KÜLTÜR SANAT - 10 Şubat 2021 Çarşamba 10:33

TBMM’nin açılışının 100. yılına özel ’TBMM ve Milli Egemenlik’ kitabı yayımlandı

A
A
A
TBMM’nin açılışının 100. yılına özel ’TBMM ve Milli Egemenlik’ kitabı yayımlandı

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesinde yer alan Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı, TBMM’nin açılışının 100.

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesinde yer alan Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı, TBMM’nin açılışının 100. yılı kutlamaları kapsamında "TBMM ve Milli Egemenlik" adlı bir armağan kitap yayımladı.


Bir asırlık tarihi mirasın anlaşılmasına, milli egemenliğin, demokrasi ve temsil kavramlarının özümsenmesine katkı sağlamak amacıyla hazırlandığı ifade edilen kitapta milli egemenliğin kurumsallaşma süreci, demokrasi ve temsil kavramlarını özümsemek için başta TBMM’nin ilk başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Meclis başkanlarının öz geçmişleri yer alıyor. TBMM Birinci Dönem milletvekilleri hakkında bilgiler, konuyla ilgili olarak 1921 yılında Mustafa Kemal Paşa ile yapılan mülakat, Atatürk’ün milli egemenlik ile ilgili fikir ve düşünceleri de ayrıca kitapta yer almakta.


