GENEL - 16 Mart 2012 Cuma 15:15

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI`NDAN `2B` AÇIKLAMASI

A
A
A
ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI`NDAN `2B` AÇIKLAMASI

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 2B düzenlemesi kapsamında satılan alanların iki katı orman tesis edileceğini açıkladı.
Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, yaptığı yazılı açıklamada orman vasfını yitirmiş ve kamuoyunda 2-B arazisi olarak bilinen Hazine arazilerinin satışını öngören kanun tasarısının 15 Mart’ta TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda kabul edildiğini hatırlatarak, bu kanunun 31 Aralık 1981 tarihinden önce orman vasfını kaybetmiş alanları kapsadığını belirtti. Elde edilecek gelirin yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen orman içi köyler halkının iskanı, orman köylülerinin
kalkınmalarının desteklenmesi, düzenli ve planlı kentleşmeye yönelik dönüşüm projelerinin hayata geçirilmesi maksadıyla kullanılacağını belirten Eroğlu, tasarının kabul edilmesi dolayısıyla bütün siyasi partilere, komisyon başkanı ve üyeleri ile katkısı olan herkese teşekkür etti.
Tasarının neler getirdiğine ilişkin bilgi de veren Eroğlu, komisyonda kabul edilen tasarıya göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ancak tarım alanına dönüştürülmesinde fayda görülen 2-A alanlarının, devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köylerdekilerin yerleştirilmesi için halka devri ve yararlandırılması maksadıyla Orman Genel Müdürlüğü’nün; 2-B alanları ise Maliye Bakanlığı’nın tasarrufuna geçeceğini bildirdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
"Bakanlar Kurulu, devlet ormanları içinde ve bitişiğinde bulunan, yerinde kalkındırılmaları mümkün olmayan köylülerin başvurusu üzerine veya bulundukları yerlerden orman rejimi bakımından kaldırılmaları zorunlu bulunan köylerin halkının resen Orman Kanunu’nun 2-A maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartılan alanlara, bunun olmaması halinde diğer yerlere nakline karar verecek. Deprem, heyelan, sel gibi doğal afete maruz kalan vatandaşlar ile baraj, gölet gibi devlet yatırımı sebebiyle başka yerlere
yerleştirilmeleri zorunlu olan orman içi veya bitişiğindeki köylerde yaşayanların mağduriyetini gideren tasarı, köylülerin alternatif alanlara naklini de öngörülüyor. Buralarda yaşayan köy ve mahalle halkının iskanı için ayrılan yerler, Bakanlar Kurulunca belirlenecek usul ve esaslara göre Orman Genel Müdürlüğünce orman sınırları dışına çıkartılarak, tapuda Hazine adına tescil edilecek. Bu alanlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın tasarrufuna geçecek."
2B arazilerinin satışından elde edilecek gelirle, satılan arazilerin 2 katı orman tesis edileceği belirtilen açıklamada, ayrıca elde edilecek gelirin, özellikle orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi maksadıyla kullanılacağı bildirildi. Açıklamada, "Tasarı yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listeleri veya kadastro tutanaklarına göre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre, 31 Aralık 2011’den önce kullanıcısı veya üzerindeki muhdesatın sahibi kişiler ise
başvurularını 6 ay içinde yapabilecek. Hak sahiplerine doğrudan satılacak taşınmazların satış bedeli, rayiç bedelin yüzde 50’si olacak. Başvuru sahipleri, satış bedellerine mahsup edilmek üzere; belediye ve mücavir alan sınırları içinde olan yerler için 2 bin lira, dışında olan yerler için bin lira başvuru bedeli ödeyecek. Satış bedeli peşin veya taksitle ödenebilecek. Peşin satışlarda, % 20 indirim uygulanacak, bu bedel idarece yapılan yazılı tebligat tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde ödenecek.
Tebliğ edilen satış bedeline itiraz edilemeyecek, dava açılamayacak. Taksitle satışlarda, satış bedelinin yüzde 10’u, yapılan yazılı tebligat tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanı ise en fazla 5 yılda 10 eşit taksitte faizsiz ödenecek" denildi.
DAVALAR YAPILACAK İŞLEMLERİ DURDURMAYACAK
Açıklamaya göre 2-A alanları için orman sınırları dışına çıkartma ile orman sınırlandırması, tespit, tefrik ve tescil işlemlerine karşı yapılan itirazlar ve açılan davalar, bu tasarıya göre yapılacak işlemleri durdurmayacak, davalarda yürütmeyi durdurma ve tedbir kararı verilemeyecek. Bu yerlerde hak iddia edenlerin açtıkları davalar, davacılar lehine sonuçlandığında, bu taşınmazlar genel hükümlere göre kamulaştırılacak. Düzenlemeye göre yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar 2-B alanları hakkında
Hazine tarafından kişiler aleyhine açılması gereken davalar açılmayacak, açılan ve devam eden davalar durdurulacak.
