GENEL - 09 Şubat 2023 Perşembe 14:05

Deprem bölgelerindeki müzelerin koleksiyonlarında ciddi bir hasar tespit edilmedi

A
A
A
Deprem bölgelerindeki müzelerin koleksiyonlarında ciddi bir hasar tespit edilmedi

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, deprem bölgelerindeki müzelerin koleksiyonlarında ciddi bir hasar tespit edilmediğini bildirdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, deprem bölgelerindeki müzelerin koleksiyonlarında ciddi bir hasar tespit edilmediğini bildirdi.


Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından depremin ilk anından itibaren başta personelin sağlık durumunun, müze ve ören yerlerin güvenliği ile müze binası ve eserlerin durumuyla kültür varlıklarının korunması için gerekli çalışmaların yürütüldüğü belirtildi.


Açıklamada, depremden etkilenen Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis, Osmaniye, Diyarbakır ve Adana müzelerinde herhangi bir hasar meydana gelmediği kaydedilerek, “Kahramanmaraş, Elbistan, Adıyaman, Malatya müzelerimizde ufak çatlaklar dışında bir hasar oluşmamıştır. Müzelerimizin koleksiyonlarında ciddi bir hasar tespit edilmemiştir” denildi.


Bununla birlikte, etrafında bulunan binaların tehlike oluşturabileceği ihtimali göz önünde bulundurularak Kahramanmaraş Müzesinin taşınabilir nitelikteki koleksiyonunun güvenli bir müzeye nakledildiği bildirilen açıklamada, şunlar ifade edildi:


“Hatay Arkeoloji Müzemizin bir bölümünde hasar meydana gelmiştir. Bakanlığımızca, acil durum eylem planımız doğrultusunda en hızlı ve kapsamlı personel takviyesi bu müzemize sağlanmıştır. Ayrıca elektrik kesintilerinin güvenlik zafiyeti oluşturmaması için müzemize güneş enerjili kamera sistemleri kurulmuştur. Dünya Miras Alanlarımızdan Malatya Arslantepe’de kerpiç duvarlardan hafif kaymaların bulunduğu ve geçici çatı örtüsünde yer yer çökmeler olduğu tespit edilmiş ancak alanda ciddi bir hasar oluşmamıştır. Diyarbakır surlarının sınırlı bir bölümünde hafif dökülmeler olduğu, yine Diyarbakır Suriçinde bulunan St. George Kilisesi’nin girişinde ufak çaplı dökülmeler bulunduğu tespit edilmiştir. Şanlıurfa Göbeklitepe ve Adıyaman Nemrut Dağı gibi diğer dünya miras alanlarımızda hiçbir olumsuzluk tespit edilmemiştir.”


Açıklamada, Gaziantep Kalesi ve Malatya Yeni Camii başta olmak üzere depremin etkilediği şehirlerde bulunan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olsun veya olmasın tescilli tarihi yapılarda ve müzelerde oluşan hasara ilişkin detaylı çalışmaların devam ettiği vurgulanarak, “Deprem bölgesine diğer müzelerimizden güvenlik personeli ve uzman personel desteği sağlanmıştır ve ihtiyaca göre bu çalışmalara aralıksız devam edilmektedir. Halihazırda tüm müze ve ören yerlerimiz güvenli durumda ve kontrol altındadır. İlk andan itibaren tüm teşkilatımız, depremden etkilenen personelimize destek için sahada ve merkezde üstün gayret ve örnek bir iş birliğiyle çalışmaktadır” cümlelerine yer verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TİGEM’den ’değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ iddialarına yalanlama Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), ’değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ iddiaları hakkında açıklama yaptı. TİGEM’in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Genel Müdürlüğümüze bağlı Malatya Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürlüğü bünyesinde 25 Aralık 2025 tarihinde meydana gelen olayla ilgili, çeşitli mecralarda yer alan ’Değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ şeklindeki iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu işletmede bulunan Çiftçibaşı Tay Tavlası’ndaki 19 tay, henüz nedeni kesin olarak belirlenemeyen şekilde padok servis kapısının açılması sonucu işletme sahası dışına çıkmıştır. Tayların karayoluna ulaşması neticesinde meydana gelen trafik kazalarında 6 tay telef olmuş, 4 tay yaralanmıştır. 9 tay ise sağlıklı bir şekilde aynı gün işletmeye geri getirilmiştir. İddia edildiği gibi kayıp olan tay veya at yoktur. Telef olan 6 tayın toplam değeri ise iddia edildiği gibi 100 milyon TL değil, yaklaşık 800 bin TL’dir. Olayın hemen ardından gerekli idari ve adli süreçler başlatılmış olup, Malatya Valiliği ile TİGEM tarafından konuya ilişkin soruşturma da titizlikle yürütülmektedir. Ayrıca olayın hemen akabinde Malatya Valiliği tarafından kamuoyuna resmi açıklama yapılmıştır. Kamuoyunun asılsız ve spekülatif beyanlara itibar etmemesi önemle rica olunur" denildi.
Muş Muş’ta evlat nöbeti sürüyor Muş’ta 235 haftadır DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde evlat nöbeti tutan aileler, çocuklarına teslim olmaları için çağrıda bulundu. Muş’ta çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa götürüldüğünü öne süren ailelerin DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde başlattığı evlat nöbeti devam ediyor. Haftalardır kararlılıkla sürdürülen eylemde aileler, her çarşamba günü olduğu gibi bu hafta da soğuk havaya rağmen bir araya geldi. Ellerinde çocuklarının fotoğraflarını taşıyan anne ve babalar, "Artık Yeter", "Yakamızdan Düşün" ve "Anneler Direniyor" yazılı pankartlarla seslerini duyurmaya çalıştı. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı eylemde aileler, çocuklarına güvenlik güçlerine teslim olmaları yönünde çağrıda bulundu. Soğuk hava ve yağışa rağmen eylem alanını terk etmeyen aileler, evlatlarına kavuşuncaya kadar mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı. Aileler, bölgede barış ve huzur ortamının güçlenmesini temenni ettiklerini belirterek, çocuklarının da bu ortamdan faydalanarak yuvalarına dönmesini istediklerini dile getirdi. Eyleme katılan annelerden Naciye Sönmez Yıldız, 10 yıldır oğlundan haber alamadığını belirterek, "Osman bu yağmurda, soğukta hep senin için buradayım. Neredeysen, sesimi duyuyorsan çık gel. Biz de seni bekliyoruz. Seni özledik. Televizyonda, telefonda, sokakta, haberlerde her yerde sizi dinliyor, sizi bekliyoruz. Bak barış da oldu, her şey güzel olmuş. Siz de çıkın gelin. Bir damla kanım kalana kadar seni bekleyeceğim. 10 senedir oğlumun hasretini çekiyorum. Değil 10, 100 sene de geçse oğlumun peşini bırakmam. Ben oğlumu kimseye vermem. Ben oğlumu istiyorum" dedi. Eyleme katılan bir diğer anne Şahinaz Özcan ise 9 yıldır oğlundan hiçbir haber alamadığını söyledi. Özcan, oğluna seslenerek, "9 yıldır oğlum kayıp, hiç haber alamadım. Barış da oldu. Gelin teslim olun, yeter artık. Kürt diyorlar bu Kürtlük mü? Biz de Kürt’üz. Kürt olsa insanı bu hale mi getirir? Atilla oğlum sesimi duyuyorsan gel teslim ol" dedi.