ÇEVRE - 28 Nisan 2026 Salı 11:23

Ankara’da 2026 karabuğday ekim çalışmaları başladı

A
A
A
Ankara’da 2026 karabuğday ekim çalışmaları başladı

Ankara Gölbaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından geçtiğimiz yıl kırsal kalkınmayı desteklemek ve yerel ekonomiyi güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen karabuğday projesinin, 2026 yılı ekim süreci başladı.



Gölbaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, katma değeri yüksek ve gluten içermeyen özelliğiyle çölyak hastaları için önemli bir besin kaynağı olan karabuğday tohumlarının 2026 yılı ekim süreci başladı.



Bahçelievler, Ballıkpınar, Karaoğlan ve Hacılar mahallelerinde toprak hazırlıklarının tamamlanmasının ardından, iklim şartları dikkate alınarak başlatılan çalışmalarla karabuğday tohumları toprakla buluşturuldu. Proje kapsamında üretim alanları arttırılırken daha fazla üreticiye ulaşılması hedefleniyor.



Karabuğday üretiminin yaygınlaştırılmasıyla birlikte arıcılığa da önemli katkı sağlanması planlanıyor. Yaklaşık 55 gün boyunca çiçekli kalan bitki, arılar için zengin bir nektar kaynağı sunarak bal üretimini destekliyor. Bu durum, özellikle düşük maliyetli yapısıyla dikkat çeken arıcılık faaliyetlerinin yaygınlaşmasına da katkı sağlıyor.



Öte yandan karabuğday, yalnızca insan beslenmesinde değil; hayvancılıkta kaba yem olarak da kullanılabiliyor. İşlenen ürünlerin kabukları ise kanatlı hayvancılıkta değerlendirilerek üreticilere ek fayda sağlıyor.



"Kırsal kalkınmayı desteklemeye ve toprağın bereketini artırmaya devam edeceğiz"


Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı kırsal kalkınmaya verdikleri önemi vurgulayarak, "Gölbaşımızın ekonomik kalkınmasında tarım ve hayvancılığı stratejik bir alan olarak görüyoruz. Kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın refahını artırmak, üretimi teşvik etmek ve yerel ekonomiyi daha güçlü hale getirmek adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Karabuğday üretimi de bu vizyonumuzun önemli bir parçasıdır. Karabuğday, sadece bir tarım ürünü değil; aynı zamanda arıcılık faaliyetlerini destekleyen, hayvancılığa katkı sağlayan ve üreticimize çok yönlü fayda sunan değerli bir bitkidir. Özellikle arıcılık açısından sunduğu nektar kaynağı ile bal üretimini artırırken, doğal dengeyi koruyan önemli bir unsuru da bünyesinde barındırmaktadır. Arılar sayesinde gerçekleşen tozlaşma, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati bir rol oynamaktadır. Tarımda modern, verimli ve sürdürülebilir yöntemleri desteklemek; üreticilerimize yeni gelir kapıları açmak ve ilçemizin tarımsal potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek önceliklerimiz arasındadır. 2026 yılı itibarıyla karabuğday ekim alanlarımızı genişleterek daha fazla üreticimizin bu imkândan faydalanmasını sağlıyoruz. Bahçelievler, Ballıkpınar, Karaoğlan ve Hacılar mahallelerimizde başlattığımız ekim çalışmalarıyla birlikte hem üretim kapasitemizi artıracak hem de arıcılık başta olmak üzere birçok alanda katma değer oluşturacağız. Gölbaşı Belediyesi olarak üreticimizin yanında olmaya, kırsal kalkınmayı desteklemeye ve toprağın bereketini artırmaya devam edeceğiz." dedi.



Odabaşı, gluten içermeyen, besin değeri yüksek ve kuraklığa dayanıklı yapısıyla dikkat çeken karabuğdaydan elde edilen unların, çölyak hastalarına geçen yıl olduğu gibi ücretsiz dağıtılacağının altını çizdi.



