GENEL - 24 Mayıs 2023 Çarşamba 09:31

Türk savaş uçaklarının hastanesi: Eskişehir 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü

A
A
A
Türk savaş uçaklarının hastanesi: Eskişehir 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü

Türkiye’nin uçan güçleri jet uçaklarının bakımı, Milli Savunma Bakanlığının Eskişehir’de bulunan 100 futbol sahası büyüklüğündeki 1.

Türkiye’nin uçan güçleri jet uçaklarının bakımı, Milli Savunma Bakanlığının Eskişehir’de bulunan 100 futbol sahası büyüklüğündeki 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğünde özenle yapılıyor.


Dünyanın ilk askeri havacılık teşkilatlarından biri olan, dünyada en güçlü ilk 10 filo içinde yer alan Türk Hava Kuvvetlerine (HvKK) ait jet uçakların bakımlarının yapıldığı Eskişehir 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü, kapılarını İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açtı. MSB Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğüne (ASFAT) bağlı olarak faaliyet gösteren 100 futbol sahası büyüklüğündeki 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğünde jet uçakları ile uçaklara ait motorların fabrika seviyesinde bakımları gerçekleştiriliyor. Faaliyetlerini 147 bin metrekarelik alanda sürdüren 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü, jet uçaklarına özenle bakıyor. 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğüne bağlı farklı birim müdürlüklerinde ise jet uçakları için detaylı çalışmalar gerçekleştirilerek, bakımlar özele indirgeniyor.



10 binin üzerinde motorun revizyonu gerçekleştirildi


Jet Revizyon Müdürlüğünün faaliyetlerine dair bilgiler veren Jet Revizyon Müdürü Albay Can Danışman, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, TSK ve diğer kuvvet komutanlıklarına ait hava taşıtlarının gaz türbin motorlarının revizyonunu gerçekleştirdiklerini söyledi. Gaz türbin motor revizyonunda dünyada sayılı tesislerden olduklarını belirten Danışman, “Kurulduğumuz 1968’den bugüne kadar 10 binin üzerinde motorun revizyonunu bu tesiste gerçekleştirdik. Bu alanda dünyada sayılı tesislerden bir tanesiyiz. Hatta bu çapta bu kadar çok çeşitte motora hizmet veren tesisiz diyebilirim. Burada turbofan, turboprop, turbojet ve turboşaft olmak üzere toplamda on çeşit motor revizyonu gerçekleştiriliyor” dedi.


Uçak Fasfat Müdürü Binbaşı Murat Keskin ise, “F-16, F-4, F-5, T-38 ve KT-1T uçaklarının fasfat, analitik kontrol, aviyonik modernizasyon, yapısal yenileme gibi birçok faaliyeti yürütülmektedir. Birliğimize bakım için gelen uçaklar, uçak tipine göre değişik yıllarda birliğimize sevk edilmekte olup, her uçağın bakımı esnasında 11 bine yakın bölgede kontrol ve onarım işlemleri yapılmaktadır. Ayrıca uçaklarımızın boya yenileme ve diğer bakım kontrol faaliyetleri birliğimiz tarafından yerine getirilmektedir” diye konuştu.


Üsteğmen Cem Berkay Karaca da müdürlüğün yürüttüğü bir diğer görevin hava, silah ve savunma sistemlerinin uçuş ve yer emniyeti harekat etkinliğini arttırmak amacıyla milli ve uluslararası iyileştirme, yenileştirme, geliştirme projeleri olduğunu dile getirdi.



Bakımlar yerli ve milli imkanlarla yürütülüyor


Karaca, şöyle devam etti:


“Hava Kuvvetlerinin geleceğine yön verecek olan modernizasyon ve silah sistem geliştirme faaliyetleri tamamıyla milli imkanlarla yürütülmekte olup, silah sistem geliştirme projeleri çerçevesinde modern, aviyonik ve silah sistem Türk Hava Kuvvetleri uçaklarına entegrasyonu yapılması ve yine aynı şekilde harekat uçuş yazılımının geliştirilmesi, aviyonik, tasarım, imalat ve montaj ve entegrasyonun yapılması, uçuş test ölçümlendirme cihazları ile uçuş test verilerinin toplanmasına yönelik tasarım, imalat ve montajın yapılması sağlanmaktadır.”



