GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 10:36

AFAD Başkanı Pehlivan asrın felaketinin yıl dönümünde yapılan çalışmaları anlattı: 1 milyon civarında çadır, 428 konteyner kent kuruldu

A
A
A
AFAD Başkanı Pehlivan asrın felaketinin yıl dönümünde yapılan çalışmaları anlattı: 1 milyon civarında çadır, 428 konteyner kent kuruldu

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Başkanı Ali Hamza Pehlivan, 11 ilde 14 milyon vatandaşın etkilendiği 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde, depremler sonrası bölgeden 3 buçuk milyonun üzerinde vatandaşın tahliyesinin gerçekleştirildiğini, 350 çadır kentte 1 milyon civarında çadır ve birkaç ay içerisinde 428 konteyner kent kurulduğunu belirterek, asrın felaketinin yaşandığını dile getirdi.


6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. Asrın felaketi olarak nitelendirilen depremlerin ardından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda yürütülen arama kurtarma faaliyetlerinden geçici barınmaya, ayni ve nakdi yardımlardan kalıcı konut sürecine kadar birçok alanda kapsamlı çalışmalar hayata geçirildi. Depremin hemen ardından binlerce personel ve gönüllünün sahaya sevk edildiği bölgede, arama kurtarma çalışmalarının yanı sıra acil barınma ihtiyacının karşılanması için çadır ve konteyner kentler kuruldu. Afetzedelere yönelik gıda, su, hijyen ve temel ihtiyaç malzemeleri hızlı bir şekilde ulaştırıldı. Depremden etkilenen illerde geçici barınma alanlarının kurulmasının ardından kalıcı konut sürecine geçildi. Bu süreçte hasar tespit çalışmaları tamamlanarak, hak sahipliği işlemleri gerçekleştirildi ve kalıcı konutların inşasına başlandı. Ayni ve nakdi yardımların yanı sıra psikososyal destek çalışmaları da yürütülürken, afetzedelerin normal hayata dönüşünü hızlandırmak amacıyla eğitim, sağlık ve sosyal destek alanlarında çok sayıda proje hayata geçirildi. AFAD’ın koordinasyonunda kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin iş birliğiyle yürütülen çalışmalar, deprem bölgesinde hayatın yeniden inşa edilmesine katkı sağlamaya devam etti.



"Biz asrın felaketini yaşadık"


AFAD’ın depremden etkilenen illerde yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi veren AFAD Başkanı Pehlivan, "Biz asrın felaketini yaşadık. Aynı gün içerisinde iç içe geçmiş depremler meydana geldi. Önce Kahramanmaraş Pazarcık’ta 7.7, sonrasında gün ortasında Elbistan’da 7.6 deprem yaşandı. Bu depremler nedeniyle başta 11 ilimiz birinci derecede etkilendi ve toplamda 18 ilde afet bölgesi kararı alınması gerekti. 14 milyon vatandaşımız bu illerimizde yaşıyordu. 120 bin kilometrekare bir alanda depremler etkisini gösterdi. Depremler yaşanır yaşanmaz şu anda içinde bulunduğumuz Afet Acil Durum Yönetim Merkezi’nde ilgili bakanlarımız, cumhurbaşkanı yardımcımız ve kurumların temsilcileri toplandı. Burası Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) çerçevesinde afet gruplarımızın, afet çalışma gruplarımızın toplandığı mekan. Burada dakikalar içerisinde toplandıktan sonra hemen illere ilgili ekiplerin yönlendirilmesi, illerden gelen bilgiler doğrultusunda organizasyona başlandı. Aynı gün çalışmaların hemen akabinde başlamasından sonra ekipler sevk edilmeye başlandı ve bir iki saat içerisinde bölgeye ulaşıldı. O gün Sayın Cumhurbaşkanımız buraya teşrif etmiş ve hatırlarsanız şu mesajı vermişti; ‘Büyük bir felaket yaşadık ama bu felaket karşısında büyük bir dayanışma örneği koyacağız. Devletiyle, milletiyle hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeyeceğiz. Depremin yol açtığı yaraları saracağız ve şehirlerimizi daha güçlü bir şekilde ayağa kaldıracağız’" diye konuştu.



"AFAD başta olmak üzere ilgili bütün kurum ve kuruluşlar bölgeye sevk edildi"


Depremin yaşandığı ilk andan itibaren AFAD’ın bölgeye hemen intikal ettiğini belirten Pehlivan, "AFAD başta olmak üzere ilgili bütün kurum ve kuruluşlar bölgeye sevk edildi. İlk etapta 280 bin kamu görevlisi burada görev yapmak üzere gönderilmişti. Sonrasında görev alanlarla birlikte 650 bin kamu görevlisi görevlendirilmiş oldu. Güvenlik kuvvetlerimizden psikososyal ekiplere kadar, arama kurtarma ekiplerinden beslenme barınma gruplarına kadar TAMP çerçevesinde görevli ulusal düzeyde 25, yerel düzeyde 23 savunma birimimiz ve kurulumuz sahaya intikal etti. Bir yandan kampanyalar başlatıldı. Vatandaşlarımız ‘Tek Yürek’ kampanyasına ve diğer kampanyalara büyük bir teveccüh gösterdi. Arama kurtarma yapılan 26 bin enkaz ve toplamda direkt yıkılan 39 bin bina, toplamda etkilenen ve hasar tespit çalışması yapılan 2 milyon 200 bin civarında bina, ki bunlar 6 milyon bağımsız bölüme tekabül ediyor. Bunlar içerisinde arama kurtarma çalışmalarıyla birlikte hak sahipliği çalışmaları başladı. Bu hak sahipliği çalışmaları da AFAD’ımızın sorumluluğunda. Toplamda çadırlar 1 milyon civarında sevk edilirken, bölgede 650 bini hemen kuruldu. 350 çadır kentte 2 buçuk milyon vatandaşımız misafir edildi" şeklinde konuştu.



"Birkaç ay içerisinde 428 konteyner kentin kurulum süreci başladı"


Depremden etkilenen vatandaşların yardımına her daim koştuklarını vurgulayan Pehlivan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"3 buçuk milyonun üzerinde vatandaşımızın tahliyesi gerçekleştirildi ve tahliye edilen vatandaşlarımız hem Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı hem de Milli Eğitim Bakanlığına bağlı yurtlarda, otellerde ve kamu misafirhanelerinde misafir edildi. 1 milyon 200 bin vatandaşımız da buralarda misafir edildi. Bunlar dayanışmanın somut adımları. Ülkemizde devlet ve millet olarak ortaya konulan eş zamanlı geçici barınma anlamında konteyner kentlerin kurulum süreçleri başladı ve birkaç ay içerisinde 428 konteyner kent kuruldu. 220 bin konteyner buralara yerleştirildi ve 707 bin vatandaşımız da bu konteyner kentlerde misafir edilmeye başlandı. Bunlar olurken taşınmak isteyenlere taşınma yardımı, kirada kalanlara kira yardımı sağlandı. Kampanyalarda toplanan kaynaklar tamamıyla bölgeye ulaştırıldı. Bir yandan da özellikle kırsalda yapılan konutların altyapıları ve konteyner kentlerin elektrik, su ve benzeri giderlerinin karşılanması yerine getirildi ve aynı doğrultuda kalıcı konutların yapılmasıyla ilgili süreç başladı."



