ASAYİŞ - 12 Ağustos 2021 Perşembe 12:29

AK Parti Altındağ Belediye Meclis Üyesi Burhan: “Hedefleri kaos çıkarmak”

A
A
A
AK Parti Altındağ Belediye Meclis Üyesi Burhan: “Hedefleri kaos çıkarmak”

AK Parti Altındağ Belediye Meclis Üyesi Sinan Burhan, “Türkiye’ye mülteciler üzerinden bir operasyon çekilmek isteniyor.

AK Parti Altındağ Belediye Meclis Üyesi Sinan Burhan, “Türkiye’ye mülteciler üzerinden bir operasyon çekilmek isteniyor. ABD, Rusya, Suriye ve Esad istihbaratı işin içinde olabilir. Amaçları Türkiye’de kaos üretmek" dedi.


Altındağ’da yaşanan gerginliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan AK Parti Altındağ Belediye Meclis Üyesi Sinan Burhan, “Altındağ’da yaşanan elim olayda hayatını kaybeden Emirhan evladımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Elbette bu cinayet sonuna kadar araştırılmalıdır. Bu cinayetin araştırılması neden önemlidir? Çünkü Türkiye’ye mülteciler üzerinden bir operasyon çekilmek isteniyor. ABD, Rusya, Suriye ve Esad istihbaratı işin içinde olabilir. Amaçları Türkiye’de kaos üretmek ve istikrarsız hale getirmektir. Bir nevi Esad sözde Suriye’de yaşananların intikamını almak istiyor olabilir. İçeride ise bazı ana muhalefet partileri, mültecilere karşı oluşan toplumsal tepkiyi oya dönüştürebilmek için büyük bir çaba harcıyor. Amaçları oy devşirmek ve siyaset yapmak. Ama daha fazla oy almak için Türkiye’de bir etnik çatışma çıkmasını, insanların ölmesini, dükkânların yağmalanmasını mı istiyorsunuz? Bu kabul edilemez. Bu zihniyeti kınıyorum” değerlendirmesini yaptı.



“Bu oyuna gelmeyelim”