Jet uçaklara yüksek kalite aksesuar


Aksesuar Revizyon Müdürlüğünde gerçekleştirilen faaliyetleri aktaran Üsteğmen Metehan Şal da, “Uçak, uçak motoru ve yer destek teçhizatlarına ait çeşitli aksesuar ünitelerinin bakım, onarım, yenileme ve tadilatları ile fonksiyonel testleri yapılmaktadır. Farklı tipteki uçak ve motorlara ait hidrolik, servo, yağ, yakıt, elektrik güç, fren ve iniş takımları, oksijen konvertörleri ile pnömatik sistemleri ve kabin tazyik üniteleri gibi çeşitli sistemlerin bakım-onarım kabiliyetine sahip olan Aksesuar Revizyon Müdürlüğü’nde işlemler, teknik dokümanlarda belirlenen yüksek kalite standartlarına uygun olarak gerçekleştirilmektedir” açıklamasını yaptı.



Uçak sistemlerine havacılık standartlarında parça tasarımı yapılıyor


Hava Mühendis Üsteğmen Recep Güner, İmalat Müdürlüğünde gerçekleştiren faaliyetleri şöyle anlattı:


“İmalat Müdürlüğü’nde uçak sistemlerine havacılık standartlarında parça tasarım ve imalat faaliyetleri yürütülmektedir. Müdürlükte talaşlı imalat teknolojilerinden torna, freze, taşlama, EDM, sac şekillendirme teknolojilerinden kesme, bükme, form kalıp, sıcak işler teknolojilerinden kaynak, ısıl işlem, döküm ve dövme, yüzey hazırlama teknolojilerinden kaplama, boya ve kumlama kabiliyetleri bulunmaktadır.”



Yalnızca Hava Kuvvetleri Komutanlığı değil, diğer kuvvet komutanlıklarına da kalibrasyon desteği sağlanıyor


Üsteğmen Sercan Arslantürk ise şöyle konuştu:


“Bakımları, hassas ölçü aletlerinin kalibrasyon ve onarımları, yağ ve hidrolik analiz cihazları ile jet motor bremzelerinin kalibre ve onarımları gerçekleştirilmektedir. Müdürlüğün bünyesinde yer alan Kalibre Laboratuvarı’nın süreçleri ve ortam şartları iki yıllık periyotlarda denetim görmekte, sadece Hava Kuvvetleri Komutanlığına değil, diğer kuvvetlere de kalibrasyon desteği sağlamaktadır. İmalat Müdürlüğünde uçak sistemlerine, havacılık standartlarında parça tasarım ve imalat faaliyetleri yürütülmektedir.”



1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü TSK’ya öncülük yapıyor


Müdürlüğün sahip olduğu belgelere işaret eden Plan Program Başkanı Albay Murat Taşkesen de şunları kaydetti:


“Kalite yönetim sistemlerini sürekli iyileştirme çabası içerisinde olan 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü, bu açıdan da ilkleri başararak Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) öncülük yapmaktadır. Bu kapsamda AS 9110 belgesini Avrupa’da, AS 9100 ve AQAP 2310 belgelerini ise TSK’da ilk alan askeri fabrika 1’inci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğüdür. Ayrıca müdürlüğümüz ISO 9001 Kalite, ISO 14001 Çevre, ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği ve NATO AQAP 2310, AQAP 2210 belgelerine de sahiptir. Söz konusu bu belgelerin denetimleri ilgili kuruluşlarca belirli periyotlarla yapılmakta ve sürekliliği sağlanmaktadır.”


