POLİTİKA - 28 Şubat 2026 Cumartesi 10:43

AK Partili Böhürler: "Hiçbir medya kurumunda başörtülü kadınların çalışması söz konusu dahi olamazdı"

A
A
A

AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, 28 Şubat sürecinde medyada yaşananlara ilişkin "Hiçbir medya kurumunda başörtülü kadınların çalışması söz konusu dahi olamazdı" dedi.

Böhürler, 28 Şubat Postmodern Darbe süreci öncesi ve sonrasında yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı’na anlattı. O yıllarda Kanal 7 Televizyonu’nda program sorumlusu olarak çalıştığını ifade eden Böhürler, "Ben 1995 yılında Kanal 7’de program sorumlusu olarak göreve başladım. Şimdi tabii bir medya çalışanı olarak toplumda olan bitenlere daha fazla duyarlı oluyorsunuz. Bizim o dönemler yaptığımız haberlerin, ana haber saatimizin en temel haberlerinin başında başörtüsü nedeniyle okuldan veya öğretmenlikten atılan kızlar vardı. Önce başörtülü öğretmenler ki yaklaşık sayısının 3000’i bulduğu söyleniyor. Bunlar kılık kıyafet yönetmenliğine uymadığı gerekçesiyle okuldan atıldılar. Daha sonra akademideki Meclis Başkanımız Numan Kurtulmuş eşi Sevgi Kurtulmuş da bunlardan birisidir. Akademide başörtülü olan az sayıda yani 2 veya 3 tane söyleyebiliriz. Sevgi Kurtulmuş, daha sonra da Kırıkkale Üniversitesi’nde Alev Erkilet. O daha asistandı o zaman. Onlar akademiden uzaklaştırıldılar başörtüleri gerekçesiyle. Ve bir kaçma kovalamaca dönemi başladı" şeklinde konuştu.

"İkna odalarında başörtülü öğrencilere iki şey teklif edildi; Ya peruk takın, ya başınızı açın"

28 Şubat öncesinde ve sonrasında başörtüsü olan kızların okula gidemediğini ve başörtülerinin zorla açtırıldığını belirten Böhürler, "Özal’ın başbakan olmasıyla birlikte kısmi yumuşadı. Ama daha sonra üniversitelerdebaşörtüsü bir sorun haline gelmeye başladı. Mesela benim başımı örttüğüm dönemde tüm İstanbul’da 30 tane başörtülü öğrenci vardı. Yani çok az. Benim kendi üniversitemde bir taneydi. Anadolu’da neredeyse hiç yoktu. Ve Anadolu’da başörtülü öğrenciler de zorla açtırılıyordu. İkna odaları kuruldu. Ve bu ikna odalarında öğrencilere iki şey teklif etti. Ya peruk takın, ya başınızı açın ya da terk edip evinize gidin. Birçoğu Anadolu’dan gelmiş kız öğrenciler çok zor durumda kaldılar.Biz o dönemde sivil toplum kuruluşları aracılığıyla bu öğrencilere destek olmak için büyük çaba sarf ettik. Ben o dönem hem aktivist hem sivil toplum kuruluşu içinde gönüllü çalışan bu süreçte bu konunun çözümü için gayret sarf eden ekibin içinde yer aldım. Medya’da yer almamla birlikte bu haberler giderek artmaya başladı" dedi.

"AK Parti bu süreçte demokratikleşme adımlarıyla bu meseleyi daha çözülür hale getirdi"

2010’lu yıllarla birlikte başörtülü öğretmenlerin ve öğrencilerin kamusal alanda rahatladığını dile getiren Böhürler, "2014’te ilk başörtülü milletvekilleri Meclis’e girdi. Yani başörtülü bir milletvekilimiz 2014’e kadar yoktu.Partimizde başörtülü başkan yardımcımız yoktu. Biz tabii ki partinin kurucuları, Merkez Karar Yönetim Kurulu üyeleri olarak görünür idik ama resmi görevde ilk 2014’ten sonra olmuştur. Bu uzun süren bir süreçtir. Burada askerin, siyasetin üstündeki vesayetinin kalkması en önemli olay oldu. Türkiye’de demokratikleşmenin, kızlara, kadınlara yönelik ayrımcılığın kalkmasının, 28 Şubat’ın oluşturduğu o korku tablosunun yok edilmesi askeri vesayetin kalkmasıyla ancak mümkün oldu. Askerin, tüm siyasetin üstündeki vesayeti 28 Şubat kararlarını ortaya çıkarmıştı. Sonraki dönemde de bu ruhu devam ettirmişti ama AK Parti bu süreçte demokratikleşme adımlarıyla bu meseleyi daha çözülür hale getirdi" ifadelerini kullandı.

