POLİTİKA - 06 Kasım 2012 Salı 19:40

ERDOОAN-RUTTE ORTAK BASIN TOPLANTISI (1)

A
A
A
ERDOОAN-RUTTE ORTAK BASIN TOPLANTISI (1)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hollanda ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 2011 yılında yaklaşık 7 milyar Avro olduğunu fakat 2012 yılının ilk 7 ayında bu rakamın daha da düştüğünü söyleyerek, "aklaşık 4 milyar Avro gibi bir durumdayız. Temenni ediyorum ki, şu kalan süre içerisinde de bu yılı yine en az zararla kapatırız diyorum, iki ülke açısından" diye konuştu.
Türkiye`ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ortak basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısı öncesinde ise iki ülke arasında Havacılık ve Uzaycılık arasında işbirliği protokolü imzalandı. Protokolün ardından ise Başbakan Erdoğan bir konuşma yaparak, Hollanda Başbakanı`nı Türkiye`de ağırlamaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Kendisinin de uzun zamandır Hollanda`yı ziyaret etmediğini kaydeden Başbakan Erdoğan, ilkbaharda Hollanda`ya bir iade-i ziyaret gerçekleştireceğini ifade etti.
Ziyaretin ayrıca bir önemine dikkat çeken Başbakan Erdoğan, "Bu yıl Türkiye ile Hollanda arasındaki diplomatik ilişkilerin; burası özellikle çok önemli, 400. yıl dönümünü aynı zamanda tesis etmiş oluyoruz" dedi. Bu çerçevede en üst düzeyde karşılıklı ziyaretlerin gerçekleştiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, "2011 yılında yaklaşık 7 milyar Avro`ya ulaşan ikili ticaret hacmimiz 2012 yılının ilk 7 ayında aynı noktada değil. Yaklaşık 4 milyar Avro gibi bir durumdayız. Temenni ediyorum ki, şu kalan süre içerisinde de bu yılı yine en az zararla kapatırız diyorum, iki ülke açısından" diye konuştu.
Türkiye`de şuanda yaklaşık 2 bin Hollanda firması bulunduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, Hollanda ile Almanya`nın adeta bir firma yarışında olduklarını söyledi. Almanya`nın da Türkiye`de 4 bin civarında firması olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye`nin de Hollanda`da 400 bin soydaşı olduğunu söyledi. "Bu aramızda çok çok iyi bir köprü oluşturuyor" diyen Başbakan Erdoğan, Fransa`da 500 bin civarında, Almanya`da 3 milyon civarında Türk vatandaşı olduğunu söyleyerek, "Zaten Avrupa Birliği`nde varız ve Hollanda bize bugüne kadar vermiş olduğu desteğini bundan sonraki süreçte de artırarak sürdüreceğine inanıyorum" diye konuştu. Başbakan Erdoğan Hollanda`daki Türklerle ilgili olarak şunları söyledi:
"Hollandalı Türkler bir yandan Hollanda toplumuna tam olarak uyum sağlarken, diğer yandan da Türkiye ile bağlarını muhafaza etmeyi gerçekte arzu ediyorlar ve bunun gayreti içindeler. Ama şunu da çok açık net söyleyebilirim ki; gerçekten Avrupa`da Hollanda`nın bizim oradaki soydaşlarımıza bakışı çok çok farklı. Bunu hissediyoruz, görüyoruz. Ve gerek siyasi noktada aldıkları temsil yetkisiyle çok iyi konumdalar. Gerekse orada demokratik anlamda kendilerine verilen yetkiler noktasında, hak ve özgürlükler noktasında iyi bir konumdalar. Tabi ki temennimiz bunu daha iyi noktaya getirilmesidir. Ama mevkidaşım, dostumla bundan sonra ki süreçte de bunları değerlendireceğiz, oturacağız konuşacağız. Çok daha iyi bir noktaya geleceğine inanıyorum."
Başbakan Erdoğan ayrıca görüşmede Suriye konusunun da gündeme geldiğini belirterek, enerji konusuyla ilgili de "Enerji sektöründe müşterek olarak Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı`yla Shell ne gibi girişimlerde bulunabilir? Kısa bir süre önce Shell Yönetim Kurulu Başkanı`nın bir Türkiye ziyareti olmuştu. Kendileriyle görüşmelerimizi yapmıştık. Ve bu anlamda da yoğun bir çalışmanın içerisinde bakan arkadaşlarımız girmek suretiyle inşallah burada da hayırlı neticeler alacağız. Gerek Akdeniz`de, gerek Karadeniz`de yapılabilecek yatırımların olabileceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Başkan Seçer: "Mersin’de 400 bin depremzede kardeşçe ağırlandı" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, deprem sürecinde Mersin’in sergilediği dayanışma örneğine dikkat çekerek, yaklaşık 400 bin depremzedenin kentte kardeşlik içinde ağırlandığını söyledi. Antakya ve Tüm Doğu Rum Ortodoks Patriği 10. Yuhanna Yazıcı ve beraberindeki heyet, Başkan Vahap Seçer’i ziyaret ederek deprem sürecindeki desteklerinden dolayı teşekkür etti. Heyette; Halep Metropoliti Elias Malouli, Lazkiye Metropoliti Alber Athanasios, Patrik Baş Sekreteri Haddo Allati, Tarsus Episkoposu Bayram Orduluoğlu, Mersin Rum Ortodoks Kilisesi Vakıf Başkanı Münir Yazırlıoğlu ile Kilise Pederi İspir Coşkun Teymur da yer aldı. "400 bin depremzede Mersin’de kardeşçe ağırlandı" Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Seçer, deprem sürecinde yaşanan zorluklara dikkat çekerek, yaklaşık 400 bin depremzedenin Mersin’de dayanışma içinde ağırlandığını söyledi. Seçer, kente gelen vatandaşların kimlik, inanç ya da kökenine bakılmaksızın destek gördüğünü vurguladı. Mersin Büyükşehir Belediyesinin hem deprem bölgesinde hem de kente gelen afetzedeler için yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirten Seçer, sivil toplum kuruluşları ve farklı inanç gruplarıyla iş birliği içinde önemli bir dayanışma örneği sergilendiğini ifade etti. "Mersin bir kardeşlik kentidir" Mersin’in çok kültürlü yapısının en büyük zenginlik olduğunu belirten Seçer, kentte huzur, barış ve kardeşlik ortamının korunmasının öncelikleri arasında yer aldığını söyledi. Türkiye’nin laik yapısına vurgu yapan Seçer, tüm inanç gruplarının eşit şekilde devlet güvencesi altında olduğunu hatırlattı. 2019’dan bu yana en büyük hedefinin ’Mersin’de huzuru sağlamak’ olduğunu dile getiren Seçer, kentte yaşayan herkesin güven içinde hayatını sürdürdüğünü ve sürdürmeye devam edeceğini kaydetti. "Mersin bizim için çok önemli" Antakya Patriği 10. Yuhanna Yazıcı ise deprem sürecinde gösterilen destek ve dayanışma için Başkan Seçer’e teşekkür etti. Kilisenin de depremzedelere yönelik yoğun bir çaba içerisinde olduğunu belirten Yazıcı, Mersin Büyükşehir Belediyesinin katkılarının çok kıymetli olduğunu ifade etti. Mersin’in kendileri için önemli bir şehir olduğunu dile getiren Yazıcı, kentteki hizmetler ve Hristiyan cemaatine yönelik desteklerin takdirle karşılandığını söyledi.
Rize Bakan Çiftçi: "Bağımlılık yalnızca bireyleri ilgilendiren bir zafiyet değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Özellikle gençlerimiz arasında hızla yayılan dijital bağımlılık; sosyal medya, oyun ve kontrolsüz internet kullanımı üzerinden zamanın, dikkatin ve hatta kimliğin aşındığı bir zaman dilimindeyiz. Bağımlılık yalnızca bireyleri ilgilendiren bir zafiyet değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi ziyaret ve açılışlara katılmak üzere geldiği Rize’de Valiliği ziyareti sonrasında Rize Sahil Camii’nde cuma namazını kıldı. Bakan Çiftçi, ardından Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç ve Rize Valisi İhsan Selim Baydaş ile birlikte Yeşilay Yaşam Kampüsü’nün açılışına katıldı. Açılışta konuşan Çiftçi, bugün artık cebe taşınan, evin içine kadar giren ekranın oluşturduğu bağımlılığa vurgu yaptı. Bakan Çiftçi, "Özellikle gençlerimiz arasında hızla yayılan dijital bağımlılık; sosyal medya, oyun ve kontrolsüz internet kullanımı üzerinden zamanın, dikkatin ve hatta kimliğin aşındığı bir zaman dilimindeyiz. Bağımlılık yalnızca bireyleri ilgilendiren bir zafiyet değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir. Aileyi etkiler, eğitim hayatını sekteye uğratır, suça zemin hazırlar ve nihayetinde toplumun huzurunu tehdit eder. Yeşilay, yüz yılı aşkın köklü geçmişiyle bu mücadelenin en önemli yapı taşlarından bir tanesidir. Önleme, farkındalık ve rehabilitasyon alanlarında yürüttüğü çalışmalarla sadece Türkiye’de değil, uluslararası alanda da örnek gösterilen bir model ve çalışmalar ortaya koymaktadır. Yeşilay Danışmanlık Merkezleri, eğitim programları, gençlik faaliyetleri ve bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz kampüsler, bağımlılıkla mücadelede insan odaklı, bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşımın neticesidir. Yeşilay yalnızca bağımlılıkla mücadele eden bireyleri değil, onların ailelerine de destek vermekte, rehberlik etmektedir. Bugün Rize’de muhterem Cumhurbaşkanımızın memleketinde açılan bu kampüs de işte bu anlayışın bir tezahürüdür. Burada gençlerimiz bilinçlenecek, destek alacak, sosyal ve kültürel faaliyetlerle güçlenecek ve hayata daha sağlam adımlarla hazırlanacaktır inşallah" diye konuştu. Dijital dünyada artan tehditlere karşı siber devriye "İçişleri Bakanlığı olarak bizler de bağımlılıkla mücadeleyi çok boyutlu bir yaklaşımla ele alıyoruz" diyen Bakan Çiftçi, "Bir yandan güvenlik güçlerimizle uyuşturucu üretimi, ticareti ve dağıtımına karşı kesintisiz operasyonlar yürütürken, zehir tacirlerine de göz açtırmıyoruz. Diğer yandan özellikle gençlerimizi hedef alan risklere karşı önleyici çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Emniyet ve jandarma birimlerimiz aracılığıyla okullarımızda, mahallelerimizde ve üniversitelerimizde bilgilendirme faaliyetleri yürütüyor, ailelerimize rehberlik ediyoruz. Dijital dünyada artan tehditlere karşı siber devriyelerimizle çocuklarımızı ve gençlerimizi korumaya yönelik çalışmalarımızı da her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Ayrıca diğer bakanlıklarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla iş birliği içerisinde rehabilitasyon, sosyal uyum ve yeniden topluma kazandırma süreçlerini de destekliyoruz" ifadelerini kullandı. Bakan Çiftçi, dualarla yapılan açılışın ardından Yeşilay Yaşam Kampüsü’nü gezerek, yetkililerden bilgi aldı.