POLİTİKA - 23 Şubat 2026 Pazartesi 11:01

AK Parti Sözcüsü Çelik: "ABD’nin İsrail Büyükelçisinin Gazze’de çocukların öldürülmesine destek vermesi insanlık dışı yaklaşımdır"

A
A
A
AK Parti Sözcüsü Çelik: "ABD’nin İsrail Büyükelçisinin Gazze’de çocukların öldürülmesine destek vermesi insanlık dışı yaklaşımdır"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "ABD’nin İsrail Büyükelçisinin Netanyahu hükümeti tarafından Gazze’de çocukların öldürülmesine destek vermesi insanlık dışı ve korkunç bir yaklaşımdır" dedi.


AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Çelik, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde hiçbir hakkının ve egemenliğinin olmadığını dile getirdi.


Açıklamasında, İsrail’in, Arap Devletlerinin egemenliğine yönelik her türlü tehdidinin gayrı meşru olduğuna vurgu yapan Çelik, "İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak etme veya Gazze Şeridi’nden ayırma girişimleri ‘mekansal soykırım’ faaliyetidir" ifadelerini kullandı.



"ABD’nin İsrail Büyükelçisinin Gazze’de çocukların öldürülmesine destek vermesi insanlık dışı yaklaşımdır"


İsrail’in Filistin topraklarında yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesinin açık saldırı olduğunu kaydeden Çelik, "ABD’nin İsrail Büyükelçisinin Netanyahu hükümeti tarafından Gazze’de çocukların öldürülmesine destek vermesi insanlık dışı ve korkunç bir yaklaşımdır. Bu Büyükelçinin teo-politik bir yaklaşımla bazı Arap devletlerinin topraklarını gasp etmeyi hedefleyen ‘Büyük İsrail’ projesini savunması, en temel hukuk ilkelerine ve insanlık değerlerine karşıdır. Teolojik-fanatik iddiaların uluslararası hukukun yerine konulmaya çalışılmasının tüm bölgede çok vahim sonuçları olur. İsrail’in Ortadoğu’da egemenlik kurmasını savunarak kardeş devletleri tehdit eden bu yaklaşımı kökten reddediyoruz ve en güçlü şekilde kınıyoruz. Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca ‘İsrail’in sınırları neresidir?’ diye sorarak bu saldırgan ve işgalci zihniyetin sinsi planlarına karşı tüm dünyayı yıllardır uyarmaktadır. Yaşanan her gelişme Cumhurbaşkanımızın yıllardır BM kürsüsünden tüm dünyanın gözü önünde yaptığı uyarıların ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkarmıştır" değerlendirmesinde bulundu.


Çocuklarının öldürülmesinin savunmanın cinayet ve soykırım olduğunu aktaran Çelik, Gazze ve Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerinin ve yurtlarının işgal edilmesini soykırım siyasetinin parçası olduğuna vurgu yaptı.


Çelik, açıklamasına şöyle devam etti:


"Bu zihniyetle mücadelenin insanlık mücadelesi olduğunu biliyoruz. Bu barbarlığa direnmek, insani ve siyasi olarak yapılması gerekenlerin ilk maddesidir. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, egemen ve birleşik Filistin Devleti’ni savunmaya ve soykırımcı insanlık düşmanlarıyla mücadele etmeye devam edeceğiz. ‘Soykırım örgütü’ne karşı mücadele, insanlığı ve medeniyeti savunma mücadelesidir. Cumhurbaşkanımız ve Türkiye bu soykırım örgütüne karşı insanlık ittifakının en önünde yer alarak tarihin doğru ve haklı tarafında durmaktadır. Bugün herkesin barış, hukuk, adalet ve insanlık adına sorması gereken soru, Cumhurbaşkanımızın BM kürsüsünden defalarca sorduğu sorudur; İsrail’in sınırları neresidir?"