HAZİNEYE AİT TARIM ARAZİLERİ
Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılarak, Hazine taşınmazlarının paydaşlarına, kiracılarına ve kullanıcılarına satış işlemleri de bu tasarı kapsamında değerlendirilecek. Hazineye ait tarım arazilerini; 31 Aralık 2011 tarih itibariyle en az 3 yıldan beri tarımsal maksatla kiralayan, kira sözleşmesi devam eden veya bu arazileri aynı süreyle tarımsal amaçla kullanan ya da paydaşlarından; bu arazileri bedeli karşılığında doğrudan satın almak için idareye başvuranlar, hak
sahibi sayılacak. Verilen bir önergenin kabul edilmesi üzerine, doğrudan hak sahiplerine satılacak Hazineye ait tarım arazilerinin satış bedeli, rayiç bedelin yüzde 70’inden yüzde 50’ye indirildi.
DEVLET ÜNİVERSİTELERİNE ORMAN ALANLARINDA TESİS KURMA İMKANI
Tasarı üzerinde verilen bir başka önergeyle de vakıf üniversiteleri hariç, yükseköğretim kurumlarının, orman alanlarında eğitim ve araştırma maksatlı tesisleri, bedeli karşılığında yapmalarına imkan tanındı. Ayrıca izin verilen bu alan içinde, yurt da inşa edilebilecek.
YAYLALARA DÜZENLEME
Tasarı ile yaylacılara yönelik değişiklikler de yapıldı. Buna göre, devlet ormanlarında 31 Aralık 2011 tarihinden önce toplu yerleşimin bulunduğu yaylak ve otlak olarak kullanılan alanlar içindeki yerler ile yılın belirli dönemlerinde geleneksel yaylacılık amacıyla yerleşim yeri olarak kullanılan alanlar, Orman Genel Müdürlüğü’nce tespit edilecek. Bu alanlardan uygun görülenler, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla yayla alanı ilan edilecek. İlan edilen yayla
alanlarında 31 Aralık 2011 tarihinden önce yapılmış, hakkında müsadere kararı bulunanlar da dahil her türlü bina, tesis mevcut haliyle, vaziyet planında gösterilerek Orman Genel Müdürlüğü sabit kıymetine alınacak. Yayla alanlarında bulunan bina ve tesisler, orman idaresince işletilecek, işlettirilebilecek veya kiraya verilebilecek. Gelir, Orman Genel Müdürlüğü döner sermayesine kaydedilecek.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Afyon Komşular arasındaki gürültü kavgası kanlı bitti: 2 ölü Afyonkarahisar’da komşular arasında halı çırpma ve gürültü meselesi yüzünden çıkan tartışmada karı koca çiftçi pompalı tüfek ve tabanca ile ateş açtıkları karşı taraftaki yaşlı karı koca çiftçi vurarak öldürdü. Olay, kent merkezi Örnekevler Mahallesi Fatih Gümüş Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Sevimgül Bodur ve eşi Cemil Bodur, halı çırpma ve gürültü meselesinden dolayı dün üst kat komşuları olan Erhan İ. ve Nursel İ., ile tartıştı. Bu sabah erken saatlerde de iki taraf arasında yine tartışma yaşandı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine iddiaya göre, Erhan İ. Nurhan İ., komşuları Sevimgül Bodur (66) ve eşi Cemil Bodur’un (73) üzerine tabanca ve pompalı tüfekle ateş açtı. Açılan ateşte Bodur çiftçi ağır yaralandı. Yaralanan karı koca çift çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine gelen ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Sevimgül Bodur ve eşi Cemil Bodur hastanede yapılan müdahaleye rağmen kurtarılmadı. Yaşlı çifti vurup sonrasında KADES’e bastılar Olayın ardından Erhan İ. ve Nursel İ., akıllara zarar bir şey yaparak Kadın Destek Uygulaması’na (KADES) basarak yardım istediler. Bunun üzerine yaklaşık 4 dakika içerisinde bölgeye gelen polis ekipleri ise apartmana girdiklerinde karı koca çiftçi kanlar içinde buldu. Vurulan çift hastaneye kaldırılırken, Erhan İ. ve Nursel İ. polis tarafından gözaltına alındı. Yakalanan şahısların emniyetteki işlemleri devam ederken, olay sonrası savcılık tarafından çok yönlü soruşturma başlatıldı.
