KÜLTÜR SANAT - 13 Eylül 2021 Pazartesi 10:03

Başkent’in binlerce yıllık gizemli piramitleri

A
A
A
Başkent’in binlerce yıllık gizemli piramitleri

Anadolu tarihindeki en farklı uygarlıklardan biri olan Friglere ait yaklaşık 85 tümüsün bulunduğu Gordion Antik Kenti, Anadolu’nun binlerce yıllık tarihine ışık tutuyor.

Anadolu tarihindeki en farklı uygarlıklardan biri olan Friglere ait yaklaşık 85 tümüsün bulunduğu Gordion Antik Kenti, Anadolu’nun binlerce yıllık tarihine ışık tutuyor. UNESCO Geçici Listesi’nde yer alan Gordion’un ana listeye alınması için UNESCO‘dan bir heyet geçtiğimiz günlerde antik kentte incelemelerde bulundu.


Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan Yassıhöyük köyü 4 bin yıllık tarihin izlerini taşıyor. Gordion olarak bilinen Yasıhöyük köyü, irili ufaklı onlarca tümülüse ev sahipliği yapıyor. Mitolojide dokunduğu her şeyi altına dönüştürdüğüne inanılan ve eşek kulaklı olarak anılan Kral Midas’ın tümülüsü de yer alıyor. Friglerin efsanevi kralı Midas’ın tümülüsü Gordion Müzesi’nin tam karşısında yer alıyor. Bu tümülüs, 55 metre yüksekliği ve 300 metre genişliğiyle antik dünyanın ikinci büyük tümülüsü olma özelliği taşıyor. Büyük tümülüsün binlerce yıllık ardıç tomruklarıyla desteklenen çam ağacından yapılmış ahşap mezar odası, dünyada tek örnek olarak günümüze kadar ulaşmış. 1957 yılında Zonguldaklı madenciler tarafından kazısı yapılan tümülüs, 1960’ların başında Türk mühendislerin başarılı çalışmalarının ardından ziyarete açıldı. Kazılar sırasında ortaya çıkan ahşap mezar odasında Kral Midas’a ait olduğu düşünülen kemikler, fibulalar, bakır ve tunç kaplara ulaşılırken, mezar odasından çıkan kemikler ve eserler Anadolu Medeniyetleri ve Gordion Müzesi’nde sergileniyor. Bilim insanlarının mezardan çıkan parçalar üzerinde yaptığı incelemelerde Kral Midas’ın mezar odasında son bir yemek yendiğine ve menünün içinde kırmızı et ve mercimek bulunan acı baharatlı türlü, bal ve bira ile kaynatılmış üzüm veya şaraptan oluştuğuna yönelik kalıntılara ulaşıldı.


Tümülüsün hemen karşısında bulunan Gordion Müzesi her yıl çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor. Tarihin izlerine tanıklık etmek isteyen her yaştan ziyaretçi hem tümülüsleri hem antik kent kazısından çıkarılan eserleri görmek için Gordion’un yolunu tutuyor. Müzede Eski Tunç Çağı’ndan başlayarak Orta ve Geç Tunç Çağı, Erken Frig Çağı’na ait çanak çömlekler, Erken Demir Çağı’na ait demir aletler, dokumacılıkta kullanılan ağırşaklar, Geç Frig ve ithal seramikler, Lidya Helenistik ve Roma dönemine ait eserler yer alıyor.


Türkiye’nin en önemli müzelerinden olan Gordion Müzesi’nde bunların dışında Frig yazıtlı ve baskılı çanak çömlekler, Frig mimari terrekotaları, diğer malzemelerden yapılmış eserler ile matar (Kybele) kabartmaları ve figürleri önemli yer tutuyor. Polatlı Höyük’ten getirilen ve Anadolu’nun en eski halkı olarak bilinen Hattilere ait ölü gömme şekillerini gösteren mezarlar müzenin diğer sergi alanlarında bulunuyor. Vitrinlerde cam mühür ve mühür baskıları, Lidyalılar tarafından bulunan ve Gordion’da kullanılmaya başlanan sikkeler sergileniyor. Dünyanın en eski çakıl taşı mozaiği olan Frig, Roma mozaikleri ile Galat Mezarı ise bu müzenin bahçesinde sergileniyor.


