GENEL - 18 Mart 2012 Pazar 13:06

18 MART ŞEHİTLER GÜNÜ VE ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİNİN 97. YILDÖNÜMÜ`NDE ANITKABİR`DE TÖREN DÜZENLENDİ

A
A
A
18 MART ŞEHİTLER GÜNÜ VE ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİNİN 97. YILDÖNÜMÜ`NDE ANITKABİR`DE TÖREN DÜZENLENDİ

18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 97. yıl dönümü dolayısıyla Anıtkabir’de tören düzenlendi.
Anıtkabir’de düzenlenen törene Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, Ankara Garnizon Komutanı Korgeneral İhsan Uyar, Ankara Garnizonu’nda görevli Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ve askeri okul öğrencileri katıldı.
Ankara Valisi Yüksel başkanlığındaki heyet, Atatürk’ün mozolesine kırmızı ve beyaz karanfillerden oluşan çelengi bıraktı. Saygı duruşunda bulunulmasının ve İstiklal Marşı okunulmasın ardından Vali Yüksel ve beraberindeki heyet, Misak-ı Milli Kulesine geçti. Vali Yüksel, Anıtkabir Özel Defterine şunları yazdı:
"Büyük Atatürk, aziz şehitlerimiz, vatanın toprakları üzerinde istiklal ve egemenlik içerisinde hür ve bağımsız bir millet olarak bayrak dalgalandırmamızın gerçek kahramanları olan başta Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını, Çanakkale, Dumlupınar ve Sakarya’da vatanımızın her sattında kanlarını ve canlarını veren Cumhuriyetimizin kurucularını; Cumhuriyetimizin koruyucuları olarak görevlerini ifa ederken hayatlarını kaybeden kahraman şehitlerimizi
rahmetle ve minnetle anıyorum.
Türk milleti tarih boyunca var olma mücadelesinden hep başarı ile çıkmış ve bu günün güçlü ve saygın Türkiye’sinin temelinde şanlı mücadele ve zaferler yatmaktadır. Bu bağlamda Türk vatan ve milletinin ebedi varlığı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bölünmez bütünlüğü ve al bayrağının yüceliği uğruna ülkemizin her karış toprağına kanlarını akıtan kahramanlarımıza ve onların dul ve yetimlerine sahip çıkılması da milletimizin tarihine ve mazisine olan bağlılığın bir ifadesidir.
Kahraman şehitlerimiz, milletimizin aydınlık zihninde, vefakar sinesinde ve engin sevgisinde edebiyete kadar yaşayacaksınız."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Glütensiz beslenme trendine profesörden uyarı: Teşhis yoksa sağlık riski var Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Anıl, glütensiz beslenmenin son yıllarda moda haline geldiğini belirterek, herhangi bir hastalık teşhisi olmadan bu şekilde beslenmenin ilerleyen süreçte bazı vitaminler, mineral ve besin eksikliklerine yol açabileceğini söyledi. Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Anıl, glütensiz beslenmenin son yıllarda bir trend haline geldiğini belirterek, bunun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Glütensiz beslenmesi gereken bireylerin büyük bir bölümünü çölyak hastalarının oluşturduğunu ifade eden Anıl, "Fbromiyaljide, bağırsak sendromlarında, otizmin bazı gruplarında, haşimatonun bazı durumlarında, glüten alerjilerinde ve sebebi açıklanmayan bazı özel durumlarda glütensiz beslenme gerekiyor. Ancak son dönemde sadece moda veya trend olduğu için glütensiz beslenmek isteyenleri duymaya başladık. Glüten, buğdayın içinde bulunan bir proteindir ve teşhis konulan kişilerin tüketmemesi gerekir, aksi halde rahatsızlık verir" dedi. "Teşhis olmadan glütensiz beslenmek