TEKNOLOJİ - 11 Şubat 2025 Salı 12:18

ASELSAN Genel Müdürü Akyol: "Yaklaşık 50 milyon dolarlık yatırımla daha yüksek kapasiteye çıkacak bir fabrikayı devreye aldık ve yeni bir fabrikanın daha temelini attık"

A
A
A
ASELSAN Genel Müdürü Akyol: "Yaklaşık 50 milyon dolarlık yatırımla daha yüksek kapasiteye çıkacak bir fabrikayı devreye aldık ve yeni bir fabrikanın daha temelini attık"

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, radar üretimine ilişkin, "Yaklaşık 50 milyon dolarlık yatırımla daha yüksek kapasiteye çıkacak bir fabrikayı devreye aldık ve yeni bir fabrikanın daha temelini attık" dedi.


ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Strateji Konferansı’nda İhlas Haber Ajansı’na 2024 yılı ASELSAN ihracatına ve Türkiye’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği SİHA kamerası ASELFLIR 500’e ilişkin açıklamalarda bulundu.



"1 milyar doların üzerinde bir sözleşmeyi ASELSAN olarak imzalamayı başardık"


ASELSAN’ın 2024 ihracatına ve bu yıl gerçekleştirilen sözleşmelere ilişkin konuşan Genel Müdür Akyol, "İhracat Çalıştayı için bütün savunma sanayi sektörü bir aradayız. Her yıl buluşuyoruz, bu yıl da buluştuk. Geçtiğimiz yıl sektör için başarılı geçti. ASELSAN için de çok başarılı geçti. Sektör 7 milyar dolar ihracatı bu sene aştı. 500 milyon doları biz ASELSAN olarak aştık ve yeni projeler kapsamında da 1 milyar doların üzerinde bir sözleşmeyi ASELSAN olarak imzalamayı başardık. Aynı hızda yolumuza devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.



"(ASELFLIR 500) 16 ülkeye ihraç ettik bir senede ve yüksek adetli üretiyor ve kullanıcılarımıza teslim ediyoruz"


Türkiye’ye dayatılan ambargoların ASELFLIR 500 gibi ürünlerin doğmasına vesile olduğunu dile getiren Akyol, "Geçen yıl burada çok konuşulan ve ambargo sebebiyle bazı sıkıntılar çektiğimiz SİHA kameraları sorulmuştu bize. O zaman bu çalıştaydı yine. Yabancılardan daha iyisini yaptık. Onlardan en az yüzde 30 daha iyi performanslı kameramız çıktı diye söylemiştim. Tam bir yıl geçti aradan. Şimdi yeni durum, 16 ülkeye ihraç ettik bir senede ve yüksek adetli üretiyor ve kullanıcılarımıza teslim ediyoruz. Bununla bir taraftan ekonomiye değer katarken, bir taraftan ordumuzun ihtiyacını çözerken, bir taraftan da bizimle ambargo ile uğraşanlara sadece yerlisini yapmakla değil, uluslararası markette de bir yılda 16 ülkeye bunu ihraç edebilecek başarıya da ulaşmakla gereken cevabı layıkıyla verdiğimizi değerlendiriyorum. Bu anlayışla biz yolumuza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.



"Şimdi bir elektronik harp pod ailesi geliştirdik"


İnsansız hava araçları için elektronik harp podu geliştirdiklerini bildire Akyol, "Gerçekten SİHA’larımız bizim dünyada gurur duyduğumuz, dünya lideri olduğumuz alanlardan biri. Biz de ASELSAN olarak onların faydalı yüklerini geliştiren şirketiz. Kameralar bir tarafta. Şimdi bunların haberleşme sistemlerini, dost düşman tanıma sistemlerini, radarlarını çalışırken, şimdi bir elektronik harp pod ailesi geliştirdik. ANTIDOT ismiyle muhasım hava savunma radarlarını çok hassas bir şekilde uzak mesafelerden tespit etmeyi ve bunlara karşı SİHA’ları koruyacak karıştırma aldatma tekniklerini de içeren pot ailesini de artık yetenek olarak kazandığımızı, artık bunun da uluslararası camiaya çıkardığımızı bu seneki hane için söyleyebilirim" açıklamasında bulundu.



