ASAYİŞ - 10 Şubat 2026 Salı 09:39

Ankara merkezli FETÖ’nün güncel finans yapılanmasına operasyon: 8 gözaltı

A
A
A
Ankara merkezli FETÖ’nün güncel finans yapılanmasına operasyon: 8 gözaltı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün güncel finans yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Ankara merkezli operasyonda 8 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 1’i tutuklandı.


Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ve iltisaklı kurumlara verilen emir ve talimatlar doğrultusunda yürütülen soruşturmada, şüphelilerin örgütün sözde "TSK mahrem hizmetleri" yapılanması kapsamında faaliyet yürüttükleri belirlendi.


Haklarında daha önce silahlı terör örgütü üyeliğinden yargılama yapılan şüphelilerin, başka şüphelilerden elde edilen dijital materyallerin incelenmesi, teknik ve fiziki takip çalışmaları ile ifade ve fotoğraf teşhislerine göre iddianame tarihlerinden sonra da örgütsel faaliyetlerine devam ettikleri ve örgütün güncel yapılanması içinde yer aldıkları tespit edildi. Şüphelilerden 2’sinin daha önce kamu görevinden ihraç edildiği öğrenildi.


Bu kapsamda 10 Şubat 2026 tarihinde Ankara merkezli eş zamanlı operasyonla 8 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ikamet ve örgütsel faaliyette bulundukları adreslerde yapılan aramalarda örgüte ait olduğu değerlendirilen; 2 milyon 500 bin TL alacak içerikli senet, 173 bin 895 TL, 31 bin 960 ABD doları, 12 bin 865 Euro, 91 gram altın, 1 tam ve 11 çeyrek altın, 23 cep telefonu, 8 SIM kart, 7 CD, 12 flash bellek, 11 dizüstü bilgisayar, 3 HDD, 2 tablet, 3 hafıza kartı ele geçirildi.