Eskişehir 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü; tasarım, üretim, bakım, onarım ve modernizasyonda yerli ve sürdürülebilir ileri teknoloji merkezi olma vizyonuyla sorumlu olduğu sistemleri, gelecekte de emniyet ve etkinlikle harekat icra edebilecek şekilde lojistik açıdan desteklemeye devam edecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı’dan Gönen Sera OSB’ye ziyaret Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gönen Sera Organize Tarım Bölgesi’nde incelemelerde bulundu. Gerçekleştirilen ziyarette bölgede devam eden çalışmalar, yatırım süreci ve yürütülen projeler hakkında yetkililerden bilgi alındı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Balıkesir’in Gönen ilçesinde faaliyete geçecek ve dünyanın en büyüğü olacak Organize Tarım Bölgesi’nde incelemelerde bulundu. Tarımın stratejik bir alan olduğunu ve gıda tedarikinin birçok ülke için beka meselesine dönüştüğünü belirten Bakan Yumaklı, Türkiye’nin son 23 yılda yaptığı yatırımlarla bu sorunu tamamen aştığını vurguladı. Dünya ile rekabet edebilmek için güncel teknolojinin entegrasyonunun ve sahip olunan kaynakların doğru kullanılmasının şart olduğunu söyleyen Bakan Yumaklı, gıda konusunda Türkiye’nin sadece kendi vatandaşlarına değil, dünyaya da tedarik sağladığını ifade etti. Yumaklı, "Tarımsal hasılanın içerisinde önemli bir payı, yaklaşık 33 milyar dolar civarında bir rakama ulaşmıştık. Yurtiçi hasılamızla birlikte Avrupa’da birinci, dünyada da 7. sırada olduk." dedi. "12 ay boyunca üretim yapılabilecek" Gönen Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi Projesi’nin alanında dünyanın en büyüğü olacağına dikkat çeken Bakan Yumaklı, projenin potansiyeline ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Gönen’de jeotermal, rüzgar ve güneş enerjisinin bir arada kullanıldığı kombine bir sistem için çalışmaların hızla devam ettiğini belirten Yumaklı, "Proje bittiğinde 12 ay boyunca üretim yapılabilecek. 250 bin ton meyve ve sebze üretilebilecek, 10 bin kişi istihdam edilebilecek." ifadelerini kullandı. Yumaklı, Gönen’in limanlara ve İstanbul gibi büyük pazarlara olan yakınlığıyla stratejik bir konumda olduğunu, koruma-kullanma dengesi içerisinde bütün kaynakların optimum düzeyde değerlendirileceğini dile getirdi. "Altyapı için 8 milyar Türk lirası finansman sağlandı" Türkiye genelindeki Organize Tarım Bölgeleri (OTB) hedeflerine de değinen Bakan Yumaklı, illerdeki tarımsal üsler olarak nitelendirdiği projeler kapsamında 42 ilde 61 OTB planladıklarını açıkladı. Sera, besi ve su ürünleriyle alakalı 45 bölgeye tüzel kişilik kazandırıldığını ve 20 bölgenin altyapısının tamamlanarak yatırımcıların hizmetine sunulduğunu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: "Organize tarım bölgelerinin altyapılarını gerçekleştirmek için bugüne kadar 8 milyar Türk lirası finansman sağladık. 15 organize tarım bölgesinde üretime başlandı hamdolsun. Yüksek verimli, katma değerli üretim ve tarım-sanayi entegrasyonu ancak bu organize tarım bölgelerinde mümkün. Şu anda üretime geçmiş olan organize tarım bölgelerinde 10 bin istihdam var ve 60 bin ton bitkisel üretim gerçekleştiriliyor." Yetkililer, Gönen Sera OSB’nin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin tarım ve ekonomisine önemli katkı sunacağını belirtti.
