POLİTİKA - 13 Nisan 2026 Pazartesi 19:10

AK Parti Sözcüsü Çelik: "(ABD-İran barış görüşmeleri) Görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor"

A
A
A

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD ve İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen barış görüşmelerine ilişkin, "Barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor" dedi.

AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik, MYK toplantısında bölgesel ve küresel gelişmelerin, ’terörsüz Türkiye’ sürecinin konuşulduğunu, ayrıca MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın sunum yaptığını söyledi.

"Barış görüşmelerinde ilk turda sonuç alınmasını beklemek doğru bir şey değil"

İslamabad’da gerçekleştirilen barış görüşmelerinde ilk turda bir sonuç alınmasını beklemenin doğru bir şey olmadığını söyleyen Çelik, "Bu, Hürmüz Boğazı, nükleer program, birilerinin iddia ettiği nükleer silah, aynı zamanda saldırganlığın sonucunda ortaya çıkmış insani kayıplar ve tazminat meselesi gibi bir sürü boyutu olan bir konu. ABD ve İsrail’in haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz ve gayrimeşru saldırısından sonra hem bölgesel hem de küresel güvenlik açısından çok vahim sonuçlar ortaya çıktı. Artık NATO ve Batı İttifakı içerisinde bile çatlak olacak bir noktaya gelinmiş oldu" dedi.

"Barış görüşmelerinin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor"

İsrail’in barışı sabote etme faaliyetlerinin devam ettiğini dile getiren Çelik, "Mesela Lübnan’da Litani Nehri’ne kadar olan bölgeyi insansızlaştırmaya çalışıyor. Lübnan’ı işgal etmeye çalışıyor. Gazze’yi insansızlaştırmaya çalışıyor, Batı Şeria’yı da Gazzeleştirmeye çalışıyor. Bunu net bir şekilde görüyoruz. Tüm bu tablodan bakıldığı zaman barışın korunması daha kıymetli bir durum haline gelmiştir. O yüzden barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor. Barış iradesi olduğu için Netenyahu ve ‘soykırım şebekesinin bakanları’ Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Burada hakkaniyetin, hukukun etrafında durarak, bu barışın hayata geçmesi için elden gelen her şey Türkiye tarafından ortaya koyuluyor. Bu açıdan bakıldığında da Türkiye’nin muhalefet partileri dahil bir bütün olarak Netenyahu ve soykırım şebekesine karşı Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nın haklarının korunması hususunda gösterdiği birlik, bütünlük takdire şayandır" diye konuştu.

"Lafarge’ın mahkum edilmesi, ‘teröre karşıyız’ diyen konuşan siyasetçilerin gölgesinde teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir"

Fransa’da Paris Ceza Mahkemesi’nin çimento firması Lafarge’ı Suriye’de terör örgütlerini finanse etmekten dolayı suçlu bulmasına da değinen Çelik, "Savcının iddianamesinde DEAŞ’e, PKK’ya destek verdiği, tüneller kazdığı ve karargahlar oluşturduğu söyleniyordu. Netice itibarıyla dava sonuçlandı, Lafarge mahkum edildi. Bu aslında bazı batılı organizasyonların güya teröre karşıyız diye çok konuşan siyasetçilerin gölgesinde nasıl teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir" ifadelerini kullandı.

 

Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

"Uganda Genelkurmay Başkanı’nın söylediklerinin manası anlaşılmıyor"

Bir gazetecinin Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba’nın Türkiye’ye yönelik ifadelerini sorması üzerine Çelik, "Uganda Genelkurmay Başkanı’nın söylediklerinin manası anlaşılmıyor. Çünkü Türkiye’nin Uganda ile bir sorunu yok. Fakat o kişinin başka ülkelerle ilgili de bağlamı ve zemini olmayan açıklamalar yaptığını biliyoruz. Daha sonra bu açıklamalarını düzeltmeye çalıştı. Türkiye’den Uganda’ya yönelen ses dostluk sesidir, ayrıca bütün duygular kardeşlik duygularıdır. O açıklama yanlış bir açıklamadır, düzeltilmesi gerekir. Umarız ki bundan sonrasında daha dikkatli konuşmalar yaparlar" cevabını verdi.

