GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 15:05

AFAD Başkanı Pehlivan: "6 Şubat depremlerinin ardından 455 bini aşkın kalıcı konut ve iş yeri inşa edilmiştir"

A
A
A
AFAD Başkanı Pehlivan: "6 Şubat depremlerinin ardından 455 bini aşkın kalıcı konut ve iş yeri inşa edilmiştir"

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Ali Hamza Pehlivan, "6 Şubat 2023 depremlerinin hemen ardından yürütülen iyileştirme ve yeniden inşa süreci kapsamında 455 bini aşkın kalıcı konut ve iş yeri inşa edilmiştir" dedi.


Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Özel Temsilcisi ve Afet Riskini Azaltma Ofisi Başkanı Kamal Kishore, Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümü vesilesiyle AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan’ı ziyaret etti. Türkiye’nin yürüttüğü dünyanın en büyük iyileştirme ve yeniden inşa çalışmaları ile afet risklerinin azaltılmasına yönelik küresel iş birliği fırsatlarının ele alındığı görüşme öncesi Pehlivan ile Genel Sekreter Kishore açıklamalarda bulundu.



"6 Şubat depremleri, önleyici yaklaşımların benimsenmesinin ehemmiyetini bir kez daha ortaya koymuştur"


Afetlerde önleyici risklerin benimsenmesinin önemine değinen AFAD Başkanı Pehlivan, "6 Şubat depremleri, yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya için afet risklerinin azaltılmasının, risk odaklı ve önleyici yaklaşımların benimsenmesinin ehemmiyetini bir kez daha ortaya koymuştur. Depremler başta olmak üzere iklim ve jeolojik kaynaklı afetlerin dünya genelinde giderek artan etkileri kalkınma süreçlerinin artık risk bilgisine dayalı, kapsayıcı ve dirençlilik temelli bir anlayışla ele alınmasını kaçınılmaz bir zorunluluk kılmaktadır" dedi.



"Dirençli şehirler ve dirençli toplumlar inşa etme yolundaki kararlılığımızı sahada büyük bir azimle sürdürmekteyiz"


Çalışmalarındaki kararlıklarını sürdürmeye devam edeceklerini söyleyen Pehlivan, "2015-2030 yıllarını kapsayan Birleşmiş Milletler Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi bizlere şunu açıkça ifade etmektedir: Doğru politikalar, güçlü bir yönetişim mekanizması, bilim temelli risk analizleri ve toplumun tüm kesimlerini içine alan katılımcı yaklaşımlar sayesinde afet kaynaklı kayıplar önemli ölçüde azaltılabilir. Bu çerçeve aynı zamanda Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma amaçlarına ulaşılmasının da temel dayanak noktalarından biridir. Türkiye olarak bizler, Sendai Çerçevesi ve Sürdürülebilir Kalkınma amaçları doğrultusunda afet risklerinin azaltılmasını ulusal kalkınma politikalarımızın ayrılmaz, koparılamaz bir parçası olarak görmekteyiz. Bu bağlamda dirençli şehirler ve dirençli toplumlar inşa etme yolundaki kararlılığımızı sahada büyük bir azimle sürdürmekteyiz" ifadelerini kullandı.



"455 bini aşkın kalıcı konut ve iş yeri inşa edilmiştir"


450 binden fazla kalıcı konutun inşa edildiğine değinen Pehlivan, "6 Şubat 2023 depremlerinin hemen ardından yürütülen iyileştirme ve yeniden inşa süreci, ‘daha iyisini yeniden inşa etme’ ilkesini esas alan, riskleri kökten azaltmayı ve gelecekteki muhtemel kayıpları önlemeyi hedefleyen bütüncül bir anlayışla sürdürülmektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve kurumlarımızın en üst düzeydeki etkin koordinasyonu sayesinde, tarihin en büyük toplu konut seferberliği başlatılmış; yüksek standartlarda ve depreme dayanıklı yüz binlerce konut ve iş yeri, görülmemiş bir hızla inşa edilmiştir. Bu kapsamda depremlerden etkilenen, konutları yıkılan ya da ağır hasar gören ve hak sahipliği işlemleri AFAD Başkanlığımız tarafından yapılan depremzedelerimiz için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ Başkanlığı, Emlak Konut ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar çerçevesinde 455 bini aşkın kalıcı konut ve iş yeri inşa edilmiştir" diye konuştu.