Ankara AFAD Başkanı Pehlivan: "Afet yönetimi konusunda görevli ekiplerin aynı bilinçle, azami hassasiyetle hareket etmesini çok önemsiyoruz" Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nda düzenlenecek, ’Engelli Bireylere Yönelik Afet Farkındalık Eğitim Modülü Geliştirme Çalıştayı’nın açılış oturumunda konuşan AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, "Afet yönetimi konusunda görev almış ve alacak bütün ekiplerin, paydaşların aynı bilinçle, azami hassasiyetle hareket etmesini çok önemsiyoruz" dedi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nda, 20-22 Nisan arasında düzenlenmesi planlanan, ’Engelli Bireylere Yönelik Afet Farkındalık Eğitim Modülü Geliştirme Çalıştayı’nın açılış oturumu gerçekleştirildi. Çalıştayda, engelli vatandaşların afet öncesi, sırası ve sonrasında karşılaşabilecekleri durumlara karşı doğru davranış biçimlerinin kazandırılmasının amaçlandığı belirtilirdi. Programda sürece uygun, erişilebilir, kapsayıcı ve uygulanabilir bir eğitim modülünün geliştirilmesinin de hedefler arasında yer aldığı ifade edildi. Açılış oturumunda konuşan AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, şu ifadelere yer verdi: "Burada geliştirilecek modüllerin sadece engelli bireylerin eğitilmesinin ötesinde, afetlerle mücadele ve afet yönetimi konusunda görev almış ve alacak bütün ekiplerin, paydaşların aynı bilinçle, azami hassasiyetle hareket etmesini çok önemsiyoruz. Sadece idari bir anlayışla değil, tek taraflı bir bakış açısıyla değil, bu konuda bugüne kadar çalışma ortaya koymuş, en önemlisi de engelli bireylerin kendisinden bu süreçleri dinleyip, tecrübelerinden faydalanıp onların ortaya koyduğu anlayış doğrultusunda da yeni politikalar geliştirmek istiyoruz. Var olan uygulamaları da daha da geliştirmek istiyoruz. Engelli bireylerimiz afetlerde çok daha fazla zorlukla karşılaşıyor. Gerek teorik olarak, gerekse uygulamada tespit edilen hususlar olarak, bir araya getirip bütünleştirdiğimizde inanıyorum ki daha uygulanabilir bir model ortaya koyacağız."
Çanakkale Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları lansmanı Çanakkale’de yapıldı Çanakkale etabıyla başlayacak olan Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları lansman toplantısı gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleşecek olan 7. Uluslararası Yat Yarışları’nın ilk etabı Çanakkale Kupası yarışları olacak. 200’den fazla sporcu, 23 Nisan’da İstanbul’da Dolmabahçe önünden start alacak yarışta zorlu mücadele verecek. Burada ilk 3’e giren ekipler Ulusal Egemenlik Kupası’nın sahibi olacak. Ancak ekipler İstanbul’dan yola çıktıktan 140 deniz mili süren bir rotada Çanakkale’ye doğru kıyasıya mücadele edecek. Çanakkale’ye ilk ulaşan ekipler ise Sahil Güvenlik Line Honours ödülüne hak kazanacak. 24 saatten uzun sürmesi beklenen yarışlarda tüm takımlar 24 Nisan’da Çanakkale’ye varmış olacak. Yarışlar, 25 Nisan’da Çanakkale Boğazı’nda devam edecek. Çanakkale Kordon’dan da izlenebilecek bu anlamlı yarış, 25 Nisan gecesi düzenlenecek ödül töreniyle taçlanacak. Lansman toplantısına Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve davetliler katıldı. Lansman toplantısında konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Şu ana kadar yapılan kayıtlara baktığımız zaman da gerçekten Çanakkale’ye olan teveccühün ilginin artığını görmek güzel. Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışları’nın 7.’si düzenleniyor. Fakat Çanakkale etabı 2. defa düzenlenecek. 23 Nisan’da bayram günümüzde İstanbul’dan yola çıkacak olan yatlar 25 Nisan’da Çanakkale’de olacak. Buradaki yarışmanın sonunda da akşamında ödül törenini hep beraber yapacağız. Çanakkale Boğazı zaten çok güzel, çok özel bir boğaz. O teknelerle beraber de Çanakkale Boğazı bir bayram yerine dönüşüyor. Çok görsel bir şölen oluşuyor. Bu sadece bir yat yarışı, bir yarış değil. Aynı zamanda şehitlere olan vefanın göstergesi, bir saygı sürüşü hükmünde gerçekleşiyor. Dolayısıyla Çanakkale Kara Muharebeleri’nin başlangıcında bu etkinliği yapmak daha da anlamlı hale geldi" dedi.