Müzeyi ziyaret eden Mustafa Cenk Önsel, “Müze güzel, eskilere nazaran daha derli toplu. Daha çok arazileri geziyorum ben. Buraya da Yazılıkaya’dan geliyoruz. O bölgedeki yazıtları gezdik, buradan da Sakarya Şehitliği’ne gideceğiz. Burada en çok bizim Türk Runik harfleri diye bildiğimiz yani ön Türk harfleri diye bildiğimiz harflerle buradakilerin Frig harfleri diye okuduğu, daha çok Grekçe’ye, Yunanca’ya kaydırdığı bizim kültürümüzden uzaklaştırdığını düşündüğümüz şeyler ilgimizi çekti. Çanakların üstündeki yazılar, bu harfleri Orhun Abideleri’ndeki harflerle karşılaştırdığınız zaman aynıdır. Orhun Abideleri daha yakın tarihtir. Çünkü 532’ye, 552’ye tekabül eder. Bizim runik dediğimiz, Asya runik harfleri, Türk runik harfleri dediğimiz 3500, 4000 yıllık harflerdir” dedi.


Manisa Salihli’den gelen Şaban Çetin ise, "Müze, gerçekten tamamen bu yörenin eserlerinden oluşuyor. Orijinal buluntular sergileniyor. Kronolojik olarak da Prehistoria’dan Helenistik Dönem sonlarına kadar eserleri gördük. Büyük ölçüde topraktan yapılmış Frig eserleri benim ilgimi çekti açıkçası. Bol miktarda Frig kap-kacak var. Onun dışında Lidyalıların bu bölgeye ele geçirmesiyle Lidya sanatını yansıtan bölümleri de gördüm. Kendim de Lidya bölgesinde yaşadığım için memnun oldum. Daha sonra Helenistik Dönem’de Yunan ve Batı sanatının figürlerini burada gördük. Bizden önce bu topraklarda yaşayan, bizim vatanımızda asırlar önce kimler yaşamış, nasıl yaşamış? Onların kullandığı kap-kacaklardan, malzemelerden, onların yaşam tarzlarını görmek bizi mutlu etti. Bir bıçak, bir balta, bir para, bunların hala kullandığımız eşyalara benziyor olması, insanlığın akıp gelen hayatında sürekliliğin kanıtıdır. Bu çok ilginç bir şey" diye konuştu.