Ankara’da 2026 karabuğday ekim çalışmaları başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Bayraktar: ‘‘Türkiye’nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik mineraller var’’ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, kritik minerallere sahip olmanın yeterli olmadığını, bunları işlemek gerektiğini belirterek, "Detaylı bir yol haritasını nihayetlendiriyoruz. Yakında Türkiye’nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini açıklayacağız." dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, OECD İstanbul Merkezi tarafından düzenlenen Kritik Mineraller Forumu’nun açılış programına katıldı. Programda konuşan Bakan Bayraktar, dünyanın yakın tarihin en büyük enerji krizlerinden birini yaşadığına dikkat çekti. Bayraktar, "Son gelişmeler bize bölgesel çatışmaların etkilerinin yalnızca o bölgelerle sınırlı kalmadığını bir kez daha göstermiştir" dedi. Bayraktar, Türkiye’nin Kritik Ham Maddeler stratejisini de yakında açıklayacaklarını belirtti. ‘‘Küresel enerji talebi yüzde 1,3, elektrik talebi ise bu hızın iki katından fazla büyüdü’’ Bakan Bayraktar, küresel enerji sahnesinde halihazırda hızlı bir değişim yaşandığını dile getirerek "Dünyanın enerji talebi artıyor ve resmi olarak Elektrik Çağı’na giriyoruz. Geçtiğimiz yıl küresel enerji talebi yüzde 1,3 oranında arttı, elektrik talebi ise bu hızın iki katından fazla büyüdü" diye konuştu. ‘‘ OECD gibi kuruluşlar, küresel piyasalarda güven inşa etmede hayati bir rol oynamaktadır’’ Ülkelerin bugünün zorluklarıyla tek başına yüzleşemeyeceğini vurgulayan Bayraktar, "Uluslararası iş birliğine, değer zinciri şeffaflığına ve ortak sorumluluğa ihtiyacımız var. OECD gibi kuruluşlar burada, küresel piyasalarda güven inşa etmede hayati bir rol oynamaktadır" değerlendirmesini yaptı. ‘‘Türkiye’nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik mineraller var’’ Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik minerallerin yer aldığını belirterek, "Bu yeni dönemde, yalnızca kaynaklara sahip olmak yeterli değildir; bunları işleyebilmeniz gerekir. Türkiye tam olarak bunu inşa etmektedir: Kaynak çıkarımını, derin işleme kapasitesi ve yüksek teknolojili endüstriyel değer üretimi ile birleştiriyoruz" açıklamasında bulundu. ‘‘Türkiye’nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini yakında açıklayacağız’’ Bu vizyonun, 2025 Kritik ve Stratejik Mineraller Raporu’nda ana hatlarıyla belirtildiğine değinen Bayraktar, "Raporun bulgularına dayanarak detaylı bir yol haritasını nihayetlendiriyoruz. Yakında Türkiye’nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini resmi olarak açıklayacağız" şeklinde konuştu. Bayraktar, Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementleri sahasının Kritik Ham Maddeler stratejisinin temel taşı olduğunu vurguladı. Bayraktar, ‘‘Beylikova’nın dünyadaki en büyük nadir toprak elementleri yataklarından biri olduğuna inanıyoruz. ETİ Maden, ortaklarıyla birlikte bu konu üzerinde çok yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Beylikova’daki pilot tesis halihazırda faaliyettedir ve şu anda ayırma ve işleme kabiliyetlerini içerecek endüstriyel ölçekli üretime doğru ilerliyoruz. Rüzgâr türbinleri ve elektrikli araç motorlarındaki kalıcı mıknatıslar için gerekli olan nadir toprak oksitlerini üreteceğiz’’ ifadelerini kullandı.
Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Özdemir: "Nilüfer’de gelişen bölgelere hastane planlanmalı" Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Balkan, Görükle, Kayapa, Hasanağa bölgelerine hastane ihtiyacı var. Nüfus çok hızla büyüyen bu bölgedeki insanların, hastaneye ulaşımı çok zor" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, belediye olarak yapılan iki yıllık çalışmaları değerlendirilirken, yeni dönem hedefleriyle ilgili de bilgiler verdi. Son günlerde önemli konu maddesi olan hastane alanlarının satışıyla da alakalı konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Özdemir, "Hastane alanları mevzunu hepimizin duyarlılığı belli. Nilüfer’de de baktığınızda her zaman, mitinglerimizi