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır DTSO’dan teşvik sistemleri açıklaması DTSO’dan, teşvik sistemleri ile ilgili yapılan açıklamada, ’’Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan yatırım teşvik sistemi, bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltma hedefini karşılamamış, aksine bu farkı daha da derinleştiren bir sonuç üretmiştir" sözlerine yer verildi. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) tarafından, teşvik sistemleri ile ilgili açıklama yapıldı. Odadan yapılan açıklamada, ’’Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan yatırım teşvik sistemi, bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltma hedefini karşılamamış, aksine bu farkı daha da derinleştiren bir sonuç üretmiştir. Yatırım teşviklerinin sistemli biçimde uygulanmaya başlanması, ekonomide planlı döneme geçilen 1963 yılına dayanmaktadır. 1980 sonrası dönemde ise teşvik uygulamaları kapsamlı biçimde hayata geçirilmiş, bugüne kadar yaklaşık 16 farklı yasa, kararname ve Bakanlar Kurulu kararıyla uygulamalar defalarca revize edilmiştir. Farklı uygulamalar altında yürütülen tüm bu düzenlemelerin temel amacı, bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltmak olmuştur. Ancak aradan geçen on yıllara rağmen bu hedefin gerçekleşmediği, aksine bölgesel eşitsizlikleri derinleştiği açıkça görülmektedir. 1998 yılında kişi başına geliri bin 500 doların altında olan 22 ili kapsayan 4325 sayılı Teşvik Yasası yürürlüğe girmiş, 2002’de çıkarılan 5084 sayılı yasa ile teşvik kapsamındaki il sayısı önce 36’ya, 2005’te yapılan genişletmeyle 49 il ve iki ilçeye çıkarılmıştır. 2009 yılında ise tüm iller dört bölgeye ayrılarak yeni bir teşvik sistemi uygulanmaya başlanmıştır. Ancak 2009’daki ölçümlerde 1. ve 2. bölgelerde yer alan 24 il teşviklerden yüzde 67,8 oranında faydalanırken, geriye kalan 57 il ise yalnızca yüzde 32,2 oranında pay almıştır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verileri üzerinden yapılan ve 2004-2013 dönemini kapsayan çalışmalar da bu tabloyu teyit etmektedir. Teşvik belgeleri, yatırım tutarları ve istihdam verileri incelendiğinde, 1. ve 2. bölgelerde yer alan 21 kentin tüm başlıklarda yüzde 60’ın üzerinde pay aldığı, buna karşın 5. ve 6. Bölgelerdeki 29 kentin teşvik yatırımlarında yüzde 12-14 bandında kaldığı görülmektedir. Özellikle en az gelişmiş 16 ilin yer aldığı 6. bölge, yatırım desteklerinden yalnızca yüzde 5 civarında pay alabilmiştir." Açıklamanın devamında, istihdam açısından bakıldığında, 6. bölge emek yoğun sektörler sıralanarak, şu ifadelere yer verildi: ’’Yüzde 23,22 oranında bir istihdam payı oluşturabilmiştir. Ancak hazır giyim gibi sektörlerde yatırımların yurt dışına kayması en fazla bu bölgeleri etkiledi. Bu durum bölgenin istihdam açısından sahip olduğu tek avantajlı konumu da kaybetmesine neden olacaktır. 30 Mayıs 2025 tarihinde yürürlüğe giren yeni teşvik sistemi de önceki uygulamalardan farklı bir sonuç üretmemiştir. Aksine açıklanan veriler, bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltmak yerine daha da derinleştirmiştir. Eylül ayında 6. Bölge yatırımları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15, 5. Bölge yatırımları ise yüzde 53,6 oranında azalırken, 1. bölge yatırımlarında yüzde 50,6, 2. bölge yatırımlarında ise yüzde 29,9 artış yaşanmıştır. Aynı ayda toplam yatırımların yüzde 65’i 1. ve 2. bölgelerde yoğunlaşmış, 5. ve 6. bölgelerin toplam payı yüzde 14,5’te kalmıştır. Ekim 2025 teşvik verileri de benzer bir tabloyu ortaya koymaktadır. 2024-2025 karşılaştırmasında 5. bölge yatırımları yüzde 66,8, 6. Bölge yatırımları ise yüzde 84,2 oranında gerilerken; buna karşın 1. bölgede yüzde 63,4, 2. bölgede ise yüzde 2,20 oranında artış yaşanmıştır. Mevcut teşvik uygulamaları, Türkiye’nin genel ekonomik büyümesine katkı sunmuş olabilir. Ancak bölgesel kalkınma ve bölgeler arası eşitsizliklerin giderilmesi açısından beklenen sonucu vermemiştir. Bu tablo, mevcut teşvik sisteminde ısrar edilmesi halinde farklı bir sonuç alınamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Teşvik sisteminde esas amaç bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarını azaltmaktır. Ancak bu sadece emek yoğun ve kırılgan sektörleri az gelişmiş bölgelere kaydırarak çözülecek bir sorun değildir. Bu bölgelerdeki yatırımcının mali yetersizliğini ve az gelişmişlik dezavantajlarını minimize edecek, bürokratik süreçlerin en aza indirgendiği kapsayıcı ve bütüncül bir yaklaşım sergilenmelidir."
Muğla Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden Ocak ayında 27 Milyon 800 Bin TL sosyal destek Muğla Büyükşehir Belediyesi sosyal belediyecilik alanında Muğla Kart, Beslenme, Karakış, Sağlık Giderleri, Eğitim, Nakdi, Emekli yardımı, ulaşımda 65 Yaş üstü, Anne Kart, Öğrencilere 1 TL gibi desteklerle vatandaşların yanında olurken 2026 Ocak ayında bu desteklere 27 Milyon 800 Bin TL ayırdı. 2026 yılı sosyal destek bütçesini yüzde 105 oranında arttıran Büyükşehir Belediyesi 7’den 70’e tüm vatandaşları kapsayan sosyal belediyecilik projelerini sürdürüyor. 2026 yılı sosyal destek bütçesini arttırarak dar gelirli aileler, yaşlılar, engelliler, öğrenciler ve dezavantajlı gruplar başta olmak üzere Muğla genelindeki ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik hizmetlerine devam eden Büyükşehir Belediyesi Ocak ayında bu desteklere 27 Milyon 800 Bin TL ayırdı. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik gelişmeler nedeni ile sosyal desteklere büyük önem veren Büyükşehir Belediyesi sağlıktan ulaşıma, beslenmeden emeklilere kadar birçok alanda vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Başkan Aras; "Tüm hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Aras vatandaşları olumsuz etkileyen ekonomik şartlar nedeni ile sosyal destekleri arttırdıklarını söyledi. Başkan Aras; "Yerel yönetimler olarak Muğlamızda birçok alanda hizmet üretirken sosyal desteklerle de vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Öğrencilerimizin eğitimleri, ulaşımları için, vatandaşlarımızın sağlığı için, emeklilerimizin yüzlerinin gülmesi için, soğuk kış aylarına sıcak bir umut olmak için sosyal yardımlarımızı yüzde 105 arttırdık. Muğlamızın kaynaklarını eşit ve adil bir şekilde kullanırken, 13 ilçemize hizmet ederken vatandaşlarımızın da ekonomik şartlardan en az etkilenmesini amaçlıyoruz. Vatandaşlarımızın huzuru, mutluluğu, sağlığı bizler için her şeyden önemli. Büyükşehir olarak tüm hemşehrilerimizin yanında olmaya, başka bir isteğiniz var mı diye sormaya devam edeceğiz"
Kastamonu Pompeiopolis Antik Kenti’nde bulunan güneş saatiyle Paflagonya tarihi ortaya çıkarılacak Kastamonu’nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti’nde bulunan güneş saatiyle ilgili Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan projeyle Paflagonya tarihine ışık tutulacak. Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin’in yürütücülüğünde hazırlanan "Güneş Saati Üzerinden Zamanın İzinde: Paflagonya Bölgesi ve Pompeiopolis Antik Kenti’nin Bilim Tarihi Açısından Analizi ve Dijital Modellemesi" başlıklı proje, TÜBİTAK-3005 Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Çalışma, Pompeiopolis Antik Kenti’nde 2021 yılında ortaya çıkarılan hemicyclium tipindeki güneş saatinin bilim tarihi bakış açısıyla kapsamlı bir şekilde incelenmesini amaçlıyor. Projede güneş saatinin teknik yapısı, astronomi bilgisi, mühendislik özellikleri ve sosyo-kültürel düşüncede disiplinler arası yöntemlerle analiz edilecek. Türkiye’de antik güneş saatlerine ilişkin beşeri bilimler alanında yapılan çalışmaların oldukça sınırlı olması, projeyi hem özgün hem de bilimsel açıdan yeni bir konuma yerleştiriyor. Proje kapsamında güneş saati, bilgisayar destekli ışık-gölge simülasyonları ile yeniden modellenerek kullanım doğruluğu test edilecek; benzer örneklerle karşılaştırmalı analiz yapılacak. Roma döneminde yayıldığı alan bakımından Anadolu’nun en büyük kentlerinden biri olan ve Paflagonya Eyalet Merkezi olarak kurulan ve milattan önce 64 yılında inşa edilen Pompeiopolis Antik Kenti’nde proje kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların yanı sıra Paflagonya tarihine ışık tutacak veriler de ilk kez ortaya çıkarılacak. "Roma döneminden kalma kase tipi güneş saati olduğunu belirledik" Projeyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Unat, "Taşköprü’deki kalıntıları üniversitemizin Arkeoloji Bölümü’nden arkadaşlarımız incelediklerinde bir güneş saati bulduklarını söylediler. Biz de bu projeyi bu amaçla hazırladık ve buradaki güneş saatinin nasıl olduğunu, ne türde bir güneş sahip olduğunu ve çalışma prensibinin de nasıl olduğu üzere bir çalışma yapmaya çalıştık. Bu çalışma süreci içerisinde güneş saatinin aşağı yukarı milattan sonra üçüncü yüzyıldan Roma döneminden kalan kase tipi bir güneş saatini olduğunu belirledik. Amacımız bu güneş saatini yeniden ortaya çıkartmak, dizayn etmek, belki de üniversitemizin kampüsü içerisinde bu saatimizi yeniden reprodüksiyonunu yaparak güzel bir şekilde yerleştirebilmek" dedi. "Bölgeyi ziyaret eden kişilerin güneş saatinin olması önem taşıyor" Bütün uygarlıkların bilime katkılarının oldukça önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Unat, "Biz, Kastamonu’nun da geçmişten bu yana bilim kültürüne hizmet ettiğinin bir göstergesi olarak bu projeyi tamamlamayı düşünüyoruz. Dolayısıyla geçmiş dönemden bugüne kadar oluşan süreç içerisinde gerek Roma dönemi, gerek Osmanlı dönemi, gerek diğer kültürlerin buraya yapmış olduğu katkıların bilimsel katkıların da olduğunu gösterebilen bir proje sunmayı hedefledik. Bu buranın kültürel zenginliklerini göstermesi açısından, gerek Paflagonya bölgesinin, gerek Kastamonu’nun kültürel kimliği açısından oldukça önemli. Bunun dışında buradaki çalışma aynı zamanda ekonomik ve turizm açısından da bölgeye katkı sağlayaca" diye konuştu. "Pompeipolis’inde dijital olarak tasarlanması kültürel mirasa katkı sağlayacak" Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin ise, "Bilim tarihinden coğrafyaya, arkeoloji bölümünden tarih bölümüne kadar farklı alanlardaki arkadaşlarımızla bir ekip kurduk ve Pompeipolis Antik Kentini güneş saati üzerinden dijitalleştirmeye karar verdik. Dijitalleştirme için de çağımızın oldukça önemli bir yaklaşım olan dijital beşeri bilimler çalışmalarını ve yöntemlerini kullanmayı planlıyoruz. Bu kapsamda projemizde güneş saatini tarama cihazlarıyla ve oradaki antik kenti bir uçtan diğer uca kadar olacak şekilde üniversitemiz aracılığıyla bir web sitesinde tanıtmayı planlıyoruz. Pompeipolis’in de dijital olarak tasarlanması, modellenmesi, kültürel mirasa büyük bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz" diye konuştu. "Dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatacağız" Amaçlarının Paflagonya’daki bilimsel çalışmaları ele almak olduğunu ifade eden Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Okan