"50 milyon dolarlık yatırımla daha yüksek kapasiteye çıkacak bir fabrikayı devreye aldık ve yeni bir fabrikanın daha temelini attık"


Akyol konuşmasına şöyle devam etti:


"AESA radar teknoloji olarak dünyada askeri radar alanındaki son teknoloji. Galyum nitrat tabanlı bir aileye dayanan radar ailesine sahibiz dünyadaki son teknolojiye. Bunun altındaki bütün komponentleri de yerli yapacak şekilde üniversitelerle kurduğumuz merkezlerimiz, fabrikalarımız şu anda yüksek adetli üretme evresinde. Birinci fazda büyük bir fabrikamız vardı. Geçtiğimiz günlerde yeni bir fazı devreye aldık. Yaklaşık 50 milyon dolarlık yatırımla daha yüksek kapasiteye çıkacak bir fabrikayı devreye aldık ve yeni bir fabrikanın daha temelini attık. Aslında temelde yetkinlik geliştirmek ve bir taraftan da seri üretim kabiliyetini de arttırmak için çalışıyoruz. AESA radar da gerçekten gerek hava savunma radarlarında gerek uçak burun radarlarında, gerek Deniz Kuvvetleri’nin kullandığı radarlarda bu teknolojimizi yaygın bir şekilde hem ordumuza, hem dünyadaki dost ve müttefiklere sunmuş durumdayız."



"92 ülkeye ihracat yapmayı başardık"


