POLİTİKA - 11 Aralık 2011 Pazar 13:28

CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ TANRIKULU:

A
A
A
CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ TANRIKULU:

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "Kendi kuruluş kanunu anayasaya aykırı olan bir Anayasa Mahkemesi, yurttaşların hak ve özgürlüklerini koruyamaz" dedi.
Tanrıkulu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, 12 Eylül referandumundan sonra Anayasa Mahkemesinin yapısının değiştiğini, ardından söz konusu mahkemenin kuruluş kanununun çıktığını anımsattı. CHP’nin, kuruluş kanununa ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusunda bulunduğunu kaydeden Tanrıkulu, mahkemenin, bütün başvuruları bırakarak öncelikli olarak bu başvuruyu ele alması gerektiğini ileri sürdü. Tanrıkulu, demokratik ülkelerde işleyişin bu şekilde olduğunu, ancak Anayasa Mahkemesinin bu
başvuruya öncelik vermediğini, bunun hukuki ve etik olmadığını ileri sürdü.
Yetki kanununa ilişkin başvurunun mahkemenin önüne gittiğini, Yüksek Mahkemenin 7’ye 7 oy çokluğu ile bu başvuruyu reddettiğini belirten Tanrıkulu, oyların eşit olması durumunda başkanının bulunduğu taraf doğrultusunda görüş verileceğine ilişkin hükmün ne referandumda ne de Kuruluş Kanununda olmadığını söyledi. Bu nedenle verilen kararın Anayasa Mahkemesinin kuruluş kanunu ve anayasaya açık bir şekilde aykırı olduğunu ileri süren Tanrıkulu, şöyle konuştu: "Anayasa Mahkemesinin Sayın Başkanı’nın bunu
görmemesi kabul edilemez. Hukuk fakültelerinin birinci sınıfında soru olarak sorulur bu konu."
CHP’nin yetki kanununa ilişkin başvurusunda Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın, kanunun iptal edilmemesi yönünde oy kullandığını belirten Tanrıkulu, şöyle konuştu: "Bu nedenle Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın bize göre tarafsızlığı kalmamıştır ve gereğini yapmakla yükümlüdür. Anayasa Mahkemesi öncelikle kendi kuruluş kanununun Anayasa’ya uygunluğunu incelemeliydi. Kendi kuruluş kanunu Anayasa’ya aykırı olan bir Anayasa Mahkemesi, yurttaşların hak ve özgürlüklerini koruyamaz. Anayasa Mahkemesinin yetki kanununa
ilişkin verdiği karar yok hükmündedir. Anayasa Mahkemesinin Sayın Başkanı bu durumun farkındaysa tarafsızlığına güvenebilir miyiz, farkında değilse hukuki bilgisine güvenebilir miyiz."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Çorlu’da 2 polisin şehit olduğu olayın detayları ortaya çıktı Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde psikolojik rahatsızlığı bulunduğu öne sürülen bir şahsın saldırısı sonucu 2 polis memuru şehit oldu. Olayın detaylarını belediye başkanları açıkladı. Olay, Çorlu ilçesi Reşadiye Mahallesi Kumyol Caddesi üzerindeki bir pasajda meydana geldi. İddiaya göre, psikolojik rahatsızlığı bulunduğu belirtilen ve hakkında tedavi görmesine yönelik mahkeme kararı bulunduğu öğrenilen şahsın pasajda olduğuna dair bilgi alan polis ekipleri bölgede çalışma yaptı. İlk kontrollerde şahsa ulaşamayan ekipler, vatandaşlarla birlikte pasajdan çıktıkları sırada saldırıya uğradı. Şüpheli şahsın elindeki delici aletle polis memurlarına saldırdığı, 2 polis memuru olay yerinde hayatını kaybederek şehit oldu. Şüpheli şahıs ise yaralı halde kaçarken olay yerine sevk edilen ekipler tarafından etkisiz hale getirildi. Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt yaptığı açıklamada, "Maalesef 2 polisimiz şehit oldu. Mekanları cennet olsun. Psikolojik rahatsızlığı olan İstanbul’da yaşayan bir vatandaş hakkında tedavi görmesi ile ilgili mahkeme kararı da alınıyor. Ailesinin de ihbarı üzerine kolluk kuvvetleri tedavi ettirilmesi üzerine takip ediliyor. Pasajda olduğuna dair ekipler bilgi alıyor. Polis arkadaşlarımız kontrol ediyor. İlk başta bulamıyorlar sonra vatandaşlarla çıktıklarında aldığımız bilgiye göre şüpheli şahıs delici aletle polislerden birine saldırıyor ve şehit ediyor. Sonra diğer arkadaşımızı da şehit ediyor. Hastane yanında bomba ile ilgili değerlendirme oldu ama kolluk kuvvetlerimiz tedbir maksatlı imha ediyor ama tehlikeli bir durum söz konusu değil" dedi. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer ise, "Gerçekten çok üzücü bir olay. 2 kahraman şehidimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine sabırlar diliyorum. Allah askerimize, polisimize zeval vermesin" ifadelerini kullandı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
