GÜNDEM - 26 Şubat 2026 Perşembe 10:37

28 Şubat döneminde eğitim hakları engellenen İlyas ve Ağdalyan: "28 Şubat yalnızca eğitim değil, sosyal ve psikolojik yaşamlarımızı da derinden etkiledi"

A
A
A

Burdur’da üniversite öğrencisiyken 28 Şubat döneminde başörtülü olması nedeniyle eğitim hakkı engellenen 28 Şubat Öğrenci Derneği Genel Başkanı Emine İlyas ile Konya’da benzer uygulamalara maruz kalan Leyla Arslan Ağdalyan, o dönemde yaşadıklarını anlattı. İlyas ve Ağdalyan, 28 Şubat sürecinin yalnızca eğitim hayatlarını değil, sosyal ve psikolojik yaşamlarını da derinden etkilediğini dile getirdi.

28 Şubat döneminde Burdur’da üniversite öğrencisiyken çeşitli cezalarla karşı karşıya kaldığını söyleyen 28 Şubat Öğrenci Derneği Genel Başkanı Emine İlyas ile Konya’da öğrenim gördüğü sırada benzer uygulamalara maruz kalan Leyla Arslan Ağdalyan, başörtüleri nedeniyle okullarından uzaklaştırıldıklarını ve eğitimlerini yarıda bıraktıklarını ifade etti. O dönemde yaşadıkları baskıları İHA muhabirine anlatan İlyas ve Ağdalyan, 28 Şubat sürecinin yalnızca eğitim hayatlarını değil, sosyal ve psikolojik yaşamlarını da derinden etkilediğini belirttiler.

28 Şubat döneminde eğitim hakları engellenen İlyas ve Ağdalyan:

"Türkiye'nin dört bir tarafında üniversite okuyan öğrenciler olarak eğitimimize devam edemedik"

28 Şubat döneminde eğitim hakları engellenmiş tüm vatandaşların haklarını aramak için dernek çatısı altında bir araya geldiklerini söyleyen Emine İlyas, "Ben de o dönemde üniversite öğrencisiydim. İkinci sınıftaydım ve çeşitli cezalar alarak eğitimime devam edemediğim bir süreç yaşadım. O süreçte biz Türkiye'nin dört bir tarafında üniversite okuyan öğrenciler olarak eğitimimize devam edemedik. 13 yıl sonra üniversitede başörtü serbest oldu ama bu sefer de yaşlarımız ilerledi. Hayatlarımız değişti, evlendik, çocuklarımız oldu. Bu şartlarda biz üniversitelerimize geri döndük ve tekrar bir mücadelenin içine girdik. 2014-2015 yılında diplomalarımızı aldık. Sonrasında da 28 Şubat Öğrenci Derneği'ni kurarak, bu sorunu yaşayan Türkiye genelindeki tüm mazlumları bu derneğin çatısı altında bir araya getirdik" dedi.

28 Şubat döneminde eğitim hakları engellenen İlyas ve Ağdalyan:

"28 Şubat yeryüzündeki tüm masumların davasıdır"

28 Şubat döneminde başörtülü kişilere karşı çeşitli hukuksuzlukların yaşandığını vurgulayan İlyas, sözlerine şöyle

devam etti:
"28 Şubat ne Emine'nin başörtüsü ne de Ayşe'nin başörtüsü sorunudur. 28 Şubat bütün Müslümanların, yeryüzündeki tüm masumların ve insanlık onurunun davasıdır. Aslında biz dernek çalışmalarını yaparken şunu keşfettik; baktık ki kavramlarımızın hiçbiri bize ait değil. Hep darbecilerin kavramlarıyla darbecilere hizmet etmişiz. O nedenle bazı kavramların özellikle kullanıldığını fark ettik. Biz mağdur kelimesinin kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Derneğimiz hep yanlış isimlendirilir. Biz bu mağdur kelimesini kabul etmiyoruz. O dönemde olması gerekeni yaptık. Ülkemizde büyük bir hukuksuzluk yaşanıyordu ve bu hukuksuzluğa karşı tüm Türkiye'deki vatandaşlar olarak herkes kendi bulunduğu alanda karşı çıktı. 2025 yılı yargı kararları bizim halkımıza müjdemizdir. 2025 yılında yargı kararları alındı ve bize darbeyi uygulayanlar hapse girdiler. Fakat hapse girmeleri yeterli değil. Onların ülkemizde yapmış oldukları hukuksuzlukların kalıntılarını hala temizleyemedik. Biz bunların temizlenmesini talep ediyoruz."