"Türkiye’de afet yönetimi, güçlü bir kurumsal yapı dahilinde yürütülmektedir"


Türkiye’nin afet yönetiminde öncü ülkeler arasında yer aldığını kaydeden Pehlivan, şunları dedi:


"Türkiye’de afet yönetimi, güçlü bir kurumsal yapı dahilinde yürütülmektedir. AFAD, İçişleri Bakanlığımıza bağlı olarak faaliyetlerini icra etmekte. Bununla birlikte bütün bakanlıklarımız, yerel yönetimlerimiz, akademi dünyamız ve sivil toplum kuruluşlarımız arasında etkin bir koordinasyon sağlanmaktadır. AFAD olarak temel önceliğimiz; kriz yönetimi yerine risk yönetimini hayata geçirmektir. Afeti, risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme safhalarıyla bir bütün olarak görerek; ‘Bütünleşik Afet Yönetimi’ modelinin ülkemize özgü izdüşümü olan 360 Derece Türkiye Afet Yönetim Sistemi’ni kurmak, uygulamak ve geliştirmektir. Bu zincirin halkaları arasında risk azaltma bizim stratejik önceliğimizdir ve bu yaklaşım Sendai Çerçevesi ile tam bir uyum içerisindedir. Türkiye’de afet riskinin azaltılması, kalkınma gündemimizin asli bir unsurudur. Ulusal düzeyde uyguladığımız ‘Türkiye Afet Risk Azaltma Planı’ (TARAP), risk analizini sektörel politikalar ve kamu yatırımlarıyla harmanlayan stratejik bir çerçeve sunmaktadır. 2021 yılından bu yana TARAP’ın yereldeki yansımaları, ‘81 İl Risk Azaltma Planı’ (İRAP) aracılığıyla titizlikle hayata geçirilmektedir. Bu planlar, yereldeki sahiplenmeyi perçinlemekte, kurumsal koordinasyonu güçlendirmekte ve ulusal önceliklerimizi sahada somut eylemlere dönüştürmektedir. Böylelikle kalkınma kazanımlarımızı korumayı, kamu kaynaklarımızı akılcı ve sorumlu bir şekilde kullanmayı hedeflemekteyiz. Ülkemizin dört bir yanında çok sayıda gözlem istasyonundan teşekkül eden Ulusal Deprem Gözlem Ağı’nı 7 gün 24 saat çalıştırmakta, verilere birinci elden ve hızla ulaşarak analiz edebilmekteyiz. Buna ek olarak AFAD tehlike analizi, risk modellemesi ve yenilikçi çözümler üretilmesi amacıyla üniversiteleri ve araştırma kuruluşlarını bir araya getiren ‘Ulusal Deprem Araştırma Programı’nı büyük bir titizlikle koordine etmektedir."



"Yaklaşık 20 aylık bir sürede 300 dere yatağında 22 milyon metreküpün üzerinde malzeme temizliği gerçekleştirilmiştir"


Çoklu tehlike anlayışıyla hareket ettiklerini dile getiren Pehlivan, "Türkiye’de afet riskleri ‘çoklu tehlike’ karakteri taşımaktadır. Bu sebeple çalışmalarımız sadece depremi değil, selleri, heyelanları, çığları ve diğer tüm tehlikeleri kapsamaktadır. AFAD ile Devlet Su İşleri (DSİ) arasında imzaladığımız protokol kapsamında özellikle taşkın riskinin yüksek olduğu Karadeniz Bölgemiz başta olmak üzere dere ıslahı ve taşkın risk azaltma projeleri hayata geçirilmiştir. Yaklaşık 20 aylık bir sürede 300 dere yatağında 22 milyon metreküpün üzerinde malzeme temizliği gerçekleştirilmiştir. Bunun yanı sıra heyelan önleme, yamaç stabilizasyonu, kaya düşmesi ve çığ önleme projeleri devreye alınmış; Karadeniz’de kurduğumuz ‘Taşkın Erken Uyarı Sistemleri’ Afet Yönetim Merkezimizle entegre edilmiştir. Tüm bu gayretimiz, afetler meydana gelmeden önce kayıpları durdurmak ve insanımızı korumak içindir" diye konuştu.



"AFAD, her alanda operasyon yürüten küresel bir aktördür"


AFAD’ın dünyanın her noktasında zor durumdaki insanlara ulaştığını ifade eden Pehlivan, "AFAD bugün beş kıtadaki 84 ülkede; 13 afet ve acil durum türünde, depremden sele, kıtlıktan karmaşık insani krizlere kadar her alanda operasyon yürüten küresel bir aktördür. Hızlı konuşlanma ekiplerimiz, acil yardım malzemelerimiz, geçici barınma çözümlerimiz, STK’lar ile birlikte sağladığımız insani yardımlarımız, uluslararası paydaşlarımızla koordinasyon içerisinde binlerce insana ulaşmaktadır" dedi.