Balıkesir 1.Uluslararası Balıkesir GastroFest’te ziyaretçi akını Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde kapılarını açan ve ziyaretçi akınına uğrayan 1. Uluslararası Balıkesir GastroFest’te Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın’, ünlü şef Danilo Zanna ile mutfağa girdi. Şehrin tescilli ve meşhur peynirlerini dünya mutfağıyla buluşturan ekip, birlikte hazırladıkları "dört peynirli pizza" ile ziyaretçilerden de tam not aldı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin bu yıl ilkini gerçekleştirdiği ve binlerce Balıkesirlinin açılış meydanını doldurduğu bir törenle kapılarını ziyaretçilerine açan Uluslararası Balıkesir GastroFest, ikinci gününde de ziyaretçi akınına uğramaya devam ediyor. Balıkesir’in eşsiz lezzetlerinin ve kültürel zenginliklerinin dünyaya tanıtıldığı festivalin ikinci gün etkinlikleri kapsamında mutfak atölyesine konuk olan ünlü şef Danilo Zanna, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın ile bir araya geldi. Meydanı dolduran kalabalığın alkışları eşliğinde mutfağa geçen Akın çifti ve Danilo Şef, Balıkesir’in coğrafi işaretli ve tescilli peynirlerini kullanarak dört peynirli özel bir pizza yaptı. Şehrin dört bir yanından gelen dört farklı peynir çeşidiyle harmanlanan pizza, ziyaretçilerden de tam not aldı. Bu topraklar çok değerli Gastronomi dünyasının önde gelen isimlerini Balıkesir’de ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduklarını söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "İnanıyorum ki bu festivallerin devamı gelecek. Bizim insanımızın da bu festivallere ihtiyacı varmış. Bu kalabalık onu gösteriyor" dedi. Dört Peynirli Pizza yapımının püf noktalarına da değinen şef Danilo Zanna, "Balıkesir aslında bereket anlamındadır. Balıkesir oluşurken demişler ki her şey olsun. Hem deniz olsun hem güneş olsun hem rüzgar olsun hem dağlar olsun yeşillik olsun, bereketli olsun isminini de Balıkesir verelim. Ben aşağı yukarı 10 yıl önce Balıkesir’e geldim. Ben Toscanalıyım. Balıkesir Toscana’ya çok benziyor. Onun gibi bereketli. Ben bir yabancı olarak söylüyorum bu topraklar çok değerli çok güzel. Toprağa dokunabilmek, ağaca yeşile dokunabilmek çok kıymetli. Yemek insanlar için çok önemlidir. Ülkeler barış sağlarken bile oturup yemek yerler. Gastronomi kültürler arasında çok önemli bir yer taşır" diye konuştu.
Iğdır TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Iğdır’daki kayısı bahçelerimiz dondan zarar gördü" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Iğdır’da yaşanan zirai don ve doğal afetlerin tarım arazilerinde oluşturduğu zararı yerinde inceledi. Üreticilerle bir araya gelen Bayraktar, afetlerden etkilenen çiftçilerin yaşadığı sorunları dinledi. Bir takım inceleme ve temaslarda bulunmak üzere Iğdır’a gelen Bayraktar, bölge illerinin ziraat odaları başkanları ve ilgililerle birlikte Melekli beldesindeki İrem Bağları’nda incelemelerde bulundu. Bayraktar son yıllarda yaşanan doğal afetler nedeniyle birçok çiftçi ve tarım sektörünü yakından etkilediğini söyledi. Afetlerin bu yıl da devam ettiğini anlatan Bayraktar, "Tabi yağışlar önemli. Yani kümülatif yağış raporlarına baktığımızda aşağı yukarı son 6 ayda geçen yıla göre yağışlarda yüzde 89 oranında artış var. Bundan memnuniyet duymamak mümkün değil. Sonuçta barajlarımız doldu, yeraltı sularımız beslendi ve geçen sene tabi kuraklık yaşadığımız için bu yağışlar doğrusu bize iyi geldi" diye konuştu. Yağışların hububat üretimini ciddi şekilde artıracağını söyleyen Bayraktar, "Buğday