POLİTİKA - 31 Ekim 2025 Cuma 16:40

2026 bütçe görüşmelerinde PKK tartışması

A
A
A
2026 bütçe görüşmelerinde PKK tartışması

Plan ve Bütçe Komisyonu’nda PKK tartışması yaşandı.


Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2026 bütçe görüşmeleri devam ediyor. İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş hakkında PKK ile ilişkisini sorgulayarak, "Abdullah Öcalan’ın Numan Kurtulmuş sevdası nereden geliyor? Toplantıların kapalı olması meselesi. Bakanların yaptıkları sunumları, milletvekillerinin sorularına verecekleri cevapların doyurucu ve aydınlatıcı olabilmesi için komisyonun basına kapalı olması diyorsunuz. Nasıl böyle bir gerekçe olabilir mi? Kandil’in, İmralı’nın haberi olacak mı, ABD ve İsrail’in haberi olacak mı? Olacak. Bakanlar istediklerini söylesinler diye basına toplantıyı konuşabilsinler diye toplantı kapatılıyor. PKK daha açık sözlü olarak görüyorum. Biz sevdamızdan vazgeçmedik. Bir anlaşmanın gereği olarak çekiliyorum diyor. PKK terörist başı lehine slogan atılıyor. Bunun hakkında ne işlem yaptınız" ifadelerini kullandı.


Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş, Usta’nın Kurtulmuş’a PKK sevdanız nereden geliyor doğru bir ifade olmadığını söyleyerek, "Politikayı eleştirebilirsiniz, beğenmeyebilirsiniz, süreçtir bu. Nihai noktası halktır. Ama Türkiye’de gazi Meclisin başında olan birisine PKK sevdanız nereden geliyor demeniz, kaba ve yaralayıcı bir sözdür, bunu kabul etmem. Bunu da size de yakışmaz. Nihayetinde Numan Bey bizim başkanımız" şeklinde konuştu.


TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, şöyle cevap verdi:


"Siyasi fikirleri ve mücadelesi herkes tarafından malum olan birisiyim. Bu söylenen söz beni rencide etmesinin ötesinde çok ağır hakaret olarak kabul ediyorum. Ağır ve yaralayıcı sözün çok üstünde hadsizliktir. Bu arkadaşımız bu salonda söylediği sözlerden vazgeçtiğini açıkça ortaya koymalıdır. Ben PKK sempatizanı veya sevdalısı değilim. Eğer böyle kabul ediyorsanız, size iade ediyorum. Bu yaptığınız siyasi şovu böyle basit numaralarla sürdürmeyin. Eğer bende bir sevda olacaksa, ben bu vatana, millete sevdalıyım. Bu milletin 86 milyonun her ferdini kendi kardeşim olarak bilirim. Bu ülkenin insanları arasında Türk, Kürt diye ayrımcılık koymak isteyenlerin hepsinin bu ülkeye zarar verdiklerini, haksızlık yaptıklarını bilirim. Böylesine açık fikirlerini 40 senelik siyasi hayatı boyunca dile getirmiş bir adama bu lafı söylemek en hafif tabiriyle hadsizliktir, haksızlıktır, terbiyesizliktir. Ben bu salondan kalkıyorum."