Demir de, "Paflagonyanın tarihi anlamdaki imajları genelde egemen güçler tarafından çizilmiştir. Aslında bu projeyle beraber Paflagonyanın bilimsel olarak üretimlerini, sosyo-kültürel açıdan dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatmış olacağız. Bu kapsamda projemiz daha sonraki çalışmalar açısından Paflagonya tarihinin aydınlatılmasında çok büyük bir önemi haizdir. Güneş saati, milattan sonra üçüncü veya beşinci yüzyıllar arasında üretilmiş olduğu düşünülüyor. Bu dönemde Paflagonya, Roma İmparatorluğu’nun egemenliği altındadır" şeklinde konuştu. "Güneş saatiyle ilgili veriler toplayacağız" Proje süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Suat Yazan da, "Ulaştığımız verilerin dijitalleşmesine de hem uzaktan algılama, hem coğrafi bilgi sistemleriyle yapılacak analizlerde kullanılmasına çalışacağız. Bu anlamda benim temel vurgunum projenin bütüncül yapısına ilişkin olabilir. Ayrıca kazı faaliyetlerini gerçekleştiren ekiple de bir araya geleceğiz. Onların buradaki kazı çalışmasına yönelik çıkarılan, ulaşılan arkeolojik keşiflere yönelik görüşlerini alıp projeye dahil edeceğiz ve bu şekilde projemizi tamamlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Samet Doğan da projede kullanılacak sayısal yüzey modelleme konusunda bilgi verdi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise projeyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Pompeiopolis Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan güneş saatinin yeniden bilimsel bir bakışla incelenmesi, hem üniversitemiz hem de bölgenin kültürel mirası açısından oldukça değerlidir" dedi. Projede Harran Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi de yer alıyor.
İstanbul Başkan Öztekin, STK temsilcileriyle gönül sofrasında buluştu Kağıthane Belediyesi, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmek amacıyla ilçe genelinde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini iftar programında ağırladı. Düzenlenen programda, farklı alanlarda çalışmalar yürüten STK temsilcileri, kanaat önderleri ve mahalle temsilcileri aynı sofrada bir araya geldi. Yeni kültür merkezinde düzenlenen program; İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Yasir Çelik, AK Parti İlçe Başkanı Erkan Yıldırım, siyasi parti temsilcileri, dernekler, vakıflar ve vatandaşların katılımıyla gerçekleşti. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan etkinlik, akşam ezanının okunmasının ardından yapılan ortak duayla birlikte oruçların açılmasıyla devam etti. Programda konuşan Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, ramazan ayının toplumsal birlikteliği pekiştiren özel bir zaman dilimi olduğuna dikkat çekerek, "ramazan paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin ayıdır. Kâğıthane’mizde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarımızla bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. İlçemizde oluşturduğumuz bu güçlü dayanışma kültürü, ortak hedefler doğrultusunda hareket etmemize imkân sağlıyor" ifadelerini kullandı. STK’ların toplumsal hayatta önemli bir yere sahip olduğunu belirten Başkan Öztekin, belediye olarak istişare ve ortak akıl anlayışıyla çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Ramazan ayı boyunca ihtiyaç sahibi ailelere yönelik gıda kolisi desteği, aşevlerinden sıcak yemek hizmeti ve çeşitli sosyal yardımların sürdüğünü belirten Başkan Öztekin, sosyal destek çalışmalarının aralıksız devam edeceğini kaydetti. Program, yapılan duaların ardından katılımcıların sohbetiyle sona erdi. Ramazan ayının bereketini aynı sofrada paylaşan davetliler, birlik ve beraberlik mesajı verdi.