SAĞLIK - 04 Mart 2026 Çarşamba 10:55

6 ayda fazla kilolarından kurtularak hem bedenini hem de ruhunu iyileştirdi

A
A
A
6 ayda fazla kilolarından kurtularak hem bedenini hem de ruhunu iyileştirdi

Fazla kiloları sebebiyle obezite merkezine başvuran Hüseyin Berk Uzun, 24 buçuk kilo vererek hem bedenini hem de ruhunu iyileştirdi.


Türkiye’de en önemli sağlık problemlerinden biri olarak görülen obezite, insan hayatını olumsuz etkiliyor. Günlük yaşamda hareket kısıtlılıkları, düzensiz uyku, çabuk yorulma gibi etkileri de beraberinde getiren obezite, psikolojik olarak da stres bozukluğu, özgüven kaybı gibi sonuçları beraberinde getiriyor. Uzmanlar, obezitenin çevresel, genetik ve psikolojik bir durum olduğunu anlatıyor. Bu kapsamda obezite merkezlerinde ise başvuranlar, hem diyetisyen hem de psikolog eşliğinde fazla kilolarından sağlıklı bir şekilde kurtulabiliyor.


Son birkaç yıldır kilo aldığını ve aldığı kiloların günlük yaşamını etkilediğini anlatan 34 yaşındaki Hüseyin Berk Uzun, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Uzun, "Çevremdeki insanların da tavsiyesiyle endokrin bölümüne başvurdum. Endokrin bölümü de obezite merkezimize yönlendirdi beni. Burada hemşire hanım, diyetisyen, fizyoterapist ile beraber son 6 aydır diyet uyguluyorum" ifadelerini kullandı.


6 ayda büyük bir değişim yaşadığını dile getiren Uzun, "6 ayda 133,5 kilodan 109 kilo düşerek yaklaşık 24 buçuk kilo verdim. Son 6 ayda böyle bir değişim, bu şekilde kilo verdiğim için, obezite merkezi tarafından, beni yönlendirdiği için bu konuda çalışmalarından memnunum" şeklinde konuştu.


Düzensiz beslenmeden dolayı kilo aldığını aktaran Uzun, diyetisyenlerin verdiği programla öncelikle beslenme düzenini oluşturduğunu ifade etti.



"Hem diyetisyen hem de psikologla beraber, obezite merkezinde daha kapsamlı bir şekilde destek alabildim"


Kilo aldıktan sonra psikolojisinin de olumsuz etkilendiğini belirten Uzun, "Burada sadece beslenme uzmanından değil, aynı zamanda psikolog hanımdan da destek aldım. Bu beslenme, kilo verme konusunda o da beni motive etti. Bu şekilde hem beslenme hem de psikologla beraber, obezite merkezinde daha kapsamlı bir şekilde destek alabildiğim için, daha kolay kilo verdim" açıklamasında bulundu.



"Modum, enerjim düşük oluyordu"


Uzun, fazla kiloların günlük yaşamını da kötü yönde etkilediğini söyleyerek, "Uyku düzenim daha bozuktu. Sabahları daha yorgun kalkıyordum. Gün içerisinde biraz daha modum, enerjim düşük oluyordu. Bunun dışında daha hareketli aktiviteler beni daha çok yoruyordu" dedi.



"90’a inebilirsem benim için çok büyük bir başarı olur"


İdeal kilosuna ulaşabilmek için daha da sağlıklı besleneceğini vurgulayan Uzun, "İlk etapta şu an 109 kiloyum. 100’ün altına inmeye çalışıyorum. Ondan sonra artık ideal kilom 90 kilo olur. 90’a inebilirsem benim için çok büyük bir başarı olur" ifadelerine yer verdi.


Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Gastroenteroloji cerrahı Prof. Dr. Muhammed Kadri Çolakoğlu ise, hastanın düzensiz kilo ve egzersiz alışkanlıklarını değiştirdiklerini anlatarak, "24 kilo verebilmesine vesile olduk. Şu an vücut kitle indeksi 34’e kadar düştü. 100 kilo civarlarında, hala tedavimiz devam ediyor" diye konuştu.



"Çünkü obezite sadece kendisi değil, beraberinde taşıdığı hastalıklarla da ciddi bir risk faktörü"


Türkiye nüfusunun yüzde 50’den fazlasının kilo problemi olduğunu belirten Çolakoğlu, sözlerine şöyle devam etti:


"Bu artık ciddi bir problem. Çünkü obezite sadece kendisi değil, beraberinde taşıdığı, eklediği hastalıklarla da, tansiyonlar olsun, şeker olsun, eklem rahatsızlıkları olsun, ciddi bir risk faktörü. Fazla kiloya sahip olan hastalar kendilerini ifade etmekte ya da kendilerini açığa çıkartmakta biraz zorlanıyorlar. Yani ben artık bundan kurtulmak istiyorum demekle bir tık problem yaşıyorlar. Bu onları baskılayıcı ve tedavilerde engelleyici bir sebep oluyor. Ama ne zaman ki buraya geldiklerinde ve tedaviye başladıklarında ve kilo vermeye başladıkları gördüklerinde bunu üzerlerinden çok rahat bir şekilde atabiliyorlar."