Tüm şüphelilerin yakalanarak gözaltına alındığı, işlemleri tamamlanan 1 şüphelinin sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandığı bildirildi. Diğer 7 şüphelinin savcılığa sevk işlemlerinin sürdüğü, ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi başta olmak üzere soruşturmanın çok yönlü devam ettiği kaydedildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın ADÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yazıcı: "Her yıl 8 milyon kişi hayatını kaybediyor" Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Yazıcı, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünya genelinde yaklaşık 8 milyon kişinin tütün kullanımına bağlı nedenlerle hayatını kaybettiğini belirtti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine dikkat çeken ADÜ Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Yazıcı, Dünya Sağlık Örgütü verilerine dikkat çekerek bu verilere göre her yıl dünya genelinde yaklaşık 8 milyon kişinin tütün kullanımına bağlı nedenlerle yaşamını yitirdiğini söyledi. Bu ölümlerin yaklaşık 1,3 milyonunun ise sigara içmeyen bireylerin pasif dumana maruz kalması sonucu gerçekleştiğini ifade eden Yazıcı, pasif içiciliğin de en az aktif içicilik kadar tehlikeli olduğunu vurguladı. Sigaranın başta akciğer kanseri, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), kalp ve damar hastalıkları ile inme olmak üzere birçok ciddi hastalığın temel nedeni olduğunu dile getiren Yazıcı, pek çok kanser türü, kemik erimesi ve diyabet gibi kronik rahatsızlıklarla da doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti. Nargile, elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünleri ve nikotin içeren puffların da masum olmadığını belirten Yazıcı, bilimsel çalışmaların bu ürünlerin sigarayı bırakma yöntemi olmadığını, aksine bağımlılığa geçişi kolaylaştırdığını ortaya koyduğunu söyledi. Tütün kullanımının yalnızca insan sağlığını değil çevreyi de ciddi şekilde tehdit ettiğini belirten Doç. Dr. Onur Yazıcı, tütün üretiminin ormansızlaşmaya, karbon salınımına ve ekosistemlerin zarar görmesine yol açarak iklim krizini derinleştirdiğini ifade etti. Sigarayı bırakmanın sağlığın korunması açısından atılabilecek en önemli adımlardan biri olduğunu vurgulayan Yazıcı, bırakıldıktan kısa süre sonra vücutta iyileşme sürecinin başladığını, kan basıncının düştüğünü, akciğer fonksiyonlarının zamanla düzeldiğini ve kalp hastalığı riskinin azaldığını kaydetti. Sigara bırakmanın yaşam kalitesini artıran güçlü bir koruyucu sağlık davranışı olduğunu sözlerine ekledi. Sigarayı bırakmak isteyen bireylerin mutlaka uzman desteğinden yararlanması gerektiğini ifade eden Yazıcı, ülke genelinde hizmet veren sigara bırakma polikliniklerinde bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış tedavilerin sosyal güvenlik kapsamında sunulduğunu, hastanelerdeki sigara bırakma polikliniklerine randevu alınarak başvurulabileceğini söyledi. Doç. Dr. Onur Yazıcı, Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla tüm bireyleri sağlıklı bir yaşam için sigarayı bırakmaya davet etti.
Erzurum Rektör Hacımüftüoğlu, istişare toplantısına katıldı Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin 52’nci kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla, bölge üniversitelerinin rektörlerini bir araya getiren kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya; Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun da aralarında bulunduğu, çevre illerden 21 üniversitenin rektörü katılım sağladı. Yükseköğretim alanında yürütülen çalışmaların ele alındığı toplantıda; üniversitelerin toplumsal sorumlulukları, bölgesel kalkınmadaki rolleri, akademik iş birlikleri ve ortak proje olanakları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Başkan Özvar: "Üniversitemiz, Cumhuriyet Hafızasında Müstesna Bir Yere Sahiptir" Programda, üniversitenin köklü geçmişine vurgu yapan YÖK Başkanı Özvar, Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin Türk yükseköğretimindeki yerine dikkat çekerek: "Anadolu’nun ilim, irfan ve Cumhuriyet hafızasında müstesna bir yere sahip olan Sivas’ta kurulan üniversitemiz, yarım asrı aşkın bir süredir eğitim, araştırma ve topluma hizmet misyonuyla Türk yükseköğretiminde önemli bir yere sahiptir. Bu vesileyle Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin 52. kuruluş yıl dönümünü bir kez daha içtenlikle kutluyor; üniversitemize akademik başarılarla dolu nice yıllar, tüm mensuplarına sağlık, huzur ve başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. "Üniversiteler, Bulundukları Şehirlerin Gelişimi İçin Stratejik Bir Misyon Üstlenmektedir" Toplantı kapsamında görüşlerini paylaşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle değil, bulundukları şehirlerin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine sundukları katkılarla da stratejik bir misyon üstlendiğini vurguladı. Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, yükseköğretimde kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesinin, ortak akıl ve sinerji oluşturulması açısından büyük önem taşıdığını belirterek, bu tür istişare toplantılarının sürdürülebilir ve nitelikli bir yükseköğretim sistemi için önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin 52’nci kuruluş yıl dönümünü kutlayan Rektör Hacımüftüoğlu, nazik misafirperverliği için Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Şengönül’e teşekkür etti. Ev sahipliğini üstlenen Rektör Şengönül ise, kuruluş yıl dönümü vesilesiyle üniversiteye konuk olan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve toplantıya katılan tüm rektörlere teşekkür ederek, üniversiteler arası dayanışma ve istişare kültürünün güçlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Toplantı, yükseköğretimde ortak vizyonun geliştirilmesi ve bölgesel kalkınmaya katkı sunacak yeni iş birliği alanlarının değerlendirilmesi temennileriyle sona erdi. Rektör Hacımüftüoğlu, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesini Ziyaret Etti Programın ardından Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kul ile bir araya gelen Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, üniversite bünyesinde yürütülen akademik ve teknolojik çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İki rektör, üniversitenin araştırma altyapısını yerinde inceleyerek laboratuvarlarda devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı; bilimsel iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulundu.
Gaziantep "Gürültü" gerekçesiyle öldürülen 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır cinayetinde ağırlaştırılmış müebbet Gaziantep’te 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır’ın pompalı tüfekle öldürülmesine ilişkin davada, üst mahkemenin bozma kararının ardından yeniden görülen yargılamada sanık Mühsin Taşkın, çocuğa karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Gaziantep’te 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır’ın pompalı tüfekle öldürülmesine ilişkin davada, sanık Mühsin Taşkın’ın daha önce çocuğa karşı kasten öldürme suçundan aldığı hüküm, üst mahkeme tarafından "olası kast kapsamında yargılama yapılması gerektiği" gerekçesiyle bozuldu. Bozma kararının ardından dava, Gaziantep 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülmeye başlandı. Gaziantep 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, maktulün ailesi ve avukatları ile sanık avukatları katıldı. Sanık Mühsin Taşkın duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Duruşmada söz alan maktulün ailesi, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın kasten öldürme suçundan yargılanması ve cezalandırılması gerektiğini belirtti. Yargılama sonunda mahkeme heyeti, sanığa hitaben "çocuğa karşı kasten öldürme suçunu işlediğin sabit görülmüştür" diyerek, sanık Mühsin Taşkın’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Olayın geçmişi Şahinbey ilçesi Güzelvadi Mahallesi’nde 26 Ağustos 2025 tarihinde meydana gelen olayda, 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır, aynı mahallede manavlık yapan Mühsün Taşkın tarafından fazla ses yaptığı iddiasıyla pompalı tüfekle vurularak ağır yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan çocuk, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Sanık Mühsün Taşkın, yerel mahkeme tarafından "Çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, ancak üst mahkeme sanığın eyleminin "Olası kast" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştu.