POLİTİKA - 09 Şubat 2026 Pazartesi 17:36

AK Parti Sözcüsü Çelik: "CHP Genel Başkanı’nın kullandığı ifadeler siyasi tarihimizde eşi benzeri olamayan bir skandal. Sözleri hem üzücü hem de utanç verici"

A
A
A
AK Parti Sözcüsü Çelik: "CHP Genel Başkanı’nın kullandığı ifadeler siyasi tarihimizde eşi benzeri olamayan bir skandal. Sözleri hem üzücü hem de utanç verici"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa eden Mesut Özarslan’ın AK Parti’ye katılacağı iddialarına ilişkin, "Bugün itibarıyla Keçiören Belediye Başkanı ile ilgili bir gündem ve verilmiş bir karar yok" dedi.


AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında parti genel merkezinde AK Parti MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik, 6 Şubat depremlerinin bu yıl dönümünde yaşanan en üzücü olaylardan birinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sarf ettiği sözler olduğunu ifade ederek, "Burada yapılanları gölgelemeye ve lekelemeye çalışan bir üslup içerisinde, kendilerine ait belediyelerin katkılarını anlatmaya çalışırken aslında bunların birçoğunun katkı olmadığını itiraf eden sözler ortaya koydu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti merkezi yönetimiyle, belediyeleriyle bir bütündür ve bununla ilgili bir ayrım söz konusu değildir. Hangi sivil toplum örgütü olursa olsun, hangi partiden belediye olursa olsun, hangi kurum ya da hangi vatandaşımız olursa olsun bu koşturması ve içtenliği her zaman takdiri, saygıyı ve teşekkürü hak eder. Ancak Sayın Özgür Özel’in üslubuna, burada yaptığı konuşmalara ve hakikatleri görmezden gelme gayretine hepimiz çok şaşırdık. Büyük felaketler karşısında millet ve devlet enkaz altında kalmıyor ama bazı siyasi partilerin zihniyeti ve söylemi enkaz altında kalabiliyor. Burada CHP yönetiminin söylemi ve zihniyeti bu yıl dönümünde bir kez daha enkaz altında kaldı. Bu üzücüydü. Ama bunların bir önemi yok. Çalışmaya devam edeceğiz. Gayret etmeye devam edeceğiz. Yaraları sarmaya devam edeceğiz. Dezenformasyonla da mücadele edeceğiz. Diğer konularla da mücadele edeceğiz" dedi.


"Yoğun bir Ramazan faaliyeti yürüteceğiz"


Ramazan ayının başlangıcının yaklaştığını ve bu sebepten dolayı bütün vatandaşların Ramazan ayını şimdiden tebrik ettiğini dile getiren Çelik, "Allah hayırlı bir Ramazan geçirmeyi iftarıyla, orucuyla, sahuruyla nasip etsin. Bunun yanı sıra hem vatandaşlarımızla teşkilat olarak hem milletvekillerimizle hem de MKYK üyelerimizle buluşacağız. Bakanlarımızla birlikte sahada olacağız. Yoğun bir Ramazan faaliyeti yürüteceğiz. Bununla ilgili olarak Teşkilat Başkanımız Ahmet Büyükgümüş yapılacak faaliyetlere ilişkin bugün bir sunum yaptı. Sunumu merkezimizden onay aldı. Bu faaliyetler Ramazan ayı boyunca güçlü bir şekilde yürütülecek. Ramazan ayı boyunca Suriye’deki kardeşlerimizin hiçbirini de yalnız bırakmayacağız ve buna dönük hazırlıklarımızı sürdürüyoruz" dedi.


Davos’ta ilk defa bu sene neoliberal düzenin elitleri tarafından bu düzenin işlemediği ve yanlış gittiğini itiraf eden söylemlerde bulunduğunu aktaran Çelik, "Bunların bazıları örtülü ya da açık birtakım kavgaların sebebi oldu. Hatta bazı diplomatik krizlerin de sebebi oldu. Dolayısıyla belirsizlik çağı herkes tarafından tescil edilmiş oldu. Düzenin bilinen ikiyüzlülüklerin bir şekilde yönetildiği ya da tolere edildiği ifade edilirken artık tolere edilemez bir hâle geldiği görülmüş oldu. Bu düzenin ilkesizliğinin en büyük berraklaştırıcısı Gazze’de ortaya konan çifte standart oldu. Rusya-Ukrayna savaşında batının hatırlattığı ilkelerin hiçbirini Gazze’deki soykırım karşısında hatırlatmaması bu belirsizlik çağı dediğimiz durumun en büyük dönüm noktalarından bir tanesi oldu" açıklamasında bulundu.