"28 Şubat önlenemediği için de 15 Temmuz oldu"

28 Şubat Öğrenci Derneği olarak mağdur öğrencilerin hak ihlallerinin giderilmesiyle ilgili çalışmalar yaptıklarını aktaran İlyas, "Ülkemizde yaşanan darbeler tarihine baktığımız zaman 27 Mayıs önlenemediği için 1971 muhtırası oldu. 12 Eylül önlenemediği için 28 Şubat oldu. 28 Şubat önlenemediği için de 15 Temmuz oldu. Ve biz 15 Temmuz'da ülkenin vatandaşları olarak büyük bir ruhla uyandık ve bu ruhun canlı kalması için gayret ediyoruz. Biz 28 Şubat Öğrenci Derneği olarak o süreci yaşayan ve yıllar sonra yine mücadeleler vererek diplomalarını alan hanımefendilerin hak ihlallerinin giderilmesiyle ilgili bir çalışma yaptık. Hak ihlalleri giderilememiş 28 Şubat gazileri var" ifadelerini kullandı.

28 Şubat döneminde eğitim hakları engellenen İlyas ve Ağdalyan:

"Başörtü sorunu 2011 yılında düzelene kadar okulumu bırakmak zorunda kaldım"

Üniversitede başörtülü olmasından dolayı çeşitli cezalar aldığını ifade eden Leyla Arslan Ağdalyan, "Anadolu Öğretmen Lisesi’ni bitirdikten sonra Selçuk Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü'nü kazandım. 1997-1998 eğitim öğretim yılında hiçbir sorun yaşamadan başörtülü bir şekilde üniversite hayatıma devam ettim ama bu süreçte İstanbul'daki üniversite okuyan arkadaşlarımızın yaşadığı sorunlar başlamıştı. Biz de onlara Konya'dan destek amaçlı çeşitli eylemlerde bulunduk. 1998-1999 eğitim yılına geldiğimiz zaman 2. sınıfta önce hocamızın bizi uyarmasıyla süreç başladı. Kılık kıyafet kurallarına uymadığımız için sınıfımızda tutanak tutuldu, savunmamız istendi ve süreç bu şekilde devam etti. İlk etapta uyarı cezası, sonunda bir hafta uzaklaştırma, peşinden bir ay ve dönem uzaklaştırma cezası şeklinde eğitimim yarıda kaldı. Başörtü sorunu 2011 yılında düzelene kadar o süreçte okulumu bırakmak zorunda kaldım" diye konuştu.

28 Şubat döneminde eğitim hakları engellenen İlyas ve Ağdalyan:

"Başörtüsü Allah'ın emri olduğu için böyle bir mücadeleye giriştik"

28 Şubat döneminde başörtüsüne yönelik yürütülen uygulamalara karşı mücadele ettiklerini belirten Ağdalyan, "Arkadaşlar olarak bize mağdur denilmesini istemiyoruz. Çünkü başörtüsü Allah'ın emri olduğu için böyle bir mücadeleye giriştik. Ama bir yandan da Türkiye hukuk devleti olduğu için, bu uygulamanın hukuksuz olduğunu düşündüğümüz için ne kadar uzun da sürse bu mücadelenin içinde yer alma kararı aldık ve bunu kabul etmedik. Dolayısıyla biz 28 Şubat mağdurları değiliz. Türkiye'de kendi vatanını, milletini seven insanlar olarak bu hukuksuz süreci kabul etmedik ve bu mücadeleye giriştik. Biz 28 Şubat gazileriyiz, bu yüzden mağdur kelimesinin kullanılmasını istemiyoruz. Benim gibi aynı süreci yaşamış arkadaşlarımın haklarının iade edilmesini istiyoruz" şeklinde konuştu.