Türk milletinin desteğiyle oyun değiştirici işler yapmaya devam edeceklerini belirten Akyol, "12 bin kişilik bir aile ASELSAN, Türkiye’nin bütün kritik projelerine elektronik sistemler geliştiriyor. Kilogram başına 2 bin 400 dolara ulaştı ihracat katma değerimiz. Katma değeri arttırmaya, dünyadaki en iyi ürünleri yapmaya ve bütün bu Türkiye’nin gurur kaynağı platformlara değer katmaya ve uluslararası iş birliği odağıyla büyümeye devam edeceğiz. Bu sene şu an 21 ülkede fiziken ASELSAN’ın bayrağı dalgalanıyor. 92 ülkeye ihracat yapmayı başardık. Bu anlayışla milletimizin, devletimizin desteğiyle yolumuza devam edeceğiz" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Vali Canbolat: "Kadim değerlerimizi daima yüceltmeye devam edeceğiz" 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü kutlayan Aydın Valisi Yakup Canbolat; "Bir yandan cumhuriyetimizi istikbale, dünya milletleri arasında hak ettiği yere taşımak için mücadele verirken, diğer yandan bizi millet yapan kadim değerlerimizi daima canlı tutmaya ve yüceltmeye devam edeceğiz" dedi. Aydın Valisi Yakup Canbolat, 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Canbolat mesajında, "Çanakkale Zaferi, milletimizin sarsılmaz iradesinin, inancının, azminin, bağımsızlık mücadelesinin, kahramanlık ve fedakarlığının en güçlü nişanesi, Türk Milletinin asla esaret altına alınamayacağının da ilanıdır. 111. yıl dönümünü idrak ettiğimiz bu tarihi günde vatanı için hiç düşünmeden canlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle Çanakkale ’bugünümüzü kurtaran, maziye kahramanlığını ve büyüklüğünü iade eden, bu toprakları bize ebedi vatan yapan’ zaferin adıdır. Bu büyük zafer, milletimizin özgürlüğüne olan sarsılmaz bağlılığını tüm dünyaya göstermiş, Kurtuluş Savaşı’nın da meşalesini yakmıştır. Anadolu’nun dört bir yanından gelen kahramanlarımız, imkansızlıklar içinde canları pahasına vatan topraklarını savunarak ’Çanakkale Geçilmez’ sözünü tarihe nakşetmişlerdir. Bu eşsiz mücadele, yalnızca bir askeri başarı değil, aynı zamanda milletimizin birlik, beraberlik ve vatan sevgisi etrafında nasıl kenetlendiğinin de en açık göstergesidir. Çanakkale’de yazılan bu destan, nesilden nesile aktarılan bir bilinç ve sorumluluk mirası olarak bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır. Bilinmelidir ki, geçmişten aldığımız ilhamla, milletçe, şehitlerimizin bize bıraktığı mukaddes emanetin sorumluluğunun idraki olarak, her geçen gün aynı şuur ve inançla daha da yükseklere taşıma kararlılığını göstereceğiz. Bir yandan cumhuriyetimizi istikbale, dünya milletleri arasında hak ettiği yere taşımak için mücadele verirken, diğer yandan bizi millet yapan kadim değerlerimizi daima canlı tutmaya ve yüceltmeye devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milletimize bu eşsiz zaferin gururunu yaşatan, vatanımız, bağımsızlığımız, milli birlik ve bütünlüğümüz uğrunda canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum" ifadeleri yer aldı.
İstanbul 10 Adımda bayramı enerjik geçirin Ramazan ayı boyunca uzun süreli açlıklarla geçen günlerin ardından bayram, sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, tatlıların ve yemeklerin keyfini çıkardığımız özel bir dönem. Ancak uzun süreli açlık ve ardından gelen büyük porsiyonlar sindirim sistemini zorlayabilir. Medicana Sağlık Grubu’ndan Uzm. Diyetisyen Deniz Pirçek, bayramı sağlıklı geçirmek için 10 altın öneri paylaşıyor. Bayram, sevdiklerimizle bir araya gelmenin, tatlı ve özel yemeklerin keyfini çıkarmanın en güzel zamanı. Ancak uzun süreli açlık ve ardından gelen büyük porsiyonlar, mideyi ve metabolizmayı zorlayabilir; hazımsızlık, halsizlik ve kan şekeri dalgalanmaları gibi sorunlara yol açabilir. Uzm. Diyetisyen Deniz Pirçek, bayramı hem keyifli hem sağlıklı geçirmek için küçük porsiyonlarla sık sık beslenmenin, proteinden zengin kahvaltılarla güne başlamanın, sıvı alımını artırmanın, tatlı ve atıştırmalıkları bilinçli tüketmenin ve günlük hareketi ihmal etmemenin önemine değinerek, 10 adımda sağlık bayram önerilerini sıraladı: Azar azar, sık sık beslenin Bayramda tek seferde çok yemek yerine, gün içinde küçük porsiyonlarla beslenin. Mideniz uzun süreli açlıktan sonra büyük öğünlere alışık değildir; aşırı yemek hazımsızlık, mide ağrısı ve halsizliğe sebep olabilir. Besinleri iyice çiğneyin Yemekleri yavaş ve dikkatlice çiğnemek hem midenizi yormaz hem de tokluk hissinizi artırır. Hızlı yemek gaz, şişkinlik ve sindirim problemlerine yol açabilir. Kahvaltıyı atlamayın, proteinle başlayın Güne proteinden zengin bir kahvaltıyla başlamak enerjinizi yükseltir ve tokluk süresini uzatır. Örneğin; yumurtalı, bol sebzeli omlet, menemen veya yoğurtlu meyve gibi seçenekler hem doyurur hem de tatlı isteğinizi azaltır. Öğünleri atlamayın Düzensiz öğünler, kan şekerinizin ani düşüp yükselmesine yol açar. Bayram boyunca öğünlerinizi mümkün olduğunca ev yemekleriyle ve zamanında yapmaya özen gösterin. Su ve sıvı tüketimini artırın Ramazan süresince sıvı alımı azalmış olabilir. Günde 2-2,5 litre su içmeyi hedefleyin. Ayrıca ayran, şekersiz komposto, ev yapımı limonata, ıhlamur ve yeşil çay gibi doğal içecekler de iyi birer seçenek. Gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durun. Tansiyon ve şeker hastaları ile yaşlı bireyler fazla çay ve kahveden kaçınmalıdır. Tatlıyı bilinçli tüketin Bayram tatlıları cazip olsa da ölçüyü kaçırmayın. Küçük porsiyonlar, gün boyunca yeterli su ve lifli gıdalarla birlikte tüketildiğinde hem tatlı ihtiyacınızı karşılar hem de kan şekerinizi dengeler. Sağlıksız atıştırmalıklardan uzak durun Abur cubur ve hazır atıştırmalıklar, metabolizmayı zorlayabilir ve sindirim sorunlarına yol açabilir. Ara öğünlerde meyve, kuruyemiş veya yoğurt gibi sağlıklı alternatifleri tercih edin. Hareket etmeyi ihmal etmeyin Fiziksel aktivite, bayramda aldığınız kaloriyi dengelemeye yardımcı olur. Ağır spor yapmak zor olabilir; ama tempolu yürüyüşler, merdiven kullanmak ve ziyaretlere yürüyerek gitmek bile fark meydana getirir. Yavaşlayın, yemeğin keyfini çıkarın Bayram sofralarında acele etmeyin. Yavaş yemek, hem daha çabuk doymanızı sağlar hem de sindirimi kolaylaştırır. Her lokmayı iyice çiğneyin ve sofrada sohbeti de ihmal etmeyin. Dinlenmeyi unutmayın Bayram yoğun bir dönemdir; uyku ve dinlenme sindirimi destekler, kan şekeri ve enerji dengenizi korur. Kendinize yeterli uyku ve kısa molalar verin, böylece hem keyifli hem sağlıklı bir bayram geçirebilirsiniz.