POLİTİKA - 06 Şubat 2022 Pazar 18:50

Erbakan’dan Millet İttifakı’na tepki: “6’nız değil, 16’nız bir araya gelse yine de bir şey yapamazsınız”

A
A
A
Erbakan’dan Millet İttifakı’na tepki: “6’nız değil, 16’nız bir araya gelse yine de bir şey yapamazsınız”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Şimdi çıkıp, önümüzdeki günlerde 6 tanesi bir araya gelecekmiş.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Şimdi çıkıp, önümüzdeki günlerde 6 tanesi bir araya gelecekmiş. Belirli bir mutabakat imzalayacakmış. Falan filan. Bu zihniyetle, bu iş batırma belgeleri ile 6’nız değil, 16’nız bir araya gelse yine de bir şey yapamazsınız” dedi.



Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan, partisinin Altındağ İlçe Başkanlığı 2. Olağan Kongresi’ne katıldı. Kongre, mehter takımının mini konseri ile başladı, parti hakkında bilgiler veren sinevizyon gösterisi ile devam etti. Burada bir konuşma gerçekleştiren Erbakan, Millet İttifakı ve muhalefete yönelik söylemlerde bulundu.



“Bu iktidarı değiştirip yerine CHP zihniyetini mi getireceğiz?”


Erbakan burada yaptığı konuşmasında, muhalefetin sürekli parlamenter sistem üzerine durduğunu, bütün sıkıntıların sistem olmadığını belirterek, “Bu iktidarı değiştireceğiz, bu iktidarı göndereceğiz peki yerine ne getireceğiz? Şu malum muhalefet partilerini mi? Şu malum CHP zihniyetini, ana muhalefet partisini mi? Şu her akşam televizyonlarda cilalayıp parladıkları yeni kurulan partileri mi getirecek? Aman ha aman, sakın ha sakın. Takmışlar kafayı bir parlamenter sisteme. Gece parlamenter sistemle yatıyor gündüz parlamenter sistemle kalkıyor. Yok benim ki daha güçlü parlamenter. Sanki bütün işin, sıkıntıların sebebi sistemmiş gibi. Biz diyoruz ki bırakın bu işleri. Mesele sistem meselesi değil, mesele zihniyet meselesi. Peki içinizden herhangi bir tanesinin daha önce iş başına gelip de milletin derdine derman olduğuna dair elinde bir referansı, iş bitirme belgesi var mı? Böyle bir şey de yok. E ne diye çıkıp milletin karşısına geçip duruyorsun. Bırakın iş bitirme belgesini, referansı, bunların pek çoğunun daha öncesinden kapı gibi iş batırma belgeleri var” diye konuştu.



“Bu malum muhalefetin içerisinde 28 Şubat sürecinde tanklara selam duran zihniyete sahip insanlar var”


Muhalefetin içerisinde 28 Şubat sürecinde tanklara selam duran zihniyete sahip insanların olduğunu söyleyen Erbakan, “Bu malum muhalefetin içerisinde 28 Şubat sürecinde tanklara selam duran zihniyete sahip insanlar var. Bu malum muhalefetin içerisinde, laiklik kavramını, laiklik ilkesini din düşmanlığı olarak görüp geldiği zaman bunu yine din düşmanlığı olarak uygulamak isteyenler var. Muhalefetin içerisinde Türkiye’yi dış politikada bataklığa sürükleyen var. Ekonomiden sorumlu devlet bakanı oldukları dönemde yıllık ortalama 35 milyar dolar borç faizi ödeyenler var. Kendisi bakanlıktan ayrıldığından sonraki dönemde Türkiye’nin yıllık faiz ödemesi ortalama 17-18 milyar dolar. Kendisi şu anda da bir parti lideri. Şimdi eleştiriyorsun, borç-faiz ekonomisi diyorsun, milleti ne hale getirdiniz diyorsun. E senin döneminde bugünkü dönemin iki misli faiz ödenmiş. Ekonomiden sorumlu devlet bakanı koltuğuna oturduğu gün özel sektörün ve kamunun toplam borcu 129 milyar dolar, koltuktan kalktığı gün 400 milyar dolar olmuş. Bu ülkeyi asıl borca siz batırmışsınız. Düzelteceksen o zaman düzeltirdin zaten” ifadelerini kullandı.



“Mevcut iktidarı değiştirip bunları getirmek, yağmurdan kaçarken doluya tutulmak demektir”


Muhalefetin içerisinde bir kişinin, ‘Ben iktidar olduğum zaman, herkesin iktidarı olacağım, her kesimi kucaklayacağım’ diyerek LGBT’ye haklarını iade edeceğini belirttiğini öne süren Erbakan, “Düşünebiliyor musunuz? Bu LGBT haklarının içerisinde, erkek erkeğe, kadın kadına evlenme hakkı da var mı? Bu hakkı da teslim edecek misin? Bunların neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Mevcut iktidarı değiştirip bunları getirmek, yağmurdan kaçarken doluya tutulmak demektir” dedi.



“6’nız değil, 16’nız bir araya gelse yine de bir şey yapamazsınız”


Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 1989’da, Anavatan Partisi’nden belediyeleri aldığını ve 1994’te bütün belediyeleri tekrar Refah Partisi’ne verdiğini dile getiren Erbakan, “Neden? 1989-1994 arasında belediyecilik hizmetini batırdılar, ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Şehir dendiği zaman, Büyükşehir dendiği zaman akla üç şey gelmeye başladı da onun için. Nedir o? Çöp, çamur ve çukur. Bir belediyeyi yönetmeyi dahi becerememiş bir zihniyet, geçmişten gelen iş batırma belgeleri var derken bunları kastediyorum. Bunlar gelip de millete ne verecek? Şimdi çıkıp, önümüzdeki günlerde 6 tanesi bir araya gelecekmiş. Belirli bir mutabakat imzalayacakmış. Falan filan. Bu zihniyetle, bu iş batırma belgeleri ile 6’nız değil, 16’nız bir araya gelse yine de bir şey yapamazsınız” diye konuştu.



“Yağmurdan kaçarken doluya tutulursak, bir beş sene on sene daha kaybetmiş oluruz”


Erbakan konuşmasına şöyle devam etti:


“Bunların bu millete verecekleri herhangi bir şeyleri yoktur. Yağmurdan kaçarken doluya tutulursak, bir beş sene on sene daha kaybetmiş oluruz ki, bizim ülke olarak, bırakın beş-on seneyi, beş-on hafta dahi kaybetmeye tahammülümüz yoktur. Milletimizin yüzünün gülmesi, paylaşımda adaletin, yönetimin adaletin tesis edilmesi, gardiyan devlet yerine garson devlet anlayışının tesis edilmesi, yaşanabilir Türkiye’nin kurulması, gerçekten de adil ve hakkı üstün tutan bir adalet mekanizmasının hakim olması, yeniden büyük Türkiye’nin kurulması, yasakların, yolsuzluğun, ortadan kalkması, adaletin ve kalkınmanın gerçek manada sağlanması ancak ve ancak milli görüş ile olur. Yeniden Refah ile olur. Kurtuluş milli görüşsüz olmaz.”



Genel Başkan Erbakan, konuşmasına bu milletin artık Çin Modeli değil Milli Görüş modeli istediğini de ekledi.