Sağduyu çağrısında bulunan Burhan, “Biz büyük bir milletiz. Hem dinimiz hem de insanlık değerleri mültecilere yardımı gerektirir. Altındağ’da bazı provokatörlerin evleri ve dükkânları taşlamasını, küçük çocukları hedef almasını kınıyorum. Altındağ halkının meşru tepkisini de saygıyla karşılıyorum. Bu acı olaya tabi ki tepki gösterilebilir. Ayrıca bu olaylarda tüm Altındağlıları hedef göstermek doğru değildir. Altındağ Ankara’nın gözbebeğidir. Altındağlılar sağduyuludur ve provokasyona gelmemelidir. Türkiye bu tür provokasyon girişimlerinden çok çekti. Türk-Kürt kavgası çıkarmak isteyenler şimdi de Türk-Arap çatışması çıkarmak istiyor. Bu ülkemize zarar verir. Bu oyuna gelmeyelim. Bir arada devletimizin yanında yer alalım ve kardeşliğimize sahip çıkalım” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’nın mahalle kültürü kitap fuarında Bursa’nın tarihi katmanları ve mahalle kültürü Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı’nda konuşuldu Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Yılmaz Akkılıç Araştırmaları Ödülü’nü kazanan araştırmacılar Gözde Kirli ve Sercan Eklemezler, Bursa’nın geçmişine ve toplumsal hafızasına ışık tutan çalışmalarını düzenlenen söyleşide paylaştı. Nilüfer Belediyesi’nin kentin akademik birikimine katkı sunmak amacıyla düzenlediği "Yılmaz Akkılıç Araştırmaları Ödülü"nde başarılı olan araştırmacılar, Gözde Kirli ve Sercan Eklemezler, Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı’nda İznik’in katmanlı tarihini ve Hürriyet Mahallesi’nin değişen çehresini anlattı. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Hüdavendigar Salonu’nda düzenlenen "Bursa’yı Anmak, Bursa’yı Yazmak" temalı söyleşinin moderatörlüğünü Hacı Tonak yaptı. Bu zenginliği geleceğe taşımalıyız İznik üzerine yaptığı araştırmayı anlatan Gözde Kirli, kentin sadece fiziksel yapılarından ibaret olmadığını vurguladı. İznik’in tarih öncesinden bu yana kesintisiz bir yaşam alanı olduğunu belirten Kirli, "İznik, tarih öncesinden beri varlığını sürdüren bir kent. Bugün hala bu kentte, surlarla beraber gündelik yaşantımızı hiç zorluk çekmeden sürdürmeye devam ediyoruz" diye konuştu. İznik’in stratejik, tarihi ve dini önemine de değinen Kirli, kentin neden sürekli bir mücadele alanı olduğunu şöyle açıkladı: "İznik bir ‘arzu nesnesi’ olarak tarihler boyunca ortaya çıkmış ve hep alınmak istenmiş bir yer. Bu yüzden sürekli savaşlara, tahribatlara ve depremlere maruz kalmış. Elimizdeki kent stoğu tükenmiş, yeniden yapılandırılmış. Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar her gelen kendi kültürünü getirmiş ve ciddi bir kültürel katmanlanma oluşmuş. Bugün göl altında gördüğümüz yapılar ise aslında yapıldıkları dönemde toprak üzerindeydi. Altımızda çok ciddi bir tarihi rezerv bulunuyor. Bunun için değerli madenleri de sayabiliriz. Doğru koruma politikalarıyla bu zenginliği geleceğe taşımalıyız." Mahalle kültürü zayıfladı Hürriyet Mahallesi’ndeki mekan ve gündelik yaşam ilişkisini inceleyen Sercan Eklemezler ise mahallenin hafızasını henüz tanıkları hayattayken kaydetmenin önemine dikkat çekti. Mahallenin kuruluş yıllarına dair ilginç bir anektodu paylaşan Eklemezler, "Mahalle ilk kurulduğunda tüm evler tek tip ve beyaz badanalıydı. İnsanlar gece vardiyasından geldiklerinde kendi evlerini bulamazlardı. Bu çok özel bir hatıradır. 1980’li yıllara kadar belediye başkanı ile mahallenin manavı aynı masada oturur, gündelik yaşamı paylaşırdı. Sonrasında ise sınıfsal ayrışmaları görüyoruz" dedi. Günümüzdeki toplumsal değişime de parmak basan Eklemezler, mahalle kültüründeki zayıflamaya dikkat çekerek, "Eskiden çocuklar sokakta büyür, annelerimiz ekmeklerimize reçel sürerdi ve hayat böyle akardı. Ancak saha çalışmam boyunca gördüm ki, artık mahallede kimse balkonlara bile çıkmıyor. Herkes kendi özel yaşantısına çekilmiş durumda. Biz sosyologlar olarak sadece tabloyu ortaya koyuyoruz. ‘Gündelik hayatın o eski canlılığına ve sokağın aktifliğine nasıl dönebiliriz?’ bunu sorgulamaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Aksaray Su dolu kanala gömülmüş araç ekipleri alarma geçirdi Aksaray’da suyla dolu sulama kanalında gömülmüş olarak görülen araç ekipleri alarma geçirdi. Kaza sonucu düşmüş ve içerisinde insan olabileceği ihtimali üzerine harekete geçen ekipler dalgıçlarla suya girip aracı kontrol etti. Araçta kimsenin bulunmaması rahat bir nefes aldırırken vinç ile çıkarılan aracın kaza sonrası kanala düştüğü tespit edildi. Olay, Yavuz Sultan Selim Mahallesinden geçen sulama kanalında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, yoldan geçen bir vatandaşın sulama kanalında bir araç görmesi üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezine bildirildi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri kaza ve araç içerisinde insan olma ihtimali üzerine olay yerine kurtarma ekipleri istedi. Bunun üzerine İl Acil Afet Durum (AFAD) Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri olay yerine gelerek olaya müdahale etti. Sağlık ekiplerinin hazır beklediği olayda itfaiye kanal ve araç üzerine attığı merdivenle aracın üzerine çıkarken, suya gömülü aracın içine de AFAD dalgıçları girdi. Yapılan araştırma ve kontrollerde araç içerisinde kimsenin olmadığı anlaşılırken herkes rahat bir nefes aldı. Polis ekipleri yaptığı incelemede Habip K. (29) isimli sürücünün saatler öncesinde kaza yapıp aracı orada bıraktıktan sonra evine gittiğini belirledi. Kanal içerisindeki araç vinç marifeti ile kanaldan çıkarılarak çekiciye yüklendi.
Ankara Ataşehir’de rüşvet iddiasında soruşturma dosyasına milyon dolarlık talepler yansıdı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ataşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında, teknik takip kayıtları ve ifadeler dosyaya girdi. Edinilen bilgilere göre, dosyada yer alan iddialarda, ruhsat süreçlerine ilişkin taleplerin toplamda yaklaşık 13,5 milyon dolar seviyesine ulaştığı öne sürüldü. İfadesine başvurulan iş insanı H.Ö., ilk aşamada yaklaşık 6,5 milyon dolar ödeme yaptığını, ikinci aşamada ise 7 milyon dolar civarında yeni bir talep ile karşılaştığını iddia etti. H.Ö.’nün ifadesinde, ruhsat süreçlerine ilişkin şu değerlendirmeleri yaptığı öğrenildi: "İBB operasyonundan sonra kimse imza atmak istemedi. Eskiden bir istiyorlarsa, beş istemeye başladılar. ‘Zaten herkes içeride, parti kimseye sahip çıkmıyor. Bize de operasyon gelmeden ne koparırsak kar’ anlayışındalar. Bu yüzden para vermek zorunda kaldım." Soruşturma dosyasına giren teknik takip kayıtlarında ise taraflar arasında geçtiği öne sürülen bazı diyaloglar şu şekilde yer aldı: M.K. (Avukat): "Ne kadar yonttular seni?" H.Ö. (İş insanı): "265 net rakam. 6 buçuk milyon dolar." H.Ö. (İş insanı): "Fena yani, parçala Behçet oldum resmen." Soruşturmada ağırlamalar ve onaylar arasındaki takvim şu şekilde oluşturuldu: "1. Temmuz 2024: Müteahhit H.Ö., ‘Yapı Tadilat Ruhsatı’ öncesi Belediye Başkan Yardımcısı Birkan Birol Yıldız’ı Bodrum’daki yatında ağırladı. 2. Aralık 2024: Bodrum koylarındaki pazarlık, 6,5 milyon dolarlık rüşvetin ödenmesinin ardından, 16 ve 30 Aralık 2024 tarihlerinde projenin yapı tadilat ruhsatı onaylandı. 3. Temmuz 2025: İskan ruhsatı aşamasında Başkan Yardımcısı Yıldız ile birlikte Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in sağ kolu olarak bilinen Cengiz Gündoğan, 11-15 Temmuz tarihleri arasında müteahhidin lüks yatında ağırlandı. 4. Ağustos 2025: İkinci yat ağırlamasından bir ay sonra, 26 Ağustos 2025 tarihinde iskan ruhsatı jet hızıyla onaylandı. İkinci blok iskanı için 7 milyon dolarlık rüşvet pazarlığı sürecine girildi. Bir başka görüşmede ise şu ifadelerin yer aldığı iddia edildi: E.C. (Muhasebeci): "Günün bombasını duydun mu? İskan için 7 milyon dolar istiyorlarmış." E.E. (Mühendis): "Ne için istiyorlarmış? E binayı onların üzerine yapalım o zaman. 2-3 milyon dersin bir yere bağlarsın da 7 milyon dolar nedir?" E.C. (Muhasebeci): "Yediden başlayıp bire-ikiye razı edecekler. Pazarlık için yapıyorlar. Ben bu heriflere ‘operasyon siyasi’ diye kızıyordum ama bunlar harbiden hak ediyorlar bazen." Öte yandan soruşturma kapsamında, yapı tadilat ruhsatının Aralık 2024, iskan ruhsatının ise Ağustos 2025 tarihinde onaylandığı, bu süreçlerde taraflar arasındaki temasların ve zamanlamanın da inceleme konusu olduğu öğrenildi. Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada, teknik takip kayıtları, seyahat ve konaklama verileri ile diğer belgelerin birlikte değerlendirildiği, rüşvet, irtikap ve görevi kötüye kullanma suçlamalarına ilişkin iddianame hazırlıklarının sürdüğü bildirildi.