TBMM ve milli egemenlik ana fikri etrafında bilim insanları tarafından kaleme alınan makalelerin de yer aldığı eserde ayrıca, TBMM hizmet binaları hakkında bilgiler ve milli egemenlik belgeleri de toplu olarak okuyuculara sunuldu. Okuyucular esere Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığının genel ağ sayfasından (http://www.atam.gov.tr/) ve satış bürolarından ulaşabilecekler.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Uzmandan uyarı: "Çocukların beyin gelişimi anne rahminde başlar" Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, çocukların beyin sağlığını korumanın önemine dikkat çekerek, "Çocukların beyin sağlığını korumak, anne karnından başlayıp, yetiştiği ortam ile devam eder. Ev içerisindeki her eylem geleceğin bireyini yetiştiriyor" dedi. Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırının ardından çocukların maruz kaldığı şiddet ortamı ve görüntüler, uzmanların gündemine geldi. Özellikle erken yaşta şiddetle karşılaşmanın çocukların psikolojik ve nörolojik gelişimini olumsuz etkileyebileceği belirtilirken, ailelerin bu süreçte daha bilinçli davranması gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, çocukların sadece fiziksel değil, zihinsel ve duygusal sağlığının da korunmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. "Çocuk yetiştiği ortamla şekillenir" Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, çocukların beyin gelişiminin çok erken dönemde başladığını belirterek, "Çocukların beyin sağlığını koruma anne rahminden itibaren başlar. Annenin hamileyken beslenmesi ve aldığı destekler, çocuğun hem zihinsel hem bedensel sağlığını belirler. Ancak süreç doğumla bitmez, çocuk yetiştiği ortamla şekillenir" dedi. "Çocuklar söyleneni değil, gördüğünü yapar" Çocukların en büyük öğrenme biçiminin taklit olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şen, "Çocuk istediğiniz kadar ‘şunu yapma, bunu yapma’ deyin, aslında sizi örnek alır. Gözünü açtığı andan itibaren anne ve babayı tanır ve onları kopyalar. Ev içinde konuşulan her söz, yapılan her davranış geleceğin bireyini oluşturur. Eğer evde saygı ve sevgi yoksa çocuğa dışarıdan ne kadar olumlu içerik verilirse verilsin bunun etkisi sınırlı kalır" diye konuştu. "Şiddet görüntüleri çocuğun zihninde kalıcı iz bırakır" Şiddet içeriklerinin çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Şen, "Çocuk yanınızdayken onu yok sayıp şiddet içerikli diziler izlerseniz, farkında olmadan o çocuk da izler ve gördüğünü kopyalar. Bu sadece ekranla sınırlı değil; arkadaş çevresi ve dış ortam da etkili. Kahramanmaraş’taki gibi olayların görüntüleri de çocukların zihninde ciddi izler bırakabilir. Bu nedenle aileler çok daha dikkatli olmalı" ifadelerini kullandı. "Toplum olarak sorumluluk almalıyız" Ailelere ve topluma çağrıda bulunan Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Şen, "Anne babalık fedakarlık gerektirir. Televizyonlarda şiddet ve olumsuz içeriklerin azaltılması gerekiyor. Önce herkes kendine bakmalı. Çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesi için toplumun her kesimi sorumluluk almalı. Daha nazik, daha saygılı, daha bilinçli bir ortam oluşturursak çocukların beyin gelişimini de koruyabiliriz" dedi.
Balıkesir Ayvalık’ta Çamlık’ı yaban domuzları bastı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinin en güzel muhitlerinden biri olarak nitelendirilen Sefa-Çamlık Mahallesi’ni yaban domuzları bastı. İmar alanlarının zeytinlik ve ormanlık alanlara kadar uzandığı Ayvalık’ta, yapılaşma sonucunda yaban hayvanlarının yaşam alanlarına kadar giren binalar nedeniyle doğanın dengesi iyice bozulmaya başladı. Yaban hayatının iyice daralması sonucunda yiyecek bulamayan yaban hayvanları ilçenin mahalle ve sokaklarında sık sık görülmeye başladı. Son zamanlarda özellikle yaban domuzlarının yiyecek bulabilmek için ilçe merkezinde mahalle ve sokakların yanı sıra evlerin bahçesine girmeleri nedeniyle, vatandaşlar korku dolu anlar yaşıyor. Ayvalık’ta kırsal bölgelerde sıklıkla görülmesine adeta alışılan yaban domuzları; Küçükköy Mahallesi’nin Sarımsaklı mevkii ile Sahilkent Mahallesi’nin ardından şimdi de Sefa-Çamlık Mahallesi’nde de adeta cirit atıyor. Çamlık’ta; bazı evlerin bahçesine kadar giren yaban domuzları mahalle sakinlerine endişeli anlar yaşatıyor. Yaklaşık bir haftadır ciddi bir sorun olarak öne çıkan yaban domuzları nedeniyle Sefa-Çamlık Mahalle sakinlerinden gelen yoğun talepler karşısında mahalle muhtarı da çaresiz kaldı. Muhtar Erdoğan çaresiz Kış şartları nedeniyle aç kalan yaban domuzlarının yiyecek bulabilmek için mahalledeki evlerin bahçesine kadar girdikleri ve mahalle sakinlerine korkulu anlar yaşattıklarını kaydeden Muhtar Aziz Erdoğan, konuyu Doğa Koruma Milli Parklar Bölge Şefliği yetkililere ilettiğini ancak çözüm bulunamadığını söyledi. Mahalle sakinlerinin yaban domuzları için sürek avı yapılması yönünde gelen talebin, yetkililer tarafından mahallenin "Meskûn Mahal" konumunda olması nedeniyle olumsuz karşılandığını belirten Muhtar Erdoğan, meseleyi Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman ile görüşüp, sorunun çözümü noktasında kendisinden destek isteyeceklerini belirtti. Vatandaşlar Doğa Koruma Milli Parklar yetkililerini göreve davet etti Öte yandan, aç kalan yaban hayvanlarının sık sık ilçe merkezinde görülmesi ve vatandaşları huzursuz etmesine tepki gösteren vatandaşlar, Doğa Koruma Milli Parklar Şube yetkililerini göreve davet ederek, bu hayvanların kent merkezlerine girmelerinin; yaşadıkları doğal alanlara yiyecek ve su dökülerek sağlanabileceğini vurguladı. Doğadaki ekolojik dengenin korunabilmesi adına yaban hayatının da sürmesi gerektiğinin altını çizen vatandaşlar, gerekirse bu hayvanların yaşadıkları alanlara yiyecek sağlanması konusunda kendilerinin de ekiplere yardımcı olmaya çalışabileceklerinin de altını çizdi.