POLİTİKA - 06 Şubat 2026 Cuma 20:10

AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kayıttır"

A
A
A
AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kayıttır"

AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, "Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır" dedi.


AK Parti Genel Başkan Vekili Ala sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Milletimizin feraseti, hakikat ile nümayişi, fedakârlık ile istismarı, emek ile turistik ziyareti birbirinden ayırt etmektedir. Deprem bölgesinde alın teri dökeni de, yaşanan büyük acıyı kişisel veya siyasal vitrinine malzeme kılmaya çalışanı da bu millet çok iyi tanımaktadır. Devletimizin tüm kurumları, Türkiye tarihinin en ağır afetlerinden biri karşısında, zamanla yarışan ilk müdahale ve yeniden inşa sürecini kararlılıkla yürüttü. Kısa bir zaman diliminde 455 bin yapı hak sahiplerine teslim edildi. Ne var ki bu eşsiz başarı tablosu karşısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ideolojik pozisyonunu terk edemiyor. Ortada yükselen konutları, yeniden kurulan şehirleri ve yuvasına kavuşan yüz binlerce insanı görmezden gelmek, artık eleştiri sınırlarının ötesinde bir inkâr pratiğine dönüşmüştür" ifadelerini kullandı.


Deprem bölgesinden yapılan ger yapının eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran bir kanıt olduğuna dikkati çeken Ala, "Başarıyı teslim etmek yerine, felaketin yaralarını kaşıyarak siyaset üretmeye çalışmak, siyasal acziyetin göstergesidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkça ifade ettiği üzere, bu mücadelenin merkezinde tek bir amaç vardır: Yuvasız, sahipsiz tek bir vatandaş bırakmamak. Bu hedef, soyut bir vaat değil; bütçeye, projeye, şantiyeye ve teslim edilen anahtarlara yansımış bir devlet sözüdür. Bugün duyulan haklı gurur, hamasi söylemlerden değil; verilen sözlerin tutulmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Son kertede mesele siyasetin dili değil, siyasetin mahiyetidir. Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon 600 çocuktan dev koro performansı Trabzon’da düzenlenen Uğurlu Çocuk Koroları Festivali’nde 19 farklı okuldan 600 öğrenci aynı sahnede buluştu. Trabzon’da eğitim veren 19 farklı okuldan 600 öğrencinin sahne aldığı Uğurlu Çocuk Koroları Festivali gerçekleştirildi. Uğur Okulları Trabzon Kampüsü tarafından düzenlenen festival programına Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon Milli Eğitim Müdürü Hasan Uygun, Uğur Okulları Trabzon Genel Müdürü Cihan Kayar, öğretmenler, öğrenciler ile veliler katıldı. 19 farklı ilkokulundan toplam 600 öğrencinin sahne aldığı festivalde çocuklar seslendirdikleri eserlerle izleyicilerden büyük alkış aldı. Festivalin açılışında bir konuşma yapan Uğur Okulları Trabzon Genel Müdürü Cihan Kayar, "Trabzon Uğur okulları bugün sadece bir festival gerçekleştirmiyor. Bugün bu şehir çocukların sesiyle müziğin birleştirici gücüyle birlik ve beraberliğin sıcaklığıyla yeniden nefes alıyor. Karadeniz’in dalgaları nasıl aynı kıyıya vuruyorsa müziğin birleştirici gücüyle bugün burada bulunan 19 farklı okulumuzun yüreğiyle aynı heyecanda buluşuyoruz. Yaklaşık 600 evladımızın bugün bu sahnede sadece şarkı söylemeyecek. Aynı zamanda dostluğu, kardeşliği, sevgiye ve aynı bayrağın altında birlikte büyümenin güzelliğini bizlere yeniden hatırlatacak. Bugün burada böylesine güçlü bir tablo varsa bunun en önemli sebeplerinden biri eğitime ve çocuklarımıza değer veren kıymetli devlet büyüklerimizin varlığıdır" dedi. Festivalde konuşan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ise "Bugün sahne çocuklarımızın. Aslında sadece sahne değil bu şehrin geleceği de onların, bu ülkenin geleceği de onların, milletimizin yarınları da onların. Bizim en büyük zenginliğimiz çocuklarımızdır. Çocuklarımızın gözlerine baktığımız zaman o heyecanı, o ışığı, o tertemiz umutları görmek mümkün. İşte o gözlerde aynı zamanda Türkiye’nin yarınlarını görüyoruz. Bu nedenle onların iyi yetişmesi, donanımlı yetişmesi, özgüvenli, vicdanlı ve merhametli bireyler olarak yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Çünkü onların rakibi sadece Trabzon’daki, Giresun’daki, Samsun’daki ya da İstanbul’daki öğrenciler değildir. Bugün dünyanın her yerindeki akranlarıyla yarışacak bir nesil yetiştiriyoruz. Amerika’daki, Avrupa’daki çocuklarla aynı seviyede, hatta daha ileri noktada olmaları gerekiyor. Çünkü bugün dünyanın gözü önünde Filistin’de çocuklar katlediliyor. Güçlü devletler ise maalesef sadece seyrediyor. İşte bunun için güçlü olmak zorundayız. Ama sadece güçlü değil; vicdanlı, adaletli ve insanlıktan yana bir güç olmak zorundayız. Bizim medeniyetimiz, sahip olduğu gücü insanlığın hayrına kullanan bir medeniyettir. Bu yüzden bilgili, güçlü, ahlaklı ve vicdan sahibi nesiller yetiştirmeye mecburuz" ifadelerini kullandı.