"Obezite psikolojik de bir durum, çevresel de bir durum, genetik de bir durum"


Obezitenin psikolojik bir durum olduğuna değinen Çolakoğlu, şu ifadeleri kullandı:


"Bunu sadece yemek fazlalığı ya da hasta fazla yemek yiyor ya da az hareket ediyor diye söylemek, aslında bilimsel çerçeveye bir hakaret oluyor. Obezite esasen bir psikolojik de bir durum, çevresel de bir durum, genetik de bir durum. Ailesinde genetik faktörleri fazla olan, obeziteye yatkın olan hastalarda obezite fazla olabiliyor. Çevresel etkiler vardır. Ailenizde fazla yemekle haşır neşir olan ya da sürekli paket gıdalarla beslenen insanlar olduğunda, siz de olur olmadık onlardan etkilenip bunlarla beraber yemek yiyorsunuz. Özellikle stres bozuklukları, depresyon, bunlar obeziteye sebep olduğu gibi obezite de bunlara sebep oluyor. Yani karmal bir ilişki var içerisinde."



6 ayda fazla kilolarından kurtularak hem bedenini hem de ruhunu iyileştirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Nilüfer Belediyesi’nin yeni araçları yollarda Bursa’da araç filosunu güçlendiren Nilüfer Belediyesi, 4 iş makinesi ve 6 kamyonu hizmete alarak iş yapma kapasitesini artırdı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Biz, Nilüferlinin parasını en doğru, en akılcı şekilde kullanmakla sorumluyuz. Bu araçlar yaklaşık 1 ila 1,5 yıl içinde kendi maliyetini karşılayacak" dedi. Nilüfer Belediyesi, altyapı ve ulaşım hizmetlerini daha etkin, hızlı ve kesintisiz sürdürmek için bir yatırımı daha hayata geçirdi. Araç filosuna yeni katılan 4 iş makinesi ve 6 kamyonun hizmete giriş töreni Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, başkan yardımcıları ve personelin katılımıyla gerçekleştirildi. Alaaddinbey Ek Hizmet Binasının bahçesinde düzenlenen törende konuşan Başkan Şadi Özdemir, her geçen gün büyüyen Nilüfer’de kentin her sokağına eşit ve kaliteli hizmet götürmek için aralıksız çalıştıklarını söyledi. Nilüfer için her zaman daha iyisinin mümkün olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "Hizmet kalitemizi artırmanın yolu, sahadaki gücümüzü büyütmekten geçiyor. Sahadaki elimiz, kolumuz olan mevcut araç filomuza bugün yerli üretim olan 4 iş makinesi ve 6 kamyon daha ekliyoruz. Bu alımla iş makinesi sayımız yüzde 20, kamyon sayımız yüzde 46 artıyor" dedi. 50 ton yama kapasitesi Bu araçlarla birlikte asfalt ekibini de güçlendirdiklerini anlatan Başkan Şadi Özdemir, "Ekibimize yeni bir asfalt robotu kazandırdık. Şu ana kadar günde 15 ton yama yapabiliyorduk. Yeni aracımızla birlikte bu kapasite günde 50 tona çıkıyor" diye konuştu. Nilüferlinin parasını en doğru ve akılcı kullanmakla sorumlu olduklarının altını çizen Başkan Şadi Özdemir, "Eğer bu makine ve kamyonları kiralama yoluna gitseydik, her ay belediyemizin kasasından 8 milyon liranın üzerinde bir bedel çıkacaktı. Ancak biz satın almayı tercih ettik ve kalıcı bir değer ürettik. Bu araçlar 1 ila 1,5 yıl içinde kendi maliyetini karşılayacak. Uzun yıllar boyunca da Nilüfer’e hizmet üretecek. Üstelik bakım ve arıza durumlarında işi durdurmak zorunda kalmayacağız. Dışarıdan hizmet alma ihtiyacımız azalacak" diye konuştu. Törenin sonunda kamyonlardan birinin direksiyonuna geçen Başkan Şadi Özdemir, hizmete alınan araçların ilk sürüşünü gerçekleştirerek sürece sahadan eşlik etti.
Bingöl Bingöl’de PNL yöntemiyle böbrek taşı tedavisinde sevkler azaldı Bingöl Devlet Hastanesi’nde uygulanan Perkütan Nefrolitotomi (PNL) yöntemi sayesinde büyük böbrek taşı hastalarının il dışına sevk edilme oranında önemli düşüş yaşandı. Bingöl Devlet Hastanesi’nde son yıllarda yaygın olarak uygulanmaya başlanan PNL yöntemi, 2 santimetreden büyük böbrek taşlarının açık ameliyata gerek kalmadan kapalı yöntemle kırılıp çıkarılmasını sağlıyor. Modern tekniklerle gerçekleştirilen bu yöntem, hastalara daha küçük kesi, daha az ağrı, kısa hastanede kalış süresi ve yüksek başarı oranı