Gordion Antik Kenti’nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınması için 2018 yılında başvuru yapılmıştı. UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ne alınan tarihi şehrin ana listeye girebilmesi için UNESCO’dan bir heyet incelemelerde bulundu. UNESCO, Gordion için kararını gelecek sene verecek. Kararın olumlu çıkması halinde listede ilk kez Ankara’dan da bir kültür mirası yer almış olacak.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Tekirdağ’da Macar ünlülere ait önemli objeler sergilendi: Uzaydan getirilen parçalar dahi var Tekirdağ’da Macar Ünlülerine ait ikon haline gelen önemli objelerin sergilendiği serginin açılışı yapıldı. Sergide, Oscar ödüllü yönetmenin papyonundan yapılan tablodan uzaydan getirilen parçalara kadar her şey var. 2024 Macaristan-Türkiye Kültür yılı etkinlikleri çerçevesinde Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezinde ’Hungarikonlar’ adlı serginin açılışı etkinliği düzenlendi. Etkinliğe Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Macaristan İstanbul Başkonsolosu Attila Pinter, Tekirdağ Kültür ve Turizm İl Müdürü Ahmet Hacıoğlu, Süleymanpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Benan Utku ve çok sayıda Macar davetli katıldı. Katılımcıların açılış kurdelesini kesmesiyle 20. yüzyılın Macar ünlülerine ait ikon haline gelen objelerin sergilendiği serginin açılışı yapıldı. Davetliler sergiyi gezerek objeleri inceledi. Oscarlı yönetmenin papyonundan yapılan tablodan uzaydan getirilen parçalara kadar her şey var Eserler arasında; Oscar ödüllü film yönetmeninin papyonundan yapılmış bir tablo, dünyaca ünlü Zsolnay fabrikasının kurucusunun fırın küreği, Nobel ödülü sahibi Katalin Karik’nun pipeti ve Macaristan’ın tek Altın Top sahibi Flrin Albert’in forması, Macar astronotlar tarafından uzaydan getirilen yadigârlar, Wimbledon şampiyonu Balzs Tarczy’nin tenis raketi, en iyi Macar yarış atının nalı ve en ünlü jokeyin çizmeleri de -seçkin Macar sanatçılar tarafından heykellere, resimlere ve enstalasyonlara dönüştürülerek- bulunuyor. Macaristan İstanbul Başkonsolosu Attila Pinter sergi açılışında yaptığı açıklamada, “Bu sergiyi ilk olarak bu şehirde açmak tesadüf değildir. Her Macar’ın kalbinde Tekirdağ’ın ayrı bir yeri vardır. Tekirdağlılar olarak Prens Rakoczi’ye sahip çıktınız ve yaşama gözlerini yumunca da prensin anısını yaşatmak için elinizden geleni yaptınız” dedi. Tekirdağ Valisi Recep Soytürk ise yaptığı açıklamada, “Bu sene Macar Yılı. Yaklaşık 8 aydır burada çalışıyorum. 8 ayda başkonsolosumuzla çok sık bir araya geldik. Bugün yine güzel bir sanat etkinliği için bir aradayız” diye konuştu. Öte yandan serginin ay sonuna kadar ziyaretçilere açık olacağı öğrenildi.
Ankara Gazeteci Salantur, 20. Ankara Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluştu Gazeteci ve yazar Sefa Salantur, ATO Congresium’un ev sahipliği yaptığı 2. Ankara Kitap Fuarı’nda okurlarıyla bir araya geldi. Gazeteci ve Yazar Sefa Salantur, 20. Ankara Kitap Fuarı’nda her yaştan okuyucusuyla buluştu. Aralarında çok sayıda öğrencinin de olduğu okurlarıyla sohbet eden ve kitaplarını imzalayan Salantur, gençlerin ve çocukların Cumhuriyete sahip çıkmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Duayen siyasetçi ve devlet adamı Köksal Toptan’ın biyografisini anlattığı “Sakin Güç Köksal Toptan” ile ilk Meclisin toplanmasını günümüzden 23 Nisan 1920 tarihine giden iki çocuğu gözünden anlatan “İlk Meclise Yolculuk” kitaplarını kaleme alırken büyük bir heyecan duyduğunu belirten Salantur, aynı heyecanı okurlarının da yaşamasından memnuniyet duyduğunu ifade etti. Birinci Meclis’in hikayesini “dünyada eşi benzeri olmayan hikaye” olarak nitelendiren Salantur, şunları kaydetti: “Düşünün 1920’li yıllarda ülke işgal edilmiş, yokluklar içinde bir lider, Milli Mücadeleyi yönetmek için bir Meclis açıyor. Dünyada savaş yönetip başarıya ulaştıran ve cumhuriyet kuran başka bir parlamento yok. İşte bu yokluklar içindeki var ediliş hikayesin çocuklarımıza hatırlatmak istedim. İlk Meclisin gençlerimize verdiği mesaj; asla umutsuzluk yoktur. Gençlerimize kitapta şunu diyoruz: Millî Mücadelenin kahramanları hep birlikte yürütülen bu savaşı umutla kazandılar. Ve bize çok önemli bir şeyi gösterdiler: Umudumuzu kaybetmediğimiz sürece her türlü zorluğun üstesinden gelebiliriz. Bugün de eksiklerimiz ve zorluklarımız olabilir ama hiçbiri o mücadele günleri kadar ağır ve hayati değil. Bize bu cennet vatanı canları pahasına emanet edenler umutlarını kaybetmeden her zorluğu aşmışsa biz de aşarız.” Doğan Kitap etiketiyle yayımlanan “Sakin Güç Köksal Toptan”, Türk siyasetine damga vuran eski TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın genç kuşaklara ilham verecek yaşam öyküsünü anlatıyor. Yine kitapta gücünü sakinliğinden ve sağduyusundan almış, sesini değil sözünü yükseltmeye gayret göstermiş, farklı siyasi partilerde iktidarı da muhalefeti de yaşamış, Türk siyasi yaşamına damgasını vurmuş çok sayıda isimle yakın çalışmış, parti yöneticiliklerinden bakanlığa, milletvekilliğinden meclis başkanlığına kadar siyasetin her basamağında bulunmuş bir siyaset duayeni Köksal Toptan’ın hayatı dönemin olayları eşliğinde aktarılıyor. Son 60 yılda darbelerin puslu ortamları, siyasetin ağır dönemleri, ekonomik sıkıntılar ve uluslararası krizler. Tüm bunlara yakından şahitlik etmiş bir siyasetçinin yaşadıklarının özeti olan Sakin Güç Köksal Toptan kitabı, yıllar süren titiz bir çalışmayla hazırlandı ve onun eşsiz tecrübeleri yanında ülkenin yakın siyasi tarihine de ayna tutuyor. Doğan Çocuk etiketiyle yayımlanan ve 2. baskısını yapan ‘İlk Meclis’e Yolculuk’ta zor şartlar altındaki ülkemizi kuşatan kara bulutları özgürlük umuduyla dağıtan, millet iradesinin kalbinin Ankara’da atmasını sağlayan, yurdun her köşesine bağımsızlık umudunu dalga dalga yayan Meclis’imizin açılış öyküsü çocukların gözünden anlatılıyor. Türkiye genelindeki bir bilgi yarışmasını kazanan Burcu ve Umut’un ödülü, zaman makinesiyle 23 Nisan 1920’ye yolculuk yapmaktır. 1920’de küçük bir kasaba olan Ankara’ya gidip Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışına katılacak, ülkemizi düşmanlardan kurtararak bugün özgürce yaşamamızı sağlayan Büyük Atatürk ile buluşacak, Kurtuluş Savaşı’na omuz veren değerli kahramanlarımızla tanışacaklardır.
İzmir Karşıyaka, play-off primleri için harekete geçti Karşıyaka Spor Kulübü yönetim kurulu, kulüp binasında bir araya gelerek futbol takımının oynayacağı play-off maçları için prim kampanyası başlattı. Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü ve beraberindeki yöneticiler, Mavişehir’deki kulüp binasında bir araya gelerek TFF 3. Lig 2. Grup’ta play-off oynayacak futbol takımı için prim kampanyası başlattı. Başkan Ergüllü 3 Milyon TL ile başlangıcı yaparken Nazım Torbaoğlu 3 Milyon TL, eski başkan Azat Yeşil 1 Milyon TL, kulüp yöneticisi Mustafa Taşova ve Mustafa Karabağlı da 2’şer Milyon TL bağışta bulundu. Toplantıda açıklamalar yapan Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü, “Futbolla ilgili ben 3 Milyon TL’lik başlangıçla kampanyayı başlatmak istiyorum. Bana vekalet veren ve işleri nedeniyle yanımızda olamayan Mustafa Taşova da 2 Milyon TL’lik katkı veriyor. Camiamızın sevilen isimlerinden Mustafa Özçakar da desteklerini açıkladı. Bu katkı play-off maçlarımız oynanırken büyüyerek devam edecektir” dedi. “Play-off öncesi takımlarımıza moral depolamak istiyoruz” ’Burada toplanmamız tarihi bir gün olarak kayda geçecektir’ diyen Başkan Ergüllü, “Biz Zühtü Işıl ve arkadaşlarının kurduğu savaşçı bir kulübüz. Artık bu savaş günümüz boyutlarında değişik boyutlara geçti. Bu nedenle futbola ve basketbola ekonomik alanda daha fazla desteklemek için play-off öncesinde moral motivasyon depolamak için burada toplandık. Başlangıcı güzel yaptığımızı düşünüyorum. Bu kampanya play-off’taki her maç sonrasında artarak devam edecektir. Umarım 6 maç sonunda da inşallah üst lige çıkan taraf biz olacağız. Burada sağlanan katkıyla da takımımızı ve teknik heyetimizi memnun edeceğimizi düşünüyorum. Tüm katkı vereceklere şimdiden çok teşekkür ederim. Hem kendi ve hem de yönetim kurulumuz adına. Buradan umarım üst lige çıkarız. Çünkü bir yılı daha kaybetmek maalesef hepimiz için hüsran olacak. Bu yılı camia olarak kazanalım” şeklinde konuştu. Öte yandan bağış yapılacak IBAN hesabının ise gün için resmi sosyal medya hesaplarından paylaşılarak taraftarların ilgisine sunulacağı dile getirilirken, ismini vermek istemeyen bağışçıların katkılarıyla prim için toplanan desteğin şimdiden 15 Milyon TL seviyelerine geldiği öğrenildi. Kampanyanın sloganı ‘Şampiyonlukta sende ol’ olarak belirlendiği duyuruldu. Basketbol VIP satışlar başlıyor Futbolda tarafında oynanacak play-off maçları için basın toplantısı düzenleyen Karşıyaka Spor Kulübü İlker Ergüllü, bir müjde de basketbolseverlere verdi. Gelecek sezona iyi başlangıç yapmak için VIP ve saha kenarı biletlerini satışa çıkarıldığını dile getiren Ergüllü, “Basketbol sezonumuzun eksiksiz tamamlanması ve geçmişi temizleyerek yeni bir bütçeyle başlamak adına yarından itibaren saha kenarı ve VIP satışlarını başlatıyoruz. Yaklaşık 1 hafta gündemde kalacak. Tüm basketbolseverleri, camiamızı ve taraftarlarımızı yerlerini almaya davet ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.