Muş, komisyon toplantısına on dakika ara verdi. Kurtulmuş ‘terbiyesiz herif’ şeklinde ifadeler kullanınca, Usta da ‘Ben siyasi eleştiri yapıyorum’ cevabını verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul GKL İlham Buluşmaları Barış Falay’ın moderatörlüğünde gerçekleşti GKL İlham Buluşmaları’nın üçüncüsü, farklı alanlarda başarıya ulaşmış kadınların azim ve kararlılıkla şekillenen hikayelerine sahne oldu. Sanofi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, genç kadınların iş hayatına daha güçlü ve donanımlı adım atmalarını desteklemek amacıyla 16 yıl önce hayata geçirdikleri Geleceğin Kadın Liderleri (GKL) programı kapsamında, bir kez daha ilham veren bir buluşmaya imza attı. "GKL İlham Buluşmaları"nın üçüncüsü, farklı alanlarda başarıya ulaşmış kadınların azim ve kararlılıkla şekillenen hikayelerine sahne oldu. Moderatörlüğünü Barış Falay’ın üstlendiği etkinlik, "Hikayeyi Yeniden Yazmak" temasıyla gerçekleştirildi. Pınar Altuğ, Hale Caneroğlu ve Bengi Kurtcebe gibi alanlarında öne çıkan isimler, kendi ilham verici yolculuklarını paylaşarak GKL mezunlarının başarı hikayelerine eşlik etti. GKL mezunlarının ve Türkiye’ye ilham veren bu güçlü isimlerin, cinsiyet ve fırsat eşitliği odağındaki kararlılık hikayeleri, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. GKL’den bugüne kadar 1950 genç kadın mezun oldu Yapılan açıklamaya göre Geleceğin Kadın Liderleri Programı, 2010’dan bu yana 1950 genç kadının hayatına dokunarak yalnızca bireysel kariyerleri değil, toplumsal dönüşümü de güçlendiren bir etki oluşturdu. Program mezunlarının yüzde 92’si iş hayatında aktif olarak yer alırken, yüzde 22’si üst düzey pozisyonlarda sorumluluk üstleniyor, yüzde 6’sı ise kendi girişimlerini hayata geçirerek ekonomiye değer katıyor. Programın oluşturduğu bu etkinin somut çıktıları da dikkat çekici: "Yatırımın Sosyal Dönüşü" (SROI) raporuna göre, Geleceğin Kadın Liderleri Programı’na yapılan her yatırım, 6 katlık bir toplumsal fayda olarak geri dönüyor. GKL’nin oluşturduğu etki uluslararası alanda da karşılık buluyor. Program, geçtiğimiz yıl Birleşmiş Milletler bünyesinde New York’ta düzenlenen paralel etkinlikler kapsamında örnek proje olarak sunularak küresel ölçekte de ilham veren bir model olarak öne çıktı. GKL İlham Buluşmalarının kaydına Sanofi Türkiye ve KAGİDER sosyal meday hesaplarından ulaşılabiliyor.
Adana Enerji verimliliğini arttırma yolları sanayicilere anlatılacak Bu sene 23’üncüsü düzenlenen Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu, alanında uzman akademisyenler, araştırmacılar ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek. Kursta, enerji verimliliğini arttırmanın yolları sanayicilere anlatılacak. Bu yıl 23’üncüsü düzenlenecek olan "Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu", Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) ev sahipliğinde 23-25 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Enerji alanında uzman akademisyenler, araştırmacılar ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek olan kursta, enerji verimliliğini artırmaya yönelik yöntemler ele alınacak. Özellikle sanayicilere yönelik hazırlanacak içeriklerde, enerji kullanımının daha etkin hale getirilmesi ve kayıpların azaltılması konuları işlenecek. Kurs kapsamında düzenlenecek oturumlarda, ekserji analizleri ile enerji verimliliğinin artırılması, sürdürülebilir enerji çözümleri ve güncel teknolojiler hakkında katılımcılara uygulamalı bilgiler sunulacak. "Enerji verimliliği odaklanmamız gereken en önemli çalışma" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Sözen, "Türkiye’nin birçok üniversitesinden 60’a yakın katılımcı şu anda ön kayıtlarını yaptırdı. Ekserji Yaz Okulu’nda çok değerli bilim adamları eğitim verecek. Özellikle Adana sanayi bölgesinden birçok katılımcı bekliyoruz çünkü sanayide enerji verimliliği şu anda çok popüler. Türkiye olarak enerji verimliliği odaklanmamız gereken en önemli çalışmalardan birisi. Yaz kursunun temel amacı da özellikle sanayideki enerji verimliliğini ön plana çıkarmak. Sanayi kuruluşlarımızdaki makine ile elektrik-elektronik mühendisleri gibi arkadaşlarımızın bu eğitimi mutlaka almaları gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Ufuk açıcı paneller düzenlenecek" Üniversite-sanayi iş birliğinin artarak devam edeceğini de anlatan Prof. Dr. Adnan Sözen, "Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak teknik anlamda üzerimize düşen birçok faaliyeti ATÜ’ye çekmeye çalışıyoruz. Dünyadaki bütün üniversitelerde ders kitapları okutulan Yunus Çengel hocamız gibi isimlerin yer aldığı böyle bir ekibi Adanalı sanayicilerin kesinlikle kaçırmaması lazım. Yaz okulu esnasında bir de panel düzenleyeceğiz. Bu panelin ufuk açıcı olacağını düşünüyorum" dedi. Rektör Prof. Dr. Sözen, üniversitelerinde 750 kW’lık GES santralinin aktif olarak çalıştığını belirterek enerjiye büyük önem verdiklerini ifade etti. Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesinde önemli bir seviyeye ulaştığını vurgulayan Sözen, sadece yenilenebilir kaynaklara geçişin değil, sanayide enerjinin verimli kullanılmasının da kritik olduğunu söyledi. Avrupa’nın "Yüzde 20 tasarruf, yüzde 20 yenilebilir enerji" hedeflerinin Türkiye tarafından aşıldığını dile getiren Sözen, düzenlenen yaz okulunun sanayide enerji verimliliği çalışmalarına önemli katkı sağlayacağına inandıklarını kaydetti.
Antalya ADF2026 tamamlandı: Gazze mesajları, yoğun temas trafiği ve kritik başlıklar öne çıktı Antalya’da 17-19 Nisan tarihleri arasında düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu sona erdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın resmi açılışta yaptığı konuşmada Gazze, küresel sistem krizi, Hürmüz Boğazı ve Ukrayna başlıkları öne çıkarken, forum Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın kapanış basın toplantısıyla tamamlandı. ADF2026, 150 ülke ve 66 uluslararası kuruluştan 6 bin 400 katılımcı, 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, meclis başkanları, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisini Antalya’da buluşturdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek turizm merkezindeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu tamamlandı. "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek" temasıyla 17-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen forum, üç gün boyunca liderleri, dışişleri bakanlarını, diplomatları, akademisyenleri ve üst düzey temsilcileri Antalya’da bir araya getirdi. ADF2026 kapsamında düzenlenen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın kapanış basın toplantısında verdiği bilgiye göre; forumda 150 ülke ve 66 uluslararası kuruluştan 6 bin 400 katılımcı yer aldı. Foruma ayrıca 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, meclis başkanları, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisi iştirak etti. Resmi açılış Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasıyla başladı Forumun resmi açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasıyla yapıldı. Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nu yalnızca diplomatik temasların yürütüldüğü bir organizasyon olarak değil, dünyanın nereye gittiğinin, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceğinin ve yeni etkileşim alanlarının münazara edildiği bir platform olarak gördüklerini belirtti. Gazze mesajları açılışa damga vurdu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında en dikkat çeken başlıklardan biri Gazze oldu. Erdoğan, Gazze’de yaşananların yalnızca insani bir trajedi olarak okunamayacağını vurgulayarak, mevcut uluslararası düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu açık biçimde gösterdiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini silahların, müzakerenin yerini ise çatışmanın almaması gerektiğini belirterek barış ve diplomasinin önemine işaret etti. Forum Hakan Fidan’ın basın toplantısıyla tamamlandı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resmi açılış konuşmasıyla başlayan forum, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın kapanışta düzenlediği basın toplantısıyla sona erdi. Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun farklı görüşleri, coğrafyaları ve çıkarları aynı masa etrafında buluşturan niteliğinin bu yıl da teyit edildiğini belirterek, forum marjında Gazze Barış Planı, Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Dışişleri Bakanları Toplantısı ve Balkan Barış Platformu başlıklarının ele alındığını söyledi. Fidan, belirsizliklerin ve çoklu krizlerin uluslararası sistemin baskın karakteri haline geldiği bir dönemde ADF’nin umut, diyalog ve çözüm zemini sunduğunu vurgularken, Türkiye’nin dış politikayı diplomasiyi barışın anahtarı olarak gören anlayışla sürdürmeye devam edeceğini ifade etti. Forumda öne çıkan başlıklar Üç gün süren forumda Gazze, Ukrayna-Rusya savaşı, İran merkezli gerilim, Hürmüz Boğazı, enerji güvenliği, bölgesel barış, serbest ticaret, bağlantısallık projeleri, Afrika’nın kalkınma potansiyeli, gıda güvenliği, kuraklık ve iklim değişikliği başlıkları öne çıktı. Yoğun ikili temas trafiği yaşandı Forum kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan da yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Slovenya Cumhurbaşkanı Natasa Pirc Musar, Komorlar Birliği Cumhurbaşkanı Assoumani Azali, Burundi Cumhurbaşkanı Evariste Ndayishimiye ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi ile bir araya geldi. Erdoğan ayrıca Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Gürcistan Başbakanı İrakli Kobahidze, Libya Millî Birlik Hükûmeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleri ve AGİT Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu ile de görüşmeler yaptı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da forum marjında Avusturya Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger, Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov ve çeşitli Afrikalı bakanlar ile temaslarda bulundu. Fidan ayrıca Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı, Gazze toplantısı, Balkan Barış Platformu Dışişleri Bakanları Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Antalya bir kez daha diplomasinin merkezi oldu Açılışı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajlarıyla yapılan, kapanışı ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın basın toplantısıyla tamamlanan ADF2026 ile Antalya, üç gün boyunca çok sayıda liderler paneline, yuvarlak masa toplantısına, ikili görüşmeye ve özel oturuma ev sahipliği yaptı.
İzmir Yarım asırlık emektar terzi hazır giyime karşı zanaatını yaşatıyor İzmir’de yarım asırdır terzilik yapan İlyas Ürkek, gelişen hazır giyim sektörüne karşı mesleğini ayakta tutmaya çalışıyor. Emektar terzi, kaybolmaya yüz tutan zanaatının son temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor. Şehrin en işlek caddelerinden birinin arka sokağında bulunan on metrekarelik dükkanında çalışan İlyas Ürkek (70), elinde gümüş rengi makası ve boynundaki mezurası ile yıllara meydan okuyor. Dükkanında eski kumaş kokuları arasında mesleğini sürdüren Ürkek, geçmişte bayramlardan aylar önce sipariş defterlerinin dolduğunu ifade etti. Eskiden insanların en kaliteli kumaşları alarak terzilere emanet ettiğini anlatan İlyas Ürkek, "O zamanlar usta-çırak kültürü vardı. Ustamız bize önce dikiş dikmeyi değil, edebi, sabrı ve bir emanete nasıl sahip çıkılacağını öğretti. ’Kumaşı değil, insanın haysiyetini dikiyorsun’ derdi rahmetli. Şimdilerde ise her şey bir tıkla kapıya geliyor. O özen ve o ruh artık yok" dedi. "Hazır giyim sektörü mesleği etkiledi" Hazır giyim mağazalarının çoğalmasıyla giyinme kültürünün değiştiğini belirten Ürkek, fabrika üretiminin standart bedenler sunduğunu söyledi. Terzilerin kumaşı insanın yapısına göre şekillendirdiğini anlatan Ürkek, "Terzi sadece ölçü almaz. Müşterisinin omuz düşüklüğünü, yürüyüşünü, oturuşunu da tartar. Kişiye özel dikim yaptırmak, bir insanın kendine verdiği değerdir. Ancak şimdiki gençler ’üzerime tam otursun’ demiyor, ’marka olsun’ diyor. Bu da mesleğimizi bir zanaattan ziyade, sadece paça kısaltılan bir tamir atölyesine dönüştürdü" ifadelerini kullandı. "Çırak yetişmiyor" Terzilerin günümüzde sürdürülebilir moda kavramının temsilcileri olduğunu ve tüketim çılgınlığına karşı durduklarını vurgulayan Ürkek, mesleğin geleceğinden endişe duyduğunu dile getirdi. Yeni neslin masa başı işleri tercih ettiğini söyleyen Ürkek, "Arkadan gelen yok. Çırak yetişmiyor. Herkes masa başı iş peşinde. Bu dükkanın kepengi bir gün indiğinde, mahalledeki bu makine sesi de ebediyen susacak. En çok buna üzülüyorum" şeklinde konuştu. "Hayatı elde dikim yaşamak lazım" Her şeyin çok çabuk tüketildiğini belirten Ürkek, "İnsanların bu telaşını, bu doyumsuz hızını sürfile yapıp temizlemek isterdim. Her şeyi çok çabuk tüketiyoruz. Eşyaları, dostlukları, zamanı. Keşke hayatı o eski kumaşlar gibi daha sağlam, daha sabırlı ve daha elde dikim yaşayabilseydik. Çünkü hayat, alelacele atılmış bir dikiş gibi. En küçük zorlukta sökülüyor. Teyeli sağlam atmak lazım" diyerek sözlerini tamamladı.