"Macaristan’da yeni seçilenlerle Türkiye ile Macaristan arasındaki iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz"

Macaristan’da gerçekleştirilen seçim sonuçlarına ilişkin soru üzerine Çelik, "Macar halkının iradesine saygı duyuyoruz. Sayın Orban ile sayın Cumhurbaşkanımızın çok uzun zaman ortak çalışmaları oldu. Orban, Türkiye’yi seven, Türkiye ile yakın ilişkiler kurmak isteyen bir siyasetçiydi. Yeni dönemde de yeni seçilenleri Macar halkına duyduğumuz saygı gereği tebrik ediyoruz. Onlarla da Türkiye ile Macaristan arasındaki gelenekselleşmiş, kurumsallaşmış iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

Bazı bakanlıkların ayrılacağına yönelik iddiaların sorulması üzerine Parti Sözcüsü Çelik, bakanlıların ayrılması ya da birleşmesiyle ilgili bir gündemin MYK’da konuşulmadığını aktardı.

"DEM Parti içerisinde birkaç kişinin çözümden yanaymış gibi cümleler kurup, süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz

DEM Parti yetkililerinin terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hakkındaki açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "DEM Parti içerisinde gerçekten sorumlulukla konuşan sayın milletvekilleri var. Fakat, birkaç kişi sistematik olarak şöyle bir tutum sergiliyorlar; sayın Cumhurbaşkanımızı ve sayın Devlet Bahçeli’yi hedef aldılar. Daha sonra da bizim genel başkan yardımcılarımızı ve bakanlarımızı hedef alıyorlar. Sürekli olarak da bunu kendilerinin çözüm istediği, AK Parti’nin ise buna karşı çıktığı şeklinde bir konumlandırma yapıyorlar. Kullandıkları cümleler siyasi açıdan son derece niteliksiz cümleler. Siyasette siyasi eleştiri çok kıymetlidir. Biz, eleştiri yapanları son derece saygıyla karşılarız fakat o cümlelerde bizim bakanlarımızı ve genel başkan yardımcılarımızı hedef alan cümlelerde bir siyasi eleştiri yok. Daha çok birilerine mesaj vermeye çalışan bir faaliyet raporu gibi gözüküyor. Burada esas mesele şudur; birileri bu süreçlere karşı olabilir, biz onları görüyoruz fakat bu süreçle ilgili olarak AK Parti içerisinde sorumluluk almış ve gayret eden kişilerin sistematik olarak hedef alınmasında bir algoritma var. Biz bu algoritmayı çok iyi tanırız. Geçmiş süreçlerde de bunu gördük. Bu algoritma şöyle çalışır; sürekli olarak çözümden bahseder ama sürekli olarak maksimalist taleplerde bulunarak ya da kendilerinin dedikleri dışındaki bir şeyi sürekli olarak yargılamaya çalışarak, algoritmanın mantığı gereği çözümsüzlüğe hizmet eder. Bu çok yanlış bir durumdur. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve sayın Devlet Bahçeli’ye de zaman zaman niteliksiz sözler söyleyenler oldu. Bunlara gereken cevabı verdik. Şimdi birilerinin sürekli olarak ‘ben örgüt adına konuşmuyorum’ diyerek cümle kurup sürekli olarak örgütün söylediği cümleleri dillendirmesi, örgüttekilerin de siyasette konuşulması gerekenler konusunda bir yön vermeye çalışması bir problemin olduğunu gösterir. Bu problem bizim problemimiz değil. Biz, sonuç olarak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreçlerinden terörün Türkiye gündeminden çıkmasını anlıyoruz. DEM Parti içerisinde çok sağduyulu konuşan sayın milletvekilleri var fakat birkaç kişinin de sistematik olarak çözümden yanaymış gibi cümleler kurup aslında algoritmayı işletme biçimleri itibarıyla süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

"Örgütün silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz"

Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

"DEM Parti içerisinde bu cümleleri kuranların hiçbiri ‘PKK silah bırakmalıdır’ cümlesini kurmamıştır, bu son derece dikkat çekicidir. Sürekli olarak devlete ödev vermeye kalkıyorlar. Bizim odak noktamız terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak olduğu için bunlara tek tek cevap vermiyoruz. Yüce Meclis, çok nitelikli bir komisyon çalışması yaptı. Toplumun hemen hemen her kesimini dinledi ve toplumda ‘ben bu konuda söz söylemek istiyorum’ diyen herkes davet edildi. Meclis Başkanımız son derece kapsamlı bir yönetim modeli sergileyerek o komisyonda bulunan partilerdeki sayın milletvekillerinin sürece katkılarıyla beraber güzel bir rapor çıktı. Raporun sonunda özet olarak şu var; silah bırakmaya bağlı olarak yasal düzenlemelerin yapılması var. Daha komisyon raporunun yayınlanmasından bir hafta sonra o bahsettiğim kişilerden bir tanesi çıktı ve ‘teyit mekanizması süreç içerisinde bir yük oluşturmamalıdır’ dedi. Şimdi örgütün, silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz. Teyit mekanizmasını yük görmek ya da süreci tıkayacak bir mekanizma olarak kodlamak şu demektir; bu silah bırakma sürecine örgütün karşı olduğunu ifade etmektir."

Çelik, çarşamba günü partiye yeni katılım olup olmayacağının sorulması üzerine her grup toplantısı öncesi bu tarz söylemlerin ortaya çıktığını aktararak, katılımlar konusunun hem Yerel Yönetimler Başkanlığı hem de Teşkilat Başkanlığı tarafından takip edildiğini dile getirdi.