"Türkiye’deki kadar geniş ölçekli ve kısa zaman içerisinde yeniden inşa ve toparlanma faaliyetini daha önce hiçbir yerde görmedim"


Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Özel Temsilcisi ve Afet Riskini Azaltma Ofisi Başkanı Kamal Kishore ise, "AFAD’ın yürüttüğü çalışmalar çerçevesinde ‘asrın felaketi’ olarak adlandırılan bu hadise asrın dayanışmasına dönüşmüştür. 30 yıldan daha fazla süredir risk azaltma alanında çalışan bir profesyonel olarak pek çok afet ve depreme şahit oldum. Öncesinde ve sonrasındaki çalışmaları yakından takip ettim. Türkiye’deki kadar geniş ölçekli ve kısa zaman içerisinde yeniden inşa ve toparlanma faaliyetini daha önce hiçbir yerde görmedim. Bu kısa süre içerisinde 455 binden fazla kalıcı konut ve iş yerinin tamamlanması muazzam bir başarı. Bu ziyaret vesileyle bu bölgelere giderek çalışmaların ne şekilde gerçekleştirildiğini, koordinasyonundan hayata geçirilmesindeki kaynak tahsisine, sahadan uygulanmasına kadar tüm aşamalarını yakinen takip edip, buradan çıkarılacak dersleri, iyi uygulama örneklerini, dünyanın geri kalanı için de örnek teşkil etmesi çabasında olacağız. Türkiye’nin bu tecrübesinin bütün dünyada öğretici bir çabaya dönüşmesi lazım" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Özel güvenlikten otogarda kaçakçılığa geçit yok Süleymanpaşa’daki Tekirdağ Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde görev yapan özel güvenlik personeli, dikkatli denetimleri sayesinde uyuşturucu madde ve gümrük kaçağı alkol sevkiyatını engellendi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan özel güvenlik personeli, halkın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla otogar genelinde yürüttükleri kontrollerde iki ayrı kaçakçılık olayını ortaya çıkardı. Şüpheli hareketleri fark eden ekiplerin takibi ve hızlı müdahalesiyle olaylar kısa sürede aydınlatıldı. Otogar içerisinde bir otobüs firmasına sürekli giderek paket soran ve tedirgin davranışlar sergileyen bir şahıs güvenlik ekiplerinin dikkatini çekti. Paketini teslim aldıktan sonra kaçmaya çalışan şüpheli, özel güvenlik görevlilerince durdurularak durum emniyet birimlerine bildirildi. Yapılan kontrolde şahsın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildi. Bir diğer olayda ise Bulgaristan’dan gelen bir yolcunun şüpheli tavırlar sergilemesi üzerine eşyaları kontrol edildi. Yapılan incelemede mevzuata aykırı miktarda alkol tespit edildi. Gerekli izin ve belgeleri ibraz edemeyen şahıs hakkında polis ekiplerince işlem yapılırken, çok sayıda gümrük kaçağı alkol muhafaza altına alındı. Yetkililer, terminalde güvenlik önlemlerinin aralıksız sürdürüldüğünü belirterek, kamu düzeninin korunmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini bildirdi. Olaylarla ilgili adli soruşturma başlatıldı.
Malatya MESOB Başkanı Keskin: "Esnaf ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz " MESOB Başkanı Şevket Keskin, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, üç yıldır esnafın yeniden ayağa kalkması için sahada olduklarını belirterek, "Malatya’yı terk etmedik, esnafımızın ekmeğini savunduk" dedi. Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin 3. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, esnafın ticari hayatını sürdürebilmesi ve şehrin ekonomik hafızasının korunması adına üç yıldır yoğun bir mücadele verdiklerini söyledi. Depremde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Keskin, "6 Şubat 2023’te yaşadığımız büyük acının üzerinden üç yıl geçti. Şehir çöktü, çarşı işlevini yitirdi, esnafımız iş yerlerini, sermayelerini ve evlerini kaybetti. Yaklaşık 20 bin esnafımız ekonomik ve barınma sıkıntısı yaşadı. Ancak biz ilk günden itibaren ‘Malatya’yı terk etmiyoruz’ dedik" ifadelerini kullandı. Keskin, depremin ilk günlerinden itibaren hasarsız iş yerlerinin açılması çağrısında bulunduklarını belirterek, "Şehir karanlığa gömülürken esnafımızın ışığı Malatya’yı aydınlattı. ‘Esnaf ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz’ anlayışıyla hareket ettik" dedi. Üç yıllık süreçte konteyner çarşıların kurulmasında aktif rol aldıklarını vurgulayan Keskin, Malatya’nın farklı noktalarında geçici ticaret merkezlerinin hayata geçirildiğini, Ankara Çarşısı, Malatya Geçici Ticaret Merkezi, MATİM İş Merkezi, Peynirciler Çarşısı ve Geçici Bakırcılar Çarşısı gibi alanlarda yüzlerce esnafın yeniden ticarete başladığını ifade etti. Kent genelinde 35 ayrı noktada konteyner çarşılar kurulduğunu kaydetti. Esnafın finansmana erişimi konusunda da yoğun çaba gösterdiklerini dile getiren Keskin, Malatya’da yaklaşık 13 bin 500 esnafın toplam 8 milyar TL tutarında krediye erişiminin sağlandığını, bunların 3 milyar 150 milyon TL’sinin KOSGEB faizsiz kredisi olduğunu söyledi. Deprem sürecinde Türkiye’nin 81 ilindeki esnaf kuruluşlarıyla koordinasyon sağlandığını belirten Keskin, gıda, giyim ve temel ihtiyaç yardımlarının depremzedelere ulaştırıldığını, ayrıca sosyal ve psikolojik destek çalışmalarının da yürütüldüğünü ifade etti. Kalıcı iş yerlerinin teslim sürecine de değinen Keskin, "Bugün itibarıyla kalıcı iş yerlerinin büyük oranda tamamlandığını ve teslim aşamasına gelindiğini görüyoruz. Son esnafımız kalıcı dükkanına geçene kadar mücadelemiz sürecek" dedi. Açıklamasının sonunda Keskin, "Her şartta ve her platformda esnafımızın hak ve hukukunu korumaya devam edeceğiz. Rabbim milletimize bir daha böyle felaketler yaşatmasın" ifadelerini kullandı.
Ankara Yazıhan Belediye Başkanı Göçer: "Ben partime ihanet etmedim" Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yönelik eleştirileri sebebiyle CHP Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen Malatya’nın Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, "Ben partime ihanet etmedim. Kimseyi arkasından hançerlemedim. Yıllardır alınamayan bir ilçeyi kazanarak partime hediye ettim" dedi. CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), CHP Genel Merkezi’nde toplandı. Kurulda, partisi CHP’ye yönelik eleştirileri nedeniyle tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle YDK’ye sevk edilen Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer’in savunması alındı. YDK’de yaptığı savunma sonrası açıklamada bulunan Göçer, buraya geliş amaçlarının savunma olmadığını söyleyerek, "Biz parti suçu işlemedik. Rüşvet, intikam ve kamuyu zarara sokan insanlar parti suçu işler. Parti suçu kim işler? Partisine zarar veren, partisinin iktidara gelmesini engelleyen kişiler partiye zarar verir. Bizler disiplin kuruluna; ilk başta Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı’nın hakkında fezleke olduğundan dolayı görevinden istifa etmesi gerektiğini belirttim. Çünkü herhangi bir suçla hakkında fezleke olan şahısların bizim gibi insanların disipliniyle ilgili karar vermeye yetkili olmadığını düşünüyorum. Bunu bizzat disiplin kurulu başkanına belirttim" diye konuştu. "Ben partime ihanet etmedim" Belediye başkanlığını yaptığı Yazıhan Belediyesi’nde çok çalıştığını aktaran Göçer, "Ben partime ihanet etmedim. Kimseyi arkasından hançerlemedim. Yıllardır alınamayan bir ilçeyi kazanarak partime hediye ettim. Ben tek adamlığın artık bitmesi gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’nin Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihtiyacı var. Bizler siyasi geleceğimiz için yapılan haksızlıklara boyun eğer ve sessiz kalırsak çocuklarımıza iyi bir gelecek bırakamayız. Biz bu hassasiyeti taşıyoruz ve bunun için de mücadele ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bugün burada gelip savunma yapmayı da zul olarak görüyorum" Göçer, partinin birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğunu dile getirerek şunları kaydetti: "Ben Aziz İhsan Aktaş’ın arkadaşı değilim. Ben Aziz İhsan Aktaş’ın otobüsüne, minibüsüne binmedim. Ben rüşvetle, irtikapla suçlanmadım. Ben partimin iktidara gelmesi için partide gördüğüm yanlışları söylediğimden dolayı bugün burada gelip savunma yapmayı da zul olarak görüyorum. Ama yine ifade verdim."