AFAD Başkanı Pehlivan asrın felaketinin yıl dönümünde yapılan çalışmaları anlattı: 1 milyon civarında çadır, 428 konteyner kent kuruldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Aksu’da sağanak, sel, hortum ve doludan 23 mahalle, 500 çiftçi zarar gördü Antalya’nın Aksu ilçesinde ocak ayı içerisinde etkili olan aşırı yağış, sel, hortum ve dolu tarım alanlarında büyük zarara yol açtı. Aksu Tarım ve Orman İlçe Müdürü Dilek Boğatimur, yaşanan afetlerin ardından ilçede yaklaşık 23 mahallenin etkilendiğini, 500’e yakın çiftçinin zarar gördüğünü, hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Boğatimur, 24 Ocak akşamı meydana gelen aşırı yağışlar sonucu sel baskınlarının yaşandığını belirterek, ilk etapta yaklaşık 20 mahallenin bu durumdan etkilendiğinin tespit edildiğini söyledi. Sel zararının netleşmesi için bitkilerin ne ölçüde etkilendiğinin incelendiğini vurgulayan Boğatimur, başvuruların alındığını ve mahalle muhtarlarıyla koordinasyon içinde çalışıldığını ifade etti. Selden en çok kabak, biber, domates, kesme çiçek ve Kundu bölgesinde çilek üretim alanlarının etkilendiği bildirildi. Selin ardından Kumköy Mahallesi’nde hortum olayının yaşandığını aktaran Boğatimur, hortum nedeniyle seralarda ciddi hasar meydana geldiğini söyledi. 27 Ocak’ta Kurşunlu Mahallesi ile Güloluk bölgesinde etkili olan dolu yağışı sonucu ise cam seraların zarar gördüğü kaydedildi. Bu bölgelerde hasar tespit çalışmalarının tamamlandığını belirten Boğatimur, zarar hesaplamalarının yapılacağını açıkladı. Resmi olmayan ilk verilere göre 2 bin dekarın üzerinde tarım alanı için başvuru yapıldığını belirten Boğatimur, hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından kesin rakamların netleşeceğini ifade etti. İlçe Tarım Müdürlüğü’ne bağlı ziraat mühendisi ekiplerin sahada çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Boğatimur, "Sonuçlara göre çiftçilerimizi mağdur etmeyeceğiz. TARSİM sigortası bulunan üreticilerimizin dosyaları da ayrıca değerlendiriliyor" dedi. Aksu’nun Antalya’da örtü altı tarımda önde gelen ilçelerden biri olduğuna dikkat çeken Boğatimur, ilçede yaklaşık 60 bin dekar alanda örtü altı tarım yapıldığını belirtti. Ayakta kalan seraların korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Boğatimur, çiftçilere teknik destek sağlandığını, bayilerle görüşmeler yapılarak en az zararla sürecin atlatılması için çalışıldığını söyledi. Boğatimur, açıklamasını "Tüm çiftçilerimize geçmiş olsun. Bu süreçte üreticilerimizin yanındayız" sözleriyle tamamladı.
Ankara MSB: "Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır" Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Somali’deki Hava Unsur Komutanlığımız yeni görevlendirmelerle güçlendirilmiştir. Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır" denildi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamada, devam eden operasyonlar kapsamında hafta içerisinde 5 PKK’lı teröristin daha teslim olduğunu belirtti. Aktürk, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcılar ile mağara, sığınak ve barınakların tespit ve imha çalışmalarının sürdüğünü dile getirerek "Menbic’de imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 755 kilometreye ulaşmıştır. Bu rakam Tel Rıfat’ta 302, Menbic’de ise 453 kilometredir" dedi. Hudutlarda 125 kişi yakalandı Hudut güvenliğine ilişkin bilgi veren Aktürk, kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğini vurguladı. Aktürk, "Hafta boyunca 16’sı terör örgütü mensubu olmak üzere 125 şahıs yakalanmıştır. 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 644’e, engellenenlerin sayısı ise 5 bin 890’a ulaşmıştır" ifadelerini kullanarak Hakkâri ve Van hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde 77 kilogram uyuşturucu maddenin ele geçirildiğini de kaydetti. TSK, NATO’nun en geniş kapsamlı tatbikatına katılacak TSK, çok uluslu görevler kapsamında birçok coğrafyada başarıyla görev yaptığını belirten Aktürk, "NATO Müşterek Kuvvet Komutanlığınca, 8-20 Şubat tarihleri arasında Almanya’da icra edilecek ve NATO’nun 2026 yılının en geniş kapsamlı tatbikatı olan Steadfast Dart 2026’ya, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; kara ve deniz unsurlarından oluşan yaklaşık 2 bin kişilik bir kuvvet ile katılacaktır. Ayrıca, 573 kişilik kara unsurumuzun, 7 Şubat’ta Çorlu Havalimanı’nda yapılacak töreni müteakip A-400M askerî nakliye uçaklarımız ile tatbikat bölgesine intikal etmesi planlanmaktadır. Tatbikat ile Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarından 6 bin 450 kilometre / 3 bin 480 deniz mili mesafeye konuşlandıracak, müteakiben de ilişkilendirilmiş tatbikatlar ile muharip kabiliyetlerini test edecektir. Böyle büyük bir kuvveti; Avrupa’nın kuzeyine kadar konuşlandırabilme ve müteakiben muharebe edebilme kabiliyeti Türk Silahlı Kuvvetlerimizin NATO içerisindeki gücünü bir kez daha ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu. İsrail’in Gazze saldırılarına kınama Bölgesel gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını kınayarak, "Kalıcı ateşkesin tesis edilmesini beklediğimiz bir dönemde İsrail’in Gazze’de çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine yol açan saldırılarını kınıyoruz" ifadelerini kullandı. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının da istikrara zarar verdiğini vurgulayan Aktürk, İsrail’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilen Barış Planı’na uyması ve Gazze’ye insani yardımların ulaştırılmasına izin vermesi gerektiğini söyledi. Savunma sanayii ve envanter vurgusu Savunma sanayiinde yerli ve millî ürünlerle TSK’nın imkân ve kabiliyetlerinin artırıldığını belirten Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda KBRN Keşif aracının ilk kez envantere alındığını, HGK-84 güdüm kitlerinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini açıkladı. Aktürk ayrıca, ASELSAN üretimi ALP 100-G Alçak İrtifa Radar Sistemi, Arayıcı Başlık Radarları ve SİPER-1 Orta Menzilli Hava ve Füze Savunma Sistemi Bataryasının envantere alındığını bildirdi. Suriye’deki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı, 30 Ocak’ta Suriye Hükûmeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik imzalanan yeni anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını bildirdi. MSB açıklamasında, Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını güçlendirmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, "Entegrasyonun; Suriye’nin üniter yapısını ve ‘tek devlet, tek ordu’ ilkesini güçlendirecek biçimde hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha vurguluyor, planlanan tüm faaliyetlerin şeffaflık ve karşılıklı güven esasına dayalı olarak yürütülmesini bekliyoruz. Bölge halkının uzun süredir özlem duyduğu barış, huzur ve istikrar ortamının en kısa sürede tesis edilmesini temenni ediyoruz. Entegrasyon süreci kapsamında yapılacak görevlendirmelerin ise, Suriye makamlarının devlet aklıyla yapacağı değerlendirmeler ve olumlu sonuçlanacak güvenlik soruşturmaları temelinde gerçekleştirileceğini değerlendiriyoruz" ifadelerine yer verdi. Yunanistan’ın açıklamalarına tepki MSB, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Ege Denizi’nde karasularının 12 mile çıkarılmasına yönelik açıklamalarına ilişkin tutumun net olduğunu vurguladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Yunan politikacıların Ege Denizi’nde karasularını 12 mile çıkarma söylemleri konusunda ülkemizin tutumu nettir. Türkiye olarak, Ege’de adil, hakkaniyetli ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun bir deniz yetki paylaşımının ancak karşılıklı diyalog ve iyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz. Yunanistan’ın mevcut anlaşmazlıkları göz ardı eden ve Türk tarafının haklarını ihlal eden tek yanlı tasarrufları, iddiaları ve açıklamaları uluslararası hukuka aykırıdır ve kabul edilemez. Bu açıklamalar ülkemiz açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Mavi Vatan anlayışı doğrultusunda, ülkemizin deniz yetki alanlarında her türlü hak ve menfaatini korumaya yönelik görevini azim ve kararlılıkla sürdürmektedir" denildi. "Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır" Somali’de görev yapan Somali-Türk Görev Kuvveti ve Hava Unsur Komutanlığına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan MSB, askerî yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetlerinin sürdüğünü bildirdi. Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "Somali’de konuşlu Somali-Türk Görev Kuvveti ile Hava Unsur Komutanlığımız; askerî yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali’nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir. Somali’deki Hava Unsur Komutanlığımız yeni görevlendirmelerle güçlendirilmiştir. Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır." Türkiye-Mısır askerî iş birliği Türkiye ile Mısır arasında imzalanan askerî çerçeve anlaşmasına da değinilen açıklamada, söz konusu anlaşmanın 4 Şubat 2026 tarihinde Kahire’de imzalandığı hatırlatıldı. MSB açıklamasında, "Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Hükûmeti arasında Askerî Çerçeve Anlaşması, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdülfettah Es-Sisi’nin riyasetinde Kahire’de imzalanmıştır" denildi. Anlaşmayla savunma iş birliğinin geliştirilmesinin hedeflendiği vurgulanarak, "Belirlenen askerî iş birliği alanlarında bilgi ve uzmanlık teatisi yoluyla savunma iş birliğinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır" ifadeleri kullanıldı.
Karabük Karabük Teknokent Yönetim Kurulu iş birliklerini ele aldı Karabük Teknokent Yönetim Kurulu, Karabük Üniversitesi (KBÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık başkanlığında toplanarak faaliyet raporu, iş birlikleri ve yenilikçi projeleri değerlendirdi. Karabük Teknokent’in mevcut çalışmaları ve gelecek dönem hedefleri, yönetim kurulu toplantısında ele alındı. Karabük Teknokent Yönetim Kurulu Toplantısı, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın başkanlığında Karabük Teknokent toplantı salonunda yapıldı. Toplantıya, Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Çapraz, Karabük İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şerafettin Kelleci ve Karabük Teknokent Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Samet Nohutçu katıldı. Toplantının gündeminde Karabük Teknokent’in faaliyetleri, devam eden projeler, girişimcilik destekleri, üniversite-sanayi iş birlikleri ve yatırım süreçleri yer aldı. Dr. Öğr. Üyesi Samet Nohutçu tarafından sunulan faaliyet raporunda, teknokent bünyesinde yürütülen çalışmalar ve planlanan hedefler paylaşıldı. Değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Fatih Kırışık, üniversiteler ve teknokentler arası tecrübe paylaşımının önemine dikkat çekerek, farklı üniversitelere yapılan ziyaretlerle iyi uygulama örneklerinin Karabük Üniversitesine kazandırıldığını ifade etti. Kırışık, bu sürecin kurumsal gelişimi hızlandırdığını vurguladı. Toplantıda ayrıca sürdürülebilirlik, çevre odaklı projeler, enerji verimliliği ve sanayi atıklarının değerlendirilmesine yönelik yenilikçi fikirler ele alındı. Karabük Teknokent’in üniversite-sanayi iş birliklerini güçlendirmeye ve bölgesel kalkınmaya katkı sunmaya yönelik çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.