"Gazze ile ilgili mücadelemize hiçbir kesinti vermeden güçlü bir şekilde devam edeceğiz"


Gazze’ye insani yardımların girişinin istenilen düzeye hala ulaşmamış durumda olduğunu kaydeden Çelik, "Halen soykırım faaliyetinin birçok uzantısı devam etmektedir. Ateşkes son derece kırılgandır. Kalıcı barışı sağlayacak bir Filistin devletinin kurulmasına dair yolun yürünmesinde soykırım şebekesinin büyük engelleri vardır. Dolayısıyla uluslararası toplumun, uluslararası hukukun, ilkelerin ve kurumların Gazze karşısındaki teslimiyeti ve çifte standardı, belirsizlik çağı olarak ifade ettiğimiz dönemin tamamen berraklaşmasını ortaya çıkarmıştır. Gazze ile ilgili mücadelemize hiçbir kesinti vermeden güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Bütün bu dağılmalar yaşanırken artık kuzey ile küresel güney ya da batı ittifakı ile diğerleri arasındaki gerginliklerin ötesinde bizzat batı ittifakının içerisinde gerginlikler ve çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede bakıldığında uluslararası diyalog ve entegrasyon açısından güçlü faaliyet yürüten ve uluslararası alanda ses getiren tek yaklaşım Sayın Cumhurbaşkanımızın yaklaşımıdır" değerlendirmesinde bulundu.


"Dünyanın dikişlerinin söküldüğü ortamda belli bir çerçeve koyabilen yegane ülke Türkiye, yegane lider Cumhurbaşkanımızdır"


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi trafiğine ve uluslararası ziyaretlerine bakıldığında pek çok kriz alanının çözümüne yönelik diyalogların artırılması ve daha büyük büyük yakınlaşmaların sağlanması konusunda güçlü irade ortaya koyduğunun görüldüğünü söyleyen Çelik, "Son olarak Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretleri gerçekleştirildi. Ardından Birleşik Arap Emirlikleri ve Etiyopya ziyaretleri olacak. Bu hafta Yunanistan Başbakanı’nın ziyareti olacak. Sudan’dan Somali’ye, Afrika Boynuzu’ndan Rusya-Ukrayna Savaşı’na ve Gazze’deki soykırıma karşı yürütülen faaliyetlere kadar dünyanın dikişlerinin söküldüğü ortamda belli bir çerçeve ortaya koyabilen ve bu doğrultuda faaliyet gösterebilen yegâne ülke Türkiye, yegâne lider ise Sayın Cumhurbaşkanımızdır" dedi.


Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusundaki çalışmaların kesintisiz bir şekilde devam edeceğine dikkati çeken Çelik, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecinin ortaya koyulan ilkeler etrafında ilerlemesinin söz konusu olduğunu söyleyerek, "Buna dönük olarak dezenformasyonlar, maksimalist yaklaşımlar, çerçevenin dışına taşmaya çalışan aşırı söylemler, odağımızı kaybettirmeye dönük birtakım yanlış yaklaşımlar ya da ırkçı söylemler söz konusu olabiliyor. Bunlara gereken cevaplar gerekli yerde verilir, odağımızı kaybetmeyeceğiz" ifadelerine yer verdi.


"Cumhurbaşkanı Suriye’deki istikrara verdiği önemi bir kere daha değerlendirdi"


MYK Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’deki istikrara verdiği önemi, ‘tek millet ve tek ordu’ ilkesinin kıymetini bir kere daha değerlendirdiğinin altını çizen Çelik, "Suriye’nin kuzeydoğusunda yerleşik terör örgütünün faaliyetlerinin bertaraf edilmesiyle birlikte terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecinin önemli bir engelden kurtulduğunu, önümüzdeki dönemde Suriye’nin birlik ve bütünlük içerisinde Arapların, Kürtlerin ve Türkmenlerin ortak kazananlar olduğu bir çerçevede yoluna devam edeceğini ifade ettiler" diye konuştu.