gibi önemli avantajlar sunuyor. Uzmanlar, hastaların genellikle 1-2 gün içerisinde taburcu edildiğini, işlem sonrası rutin stent uygulamasına çoğu zaman ihtiyaç duyulmadığını belirtiyor. Ortalama ameliyat süresinin 60-90 dakika olduğu ifade edilirken, bazı vakalarda bu sürenin 30 dakikaya kadar düşebildiği kaydedildi. Operasyonları üç yıldır başarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Üroloji Uzmanı Doktor Yunus Emre Kızılkan, "Son olarak sağ böbreğinde 4 santimetre büyüklüğünde taş bulunan bir hastaya hastanemizde başarıyla PNL ameliyatı uyguladık. Kendiliğinden düşmesi mümkün olmayan ve tedavi edilmediğinde böbrek yetmezliği ile ciddi enfeksiyon riskine yol açabilecek taş, kapalı yöntemle tamamen temizlenmiştir. Ameliyat sonrasında hastanın böbrek fonksiyonlarında belirgin düzelme gözlenmiştir. Hastalarımızın bu konuda il dışına gitmelerine gerek yok. Yaptığımız operasyonlar neticesinde hastalarımız son derece memnun bir şekilde hastanemizden ayrılmaktadır" dedi.
Erzurum Erzurumspor’un başarı hikâyesi KUDAKAF’26’da gençlerle buluştu Erzurum’da düzenlenen Kuzeydoğu Anadolu Kariyer Fuarı (KUDAKAF’26) kapsamında gerçekleştirilen "Bir Başarı Hikâyesi: Erzurumspor" paneli, mavi-beyazlı camianın temsilcileri ile genç yetenekleri bir araya getirdi. Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen KUDAKAF’26’nın son gününde spor dünyasından önemli isimler gençlerle buluştu. Moderatörlüğünü Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun üstlendiği panele; Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı ve Erzurumspor Onursal Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, Teknik Direktör Serkan Özbalta ve Takım Kaptanı Mustafa Yumlu konuşmacı olarak katıldı. "Erzurumspor Sadece Bir Takım Değil, Bir Şehrin Markasıdır" Panelde konuşan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurumspor’un başarısının arkasında inanç ve disiplinli bir çalışmanın yattığını vurgulayarak "Şehrimizin gururu Erzurumspor’un bu yolculuğu, sadece sportif bir başarı değil; emeğin, inancın ve mücadelenin hikâyesidir. Gençlerimize bu vizyonu aşılamak bizim için çok kıymetli, Biz yenile yenile yenmesini öğreneceğiz. 2 defa düştük ama şimdi düşmemenin çaresini, yollarını arayacağız. Buraya gelirken çok zorluk, sıkıntı yaşadık. Takımın kamp ve antrenman yapacak yeri yok. Biz doğal gazla yerden ısıtmalı sahalar yaptık. Bu başarının altında bu da var. Daha sıcak yere ihtiyacımız var dedik ve bu sene inşallah açılıp kapanabilen üstü şeffaf bir saha yapacağız" dedi. Kariyer yolculuğunda sporun etkisi Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, Erzurumspor mücadelesinden asla vazgeçmediğini vurgulayarak, "Aynı sabır ve kararlılıkla ayakta durmaya çalıştık.Herkes Erzurumspor’un başarısız olacağını düşünse bile oyuncularımız, teknik heyetimiz ve yönetim olarak bu takıma inancımızı hiç bir zaman yitirmedik. Bu başarı, bu gurur herkesin" diye konuştu. Teknik Direktör Serkan Özbalta, sporun liderlik ve takım ruhu üzerindeki etkilerine değinirken, "Bir kaç seçeneğimiz vardı ama eşimle buraya gelmeyi çok istedik. Güven duygusuyla gelmek günümüzde çok önemli. Bazı kurumlarda mali anlamda sıkıntılar yaşanabilir ama bunu onursal başkanımız ve kulüp başkanımız hiç hissettirmedi "şeklinde konuştu. Takım Kaptanı Mustafa Yumlu ise profesyonel kariyer yolculuğunda gençlere ilham verecek tecrübelerini paylaşırken, şöyle konuştu, "Bize çok güzel bir konfor alanı sağladılar. Burayı çok sevdik. Bu kulübe ve bu şehre hizmet etmekten çok mutluyum. Önde oynayan arkadaşlarımız gol atmak için bize çok iş bırakmadılar" Katılımcılar, sporun gençler için kariyer inşasındaki dönüştürücü etkisini ve bir şehrin ortak değerinin nasıl dünya çapında bir marka gücüne dönüştüğünü dinleme fırsatı buldu. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümü ve plaket takdiminin ardından sona erdi.