üretimimiz büyük bir ihtimalle 20 milyon tonların üzerine inşallah çıkacak. Bunu hep beraber göreceğiz ama aşırı yağışların afet yapmasını beklemiyorduk. Aşırı yağışlar Türkiye’nin birçok bölgesinde su baskınlarına sebebiyet verdi, Türkiye’de sel felaketi yaşayan bölgeleri gezme imkanı buldum. Gittiğim arazilerde 2 metre, 3 metre boyunda su vardı. Tabii barajların da bir bir kısmı açılmış, mecburen kapaklar açıldığı için büyük alanlarda, işte 50 bin dekar, 100 bin dekar alanlarda maalesef bir sel felaketi oluştu. Tabii birçok bölgede sel felaketi ile karşı karşıya kaldık. Bunun dışında dolu felaketi devam ediyor. Halen devam ediyor, birçok vilayette yine birçok alanlarımız, geniş alanlarımız dolu felaketi ile karşı karşıya kaldı" dedi. Türkiye genelinde zirai don olayının büyük çaplı kayıplara yol açmadığını belirten Bayraktar, Iğdır’da ise özellikle meyve bahçelerinin dondan ciddi şekilde etkilendiğini ifade ederek şunları söyledi: "Hava sıcaklıklarının düşmesi bizi biraz endişelendirdi ama çok fazla don felaketiyle karşılaşmadık. Maalesef bu ilimizde, Iğdır ilimizde tarım alanları, özellikle kayısı bahçelerimiz ve diğer meyve bahçelerimiz dona maruz kaldı ve bundan zarar gördü. Özellikle Iğdır ilimizde 14-15 Nisan ve 30 Nisan tarihlerinde don hadisesi meydana geldi. 112 köyde 2016 çiftçimiz, 10 bin 238 dekar alanımız bu don felaketinden zarar gördü. Kayısı, erik, şeftali, karpuz, domates ve nektarin ürünlerimiz yüzde 30 ile yüzde 95 oranında zarar gördü. Iğdır merkez, Tuzluca, Karakoyunlu ve Aralık ilçelerimizde bu don afeti etkili oldu. Ayrıca Iğdır merkezde 30 Nisan 2026 tarihinde dolu afeti meydana geldi ve kayısı bahçelerimizde 200 üreticimiz 1000 dekar bahçemiz yüzde 35’ler mertebesinde zarar gördü. Tuzluca’da aşağı yukarı 250 civarında üreticimiz 3 bin 91 dekar alanda yüzde 60 mertebesinde bir zararla karşı karşıya kaldı." Tarım Sigortaları Havuzuna (TARSİM) kayıtlı olan çiftçilerin zararlarının kısmen de olsa karşılanacağının altını çizen Bayraktar, "Yani TARSİM bunların zararlarını karşılayacak ama ayıtlı olmayan üreticilerimizin burada devlet desteğine ihtiyacı var. Zaten 2025 yılında da biz destekleri TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimiz için istedik ve onlara ciddi manada bir destek bulduk. Yine bu bölgede de TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimize destek bekliyoruz" şeklinde konuştu. Yaşanan afetlerden dolayı üreticilerin maruz kaldığı zararın takipçisi olacaklarını söyleyen Bayraktar, "Üreticilerimiz bir ekonomik faaliyetin içindeler. Para kazandıkları müddetçe bu üretimlerine devam ediyorlar, para kazanamadıkları takdirde de biliyorsunuz sektör göç veriyor. Özellikle gençlerimizi bu sektörde tutmanın fevkalade zor olduğunu hep görüyoruz. Gençlerimizin oranı fevkalade düştü. Şimdi dolayısıyla hem göçü önleme adına hem de tanımsal üretimin sürdürülebilir olması açısından üreticimizin desteğe ihtiyacı var. Yani çiftçimizi tarlada tutmamız lazım, üretimde tutmamız lazım. Köyünde, bağında, bahçesinde tutmamız lazım. Ben bu maksatla buraya geldim, yerinde görmek istedim. Aslında hem Tarım ve Orman Bakanlığımızın yaptığı çalışmalar ve tuttuğu raporlar önümde hem oda başkanlarımızın verdiği bilgiler önümde ama ben kendi gözümle burada görmek istedim ve bilgiyi burada başkanlarımdan ve çiftçilerimizden almak istedim. İnşallah tabi bunun Ankara’da takipçisi olacağız" dedi.