POLİTİKA - 27 Mart 2012 Salı 12:38

MHP MECLİS GRUP TOPLANTISI (2)

A
A
A
MHP MECLİS GRUP TOPLANTISI (2)

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terör eylemlerinde hayatını kaybeden sivillerin şehit kategorisine alınacak olmasına tepki göstererek, "Şehitliği sulandırmak, şehitlerimizi ayağa düşürmek hiç kimsenin haddi değildir. Başbakan kafasına göre şehitlik ehliyeti dağıtacak, önüne gelene bu değeri lütuf olarak verecek cüreti ve yetkiyi nereden almaktadır?" dedi. Bahçeli, Uludere olayında hayatını kaybedenlerin ve Hrant Dink`in de bu şekilde şehit sayılacak olmasını eleştirdi.
Bahçeli, partisinin Meclis`teki grup toplantısında yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın geçen haftaki grup toplantısında yaptığı konuşmada `MHP`nin şehit cenazelerini siyasi protesto gösterisine dönüştürdüğü, bunun da milli, manevi değerler ve şehitlerin aziz hatırası adına son derece çirkin, sorumsuz, edep ve adap dışı bir davranış olduğu` yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi. Bahçeli, şunları kaydetti:
"Şehitliğin anlam ve önemini, onları Hakk`a uğurlarken son görevimizi nasıl yapacağımızı Başbakan Erdoğan`dan öğrenecek ve onun çizdiği sınırları bilecek değiliz. Başbakan şehitleri `kelle` olarak tarif ettiğini unutmuş ve düştüğü müfterilik çukurunun boyutu kendisinin aklını başından almıştır. Milliyetçi ve ülkücü hareketin canı gönülden hissettiği derin kederi, aziz şehit naaşlarının kaldırıldığı mukaddes mekanlarda paylaşmaktan alıkoymaya ne Başbakanın iktidar gücü ne de beyhude suçlamaları
yetmeyecektir. Bize edep, adap öğretmeye kalkışan Başbakanın her şeyden önce geçmişte şehitlere ve şehitliğe karşı sergilediği pervasızlığın ve saygısızlığın hesabını vermesi ahlaki bir tutarlılık olacaktır. Allah`a hamdolsun ki, Milliyetçi Hareket`in hiçbir mensubu şehide `kelle`, katile `sayın` diyecek bir çürümüşlüğün tarafı ve kesimi olmamıştır. Ve şehit kanı üzerinden siyasi hesap yapacak bir düşüklüğün ve vicdansızlığın içinde de yer almamıştır. İstismarcılık, milli ve manevi değerlerimizi siyasete
alet eden gözü karalık aynısıyla, tıpkısıyla AKP`de karşılık bulan terbiye yoksunluğudur. Biz şehitlerimizin yasını tutar, Fatihalarla ruhlarını yad eder ve gözyaşlarımızla şehit analarının ve yakınlarının açılarını paylaşırız."
Bu konuda nerede durduklarını göstermeye ihtiyaçları olmadığını da vurgulayan Bahçeli, "Her şey bir kenara bugün bayrağa sarılı şehit cenazelerinin müsebbibi hiç kuşkunuz olmasın ki yıkım projesinin uygulayıcısı Başbakan Erdoğan ve hükümetidir" dedi.