Kongrede Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Aşıla ve Yeniden Refah Partisi Ankara İl Başkanı İsmail Baykal da birer konuşma gerçekleştirdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolulu altın ustası, 69 yıldır 20 metrekarede altına hayat veriyor Bolu’da tarihi Taşhan’daki 20 metrekarelik dükkanında altın, gümüş ve bakır tamiri yapan 77 yaşındaki Hayati Karademir, 69 yıldır ürünleri eski ihtişamına kavuşturuyor. Yeni nesil çırakların meslekten çok paraya önem verdiğini ve sektörde temelden yetişen usta kalmadığını belirten Karademir, "Bir gram altının aynı şekilde sahtesini çıkarıyorlar. İnsanlar baktığı zaman bilemiyorlar. Bizim gibi temelden uğraşan kalmadı" dedi. Bolu’nun Büyükcami Mahallesi’nde bulunan tarihi Taşhan’da kuyumcu tamirciliği yapan Hayati Karademir, mesleğe 8 yaşında başladı. 69 yıldır sektörün içinde olan ve zamanla değerli eşya tamirciliğine yönelen Karademir, 2 oğlunu da bu meslekte yetiştirdi. 3 yıl önce evlatlarından birini kaybeden usta isim, kaynak ve inceltme makineleriyle yıllara meydan okuyor. 20 metrekarelik dükkanında altın gibi değerli eşyaları tamir eden Karademir, ürünleri eski ihtişamına kavuşturuyor. "Yeni nesil daha çok paraya tamah ediyor" Bir çırağın babasının yanında yetişmesinin doğru olmadığını tecrübesi ile söyleyen Hayati Karademir, "Mesleki düzenlerde illaki bir çırak, usta yanında yetişecek. Babasının yanında olunca rahat oluyor. Usta yanında mecburen dikkatli olmak zorundasın. Ne denirse yapmak ve iyi takip etmek zorundasın. Yeni nesil daha çok paraya tamah ediyor. Pek sıkıntı çekmek istemiyorlar. Daha kapıdan girene bir şey öğretmek istediğimde önce, ‘Ne kadar para vereceksin? Haftada kaç gün izin vereceksin?’ sorusunu soruyor. ‘Sabahları kaçta geleceğim?’ diye soruyor. Ben Eskişehir’deki çıraklık dönemimde 7’yi 10 geçe dükkan açardım" dedi. "Eskiden tamir zordu" Eskiden bakır, gümüş ve altın ürünlerinin tamirinin daha zor yapıldığını belirten Hayati Karademir, "Eskiden ayakla çalışan körükler vardı. Futbol topunun içi dediğimiz kısım körüğün üstüne yerleştirilir. Ayakla basılınca o topun içi şişer ve ağzından çıkan hava kenarda duran benzin deposuna girer. O ayakla bastığımız hava benzin deposu içerisindeki havaya karışarak kaynak yapılırdı. Eskiden zordu ayak ve ellerin sürekli çalışması gerekiyordu. Şimdi kaynak ile eriterek yapıyoruz" diye konuştu. "Bir gram altının aynı şekilde sahtesini çıkarıyorlar" Teknolojinin ilerlemesiyle fabrikasyon ürünlerinin arttığını ve ayırt edilmesinin zor olduğunu vurgulayan Hayati Karademir, "Teknoloji büyüdükçe her şeyin fabrikasyonu yapılabiliyor. Hem de seri halde. Son zamanlarda öyle metaller yapılıyor ki görünüşü altın gibi. Biz dahi zor ayırt ediyoruz. Biz kuyumculukta dürüstlük ve doğruluk çok önemlidir. Altın ve gümüşte genelde ayar olur. Damga olur, damgası bir şey satılamazdı. Hiç kimse altın olmayan bir şeyi satıp para kazanmayı düşünmezdi. Sahtekarlık hiç akla gelmezdi. Bir gram altının aynı şekilde sahtesini çıkarıyorlar. İnsanlar baktığı zaman bilemiyorlar. Bizim gibi temelden uğraşan kalmadı. Bolu’da 50, 60 tane kuyumcu var. Temelden bilgili olan kalmadı" şeklinde konuştu. "En tehlikeli olan kezzap dediğimiz asittir" Meslekte kullanılan ürünlerin tehlikesinden de bahseden Karademir, "En tehlikeli olan kezzap dediğimiz asittir. Bu genelde ele ve vücuda temas ettiği zaman yakar. Korunmak önemlidir. Bunun yanında yine siyanür kullanırız. Siyanür çok tehlikeli ve zehirli bir maddedir. Aynı su içerisine karıştırılırsa mideye inen o asit kişiyi ölüme dahi götürebilir" ifadelerine yer verdi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "8 yılda Başkentray ile 140.3 milyon yolcu taşıdık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 12 Nisan 2018’de modernize edilerek yeniden hizmete açılan Başkentray’ın 8 yılda 140,3 milyon yolcuya hizmet verdiğini açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 12 Nisan 2018’de modernize edilerek yeniden hizmete açılan Başkentray’ın 8. hizmet yılı vesilesiyle yazılı açıklamada bulundu. "Başkentray ile metro standardında banliyö hizmeti vermeye başladık" Başkentray Projesi ile mevcut hattın tamamen yenilenip standardının da yükseltilerek metro standardında ulaşım yapılmaya başlandığını dile getiren Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Başkentray’ı yüksek hızlı tren, banliyö ve konvansiyonel tren işletmeciliğine uygun olarak inşa ettik. Başkentray ile Kayaş-Sincan arasında metro standardında banliyö hizmeti vermeye başladık. Proje kapsamında, 24 adet banliyö istasyonunun metro standardında yeniden inşa ettik. Eryaman YHT Gar’ı da bu proje kapsamında tamamlayarak Eryaman’da YHT ve banliyö hizmeti vermeye başladık." "8 yılda 140,3 milyon yolcu" Yolcu sayılarına ilişkinde açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, "8 