ileride sorunlara yol açabilir" Yaklaşık 15 yıldır glütensiz beslenme üzerine bilimsel çalışmalar yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Anıl, bilinçsiz glütensiz beslenmenin tehlikelerine dikkat çekerek, "20 miligramlık glüten bile bu bireylerde zor anlar yaşatabiliyor ve hastalığı ilerletebiliyor. Ancak diyet yapmak isteyen bazı kişiler ‘glütensiz besleniyorum’ diyerek bunu bir trend haline getirdi. Bu çok sıkıntılı bir durumdur. Eğer herhangi bir hastalık teşhisi konulmadan glütensiz beslenmeye devam edilirse, bazı vitaminler, mineral ve besin bileşenleri gıdalardan alınamaz. Bu da uzun vadede sağlığa zarar verir" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Anıl, Samsun’un Atakum ilçesinde açılan özel glütensiz kafeterya ile Büyükşehir Belediyesinin glütensiz kafesinin ise teşhisli bireyler için önemli ve olumlu gelişmeler olduğunu söyledi. Bilimsel çalışmalar teşhisli bireyler için sürüyor Glütensiz ürün geliştirme çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Anıl, "Bilim durmuyor. Bazı baklagillerden ve mısır unundan iki farklı tarhana geliştirdik. Glütensiz ürünlerde aynı lezzeti yakalamak zordur ama biz bunu bilimsel ortamda aslında uygun hatta daha üstün özelliklerde geliştirdik. Özellikle çocuklar için glütensiz cips ürettik. Ayrıca fonksiyonel özellikleri yüksek bir ürün elde ettik. Tatlı ihtiyacına yönelik olarak da bakla şekeri üzerinde çalışıyoruz. Bakla şekeri üzerine yüksek lisans tezinin tamamladık. Patent aşamasındayız. 9 farklı bakla şekerini bu hastaların faydasına sunacağız" diye konuştu.
Samsun Lavanta kadınların elinde çeşitli ürünleri dönüşüyor: Yağ, mum, kolonya Samsun’un Kavak ilçesinde lavanta yetiştiriciliği, kadınlar arasında rağbet görüyor. Kadınlar lavantayı işleyip yağ, kolonya, çay ve mum gibi ürünlere dönüştürüyor ve çeşitli etkinliklerde pazarlıyor. Samsun’un Kavak ilçesinde lavanta yetiştiriciliği, kadınlar arasında ilgi görmeye devam ediyor. Kadınlar, lavantayı işleyerek yağ, mum, kolonya ve çay gibi ürünlere dönüştürüyor, ürettikleri ürünleri çeşitli etkinliklerde ve fuarlarda satışa sunuyor. Kavak Kadın Kooperatifi Başkanı Hümeyra Çelik Uyanık, "Kavak’ta şu an 600 dönüm arazide lavanta yetiştiriliyor. Lavanta yağları yine mahallede çıkartılıyor. Bu tür fuarlarda ve çeşitli etkinliklerde pazarlanıyor. Kozmetikte kullanılabiliyor, çay olarak da değerlendirilebiliyor. Özellikle Kavak’ın iklimi Isparta bölgesine benzetildiği için çok verimli şekilde yetiştiriliyor. Şu anda yağı, çiçeği ve tonikleri üretiliyor. Kolonya da üretiliyor" dedi. "Lavantadan mumlar üretiyorum, lavanta çayı olarak satış yapıyorum" Lavanta üreticisi Melike Kurtoğlu, "Büyükşehir Belediyesinin hibe desteği ile bu işe başladım. Şu anda yağlık üretim yapıyorum. Lavanta yağlarını Kavak’ta yetiştiriyoruz. 11 dönümlük bir arazim var ve orayı değerlendiriyorum. Lavantadan mumlar üretiyorum, lavanta çayı olarak satış yapıyorum" diye konuştu. "Kavak’ta lavanta, kadınlara istihdam sağladı" Özden Özçelik ise, "5 senedir lavanta işi yapıyoruz. Hem turizme açık bir yer. Ziyaretçiler gelerek fotoğraf çekimi yapıyor. Bunun yanı sıra kendi ürünlerimizin üretimini yapıp satışını gerçekleştiriyoruz. Kavak’ta lavanta, kadınlara istihdam sağladı. Öncelik olduk. 5 senedir devam ediyoruz" şeklinde konuştu.