Erzurum Erzurum’da "İş Kadınları Platformu" kuruluyor Erzurum’da kadın iş insanları, yalnızca üretimin değil, karar mekanizmalarının da güçlü bir parçası olmak için harekete geçti. Yaklaşık 50 kadın girişimci, "İlhamdan Liderliğe Kadın İzi" sloganıyla Palandöken’in zirvesinde bir araya geldi. Buluşma, sıradan bir toplantının ötesine geçerek, Doğu’da yükselen kadın gücünün somut bir adımına dönüştü. Erzurum’da kadın iş insanlarının bir araya geldiği zirvede ihracattan sanayiye, KOBİ’lerden esnafa kadar pek çok sektörün sorunları ele alındı. Ancak konuşmalar ilerledikçe ortak bir gerçek daha net ortaya çıktı. Kadınlar artık tek tek değil, birlikte daha güçlü olmak istiyor. Bu nedenle toplantının en önemli çıktısı, Erzurum merkezli bir "İş Kadınları Platformu" kurma kararı oldu. Türkiye genelinde kadınların üretime katılım oranı artarken, Doğu Anadolu’da bu yükseliş artık daha görünür ve daha iddialı bir noktaya taşınıyor. Palandöken İnovasyon Kadın Girişimciler Üretim ve İşletme Kooperatifi (PAL-KOOP) ile Genç Finansçılar Derneği’nin ev sahipliğinde düzenlenen zirve, farklı sektörlerden kadın patronları ilk kez bu ölçekte bir araya getirdi. Katılımcılar yalnızca birbirleriyle tanışmakla kalmadı iş birlikleri, ortak yatırımlar ve bölgesel kalkınma için somut adımları da masaya yatırdı. "Hakkımızı almaya geliyoruz" Zirvede söz alan PAL-KOOP Başkanı Işılay Çakır, konuşmasıyla salondaki kararlılığı adeta özetledi: "Amacımız kentte ticaret yapan kadın iş insanlarını bir araya getirip tanışmalarını sağlayarak ticaretlerine katkı sunmaktı. Ancak burada oluşan sinerji ve ortaya çıkan talepler, şehir ekonomisine yön veren kadınların artık güçlenmesi ve örgütlenmesi gerektiğini açıkça gösterdi. Bugün burada sadece mekanın aldığı kadar kadın iş insanını davet edebildik. Yaklaşık 50 iş kadını burada ama toplantıya katılamayan onlarca kadın iş insanı var. Açıkçası ben bu kadar çok olduğumuzu bilmiyordum. Artık bekleme değil, harekete geçme zamanı. Tüm kadın iş insanlarıyla birlikte İş Kadınları Platformu’nu kurmak için yola çıkıyoruz. Biz yok sayılamayacak kadar fazlayız. Siyasette de ticarette de hakkımızı almaya geliyoruz." "Bu zirve bir dönüm noktası" Zirvenin organizasyonunu üstlenen Genç Finansçılar Derneği Başkanı Meryem Bingöl ile Dernek Onursal Başkanı Doç. Dr. Fırat Altınkaynak da yaptıkları konuşmada bu buluşmanın önemine dikkat çekerek "Bugüne kadar birçok ekonomi zirvesi düzenledik. Ancak bu zirvenin yeri bizim için çok farklı. Erzurum’da kadınların, özellikle de iş dünyasında söz sahibi olan kadınların ayağa kalkması, şehir adına son derece kıymetli bir gelişme. Kadın elinin değdiği her şey değişir, gelişir ve güzelleşir. Bu nedenle ‘İşte kadın, işte hayat’ diyerek yola çıktık. Bu zirve bizim için en kıymetli buluşma" dedi. Hedef: Erzurum’dan yükselen bir güç Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’de ve özellikle bölgede kadın odaklı güçlü bir ekonomik hareketin eksikliğine dikkat çekildi. Katılımcılar bu eksikliği gidermek için ilk adımın Erzurum’dan atılması gerektiği konusunda hemfikir oldu: "Madem güneş doğudan doğuyor, o halde bu hareket de doğudan başlamalı. Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Erzurum’dan kadınların ekonomik gücünü ortaya koyan bir platform kurmak istiyoruz. Biz artık sadece kendi işimizin patronu değiliz, aynı zamanda ekonomiye yön veren bir gücün temsilcileriyiz. Bu şehirden kadın oda başkanları, meclis başkanları, milletvekilleri ve belediye başkanları çıkarmak istiyoruz. Ekonomik gelişmeleri sadece izleyen değil, karar süreçlerinin tam merkezinde yer alan bir yapı olacağız." Platform Erzurum ile sınırlı kalmayacak Kadın iş insanları, kent ekonomisinin gelişimine katkı sunacak projelerde daha aktif rol almak, yatırım süreçlerinde söz sahibi olmak ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak adımların doğrudan parçası olmak istediklerini vurguladı. Bu hedef doğrultusunda kurulacak platformun yalnızca Erzurum ile sınırlı kalmayacağı, tüm Doğu Anadolu’yu kapsayan bir yapıya dönüşeceği ifade edildi. Zirvenin sonunda alınan en somut karar ise merkezi Erzurum’da olacak "İş Kadınları Platformu"nun kurulması oldu. Katılımcılar, bu yapının kısa sürede resmiyet kazanması ve daha geniş katılımlı yeni toplantılarla büyütülmesi konusunda görüş birliğine vardı. Bir sonraki buluşmanın tarihi de belirlenerek süreç resmen başlatıldı. Palandöken’in zirvesinde atılan bu adım, yalnızca bir organizasyonun başlangıcı değil; Erzurum’dan yükselen güçlü, kararlı ve örgütlü bir kadın hareketinin habercisi olarak görülüyor. Kadınlar artık sadece üretimde değil, yönetimde de söz sahibi olmak için sahneye çıkıyor.