GÜNDEM - 26 Ocak 2026 Pazartesi 13:36

Avukat Aslıhan Ergün Ercan: "Şiddetin; konumla, yoksullukla, fakirlikle, zenginlikle, statüyle alakası yok"

A
A
A
Avukat Aslıhan Ergün Ercan: "Şiddetin; konumla, yoksullukla, fakirlikle, zenginlikle, statüyle alakası yok"

Avukat Aslıhan Ergün Ercan, "Şiddetin; konumla, yoksullukla, fakirlikle zenginlikle, statüyle alakası yok. Bulunduğu çevre, bağlantılı olduğu noktalar ve bunun gibi durumlar, psikiyatriler tarafından da değerlendirilmek zorunda" dedi.


Kamuda artan şiddet olayları ve küçük yaştaki çocukların karıştığı vakalar, Türkiye’nin en önemli toplumsal sorunlarından biri haline gelirken, geçtiğimiz yıl Ahmet Minguzzi’nin öldürülmesi ve geçtiğimiz günlerde de İstanbul’da öldürülen Atlas Çağlayan, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Avukat Aslıhan Ergün Ercan, şiddetin geldiği noktaya ve hukuki sürece ilişkin İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Son yıllarda kamu alanlarında yaşanan şiddet olaylarına da dikkat çeken ve şiddete karışan kişilerin yaş ortalamasının giderek düştüğünü belirten Ercan; okullarda, sokaklarda ve hatta kamu kurumlarında çocuk yaştaki bireylerin şiddet eylemlerine karıştığı olayların endişe verici boyutlara ulaştığına değindi.



"Güzeller güzeli evlatlarımız katlediliyor"


Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da katledilen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan hakkında konuşan Ercan, şiddet yaşının giderek düştüğüne değinerek, "Atlas evladımızın başına gelenler hukuki zemininde de anlatılmayacak, açıklanamayacak düzeyde. Tıpkı Ahmet Minguzzi evladımız gibi. Biri ‘pardon kardeşim’ dediği için, diğeri de yan bakma meselesinden dolayı güzeller güzeli evlatlarımız katlediliyor. Mecliste bir araştırma komisyonu var. Umarım o araştırma komisyonunda olması gereken noktalara değinirler. Çünkü Ahmet’ten sonraki süreçte bu durum bir yoksulluk meselesine çevrildi. Şimdiki süreçte de yoksul çocuklar suç işliyormuş algısı oluşmaya başladı. Bu cinayetler, yoksul çocuklar tarafından işlenmiyor. Bu konu çok önemli. ‘Yoksulsa suç işler.’ Hayır, çok net bir şekilde zengin kesimlerin de suç işlediğini de gördük. Burada buna önem verilmesi gerekiyor, buna dönüştürülmemesi gerekiyor. Zaten ciddi anlamda sınıfsal bir ayrıma maruz kalan yoksul çocuklarımız, gariban insanlarımız, vatandaşımız, işinde gücünde kanuna ve nizama uyan insanlarımız, şu anda kast sistemiyle bir sınıflandırılma haline getiriliyor" diye konuştu.



"Çocuklarımıza yoksul olduğu için suç işliyorlar dedirtmeyeceğiz"


