POLİTİKA - 10 Aralık 2011 Cumartesi 09:11

ŞİKE CEZALARINI İNDİREN KANUNDA DEĞİŞİKLİK OLMADI

A
A
A
ŞİKE CEZALARINI İNDİREN KANUNDA DEĞİŞİKLİK OLMADI

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından bir kez daha görüşülmek üzere TBMM’ye tekrar gönderilen şike cezalarında indirim öngören Kanun, TBMM Genel Kurulunda değişikliğe uğramadan aynen kabul edildi.
Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, yapılan açık oylama sonucunda 6 ret ve 1 çekimser oya karşın, 284 oyla Genel Kurul’dan geçti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yasav: "Çocuk suçluluğunun arka planında aile yapısının ve sosyal çevrenin etkisi vardır" Eğitim-Bir-Sen Manisa 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Yasav, İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, öğretmene yönelik şiddetin toplumsal bir çürüme göstergesi olduğunu belirterek, "Okullarımızı şiddetin konusu olmaktan çıkarana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in öğrencisi tarafından katledilmesi eğitim camiasını yasa boğdu. Eğitim-Bir-Sen Manisa 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Yasav yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan olayın münferit bir vaka olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin artık yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini ifade etti. Başkan Yasav, "Bugün kelimelerin tükendiği bir anı yaşıyoruz. Bir öğretmenin, milletine faydalı bir insan yetiştirmek için emek verdiği öğrencisi tarafından katledilmesi acımızı tarif edilemez boyuta taşımıştır. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm eğitim camiamıza başsağlığı diliyoruz. Yaralı öğretmenimiz ile öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorunu haline dönüştüğünü vurgulayan Yasav, öğretmenlere yönelen saldırıların eğitim hizmetini sekteye uğratacak boyuta ulaştığını kaydetti. Yasav, "Eğitimciye yönelen şiddet bir toplumsal çürüme belirtisidir. Eğitimin can güvenliği kaygısına teslim edilmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı. Şiddetin failinin öğrenci olduğu durumların meselenin vahametini daha da artırdığını belirten Yasav, çocuk suçluluğunun arka planında aile yapısının ve sosyal çevrenin etkisine dikkat çekti. Yasav, aile içindeki ilgisizlik, sevgisizlik ve değersizliğin topluma suç olarak yansıdığını belirterek, çocuk ve genç eğitiminin yanı sıra aile eğitimine de ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti. Devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü hatırlatan Yasav, okul güvenliğinin sağlanmasının hukuk devleti olmanın gereği olduğunu vurguladı. Caydırıcı yasal düzenlemelerin ve idari tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Yasav, eğitim çalışanlarının güvenliğinin sağlanmasının ertelenemez bir zorunluluk olduğunu dile getirdi. Yasav açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bu çağrı öğretmenin itibarını koruma çağrısıdır. Bu çağrı güvenli okul talebidir. Bu çağrı şiddetsiz bir gelecek iradesidir. Fatma Nur öğretmenimizin aziz hatırası önünde söz veriyoruz. Okullarımızı şiddetin konusu olmaktan çıkarana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Eğitim çalışanlarının güvenliği sağlanana kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz."
İstanbul İhlas Ambalaj’a yeşil ekonomi ödülü Ambalaj sektöründe karbon ayak izi sertifikası alan ilk marka olan İhlas Ambalaj’a yeşil ekonomi ödülü verildi. Yeni Arayışlar Girişimi Platformu (YAPDER) tarafından gerçekleştirilen 18. Küresel Isınma Kurultayı ve Yeşil Ekonomi Ödülleri töreni İstanbul’da yapıldı. YAPDER Başkanı Celal Toprak, iklim krizinin artık ertelenemez bir sıkıntı olduğuna dikkat çekerek, "İklim değişikliği, şehirlerimizi, ekonomimizi ve hayat tarzımızı doğrudan etkiliyor. Bu sebeple ortak akıl, ortak sorumluluk ve güçlü iş birlikleri her zamankinden daha büyük önem taşıyor" dedi. Toplantıda karbon ayak izi programı COP31 ile ilgili açıklamalar damgasını vurdu. İhlas Gazetecilik ve İhlas Ambalaj’a ambalaj "Sektöründe Karbon Ayak İzi Sertifikası" alan ilk marka olması sebebiyle Yeşil Ekonomi Ödülü verildi. İhlas Matbaacılık ve Ambalaj Genel Müdürü Kadri Yeltekin adına ödülü alan İhlas Gazetecilik ve İhlas Ambalaj Fabrikalar Müdür Yardımcısı İsa Akbal, bu tarz çevreci çalışmalara devam edeceklerini belirterek şöyle konuştu: "İhlas Matbaacılık ve İhlas Ambalaj ailesi adına, böylesine anlamlı bir organizasyonda yer almaktan ve bu özel ödüle layık görülmekten büyük onur duyuyoruz. Bildiğiniz üzere ambalaj sektörü, döngüsel ekonominin ve sürdürülebilirliğin en kilit noktalarından birini oluşturuyor. Bizler, üretimin her aşamasında tabiata olan sorumluluğumuzun bilinciyle hareket ediyoruz. Bu vizyonun en somut sonucu olarak, ambalaj sektöründe ’Karbon Ayak İzi Sertifikası’ alan ilk marka olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu sertifika, bizim için sadece bir belge değil; gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakma sözümüzün bir nişanesidir." Etkinliğe ev sahipliği yapan ALKO Okulları Kampüs Müdürü Murat Çeliker de "Yaşayan Okul" mottosu ile hareket ettiklerini belirterek, öğrencilere yalnızca sınıf içinde bir öğrenim sunmaktan çok hayatın içinde de olmalarını önemsediklerini