Dünyada yaşanan son olayların ardından sosyal medya konusunun son zamanlarda tartışılan önemli başlıklardan bir tanesi olduğuna vurgu yapan Çelik, sosyal medya konusunda çalışma yürüttüklerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem nesilleri korumak, hem dezenformasyonlara karşı direnmek hem de artık milli egemenliğin bir parçası haline gelen siber egemenliği korumak açısından pek çok konuşmasına bu konuya dikkat çektiğini hatırlattı.


"Bir yandan çocuklara musallat oluyorlar hem de o ülkelerin egemenlik alanlarına musallat oluyorlar"


İspanya Başbakanı Sanchez’in sosyal medya konusuna yönelik açıklamalarına da değinen Çelik, "Teknoloji oligarklarının çocukların cinsiyet algılarını bozmasından çeşitli ülkelerdeki seçimlere müdahaleye kadar algoritmalar yoluyla yürüttükleri pek çok faaliyet bulunmaktadır ve Sayın Cumhurbaşkanımız uzun zamandır buna dikkat çekmektedir. Bu manipülasyonların arkasından, birçok verinin ve bilginin ülkelerin millî egemenliğini manipüle etmek, egemenlik alanlarına sızmak ve seçimlerini yönlendirmek için kullanmaya başladıkları görülüyor. Bir yandan çocuklara musallat oluyorlar hem de o ülkelerin egemenlik alanlarına musallat oluyorlar. Buna karşı hep birlikte güçlü bir direniş sergilemeliyiz. Bunlar özgürlüğü kısıtlamak için değil özgürlüğümüzü korumak için yapmamız gerekenlerdir. Fransa’dan diğer ülkelere kadar 16 yaşından küçük çocukların korunmasına yönelik güçlü yasal tedbirlerin gündeme alınması gerektiği ifade edilmektedir. Dolayısıyla özgürlüğümüzü, egemenliğimizi ve çocuklarımızı korumak için bu konuda daha hassas olmamız gerektiği açıktır. Türkiye siber alandaki egemenliğini korumak için de kararlı bir mücadele sürdürecektir ve bu çerçevede sosyal medya yasasını, özgürlüğümüzü koruma ve teknoloji oligarklarının her şeyi yönetme saldırganlığına karşı bir set oluşturma anlayışıyla ele alacağız" dedi.


İran ile ABD arasında müzakerelerin başladığını ve bu müzakereler yoluyla konuların çözülmesinin önemli olduğunu belirten Çelik, İran’a dışarıdan yapılacak bir müdahalenin yanlış analizlere dayanacağını, İran’da var olan sorunların İran toplumu tarafından kendi dinamikleriyle çözülmesi gerektiğini belirtti.


"İYİ Parti yetkilileri ilk baştan itibaren çok hızlı karar aldılar"


Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün’ün kıyafetlerine yönelik sözlere değinen Çelik, "Bu şahsın İYİ Parti üyesi olduğu söyleniyordu. İYİ Parti yetkilileri ilk baştan itibaren çok hızlı karar aldılar. Sayın Genel Müsavat Dervişoğlu çok net bir açıklama yaptı. Bu nefret söylemini aşağılık bulduğunu ve reddettiklerini parti olarak söyledi. Bütün bu açıklamalar son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı.


Cumhur İttifakı’nın ortağı Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) 57’nci kuruluş yıl dönümünde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuşmasında anlamlı mesajlar olduğunu da vurgulayan Çelik, bu konuşmada Türkiye’deki gelişmeleri etnik temelde bir ayrışmanın parçası haline getirmeye çalışanlara çok büyük uyarılara işaret ettiğini sözlerine ekledi. Çelik, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.