Muhammed Musab Gümüşer - Fırat Demir

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Kavak’ta Güvenlik ve Asayiş Toplantısı Samsun’un Kavak ilçesinde kamu düzeni ve vatandaşların güvenliğine yönelik çalışmaların ele alındığı "İlçe Güvenlik ve Asayiş Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantı, Kavak Kaymakamı Taha Genç başkanlığında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıda ilçede meydana gelen asayiş olayları detaylı şekilde analiz edilerek, mevcut güvenlik durumu değerlendirildi. Vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması adına alınması gereken tedbirler masaya yatırılırken, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele Toplantıda uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele, okullarda güvenliğin artırılması, metruk binaların yıkılması, iş yeri denetimleri, trafik güvenliği ve dolandırıcılık olayları gibi başlıklar ele alındı. Ayrıca kahverengi kokarca böceği ile mücadele, park ve bahçelerde aydınlatma ile kamera sistemlerinin kurulması ve başıboş sokak hayvanlarının çiplenerek doğal yaşam alanlarına alınması konularında planlanan çalışmalar değerlendirildi. Toplantı, ilçede kamu düzeninin korunması ve vatandaşların daha güvenli bir ortamda yaşamlarını sürdürebilmeleri adına kurumlar arası iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceği mesajıyla sona erdi. Toplantıya İlçe Jandarma Komutanı Ali Rıza Yıldız, İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Balcı, Komando Bölük Komutanı Sinan Çırakoğlu, Cezaevi Bölük Komutanı Zeki Yavuz Uzun, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ergin Taş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Aykan Sancı, Zabıta Müdürü Kebir Eker ve Orman İşletme Müdürlüğü Şefi Büşra Şahin Akgül katıldı.
Ankara İçişleri Bakanı Çiftçi: "Gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yerli imkanlarla üretilen hava araçlarının Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) envanterine alınış töreninde, "Gökyüzüne hakim olmayan, yeryüzünde söz sahibi olamaz. Bu düsturla gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz" dedi İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TUSAŞ tarafından yerli imkanlarla üretilen 1 ’AKSUNGUR’ insansız hava aracı (İHA), 1 ’ATAK’ taarruz helikopteri ve 1 ’T-70’ genel maksat helikopterinin EGM Havacılık Başkanlığı envanterine alındığı törende konuştu. Türkiye’nin havacılık alanındaki gelişiminden bahseden Bakan Çiftçi, "TUSAŞ bir tesisin çok ötesinde; Türkiye’nin ‘kendi gök kubbesinde bağımsız olma’ iradesinin somutlaşmış halidir. Bugün burada yalnızca bir teslim töreni gerçekleştirmiyor, aynı zamanda Türkiye’nin gökyüzündeki bağımsızlık iradesini, milli teknoloji hamlesini ve güvenlik vizyonuna olan bağlılığımızı ortaya koyuyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye artık savunma sanayiinde dışa bağımlı bir ülke olmaktan çıkmış, oyun kuran bir aktör haline gelmiştir" Türkiye’nin savunma sanayiinde etkin bir rol üstlendiğini söyleyen Bakan Çiftçi, "Yakın coğrafyamızda süregelen savaşlar, krizler, istikrarsızlıklar, küresel ölçekte artan güç rekabeti hakimdir. Bu gelişmeler açık bir hakikati haykırmaktadır. Güçlü değilseniz, söz hakkınız yoktur. Başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olursunuz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konan güçlü irade, kararlılık ve vizyon sayesinde Türkiye artık savunma sanayiinde dışa bağımlı bir ülke olmaktan çıkmış, oyun kuran bir aktör haline gelmiştir. Bu başarıda TUSAŞ’ın rolü büyüktür. Bu başarı, yılların emeğinin, sabrının, fedakârlığının ve inancının bir sonucudur. İsimsiz kahramanlarımız, mühendislerimiz ve bilim insanlarımız, yokluk içinde büyük bir inançla çalışarak bu temelleri atmıştır. Bugün onların hayalleri TUSAŞ’ın üretim bantlarında yaşamaktadır" şeklinde konuştu. "Gökyüzüne hakim olmayan, yeryüzünde söz sahibi olamaz" Türk Polis Teşkilatı’nın taarruz helikopteri kullanan ilk polis teşkilatı olduğuna değinen Çiftçi, "Polis Havacılık birimimiz, 1981’den bu yana gök vatanın sessiz koruyucusu olmuştur. Zor zamanlarda görev alarak, riskten kaçınmayarak, afetlerde, yangınlarda ve kriz anlarında milletimizin yanında olmuştur. Bugün teslim aldığımız ATAK helikopteri, ’T-70’ helikopteri ve ’AKSUNGUR İHA’, milletimizin özgüveninin göstergesidir. İHA envanterimizin tamamen yerli olması, ’GÖKBEY’ helikopterinin katılımıyla yerlilik oranını artıracak, Türkiye’nin bu alandaki gücünü ortaya koyacaktır. Türkiye, savunma sanayiİne yön veren bir ülkedir. Türk Polis Teşkilatı, taarruz helikopteri kullanan ve ileri İHA kabiliyetine sahip ilk polis teşkilatı olmuştur. Bu, Türkiye’nin güvenlik vizyonunun geldiği noktayı göstermektedir. Bizler çok iyi biliyoruz ki gökyüzüne hâkim olmayan yeryüzünde söz sahibi olamaz. Bu düsturla gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz. İnsan kaynağımıza yaptığımız yatırımlarla, yüksek teknolojiyi kullanacak ve daha ileriye taşıyacak kadroları da yetiştiriyoruz. Çünkü güçlü Türkiye sadece üreten değil, ürettiğini en iyi şekilde kullanan Türkiye’dir. Türkiye artık sadece kendi güvenliğini sağlayan bir ülke değil, bölgesel barışa katkı sunan ve küresel adaletin savunucusu olan bir ülkedir" ifadelerini kullandı. "Türkiye içinde bulunduğu bölgede ne kadar kuvvetli olursa bizler ve çocuklarımız o kadar güvende olacak" Türkiye’nin savunma alanında ihtiyaç duyduğu her türlü teknolojiyi üretmeye devam ettiklerini kaydeden TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu İSE, "Bugün yaptığımız teslimat, bizim yüzlercesini ve binlercesini yapmak istediğimiz teslimat. Türkiye içinde bulunduğu bölgede ne kadar kuvvetli olursa bizler ve çocuklarımız o kadar güvende olacak. Bizler TUSAŞ olarak üzerimize düşecek her ne varsa yapmaya hazırız. Bunun için de gecemizi gündüzümüze katarak çalışmaya devam ediyor. Ülkemizin savunma alanında ihtiyaç duyduğu teknolojileri de geliştirmeye devam ediyoruz" dedi. "Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda en iyisini, en hızlısını ve en ucunuzu teslim etmek için karşılıklı gayret içerisindeyiz" Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de konuşmasında, "İçişleri Bakanlığımızla gerek Jandarma Genel Komutanlığı, gerek Sahil Güvenlik Komutanlığı, gerekse Emniyet Genel Müdürlüğü ile uzun soluklu ve birbirinden kıymetli birçok projeyi birlikte yürütüyoruz. İhtiyaç duyulan teknolojik, donanımsal veya yazılımsal ne gerekiyorsa şirketlerimizle birlikte Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda en iyisini, en hızlısını ve en ucunuzu teslim etmek için karşılıklı gayret içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.