SİVİL ŞEHİT ELEŞTİRİSİ
Bahçeli, Başbakan Erdoğan`ın geçen hafta açıkladığı ve şehit yakınları ve gazilere yönelik kanun ve KHK`larda yapılacak 20 maddelik değişiklikle ilgili de değerlendirmede bulundu. Erdoğan`ın şehitlik, gazilik ve malullük kapsamının daha da genişletileceğini, şehit yakınlarıyla gazilere geniş imkanlar sunulacağını iddia ettiğini belirten Bahçeli, "Biz bu kapsamda atılacak her adımdan, yetersiz de olsa her girişimden memnuniyet duyarız ve seviniriz. Ancak yeni diye takdim edilen hazırlıkların, eski
uygulamanın lokal onarımından ve iyileştirmesinden başka bir manaya gelmediğini de bu vesileyle ifade etmek isterim" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan tarafından dile getirilen terör eylemlerinde hayatını kaybeden sivillerin şehit kategorisine alınmasının bir dereceye kadar doğru ve haklı bir düşünce olduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti:
"Ancak `sivil şehitlik` tanımlamasıyla basına yansıyan bu gelişme, bazı soru işaretlerini ve sorgulamaları da beraberinde getirmiştir. Buna göre Uludere`de ölenlerle birlikte Hrant Dink`in de şehitlik kapsamına alınabileceği, konuyla ilgili çalışmaları yürüten bakan tarafından duyurulmuştur. Öncelikle şunu söylemek lazımdır ki, şehitlik hukuki bir terim veya içerik değil, dini ve milli bir kıymet hükmüdür. Kimlerin şehit sayılacağını ve kimin şehitlik makamına yükseldiğini hukuki müdahalelerle tayin etme
mezuniyeti kimsede yoksudur. İnancımız, şehitliğin hangi hallerde olacağını ve kime şehit denileceğini ifade etmiş ve bu konudaki sınırları kalın olarak çizmiştir. Yüce Allah`ın isimlerinden birisi olan şehit; ölmeyen, aksine rabbimizin katında diri olan ve onun ikram ettiği nimetleri gören, kıyamet günü inkarcıların aleyhine Peygamber efendimizle birlikte şahitlik yapacak ayrıcalıklı ve mukaddes bir kimsedir. Her hal ve şart altında vefat eden birisinin şehit olabilmesi için Müslüman olması mutlak anlamda
gerekliliktir. Bunlara aldırmadan AKP hükümetinin savurganca ve düşüncesizce şehit tanımını genişletme çabası abesle iştigal olduğu kadar Allah ve vatan uğruna hayatlarından olan kahramanların ruhlarına haksızlık ve saygısızlıktır. Şehitliği sulandırmak, şehitlerimizi ayağa düşürmek hiç kimsenin haddi değildir. Başbakan Erdoğan`ın, şehit yakınlarımızı ellerde ve gönüllerde yüceltmek yerine, şehit tanımıyla oynaması ve bu manevi kavramı dünyevileştirmesi büyük bir gaflet ve basiretsizliktir. Mesela Agos
Gazetesi Genel Yayın Yönetmeniyken uğradığı silahlı saldırıyla hayatını kaybeden Hrant Dink`i nasıl ve hangi yetkiyle şehitlik mertebesine çıkarmak mümkün olacaktır? Ya da kaçakçılık yaptıkları sabit ve net olan kişileri, şehit olarak görmek hangi aklın ve mantığın ürünü olarak değerlendirilecektir?"
"ŞEHİTLİK PAYESİ, SUS PAYI DEОİLDİR"
Şehitlik makamı ve payesinin birilerini teskin ve taltif etmek için verilecek rüşvet olmadığını belirten Bahçeli, "Sus payı, maddi imkanlardan yararlandırmak için peşkeş çekilecek ekonomik bir vasıta, önüne gelene dağıtılacak ulufe olarak da kesinlikle görülmemelidir. Şehitlik; kanını, canını, fani bedenini vatan, bayrak, millet ve Allah yolunda hasredenlerin buluştukları kutlu ve mukaddes bir ilahi dergahın adıdır" diye konuştu.
"Başbakan kafasına göre şehitlik ehliyeti dağıtacak, önüne gelene bu değeri lütuf olarak verecek cüreti ve yetkiyi nereden almaktadır?" diye soran Bahçeli, bunun kendisini şehitliği tescil eden ve onay veren bir konumda görmek olduğunu söyledi. Bahçeli, "Bu şirk, maneviyat tüccarlığı, inanç karaborsacılığı ve manevi değer stokçuluğu değil midir? Açıktır ki, rahmani kılığa girmiş siyasi nifak dinimizi, diyanetimizi ve kutsallarımızı yıpratmaktan ve çarpıtmaktan en ufak bir çekinme ve hicap duymamaktadır.
Bu gelişmeler şehitliğin anlam kaynaklarına, geniş manevi ihtişamına AKP etiketli vurulan siyasi darbe ve kelepçedir. Haçın gölgesini şehitliğin üzerine düşürmeye çalışanlar titreyip kendilerine gelmeli, hilalin gök kubbemizde parladığı sürece Malazgirt`in, Çanakkale`nin, İzmir`de denize dökülenlerin, Sakarya`nın, Sevr`in ve Lozan`ın intikamını alamayacaklarını iyi bilmelidirler" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa Erkek Liseliler, 143. pilav gününde buluştu ’Bursa Mektebi Sultanisi’ adıyla Sultan 2. Abdülhamid tarafından yaptırılan Bursa Anadolu Erkek Lisesi’nden mezun olanlar, 143’üncü Pilav Günü’nde eski günleri yâd etti. Yıllar sonra aynı okulun çatısı altında buluşan mezunlar hasretle bir birine sarılırken, yüzlerindeki tebessüm ise herkesi mutlu etti. Bursa Anadolu Erkek Lisesi Okulu ve Bursa Erkek Lisesi Mezunlar Derneği (BELDER) işbirliğiyle düzenlenen pilav günü etkinliği yoğun bir katılımla gerçekleşti. Türkiye’nin önemli siyasetçi ve sanatçılarını yetiştiren okulun mezunları, dün gibi yaşadıkları hatıralarına bir fotoğraf karesi daha ekledi. Salondaki mezunlara ve okumakta olan öğrencilere seslenen Okul Müdürü Şahin Boztepe, Bursa Erkek Lisesi’nin, 143 yıldır yetiştirdiği öğrencilerle Türkiye’nin kalkınmasında, yönetilmesinde, ekonomisinde, sanatın ve sporun gelişmesinde her zaman söz sahibi olduğunu söyledi. Pilav günü etkinliğine katılım sağlayan mezunlara teşekkürlerini ileten Boztepe, "Eğitim camiasında ulu bir çınar olan lisemiz, Sait Faik’in ilk öyküsüne, Reşat Nuri’nin Çalıkuşu’na, Orhan Şaik Gökay’ın şiirlerine ilham kaynağı olmuş, ülke yönetiminde, yerel yönetimlerde söz sahibi olan siyasetçi ve bürokratların, sanat ve bilimde iz bırakmış duayenlerin de beşiği olmuştur. Okul yönetimi olarak bugüne kadar büyük titizlikle taşınmış bu emaneti korumak ve kendilerinden sonrakilere aynı hassasiyetle devretmek için gayret ediyoruz. Bursa Erkek Lisesi, öğrenci merkezli anlayışıyla, ortak akılla alınan kararlarla, akademik ve psikolojik desteklerini alarak, bir okul değil yuva olma bilinciyle, araştırmacı, özgüveni yüksek, aklın ve bilimin ışığından sapmayan, milli ve manevi değerlere bağlı, gücünü şanlı mazisinden alarak geleceğe hazırlanan gençlerin yuvasıdır" dedi. Okulun en genç öğrencisi olarak konuşma yapan Bekir Berk de 2. Abdülhamid gibi eğitime büyük önem veren bir hükümdarın devrinde kurulan, köklü okulun koridorlarında Cumhuriyet’in ilk yıllarındayken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de yürüdüğünü dile getirdi. Bir milletin geleceğini değiştiren, büyük liderlerin iz bıraktığı koridorlarda bugün kendisinin ve arkadaşlarının yürüyor olmasının, tarifsiz bir gurur yaşattığını aktaran Berk, "Böyle bir okulda okumak sadece eğitim almak değil, büyük bir tarihin ve mirasın parçası olmak demek. Aramızda 50 yıl önce mezun olmuş büyüklerimiz var, farklı dönemler, farklı hayatlar, farklı hikayeler ama hepsini yeniden aynı avluda buluşturan bir şey var. Bu okulun, o insanlarda bıraktığı aidiyet duygusu" diye konuştu. Konuşmaların ardından 60 yıl önce liseden mezun olan kişiye onur belgesi verildi. Törende bazı mezunlar söz hakkı alarak davetlilerle geçmişte yaşadığı hatıraları paylaştı. Daha sonra törene katılan davetliler ile mezunlar okulda pilav yedi.