Ahmet Özkurt - İbrahim Çakmak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da kardan 516 köy yolu ulaşıma kapandı Erzincan’da kar yağışı nedeniyle 516 köy yolu ulaşıma kapandı. Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü tarafından uyarısı yapılan kar yağışı gece saatlerinde etkili olmaya başladı. Sabah saatlerine kadar devam eden yağışın ardından kent genelinde ağaçlar ve binaların üzeri karla kaplandı. Yoğun kar yağışı nedeniyle Erzincan-Gümüşhane ve Erzincan-Sivas kara yollarında ulaşım güçlükle sağlanıyor. Özellikle Sakaltutan Geçidi ile Kızıldağ Geçidi ve Ahmediye Geçidi mevkilerinde yağış ulaşımı aksattı. Yolda kalan araçların trafiği engellememesi için karayolları ve polis ekipleri iş makinesi desteğiyle çalışma yaptı. Karayolları ekipleri kar küreme ve tuzlama çalışması gerçekleştirirken, polis ekipleri tır ve çekici gibi ağır tonajlı araçları durdurarak sürücülerden dinlenme tesislerinde bir süre beklemelerini istedi. Kent merkezinde Erzincan Belediyesi ekipleri ana arterlerde kar küreme ve tuzlama çalışması başlatırken, kırsal bölgelerde kapanan yolların açılması için İl Özel İdaresi ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. Kar yağışı nedeniyle il genelinde ilk ve orta dereceli okullarda eğitime ara verildi. Ayrıca Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde de eğitime 1 gün süreyle ara verildiği bildirildi. Öte yandan kar yağışı sebebiyle 516 köy yolunun ulaşıma kapandığı, ekiplerin yolları açmak için çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.
Kocaeli Turkcell 5G için hazır Türkiye’de ilk 5G sinyalinin verilmesi için geri sayım sürerken, Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret etti. "Tıpkı Kartepe gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var" diyen Koç şu mesajları verdi: "En geniş frekans portföyünün sahibi ve en fazla 5G yatırımı yapan şirket olarak, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız. Tüm hazırlıklar tamamlandı. Artık sadece söylemlerin değil, yatırım gücü ve teknik kapasitenin de konuşacağı yerdeyiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur.’’ Türkiye, 1 Nisan’da verilecek ilk 5G sinyali için gün sayarken Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kocaeli Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı ve fedakâr çalışmaları için saha ekibine teşekkür etti. "Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin her devrinde lider oldu" Şiketin, Türkiye’nin 5G dönüşümüne liderlik edeceğinin altını çizen Genel Müdür Koç, şu mesajları verdi: "Türkiye’de mobil iletişimin her döneminde sektör lideri olduk. 16 Ekim’deki ihalede, 1 milyar 224 milyon dolarlık teklifle Türkiye’nin en geniş frekans portföyünün sahibi olarak bu liderliği perçinledik. 700 MHz bant genişliğimiz sayesinde kırsal bölgelerden bina içlerine kadar güçlü ve dengeli bir kapsama sağlayacağız. 3,5 GHz bandındaki kapasitemizle de şehir merkezlerinde ve yoğun bölgelerde mobilde saniyede 1000 megabit ve üzeri seviyelere ulaşan performans sunacağız. 5G, üretimden ulaşıma, sağlıktan enerjiye kadar hayatın her alanında çok köklü bir dönüşümü tetikleyecek. 32 yıldır süren liderlik tecrübemizle ülkemizin bu dönüşümüne biz öncülük edeceğiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur. Bu konumun getirdiği sorumluluk ve vizyonla, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız." "Artık yatırım gücü ve teknik kapasite konuşacak" Dr. Ali Taha Koç şöyle devam etti: "Bundan tam 32 yıl önce Türkiye’yi cepten ilk alo ile tanıştıran markayız. Bugün 5G’nin sağlayacağı olanakları ve arkasındaki teknolojiyi konuşuyoruz ama tüm bunları mümkün kılan, bu istasyonları kuran ekiplerimizin bilgisi ve alın teridir. Tıpkı Kartepe’de olduğu gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var. Bugün itibarıyla 5G’ye hazırız. Artık sadece söylemlerin değil yatırım gücü ve teknik kapasitenin, yani kısacası ‘gerçeklerin’ konuşacağı yerdeyiz. Çekim gücü, altyapı, hız ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda sektör ortalamalarının çok üzerinde bir deneyim sunuyoruz. Tüm hazırlıklar tamamlandı. 1 Nisan günü Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda yeni ve tarihi bir sayfa açılacak. Ve o sayfanın altında Turkcell imzası olacak."
Antalya Yol kenarında ölü bulunan kadının kocası ile oğlu tutuklandı Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde yol kenarında ölü bulunan 45 yaşındaki kadının ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen kocası ile cezaevinden izinli çıktığı öğrenilen oğlu çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Olay, geçtiğimiz salı günü sabah saat 08.00 sıralarında Zeytinada Mahallesi Sazak mevkiinde, D-400 kara yolu üzerinde meydana geldi. Sabah erken saatlerde muz bahçesinde çalışmaya giden bir vatandaş, yol kenarında hareketsiz yatan bir kişiyi fark ederek 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. Bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde jandarma ekipleri tarafından geniş çaplı inceleme başlatıldı. Yapılan incelemede hayatını kaybeden kişinin 45 yaşındaki Saliha Turan olduğu belirlendi. Cumhuriyet savcısının olay yerindeki incelemesinin ardından Turan’ın cenazesi önce Gazipaşa Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. İlk belirlemelere göre, Turan’ın cesedinin bulunduğu günden bir önceki gün hayatını kaybettiği değerlendirildi. Kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla cenaze, Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Otopsinin ardından cenaze defnedilmek üzere Diyarbakır’a gönderildi. Eşi Adana’da yakalandı Soruşturma kapsamında kadının eşi M.T.’nin olay sonrası il dışına çıktığı belirlendi. Şüpheli, jandarma ekipleri tarafından Adana’da yakalanarak Gazipaşa’ya getirildi. Jandarmadaki işlemlerinin ardından Gazipaşa Adliyesi’ne sevk edilen M.T., çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. Oğlu cezaevinden izne çıkmış Olayla bağlantılı olarak çiftin oğlu Y.T.’nin başka bir suçtan hükümlü bulunduğu Adana’daki Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda kaldığı öğrenildi. Y. T.’nin bir haftalık izin kapsamında Antalya’daki evlerine geldiği, 23 Şubat tarihinde ise yeniden cezaevine teslim olduğu belirtildi. Tutuklama talebiyle sevk edildiği duruşmaya SEGBİS üzerinden katılan Y.T.’nin ifadesinde olayla ilgisinin olmadığını söylediği öğrenildi. Mahkeme, Y.T.’nin de tutuklanmasına karar verdi. Olayın aydınlatılmasına yönelik soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.