalarının da güçlü bir parçası olmak için harekete geçti. Yaklaşık 50 kadın girişimci, "İlhamdan Liderliğe Kadın İzi" sloganıyla Palandöken’in zirvesinde bir araya geldi. Buluşma, sıradan bir toplantının ötesine geçerek, Doğu’da yükselen kadın gücünün somut bir adımına dönüştü. Erzurum’da kadın iş insanlarının bir araya geldiği zirvede ihracattan sanayiye, KOBİ’lerden esnafa kadar pek çok sektörün sorunları ele alındı. Ancak konuşmalar ilerledikçe ortak bir gerçek daha net ortaya çıktı. Kadınlar artık tek tek değil, birlikte daha güçlü olmak istiyor. Bu nedenle toplantının en önemli çıktısı, Erzurum merkezli bir "İş Kadınları Platformu" kurma kararı oldu. Türkiye genelinde kadınların üretime katılım oranı artarken, Doğu Anadolu’da bu yükseliş artık daha görünür ve daha iddialı bir noktaya taşınıyor. Palandöken İnovasyon Kadın Girişimciler Üretim ve İşletme Kooperatifi (PAL-KOOP) ile Genç Finansçılar Derneği’nin ev sahipliğinde düzenlenen zirve, farklı sektörlerden kadın patronları ilk kez bu ölçekte bir araya getirdi. Katılımcılar yalnızca birbirleriyle tanışmakla kalmadı iş birlikleri, ortak yatırımlar ve bölgesel kalkınma için somut adımları da masaya yatırdı. "Hakkımızı almaya geliyoruz" Zirvede söz alan PAL-KOOP Başkanı Işılay Çakır, konuşmasıyla salondaki kararlılığı adeta özetledi: "Amacımız kentte ticaret yapan kadın iş insanlarını bir araya getirip tanışmalarını sağlayarak ticaretlerine katkı sunmaktı. Ancak burada oluşan sinerji ve ortaya çıkan talepler, şehir ekonomisine yön veren kadınların artık güçlenmesi ve örgütlenmesi gerektiğini açıkça gösterdi. Bugün burada sadece mekanın aldığı kadar kadın iş insanını davet edebildik. Yaklaşık 50 iş kadını burada ama toplantıya katılamayan onlarca kadın iş insanı var. Açıkçası ben bu kadar çok olduğumuzu bilmiyordum. Artık bekleme değil, harekete geçme zamanı. Tüm kadın iş insanlarıyla birlikte İş Kadınları Platformu’nu kurmak için yola çıkıyoruz. Biz yok sayılamayacak kadar fazlayız. Siyasette de ticarette de hakkımızı almaya geliyoruz." "Bu zirve bir dönüm noktası" Zirvenin organizasyonunu üstlenen Genç Finansçılar Derneği Başkanı Meryem Bingöl ile Dernek Onursal Başkanı Doç. Dr. Fırat Altınkaynak da yaptıkları konuşmada bu buluşmanın önemine dikkat çekerek "Bugüne kadar birçok ekonomi zirvesi düzenledik. Ancak bu zirvenin yeri bizim için çok farklı. Erzurum’da kadınların, özellikle de iş dünyasında söz sahibi olan kadınların ayağa kalkması, şehir adına son derece kıymetli bir gelişme. Kadın elinin değdiği her şey değişir, gelişir ve güzelleşir. Bu nedenle ‘İşte kadın, işte hayat’ diyerek yola çıktık. Bu zirve bizim için en kıymetli buluşma" dedi. Hedef: Erzurum’dan yükselen bir güç Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’de ve özellikle bölgede kadın odaklı güçlü bir ekonomik hareketin eksikliğine dikkat çekildi. Katılımcılar bu eksikliği gidermek için ilk adımın Erzurum’dan atılması gerektiği konusunda hemfikir oldu: "Madem güneş doğudan doğuyor, o halde bu hareket de doğudan başlamalı. Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Erzurum’dan kadınların ekonomik gücünü ortaya koyan bir platform kurmak istiyoruz. Biz artık sadece kendi işimizin patronu değiliz, aynı zamanda ekonomiye yön veren bir gücün temsilcileriyiz. Bu şehirden kadın oda başkanları, meclis başkanları, milletvekilleri ve belediye başkanları çıkarmak istiyoruz. Ekonomik gelişmeleri sadece izleyen değil, karar süreçlerinin tam merkezinde yer alan bir yapı olacağız." Platform Erzurum ile sınırlı kalmayacak Kadın iş insanları, kent ekonomisinin gelişimine katkı sunacak projelerde daha aktif rol almak, yatırım süreçlerinde söz sahibi olmak ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak adımların doğrudan parçası olmak istediklerini vurguladı. Bu hedef doğrultusunda kurulacak platformun yalnızca Erzurum ile sınırlı kalmayacağı, tüm Doğu Anadolu’yu kapsayan bir yapıya dönüşeceği ifade edildi. Zirvenin sonunda alınan en somut karar ise merkezi Erzurum’da olacak "İş Kadınları Platformu"nun kurulması oldu. Katılımcılar, bu yapının kısa sürede resmiyet kazanması ve daha geniş katılımlı yeni toplantılarla büyütülmesi konusunda görüş birliğine vardı. Bir sonraki buluşmanın tarihi de belirlenerek süreç resmen başlatıldı. Palandöken’in zirvesinde atılan bu adım, yalnızca bir organizasyonun başlangıcı değil; Erzurum’dan yükselen güçlü, kararlı ve örgütlü bir kadın hareketinin habercisi olarak görülüyor. Kadınlar artık sadece üretimde değil, yönetimde de söz sahibi olmak için sahneye çıkıyor.
Manisa Mesir coşkusu sporla başladı Manisa’da 486’ncısı düzenlenen Uluslararası Mesir Macunu Festivali, satrançtan atıcılığa, briçten gençlik organizasyonlarına kadar uzanan geniş katılımlı spor etkinlikleriyle renkli görüntülere sahne oldu. Bu yıl 486’ncısı gerçekleştirilen Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, birbirinden heyecanlı spor organizasyonlarıyla başladı. Türkiye’nin farklı illerinden yüzlerce sporcunun katıldığı satranç, briç, trap ve skeet turnuvaları büyük rekabete sahne oldu. Festival kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenen Mesir Satranç Turnuvası, Saruhan Otel’de 178 sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi. Turnuvanın açılış hamlesi, Türkiye Satranç Federasyonu (TSF) Eğitim Kurulu Başkanı Gürkan Aydeniz, Yönetim Kurulu Üyesi Olcay Ak Nalbant, Başhakem Hasan Karaköse ve Manisa Büyükşehir Belediyesi Sosyal Projeler, Gençlik ve Spor Şube Müdürü Müjde Günderen tarafından birlikte yapıldı. TSF Yönetim Kurulu Üyesi Olcay Ak Nalbant, geçen yıl ilki düzenlenen turnuvanın bu yıl da aynı kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek destek veren kurumlara teşekkür etti. Müjde Günderen ise bu tür organizasyonların çocuklar ve gençler için önemli fırsatlar sunduğunu ifade ederek, "Amacımız gençlerimizin geleceğe daha umutla bakmasını sağlamak" dedi. Trap ve skeet atışlarında kıyasıya mücadele Festivalin dikkat çeken etkinliklerinden trap ve skeet turnuvaları da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Salihli’de düzenlenen trap yarışmasına 85 sporcu katılırken, Manisa merkezde yapılan skeet turnuvasında ise 57 sporcu dereceye girebilmek için yarıştı. Briç turnuvasına yoğun ilgi Zeka sporlarının önde gelen branşlarından briçte ise 220 sporcu mücadele etti. Turnuvanın açılışında konuşan Briç İl Temsilcisi Hasan Ulusoy, spora sağladığı katkılar nedeniyle Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya teşekkür etti. Manisa Büyükşehir Belediyesi Sosyal Projeler, Gençlik ve Spor Şube Müdürü Müjde Günderen, belediye olarak spora ve sporcuya desteklerinin artarak devam edeceğini belirterek, tüm katılımcılara başarılar diledi.