İzmir EFES 2026 Tatbikatı ’Savunma Sanayi Sergisi’ kapılarını vatandaşlara açtı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin sergilendiği etkinlikte, vatandaşlar Türkiye’nin askeri ve teknolojik alanda ulaştığı gücü yakından görme fırsatı buldu. Sergi alanını ziyaret eden vatandaşlar, ilk olarak EFES 2026 Tatbikatı’nın son hazırlık ve uygulama aşamalarına dair yürütülen çalışmaları ilgiyle takip etti. Ardından teknoloji stantlarını gezen ziyaretçiler, insansız hava araçlarından roket sistemlerine, robot köpeklerden tanklara, hava savunma sistemlerinden kamikaze dronlara kadar çok sayıda modern askeri teçhizatı ve yerli üretim silah çeşidini yakından inceledi. Türk savunma sanayisinin küresel ölçekteki gelişimini gözler önüne seren sergide, milli imkanlarla üretilen her sınıftan teknolojik ürün yoğun ilgi gördü. Alanda sergilenen ürünler hakkında yetkililerden teknik kabiliyetler dalında detaylı bilgiler alan vatandaşlar, yerli savunma sanayisinin ne kadar ileri bir seviyeye geldiğini yerinde gözlemleme imkanı yakaladı. Vatandaşlardan yoğun ilgi Duygularının son derece yüksek ve gurur verici olduğunu belirten Emine Demirel, "Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Savunma sanayimiz o kadar üst seviyelere çıktı ki artık dünya karşımızda titriyor. ’Artık bir Türkiye var, onların sanayisi güçlü’ diyorlar. Bizlerden korkuyorlar. Biz bunlarla; KAAN’larla, tanklarımızla, uçaklarımızla ve insansız hava araçlarımızın hepsiyle gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Gurbetçilerin gururu Almanya’dan geldiğini ve yurt dışından gelen biri olarak Savunma Sanayii Sergisi’nde gördüklerinin kendileri için çok daha farklı ve gurur verici olduğunu belirten Mehtap Tanrısever, "Türk vatandaşı olmak bizim için başlı başına ayrı bir özellik ve gurur kaynağı. Yurt dışında bildiğiniz üzere biraz zorluk çekiyoruz, çünkü orada hala ırkçılık var. Buraya geldiğimizde ve bu eserleri gördüğümüz zaman bir Türk olarak gerçekten daha da gururlanıyoruz. Alana henüz yeni geldik ama gözümüzü alamıyoruz. O kadar kaliteli ve büyük eserler var ki hayranlıktan adeta ağzım açık kaldı. Büyük bir heyecan doluyuz" şeklinde konuştu. Yerli silahlar ilgi gördü Tankların ve silahların oldukça etkileyici olduğunu, ülkenin yerli mühimmatlarını yakından görmenin kendisine büyük heyecan verdiğini belirten Samet Kuran, "Silahları gördük, çok güzellerdi. Ülkenin o güzel mühimmatlarını ve araçlarını görmek, onlara dokunabilmek ve ayrıntılarını öğrenmek insanı ister istemez heyecanlandırıyor. Hedefim Hava Harp Okulu’na girip pilot olmak. Burada anlatılacak ve övülecek çok fazla şey var. Hepsini teker teker gezmek, farklı teknolojileri tanımak ve askerlerin yaşadığı duyguların bir neticesini hissetmek çok güzel bir duygu. Bence herkes buraya gelmeli ve bu atmosferi görmeli" ifadelerini kullandı. Ülke teknolojisinin ne kadar iyi olduğunu gördüğünü söyleyen Ata Görmenoğlu ise, "Sarsılmaz gibi ünlü markalarımızı deneyimleme şansım oldu. Ne kadar gelişmiş olduğumuzu görme fırsatı bulduk. Özellikle tanklarımız, askeri teknolojide ne kadar üstün olduğumuzu gösteriyor. Buraya geldiğinizde gururlanmamak mümkün değil. Hem silah teknolojisi hem de araçlar olarak çok gelişmişiz ve bunu buraya gelince rahatlıkla görebiliyoruz. Burayla ilgili söyleyecek çok şey var, anlatarak bitiremeyiz. İmkanı olan herkesin gelip deneyimlemesi lazım. Beni zırhlı araçlar ve tabanca gibi silah teknolojileri daha çok heyecanlandırdı. Onların daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Tanklarımız da oldukça gelişmiş ve birçok sistematiği var ama zırhlı araçların ve silahların hissi çok ayrı" diye konuştu.