"Bugün itibarıyla Keçiören Belediye Başkanı ile ilgili bir gündem ve verilmiş bir karar yok"


Bir gazetecinin Keçiören Belediye Başkanı Özarslan’ın AK Parti’ye katılacağı iddiaları ve CHP Genel Başkanı Özel’in Özarslan’a sarf ettiği iddia edilen sözleri sorması üzerine Çelik, şu cevabı verdi:


"CHP Genel Başkanı’nın kullandığı ifadeler, Türk siyasi hayatında pek eşi benzeri olmayan bir skandal. Bir genel başkanın bu kadar küfürlü bir şekilde ifade kullanması gerçekten hem üzücü hem de utanç verici bir durum. CHP bu hale nasıl geliyor? Bu şekilde bir savrulmanın içine nasıl düşüyor? Bunu CHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımızın değerlendirmesi gerektiği gibi bütün milletimiz de değerlendirecektir. Kürsüye çıktıklarında demokrasi diyorlar, hukuk diyorlar, siyasi diyalog diyorlar fakat burada seviye düşüklüğünü bırakın bu mesajlarda seviye yok. Konuşmak bile utanç verici. Bu şekilde bir gündem çerçevesinde yapılan savunmalar, o mesajlardan daha kötü. Özür dilenmesi gereken bir konu. Genel Başkanımız ve yetkili kurullarımız, Özarslan’ın partimize geçmesi ile ilgili bir konuyu değerlendirmedi. Pek çok belediye başkanının partimize dönük talepleri var. O talepler belli bir yetkili kurullarda ve Genel Başkanımızın başkanlığında değerlendiriliyor. Bugün itibarıyla Keçiören belediye başkanı ile bir gündem yok, verilmiş bir karar yok."


"Doğu Akdeniz’deki tansiyonun düşürülmesi gerekiyor"


Çelik, açıklamasına şöyle devam etti:


"Libya’nın istikrarına büyük önem veriyoruz. Libya’nın doğusu ile batısı arasındaki ayrımın ortadan kalkması, Libya’nın bir bütün olarak bundan sonraki yılları kucaklaması konusunda elimizden gelen pozitif katkıyı Türkiye olarak vermeye çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız güçlü bir şekilde iradeyi koyuyor. Cumhurbaşkanımızın Mısır ziyareti tarihi bir ziyaretti, pek çok anlaşma imzalandı. Kuşkusuz Doğu Akdeniz’de şöyle bir durum var; o kadar çok savaş gemisi var ki neredeyse balıkçı gemisinin gideceği yer kalmadı. Çok büyük bir tansiyon var. Bunun bir yandan düşürülmesi gerekiyor. Mısır ve Libya ile birçok alanda olduğu gibi savunma alanında da iş birliğimizi artırmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu çalışmalar Milli Savunma Bakanlığımızın yakın takibi ile daha da güçlendirilecek. Dışişleri Bakanlığımız, Milli İstihbarat Teşkilatımız, ekonomi ile ilgili bakanlıklarımız olmak üzere her alanda bu yakınlaşmanın sağlanmasına çalışılıyor. Yunanistan Başbakanı’nın ziyareti gerçekleşecek. Biz her zaman şunu söyledik; bütün sorunlarımızı masada çözebiliriz. Çeşitli zamanlarda silahsız olması gereken adaların silahlanması ile ilgili haberler ya da Yunanistan kabine üyesi bir kişinin Türkiye’yi hedef alan söylemleri olumsuz sonuçlar doğuruyor."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale’de 14 yaşındaki kızın yaşıtı tarafından darbedildiği iddiası Çanakkale’de okul çıkışında aynı yaştaki kız öğrenci tarafından darbedildiği iddia edilen 14 yaşındaki kızın ailesi, savcılığı suç duyurusunda bulundu. Olay, 3 Şubat’ta merkeze bağlı Kepez beldesinde meydana geldi. İddiaya göre, Hafız Halil Atan Ortaokulu’nda farklı sınıflarda öğrenim gören 8’inci sınıf öğrencileri N.B. (14) ile Ş.B.A. (14) arasında beden eğitimi dersinde tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından okul çıkışında N.B. ile Ş.B.A. arasında kavga çıktı. Kavga anını başka bir öğrenci cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Olayın ardından N.B. hastaneden 9 gün darp raporu alırken, ailesi olayla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulundu. N.B’nin babası Harun B., "Salı günü son iki dersleri beden. Beden dersindeyken başka sınıftaki akranları kızımı kenara çekip, ’Çıkışta seninle görüşüp, kavga edeceğiz’ gibi cümleler kuruyorlar. Kızım öğretmenine gidip şikayette bulunuyor. Öğretmeni ’Tamam halledeceğim’ diyor ama hiçbir şey söylemiyor. Bir dahaki derste tekrardan yan sınıfındaki öğrencilerin dersleri olmasına rağmen sınıfa girmiyorlar. Kantinde oturup tekrardan bekliyorlar, kızımı yine sıkıştırıyorlar. Ve diyorlar ki, ’Sakın ha kaybolma, çıkışta mutlaka seninle görüşeceğiz’ diye ikinci tehdidi de savuruyorlar. Kızım tekrar başka bir beden öğretmenine gidiyor, olayı anlatıyor. ’Bir şey olmaz kızım, sen çıkışta koşa koşa evine git’ diyor ve gönderiyor. Okul yönetimi bize kesinlikle haber vermiyor. Sınıf öğretmenleri haber vermiyor, rehberlik hocası haber vermiyor. Bu şekilde kızımı bile bile niye tehlikeye attılar. Okul yönetiminden de şikayetçi olacağız. Şu anda savcılık aşamasındayız. Gerekli tedbirlerin alınmasını ve başkalarının canının yanmamasını diliyoruz" dedi.
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir: "Türkiye diplomaside, savunma sanayiinde, milli ve yerli teknolojide adeta destanlar yazıyor" AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Pek çok ülke beka sorunuyla karşı karşıya. Bu süreçte Türkiye, 40 yıldır ayağımıza pranga olan terörden hamdolsun tamamen temizleniyor. Diplomaside, savunma sanayiinde, milli ve yerli teknolojide adeta destanlar yazıyor. Milli kalkınma ve refah için her gün onlarca yeni projelere imza atıyor" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından "İstanbul’da Bir Olmak" temalı program düzenlendi. Bahçelievler Belediyesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanları, teşkilat mensupları ve çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program video gösterimi ile devam etti. Protokol konuşmalarının ardından programda teşkilat mensuplarıyla bir araya gelen AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, kongre sonrası dönemde yürütülen çalışmaları değerlendirdi ve geleceğe ilişkin hedefleri paylaştı. Eski ve yeni dönem teşkilat mensuplarının buluştuğu programda İstanbul için ortak vizyon ve güçlü birlik mesajı