yaptığımız, aynı zamanda deprem toplanma alanı olan hastane alanıyla birlikte yine 6 ayrı noktadaki hastane alanının satışının hedeflenmesi son derece yanlış bir şey. Yıldırım ilçemizi düşünün, zaten alanı yok. Sokakları bile zor var. Orada yalnızca Eski Tıp Fakültesinin alanın var boş olarak. Bir de Devlet Su İşleri’nin alanı. Şimdi burayı satmaya kalkmak demek Yıldırım’a ihanettir. Ben inanıyorum ki Yıldırım Belediye Başkanı da orayı kurtarmak için mücadele ediyordur. Hastane alanı hiçbir AK Partili arkadaşımızın da buranın satılmasından yana olacağı kanaatinde değilim. Ama bu kararlar merkezden alınıyor ve hepimiz buna direnmeliyiz" dedi. Başkan Özdemir Nilüfer ilçesindeki hastane alanıyla da ilgili şu ifadelere yer verdi: "Eski devlet hastanesini de bu kapsama aldılar. Yani gerçekten sağlığa erişilebilirliği ortadan kaldıracak noktaya gidiyor bu. Bizim devlet hastanelerine, kamu hastanelerine ihtiyacımız var. Hasta olmayan hasta bile yapabilir. O nedenle karşı olmamız lazım. Bizim hastane alanı diye açtığımız alan aslında etrafında 150 bin nüfusun yaşadığı bir alan ve bizim başka bir alanımız yok. Dolayısıyla burada hastane alanı diye planlandığı dönemde orada hastane de yok. Bugün hem Şevket Yılmaz Hastanemiz var orada, hem bir kilometre çap içinde belki 20 tane özel hastane var. Şehir hastanemiz var. Bence Nilüfer’e hastane alanlarına ihtiyaç var. Devlet hastanelerine ihtiyaç var. Ama şehrin ortasında ve batısında ihtiyaç var. Buradaki alanın aslında bir toplumun hizmetine açıp Balkan’da, Görükle’de ya da o oraların etrafında uygun bir alan geliştirip hastaneyi de orada yapmak lazım diye düşünüyorum." "Yeni projeler trafiği daha da artırır" Nilüfer’de devlet hastanesine ihtiyaç olduğunu dile getiren Başkan Özdemir, "Balkan, Görükle, Kayapa, Hasanağa bölgelerini düşünürseniz nüfus çok hızla büyüyor. Bu insanların hastaneye ulaşımı çok zor. Birkaç vasıta ile ulaşmak durumunda kalıyor. Zaten sorunlar var. Dolayısıyla orada hastane yapıp burayı hastane alanı dışına taşımak lazım ve belediyeye burasını bence tahsis etmesi lazım. İster Büyükşehir’e ister bize" diye konuştu.
Trabzon Akçaabat Belediyesi yüzme kursu ilk kursiyerlerini uğurladı Trabzon’un Akçaabat ilçesinde belediye tarafından 17 Şubat tarihinde başlatılan yüzme kursu ilk kursiyerlerini uğurladı. Akçaabat Belediyesi Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’nda gerçekleştirilen kursun sonunda ilk kursiyerler eğitimlerini tamamlayarak uğurlandı. Kurs süresince öğrenciler, alanında uzman eğitmenler eşliğinde temel yüzme tekniklerini öğrenerek önemli kazanımlar elde etti. Çocukların suyla güvenli bir şekilde tanışmaları sağlanırken, doğru nefes alma, su üstünde kalma ve temel yüzme teknikleri gibi birçok beceri uygulamalı olarak öğretildi. Kursun tamamlanmasının ardından düzenlenen programda kursiyerler, eğitmenleri ve velileriyle birlikte bir araya geldi. Eğitim süreci boyunca çocukların gösterdiği gelişim ve özgüven artışı veliler tarafından memnuniyetle karşılanırken, veliler çocuklarının kısa sürede yüzme öğrenmesinden duydukları mutluluğu dile getirerek Akçaabat Belediyesi’ne ve eğitmenlere teşekkür etti. Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, çocukların sporla iç içe büyümesinin önemine dikkat çekti. Ekim "Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren sporla tanışması bizim için son derece kıymetlidir. Yüzme kurslarımız sayesinde çocuklarımız hem yüzme öğreniyor hem de disiplinli bir spor alışkanlığı kazanıyor. Sporla büyüyen çocuklarımızın hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha güçlü bireyler olacağına inanıyoruz. Belediyemiz olarak çocuklarımızın sağlıklı, özgüvenli ve başarılı bireyler olarak yetişmesi için spor yatırımlarımıza ve eğitim programlarımıza aralıksız devam ediyoruz. Yarı Olimpik Yüzme Havuzumuzda düzenlediğimiz kurslarla çocuklarımızı sporla buluşturmaya devam edecek, her çocuğumuzun sporla tanışmasına imkân sağlamayı sürdüreceğiz. İlk kursiyerlerimizi başarıyla uğurlamanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.