söyledi. İstanbul Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Murat Levent ise Kurultayın çok kıymetli olduğunu söyleyerek, "İklim krizi ve küresel ısınmanın gıda arz güvenliğini etkilemekte. İstanbul’un bu konudaki sürdürülebilirliğinde ani hava değişiklikleri ve kuraklık önemli bir yere sahip" dedi. 8. Yeşil Ekonomi Ödülleri’ni alan isimler * İhlas Matbaacılık ve Ambalaj Genel Müdürü - Kadri Yeltekin * İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı - Ahmet Özer * Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı - Alp Önder Özpamukçu * Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği Başkanı - Bilgehan Engin * Mata Butik Hotel Yönetim Kurulu Üyesi - Cihan Kuruoğlu * Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı - Davut Doğan * Mahkeme Lokantası Kurucusu - Emin Selim Akgül * Oğuz Gıda CEO’su - Enes Örer * Royal Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı - Gökhan Türkeş Öngel * Hasan Usta Kebap Sahibi - İzzettin Oral * İMES Yönetim Kurulu Başkanı - Kemal Akar * Uyumsoft Yönetim Kurulu Başkanı - Mehmet Önder * Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı - Mehmet Reis * Köklü Zeytincilik Yönetim Kurulu Başkanı - Mustafa Kürlek * ORGE Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı - Nevhan Gündüz * Red Colour Yönetim Kurulu Başkanı - Oya Sertdemir Düşmez * TGRT Haber Editörü - Özay Erat * Üsküdar Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü - Pelin Kıvrıkoğlu * Bambum Genel Müdürü - Selman Yar
İstanbul Memur-Sen’den Fatma Nur öğretmenin ardından okullarda can güvenliği çağrısı: "İdareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı" Çekmeköy’de lise öğrencisi F.S.B. tarafından uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’in ardından Memur-Sen tarafından yapılan eylemle okullarda artan şiddet olaylarına tepki gösterilerek, "Bu milletin ve insanlığın selameti için; çocukları yetiştirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Onun için idareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı ve can emniyetimiz teminat altına alınmalı" çağrısında bulundu. Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’e yönelik gerçekleştirilen bıçaklı saldırı, eğitim kurumlarındaki güvenlik zafiyetini ve şiddet sorununu da bir kez daha Türkiye’nin gündemine taşıdı. Öğrencisi F.S.B. tarafından uğradığı bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için eğitim camiası ayağa kalktı. Sendikalar ve meslektaşları, okul önlerinde "can güvenliği" nöbeti tutarak okullardaki şiddet sorununa dikkat çekti. Genç öğretmenin görevi başında hayatını kaybetmesi yalnızca ailesini değil, tüm eğitim camiasını derinden etkilerken; olayın ardından eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşları ortak bir ses yükselterek tepkilerini dile getirdi. Okulların adeta "şiddet mahalli" haline gelmesine isyan eden eğitimciler, öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanması için acil olarak çağrıda bulundu. "Derdimiz bu ülkenin çocuklarını yetiştirmek ama kendi çocuklarımızı öksüz bırakmak değil" Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Çekmeköy Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi önünde düzenlenen basın açıklamasında öğretmenlerin okullardaki can güvenliğinin bir an önce sağlanması için yetkili kurumlara seslenerek, yaşanan olaya ilişkin tepkilerini şu sözlerle dile getirdi: "Acımız büyük, hüznümüz büyük, yüreğimiz yangın yeri. Meslektaşımızı, Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybettik. En acısı ve en ağırı, insanlığa ailesine ve milletine faydalı olsun diye dişimizi tırnağımıza takarak yetiştirmeye çalıştığımız çocukların canımızı alıyor olması. Bu gerçekten tarifi mümkün olmayan bir acı. Eğitim çalışanları olarak bu memleketin, bu milletin ve insanlığın selameti için çocukları yetiştirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Okulların güvenliği konusu bizim için en önemli konulardan birisi. Onun için idareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı ve can emniyetimiz teminat altına alınmalı. Daha kaç Fatma öğretmenimizi bu konuda şiddete kurban vereceğiz? Kocaeli’deki Necmettin öğretmenimizin başına gelenler geldi aklıma. O gün oradaydık, o gün "bu son olsun" demiştik ama son olmadı; Fatma Nur öğretmenimizi de şiddete kurban verdik. Onun için bu şiddet sarmalı, bu cinnet ortamı bir an önce bitmeli. Eğitimciler olarak biz işimizi güven ortamı içerisinde yapabilmeliyiz. Az önce öğretmenler odamızı ziyaret ettim; meslektaşlarımın üzüntüsünü gördüm, yüreğim bir kez daha parçalandı. Hepsi o travmayı yaşıyor ve ’Bu saatten sonra nasıl alışacağız, nasıl burada hizmet edeceğiz’ diyerek yaşadığı üzüntüyü ifade etmeye çalışıyor. Bu konu hafife alınmaması gereken bir konu. Biz öğretmenler olarak, ’bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" denilen bir mesleğin misyonunu üstlenirken canımızı vermek ve bu konuda hayatımızı kaybetmek, çoluğumuzu çocuğumuzu sahipsiz bırakmak istemiyoruz. Logolarımız farklı olabilir ama acımız aynı. Biz öğretmeniz, eğitim çalışanıyız. Derdimiz bu ülkenin çocuklarını yetiştirmek ama kendi çocuklarımızı öksüz bırakmak değil. Fatma Nur öğretmenimizin geride bir evladı kaldı ve onun sorumluluğu artık her birimizin üzerindedir."