verildi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir, "13 Şubat tarihinde ölüm yıl dönümünü idrak edeceğimiz, İstanbul’un ağabeyi Kadir ağabeyimizin, Kadir Topbaş başkanımıza ve ebediyete irtihal eyleyen çok kıymetli dava büyüklerimize Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum. Değerli yol arkadaşlarımız, İstanbul teşkilatları olarak parolamız, ‘İstanbul’da bir olmak’. Mekanla bir olmak, zamanla bir olmak, insanla bir olmak, harekette, fikirde, vizyonda, zerafette, gayrette, mücadelede bir olmak. İstikamette bir olmak. Genel başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Hep birlikte İstanbul, hep birlikte Türkiye olacağız. Dünya olağanüstü bir zamandan geçiyor. Kuzeyiyle, güneyiyle Amerika kıtası. Batısı, doğusuyla Avrupa. Alaska, Grönland’ıyla kutuplar. Afrika ve gönül coğrafyamız" diye konuştu. Türkiye’nin ayağına pranga olan sorunlardan kurtulduğunu belirten Özdemir, "Dünyanın tamamında kan, gözyaşı, belirsizlik, kaos ve gelecek endişesi her geçen gün daha da büyüyor. Pek çok ülke beka sorunuyla karşı karşıya. Bu süreçte Türkiye, 40 yıldır ayağımıza pranga olan terörden hamdolsun tamamen temizleniyor. Diplomaside, savunma sanayiinde, milli ve yerli teknolojide adeta destanlar yazıyor. Milli kalkınma ve refah için her gün onlarca yeni projelere imza atıyor. Bir huzur ve esenlik adası olarak ülkemiz, başta yakın coğrafyamız Rusya, Ukrayna, Suriye, Irak, Libya, Somali ve Filistin. Türkiye, dünyanın bütün çatışma bölgelerinde Cumhurbaşkanımızın liderliğinde barış ve huzuru Elhamdülillah ihraç ediyor. ‘Dünya beşten büyüktür ve daha adil bir dünya mümkündür’ vizyonumuz, artık insanlık kadar büyümekte. Dünyanın bütün kurumları çatırdarken Cumhurbaşkanımızın vizyonu, dünyanın kurtuluş reçetesi olarak her geçen gün daha da öne çıkıyor. İnsanlık bu vizyonun çevresinde toplanmaya devam ediyor. Türkiye artık sadece mazlumların değil, bütün dünya milletlerinin, insanlığın kutup yıldızı olarak her geçen gün daha da yükselmeye devam ediyor. ‘Ne işimiz var Suriye’de, Doğu Akdeniz’de, Filistin’de, Libya’da?’ diyenler milli uçağımıza ‘kalorifer peteği’ yakıştırması yapanlar, ülkesini yabancı devletlere şikayet edenler, kaos, kargaşa peşinde koşanlar, onların sevinmesini elbet beklemedik, beklemiyoruz. Onların şarkısı ne olursa olsun bizim şarkımız büyük Türkiye, büyük Türkiye’nin geleceğidir" dedi.
İstanbul Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında tutuksuz sanıklar savunmalarını yapıyor Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik 200 sanığın yargılandığı davada tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına başlandı. Sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ozan İş, "Aktaş beni ölümle tehdit etti. Ben bu tehditlere boyun eğmediğim için iftiralara uğradım" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin soruşturmada tutuklanan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar görevlerinden uzaklaştırılırken, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar tahliye edilmiş, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere de tahliye edilip görevine iade edilmişti. Belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanık, 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Yargılamanın 3’üncü haftasında Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına başlandı. Duruşmada Zeydan Kararlar’ın talimatıyla Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger’e para teslim ettiği öne sürülen tutuksuz sanık Tekin Sönmez, suçlamaları kabul etmeyerek, "Özcan Zenger’den parayı Güngören civarında alırdım. Rüşvete aracılık suçunu kabul etmiyorum. Ben tanık olarak ifade verdim. Para, hakediş ödemesi olarak alındı, rüşvet gibi bir durum olmadı" dedi. Çapraz sorguya alınan Sönmez, Zeydan Karalar’ın Seyhan Belediye Başkanı olduğu dönemde temizlik işleri ihalesini alan Baki Nugay ile aynı gün Çağlayan Adliyesi’nde ifade verme nedeninin sorulması üzerine, "Adliye henüz açılmadan kendi rızamla ifade verdim. Baki Nugay’ın o gün ifade vereceğinden haberim yoktu" dedi. "Aktaş beni ölümle tehdit etti, ben bu tehditlere boyun eğmediğim için iftiralara uğradım" Beşiktaş Belediyesi’nin mülkiyetindeki Özel Etiler Hastanesi’ni Aziz İhsan Aktaş’a değerinin 180 milyon lira altında sattığı iddia edilen tutuksuz sanık Ozan İş ise, "Hastane sürecinin satış talimatlarını veren kişi Rıza Akpolat’tır. Bu durumu Yönetim Kurulu Başkanı Önder Gedik bilmektedir. Hiç kimse baskı ile 460 milyon lira yatırım yapmaz. Benim baskı yaptığım iddiası tamamen yalandır. Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz yalan söylemektedir. Nedense hep kendisine baskı yapılıyor ama nedense kendisi belediyeden uzaklaşmak yerine belediyede ihale alıyor. Satış süreçlerini yöneten kişi ben değilim. İhale surecini Ali Rıza Yılmaz ve Mustafa Mutlu yönetmiştir. Evraklar, Mustafa Mutlu tarafından hazırlanmıştır. Ali Rıza Yılmaz, suçu benim üzerime atarak çelişkili ifadeler vermektedir. Benim Mustafa Yılmaz ile aramadaki iletişimden ötürü, Ali Rıza Yılmaz ve Rıza Akpolat ile çok kez tartışma yaşıyordum. Aktaş’ın aldığı mal ve hizmetlerde fatura kesilmedi. Aziz İhsan Aktaş ile olan mesajlarımı mahkemeye sunacağım. Aziz İhsan Aktaş beni rahatsız etmektedir. Aktaş, rüşvet verdiğini iddia ettiği tarihte aramızdaki telefon aramalarının cevapsız çağrı olarak kayıtlarda olduğu görülecektir. Aramalara dönüş olmadan nasıl rüşvet işlemi olabilir? Aktaş beni ölümle tehdit etti. Ben bu tehditlere boyun eğmediğim için iftiralara uğradım. Benim baskı ile ifade verdiğimi söylüyor bazı sanıklar. Rıza Akpolat’ın avukatları bana baskı kurmaya çalıştı. Kontrollü bir şekilde konuşmam gerektiği, bu talimatın Akpolat’tan geldiği söylendi. Bu olay Vatan Emniyet’te oldu" diye konuştu. Duruşma yarın devam edecek Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Rıza Akpolat, Ozan İş’e, "Ozan İş, Beşiktaş Belediyesine İSKİ’den geldiğini ifade etti. Beşiktaş Belediyesine gelmesinde lise arkadaşım olmasının etkisi var mıdır? Ayrıca Ozan İş’in AK Parti üyesi olduğu için işe alınamayacağını bana söyledi mi? Bu kadar yolsuzluktan bahsettiği bir belediyede neden hala çalışmak istedi?" şeklinde sorular yöneltti. Sorular üzerine Ozan İş, "Rıza Akpolat ile aramızda böyle bir konuşma hiç geçmedi" dedi. Duruşma, diğer tutuksuz sanıkların savunmaları alınmak üzere yarına ertelendi.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Borçların yapılandırılması hayati bir gereklilik haline gelmiştir" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Artık borçların yapılandırılması hayati bir gereklilik haline gelmiştir. Bu vatandaşımızın, iş dünyasının beklentisidir" dedi. CHP’nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı, Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantının ardından basın mensuplarına açıklama yapan Özel, "Avrupa Birliği’nin Kanada, Güney Kore, Hindistan başta olmak üzere yaptığı yeni serbest ticaret anlaşmaları tek taraflı olarak ülkemizi etkileyecektir. Bizim üreticimiz ürününü ihraç ederken gümrük vergisine tabi olmaktadır. Ama yeni anlaşmaların ardından aynı ülkelerin Türkiye’ye vergisiz ürün satabilmesinin önü açılmaktadır. Yerli üreticiyi korumayan Gümrük Birliği Anlaşması mutlaka değişmeli, hızla revize edilmelidir. Biz iktidarımızda Gümrük Birliği Anlaşması’nın kapsamlı bir şekilde güncellenmesini hedefliyoruz. Anlaşmanın tek taraflı yapısını değiştireceğiz. Karar alma süreçlerine mutlaka Türkiye’yi dahil edeceğiz. Gümrük Birliği’nin Türkiye’de oluşturduğu sıkıntıların nihai çözümü ise Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olmasından geçmektedir. Biz kararlı politikalarımızla ve partimizin uluslararası alanda gördüğü büyük destekle Avrupa Birliği’ne tam üyelik müzakerelerini en kısa zamanda başarıya ulaştıracağız" ifadelerini kullandı. "Borçların yapılandırılması hayati bir gereklilik haline gelmiştir" Vatandaşların ve işletmelerin devlete yönelik borçları için kapsamlı bir yapılandırma yapılması gerektiğini belirten Özel, "Ayakta kalmak için zorlanan işletmeler ve borçlu vatandaşlar yüksek faiz ile ayrıca mücadele etmek zorundadırlar. Biz iktidarımızda bu tefeci faiz anlayışına son vereceğiz. Artık borçların yapılandırılması hayati bir gereklilik haline gelmiştir. Bu vatandaşımızın, iş dünyasının beklentisidir. Vatandaşlarımız ve işletmelerimizin devlete yönelik borçları için kapsamlı bir yapılandırma çalışmasını hayata geçireceğiz. Bunun için arkadaşlarımız detaylı olarak çalışıyorlar. Elbette borcunu düzenli ödeyen mükellefler için ödüllendirici destekler sunacağız ve onları ayrı tutacağız. Böylece önce zor durumdaki işletmelerin nefes almasını sağlayacağız. Ardından ise adil, rekabet şartlarını oluşturacağız. Bununla birlikte istihdamı da önce korumuş, sonra artırmış olacağız" açıklamalarında bulundu.