Bolu Kadınların renkli dünyası sokağa taşındı Bolu’da boş vakitlerini değerlendirmek için kurslara katılan kadınlar, hünerlerini İzzet Baysal Caddesi’nde sergiledi. Hazırlanan stantlarda, modern örgü sanatı amigurumiden, anneden toruna miras kalan iğne oyası Mudurnu gelin tacına kadar birçok eser göz kamaştırdı. Bolu’da Gençlik Haftası ve 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında İzzet Baysal Caddesi’ne kadınların el emeği ürünlerinin sergilendiği stantlar kuruldu. Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı kurslarda boş vakitlerini değerlendirerek eğitim alan 18’den 65 yaşa kadar çok sayıda kadın, İzzet Baysal Caddesi’nde kurulan stantlarda eserlerini sergileme heyecanı yaşadı. Sergide; kara kalem çalışmaları, resim, el nakışı, iğne oyası ve kağıt ipten örgü çantaların yanı sıra özellikle amigurumi figürleri ziyaretçilerin ilgisini çekti. "Tekniği öğrenen bir günde bitirebiliyor" Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde eğitmenlik yapan Emine Sevgi Özçelik, kurslarda geleneksel Türk sanatlarından el işlemelerine kadar geniş bir yelpazede eğitim verdiklerini belirtti. Özellikle ilgi gören amigurumi sanatı hakkında bilgi veren Özçelik, "Amiguruminin de bütün el sanatlarında olduğu gibi bir tekniği var. Zincir çekmekle başlıyoruz, sık iğneyle devam ediyoruz. Daha sonra sayılarla çalışarak bu figürleri ortaya çıkarabiliyoruz. Tekniği öğrendikten sonra bir günde bitirebiliyorlar. Önemli olan işçiliğin kalitesi. Kaliteli işçilik olduğunda bir günde tamamlanabiliyor" dedi. "Anneden çocuğa, toruna kadar aktarılabilecek çok güzel bir el işi mirası" Sergide dikkat çeken bir diğer ürün ise Mudurnu yöresine ait geleneksel gelin tacı oldu. Tamamen iğne oyasıyla yapılan eser hakkında bilgi veren kursiyer Emine Arslan, "Bu bizim yöresel bir işlememiz. Gelinlerimizin başında taç olarak kullanılıyor. Anneden çocuğa, toruna kadar aktarılabilecek çok güzel bir el işi mirası. Mudurnu’da 7’den 70’e herkes bunları yapıp çocuklarının çeyizine bırakır. Biz de hocamızın sayesinde bu güzel sanatları öğrenip burada sergileme imkanı bulduk" şeklinde konuştu.
İzmir Menemen’de festival coşkusu yağmur dinlemedi Cuma günü başlayan 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, ikinci gününde de İzmir ve çevre illerden insan seline sahne oldu. Akşama doğru başlayan yoğun yağış, meydanı hıncahınç dolduran kalabalığa geri adım attırmadı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Yağmur da yağsa gök de gürlese ben bu gençlerden ayrılmam. Ben bu gençliği asla yalnız bırakmam" dedi. Emiralem’de bu yıl uluslararası boyuta taşınan festival coşkusu, ikinci gününde de muhteşem anlara sahne oldu. Dev festival alanında binin üstündeki stantta, çilek başta olmak birçok ürünün alışverişi yüzleri güldürürken, gerçekleştirilen etkinlikler de ziyaretçilerden tam not aldı. Festivalin ikinci gününde coşkunun doruğa çıktığı anlarsa akşam saatlerinde yaşandı. Yoğun yağmurdan kaynaklı olarak konser alanında oluşabilecek teknik riskler hakkında bilgilendirilen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, liderlik sorumluluğuyla ekibine gerekli talimatları vererek konserin gerçekleştirilmesine karar verdi. Başkan Pehlivan’ın kararı, konser alanında duyurulduktan sonra, alanda gençlerin yoğun alkışı yükseldi. Konser alanına yalnızca Menemen’den değil