yılda Başkentray ile 140,3 Milyon yolcu taşıdık. Başkentray’ı her gün ortalama 76 bin yolcu kullanıyor, yoğun günlerde bu sayı 115 bine kadar çıkıyor" şeklinde konuştu. "Yaklaşık 36 kilometrelik hat üzerinde vatandaşlarımıza hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım imkânı sunuyoruz" Bakan Uraloğlu, Başkentray’ın modern altyapısı ve yüksek kapasitesiyle başkentte toplu ulaşımın bel kemiğini oluşturduğunu belirterek, "Sincan ile Kayaş arasında uzanan yaklaşık 36 kilometrelik hat üzerinde vatandaşlarımıza hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım imkânı sunuyoruz. Günlük binlerce yolcuya hizmet veren sistemimiz, yoğun saatlerde sıklaştırılan seferlerle bekleme sürelerini minimuma indiriyor" dedi. Başkentray’ın sadece bir banliyö hattı olmadığını, aynı zamanda entegre bir ulaşım projesi olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Metro, otobüs ve diğer toplu taşıma sistemleriyle sağlanan bağlantılar sayesinde vatandaşlarımızın şehir içinde kesintisiz ulaşımına katkı sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. Projede erişilebilirlik ve yolcu konforunun ön planda tutulduğunu belirten Uraloğlu, tüm istasyonların engelli vatandaşların kullanımına uygun şekilde düzenlendiğini, modern tren setleriyle ferah ve güvenli bir seyahat imkânı sunulduğunu kaydetti.
Kayseri 44 yıldır tarihi saatlere ince ayar veriyor Kayseri’de saat tamirciliği yapan İbrahim Çimen, 44 yıldır 250-300 yıllık saatlere ince ayar veriyor. İbrahim Çimen, yıpranan 250-300 yıllık saatleri tamir ediyor. Babasının vefatından sonra okuma şansının olmadığını ve bu mesleğe atıldığını dile getiren Çimen, işini severek yaptığını söyledi. 1650-1700’lü yıllardan kalman saatleri tamir ettiğini belirten Çimen, "44 yıldır saatçiyim. 1981 yılında babam vefat edince okuma şansımız olmadı. Okuyamadığım içinde bir meslek seçmek zorunda kaldım. Saatçiliğe başladım ama bu işi çok sevdim. Daha sonra başka hiçbir yapmadım, yapamam. Çünkü bu işi severek yapıyorum. Saatlerin sistemini bilirseniz kolay. Her saatin ayrı bir özelliği vardır. Ben 250-300 yıllık saatleri tamir ediyorum, hepsinin sistemi bir birinden farklı. Elimdeki saat Fransız Pirior, 1750 yılında çıkmış. Benim tamir ettiğim saatler bu şekilde eski saatler. Bu tarz eski saatlerde hem zemberek, hem de zincir sistemi vardır. Bizlerde bu zincir sistemini geliştirip, tamir ederek bu işi idame ettiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de eski saatler üzerine çalışan sayılı ustalardan biri" Saat koleksiyoneri Bayram Ayzet, Türkiye’de İbrahim usta gibi insanlardan sayılı olduğunu söyleyerek, "Bende uzun zamandır cep saati ile ilgiliyim. İbrahim ustayı uzun yıllardır tanırım. Hem arkadaş ilişkilerimiz hem de saatlerimin bakımlarını kendisi yapar. İbrahim usta, Türkiye’de eski saatler üzerine çalışan sayılı birkaç ustadan biridir. Kayseri’miz bu konuda çok şanslı. 1650’li yıllardan itibaren cep saatleri var. Eskiden elektrikli ev ve el aletleri yokken ustalar her şeyi elleriyle yapmışlardır. Bu tarz eski saatlerin bakım ve arızasını Türkiye’de yapan çok az sayıda kişi var. İbrahim ustamız da onlardan birisidir" şeklinde konuştu.
Kayseri Büyükşehir’de pazar günü de durmak yok: Kartal Katlı Kavşağı’nda hummalı çalışma Kayseri Büyükşehir Belediyesi, pazar gününde de sahadaki yoğun mesaisini sürdürüyor. Kartal Katlı Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi’nde ekipler dört koldan çalışarak ulaşım yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kent içi ulaşımı daha konforlu ve güvenli hale getirmek amacıyla yürüttüğü Kartal Katlı Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi’nde çalışmalarına hafta sonu pazar gününde de hız kesmeden devam ediyor. Şehrin kritik ulaşım noktalarından biri olan bölgede ekipler, yoğun bir mesai ile sahada aktif şekilde görev alıyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın liderliğinde sürdürülen proje, Dünya Bankası finansmanı ve İller Bankası A.Ş. koordinasyonunda yürütülen "İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi" kapsamında hayata geçiriliyor. Bu kapsamda proje, yalnızca ulaşım altyapısını güçlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir şehircilik hedeflerine de katkı sunuyor. Şehir içi trafik yoğunluğunu azaltmak, ana arterlerde kesintisiz ulaşımı sağlamak ve bağlantı yollarını daha işlevsel hale getirmek amacıyla planlanan proje etaplar halinde ilerliyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, hafta sonu demeden sürdürdüğü bu yoğun çalışmalarla kentin ulaşım altyapısını güçlendirmeye ve yaşam kalitesini artırmaya devam ediyor. Kartal Katlı Kavşağı Projesi’nin tamamlanmasıyla birlikte kavşak kapasitesinin artması, trafik sıkışıklığının azalması, ulaşım sürelerinin kısalması ve karbon salımının düşmesi bekleniyor.