"Hiçbir medya kurumunda bir başörtülü kadınların çalışması söz konusu dahi olamazdı"

2008 yılında Ali Kırca’nın "Siyaset Meydanı" programında "Başörtülü hakim neden olmasın, tabii ki başörtülü hakim olabilir" şeklindeki sözleri sonrası hakkında dava açıldığını hatırlatan Böhürler, "Şimdi başörtülü hakimlerimiz, savcılarımız ve milletvekillerimiz var. Kamu personelini yani her kesimde başörtüleri görebiliyoruz. O zaman TRT’ye bir başörtünün çıkması olay olurdu. Konuk olarak dahi, yani çalışması dahi mümkün değildi. Hiçbir medya kurumunda bir başörtülünün çalışması söz konusu dahi olamazdı. Şimdi bu kırıldı. Şimdi herkes isteyen başörtülü, isteyen başı açık, kendi yeterliliğine, liyakatine göre kurumlarda görev alabiliyor. Büyük bir değişim yaşandı. Yani sadece üniversitelerde değil, kamusal alanda değişim yaşandı" dedi.

AK Partili Böhürler:

Hidayet Türkyılmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Büyükşehir’den ücretsiz müzik eğitimi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin keman ve çello eğitimi için düzenlediği yetenek sınavına katılan öğrenciler, özgüvenleriyle eğitmenlerin takdirini topladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Orkestra Şube Müdürlüğü, Yıldırım ilçesinde öğrenim gören ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin kültürel ve sanatsal gelişimlerini desteklemek amacıyla yetenek sınavı düzenledi. Vakıf Bera Tesislerindeki sınava katılan ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin, müzik kulağı ve ritim duygusu kriterleri değerlendirildi. Performansları ve kendilerine duydukları özgüvenle büyük takdir toplayan öğrenciler, müziğe olan tutkularını gözler önüne serdi. Sınavın sonunda ücretsiz eğitim almaya hak kazanacak olan öğrenciler, belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra Bursa Çocuk Senfoni Orkestrası bünyesinde prova yapma ve sahne alma imkânı bulacak. Genç yetenekler böylece orkestrayla birlikte çalışma deneyimi yaşayacak, izleyici karşısında performans sergileyerek sahne heyecanını tadacak. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilecek eğitimlerde, çocuklar hem temel müzik bilgisi edinme hem de enstrüman çalma becerisi kazanabilecek. Yetenek sınavına katılan çocuklar, büyük bir heyecan duyduklarını belirterek bu imkanı kendilerine sunan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.
Van Kapıköy Gümrük Kapısı’nda sessizlik Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’nda geçişler normal seyrinde devam ediyor. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede tansiyon yükselirken, gözler Türkiye-İran sınırına çevrildi. Muhtemel bir hareketlilik ihtimali nedeniyle Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’ndaki durum merak konusu oldu. Sınır kapısında yapılan gözlemlerde ise herhangi bir yoğunluk yaşanmadığı görüldü. Giriş ve çıkışlarda sakinlik hakim olurken, araç ve yolcu trafiğinin olağan seyrinde devam ettiği belirtildi. Kapıdan hem Türkiye’ye girişlerin hem de İran’a çıkışların rutin şekilde sürdüğü görüldü. Ziyaretçiler programlarını yarıda bıraktı İran’da bir organizasyon için bulunan Fikret Hakan Öngür, yaşanan olaylar nedeniyle planlarını tamamlayamadan Türkiye’ye dönmek zorunda kaldıklarını belirtti. Öngür, konakladıkları otelin yakınında şiddetli bir patlamaya tanıklık ettiklerini ve bölgedeki durumun endişe verici olduğunu ifade etti. Tahran, İsfahan ve Tebriz’e yönelik saldırıların gerçekleştiğini dile getiren İran vatandaşı Nasır Selim ise saldırıların hedefi ve nedenleri hakkında net bir bilgiye ulaşılamadığını belirtti. Selim, bölgedeki ekonomik şartların birçok vatandaşın güvenli bölgelere geçişini zorlaştırdığını söyledi. "Korkumuz yok, ülkemizden ayrılmıyoruz" Tebriz şehrinde yaşayan Mehin Karahan, bölgedeki gerilime rağmen ülkelerini terk etmediklerini ve durumun zorluğuna rağmen dayanışma içinde olduklarını ifade etti. Karahan, çatışma atmosferine rağmen kimseden korkuları olmadığını ve gerekirse kendilerinin de ülkeleri için savaşacağını dile getirdi.