Ege’nin her şehrinden ve İzmir’in her ilçesinden gelen gençler büyük sevinç yaşadı. "Yağmur da yağsa, gök de gürlese, ben bu gençlerden ayrılmam" Hakan Doğanay ve Sevtuğ Kasapbaşoğlu’nun sunum ve performansıyla başlayan program, Girift Band, Okan Bear ve Royal ile müzik ziyafetine dönüşürken, gençlerin heyecanla beklediği Murat Boz konseri öncesindeyse sahneye Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan çıktı. Kürsüye adımını attığı anda ilk olarak gençlere hitap eden Başkan Pehlivan, "Kıymetli gençler, yağmur altında bile sizlerle birlikte olmak ne güzel. Yağmur da yağsa gök de gürlese ben bu gençlerden ayrılmam. Ben bu gençliği asla yalnız bırakmam" derken, alanı dolduran gençler de bu sözlere alkışlarla karşılık verdi. "Ne yapıyorsak, bu meydanı dolduran muhteşem gençlerimiz için yapıyoruz" Başkan Pehlivan, "Mega projelerimizden dev hizmetlere kadar ne yapıyorsak, ilçemiz için yapıyoruz. Kadınlarımız için yapıyoruz. Çocuklarımız için yapıyoruz. Bu meydanı dolduran muhteşem gençlerimiz için yapıyoruz. Çünkü gençlik varsa umut vardır. Ne diyor Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk? ’Bütün ümidim gençliktedir’ diyor. Biz de ümidimizi gençliğe taşıyoruz. Bu gece bu meydanda da emeğin, alın terinin, üretimin ve gülen yüzlerin festivalinde, siz gençlerin enerjisi bize de geçiyor. İşte bu yüzden Menemen’de yüzmeden cimnastiğe 17 farklı branşta spor kursunu, piyanodan dramaya kadar 18 farklı branşta kültür sanat kursunu; toplam 35 ayrı kursu, başka yerlerde kaç lira diye hesap etmeden, Menemen’imizde tamamen ücretsiz olarak sunuyoruz. Nasıl iyi mi gençler? Çünkü bizim siyaset anlayışımızın merkezinde eser üretmek var. İnsanlarımızın hayatına dokunmak var. Çok şükür bugüne kadar Menemen’imize nice eserler kazandırdık. İnşallah başta 19 Mayıs’ta açacağımız Kent Gözü Alanımız olmak üzere nice eseri de bu güzel kente kazandırmaya devam edeceğiz" dedi. Murat Boz sahnede devleşti Başkan Pehlivan’ın sık sık alkışlarla kesilen konuşması sonrasındaysa gecenin ritmini belirleyen isim, sahnelerin sevilen yıldızı Murat Boz oldu. Boz, konser alanını dolduran binlere hayranının ezbere eşlik ettiği şarkılarıyla birlikte, konsere katılanlara unutulmaz bir gece yaşattı.
Bursa Bursa Erkek Liseliler, 143. pilav gününde buluştu ’Bursa Mektebi Sultanisi’ adıyla Sultan Abdülhamid tarafından yaptırılan Bursa Anadolu Erkek Lisesi’nden mezun olanlar, 143’üncü Pilav Günü’nde eski günleri yad etti. Yıllar sonra aynı okulun çatısı altında buluşan mezunlar hasretle bir birine sarılırken, yüzlerindeki tebessüm ise herkesi mutlu etti. Bursa Anadolu Erkek Lisesi Okulu ve Bursa Erkek Lisesi Mezunlar Derneği (BELDER) işbirliğiyle düzenlenen pilav günü etkinliği yoğun bir katılımla gerçekleşti. Türkiye’nin önemli siyasetçi ve sanatçılarını yetiştiren okulun mezunları, dün gibi yaşadıkları hatıralarına bir fotoğraf karesi daha ekledi. Salondaki mezunlara ve okumakta olan öğrencilere seslenen Okul Müdürü Şahin Boztepe, Bursa Erkek Lisesi’nin, 143 yıldır yetiştirdiği öğrencilerle Türkiye’nin kalkınmasında, yönetilmesinde, ekonomisinde, sanatın ve sporun gelişmesinde her zaman söz sahibi olduğunu söyledi. Pilav günü etkinliğine katılım sağlayan mezunlara teşekkürlerini ileten Boztepe, "Eğitim camiasında ulu bir çınar olan lisemiz, Sait Faik’in ilk öyküsüne, Reşat Nuri’nin Çalıkuşu’na, Orhan Şaik Gökay’ın şiirlerine ilham kaynağı olmuş, ülke yönetiminde, yerel yönetimlerde söz sahibi olan siyasetçi ve bürokratların, sanat ve bilimde iz bırakmış duayenlerin de beşiği olmuştur. Okul yönetimi olarak bugüne kadar büyük titizlikle taşınmış bu emaneti korumak ve kendilerinden sonrakilere aynı hassasiyetle devretmek için gayret ediyoruz. Bursa Erkek Lisesi, öğrenci merkezli anlayışıyla, ortak akılla alınan kararlarla, akademik ve psikolojik desteklerini alarak, bir okul değil yuva olma bilinciyle, araştırmacı, özgüveni yüksek, aklın ve bilimin ışığından sapmayan, milli ve manevi değerlere bağlı, gücünü şanlı mazisinden alarak geleceğe hazırlanan gençlerin yuvasıdır" dedi. Okulun en genç öğrencisi olarak konuşma yapan Bekir Berk de 2. Abdülhamid gibi eğitime büyük önem veren bir hükümdarın devrinde kurulan, köklü okulun koridorlarında Cumhuriyetin ilk yıllarındayken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de yürüdüğünü dile getirdi. Bir milletin geleceğini değiştiren, büyük liderlerin iz bıraktığı koridorlarda bugün kendisinin ve arkadaşlarının yürüyor olmasının, tarifsiz bir gurur yaşattığını aktaran Berk, "Böyle bir okulda okumak sadece eğitim almak değil, büyük bir tarihin ve mirasın parçası olmak demek. Aramızda 50 yıl önce mezun olmuş büyüklerimiz var, farklı dönemler, farklı hayatlar, farklı hikayeler ama hepsini yeniden aynı avluda buluşturan bir şey var. Bu okulun, o insanlarda bıraktığı aidiyet duygusu" diye konuştu. Konuşmaların ardından 60 yıl önce liseden mezun olan kişiye onur belgesi verildi. Törende bazı mezunlar söz hakkı alarak davetlilerle geçmişte yaşadığı hatıraları paylaştı. Daha sonra törene katılan davetliler ile mezunlar okulda pilav yedi.
Bursa Bursa’da feci kaza: Motosiklet tutkunu sanatçı hayatını kaybetti, oğlu ağır yaralandı Bursa’da Orhaneli yolunda otomobilin çarptığı motosikletin sürücüsü profesyonel seslendirme sanatçısı Ali Bilensir hayatını kaybetti, yanında bulunan 12 yaşındaki oğlu ağır yaralandı. Kaza, saat 08.30 sıralarında Doğancı Mahallesi’nde bulunan Doğancı Tüneli’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bilal Ç. yönetimindeki 16 BEZ 897 plakalı otomobil, aynı yönde seyir halinde olan Ali Bilensir idaresindeki 16 BRL 633 plakalı motosiklete henüz bilinmeyen bir nedenle çarptı. Şiddetli çarpmanın etkisiyle motosiklet metrelerce savrulurken, baba ve oğlu yola savruldu. Kazayı gören diğer sürücüler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde motosiklet sürücüsü Ali Bilensir’in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Motosiklette yolcu olarak bulunan oğlu C.B. (12) ise kazada ağır yaralandı. Ayağında kırık olduğu öğrenilen çocuk, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla Uludağ Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Hayatını kaybeden Ali Bilensir’in profesyonel seslendirme sanatçısı olduğu öğrenilirken, sabah saatlerinde Bursa’da düzenlenecek motosiklet buluşmasına katılmak üzere yola çıktığı belirtildi. Acı haberin ardından yakınları ve motosiklet camiası büyük üzüntü yaşadı. Kaza nedeniyle tünelde trafik bir süre kontrollü olarak sağlanırken, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Ali Bilensir’in cenazesi otopsi işlemleri için Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Kazayla ilgili adli tahkikat sürüyor.