Çocukların şiddete yönelmesinin yaşla veya yoksullukla bir alakası olmadığını ifade eden Ercan, bu durumun daha farklı bir biçimde ele alınması gerektiğini vurgulayarak, "Çocuklarımıza yoksul olduğu için suç işliyorlar dedirtmeyeceğiz. Dedirtmemek için de her şeyi yapacağız. Suç işleyenlerin ailelerine bakmak lazım. Hangi çetelerle ilişki içerisindeler, sosyal çevreleri nedir? Siber ağlar da var. Çocukları suç işlemeye teşvik de ediyorlar. Bunların hepsinin bir bütün halinde değerlendirilmesi lazım. Mesela Mersin’de Sevgi Evi var. Sevgi Evi kimsesiz çocukların yaşadığı, devletin kucak açtığı yer. Bu evde bir kadın, durduk yere 3-4 yaşındaki bir çocuğa tekme atıyor. Ağlayamıyor çocuk. Tepki bile veremiyor. Kadın başka bir videoda da başka bir çocuğa tekme atıyor. Kadının tarzı şiddet. Şimdi bu şiddetin altında büyümüş, devletin gözetimindeki bir çocuk, birey olduğu zaman ne verecek? Travmatik büyüyor, şiddetli büyüyor veya ailelerinde şiddet gören çocuklar ne verecek? Devletin kucak açtığı, ‘benim evladım’ dediği yerde şiddet görüyorsa, dışarıda, sokakta, her yerde şiddet görür. Kadının, mahkeme kararıyla Sevgi Evi’ne geri döndüğü söyleniyor. Bununla ilgili Aile Bakanlığımızı da özel bir çalışma için davet ediyorum. Çocuklarımızın her biri doktorumuz olacak, mühendisimiz olacak, pilotumuz olacak, geleceğimiz onlar" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 13 tutuklama Osmaniye merkezli 12 ilde kendilerini sosyal yardım görevlisi olarak tanıtarak vatandaşları dolandırdığı öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 19 kişiden 13’ü tutuklandı. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, telefonla ulaştıkları vatandaşlara sosyal yardımlaşma görevlisi olduklarını söyleyerek banka bilgilerini ele geçiren şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Soruşturma doğrultusunda ekipler, 14 Mayıs tarihinde Osmaniye merkezli İstanbul, Kocaeli, Ankara, Samsun, Gaziantep, Adana, Mersin, Muğla, Hatay, Batman ve Ordu’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonlarda toplam 19 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 25 cep telefonu, 24 GSM hattı, 3 dizüstü bilgisayar, 1 tablet, 2 flaş bellek, 29 adet tabanca mermisi, 104 uyuşturucu içerikli ilaç ile çok sayıda kişisel veri ele geçirildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri ve yürütülen incelemelerde şüphelilerin son 6 aylık süreçte dolandırıcılık faaliyetlerinden yaklaşık 350 milyon lira haksız gelir elde ettiği belirlendi. Ayrıca banka hesaplarını şüphelilerin kullanımına sunduğu tespit edilen 177 kişi hakkında da işlem başlatıldığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1’i savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı. Mahkemeye çıkarılan zanlılardan 13’ü tutuklanırken, 5 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Düzce Düzce’de 19 Mayıs coşkusu fener alayı ile başladı Düzce’de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları çerçevesinde binlerce vatandaşın katılımı ile fener alayı düzenlendi. Düzce Valiliği tarafından 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla fener alayı düzenlendi. Nezih Tütüncüoğlu Bulvarı Kavşağı’ndan başlayan fener alayında Düzceliler 1 buçuk kilometre yürüyerek Anıtpark Meydanı’na geldi. Düzce Belediyesi Mehter Takımı’nın marşlarına Türk bayraklarını sallayarak eşlik eden gençler ve vatandaşlar, ellerinde ayrıca meşaleler taşıdılar. Okulların bando takımlarının da yürüyüş boyunca çaldığı marşlar coşkuyu artırdı. Binlerce Düzceli, yürüyüşün sonunda ise Anıtpark Meydanı’nda hep bir ağızdan İstiklal Marşı’nı okudu. Burada konuşan Vali Yardımcısı Ömer Yılmaz, "Az önce yürürken mehter takımının marşını hepimiz dinledik. Bir cümle hafızamızda kaldı; ’Elde sensin dilde sen. Gönüldesin, baştasın, Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.’ Biz gençlerimizi bu anlayışta görüyoruz. Bu heyecanlarının daim olmasını diliyoruz. Onların geleceğe her zaman umutla bakmasını diliyoruz" dedi. Fener alayına katılan gençlerden Yasemin Duman, "Fener alayı vardı, ona katıldık ve yürüdük. Şimdi de konser var. Bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz hep beraber. Bugünü bize armağan eden Ata’mızı ve bütün şehitlerimizi saygı ve sevgiyle anıyoruz" diye konuştu. Anıtpark Meydanı’nda Düzce Gençlik Merkezi müzik grubunun çaldığı şarkılara Düzceliler ellerindeki bayraklarla eşlik ettiler.
Ankara 10 ülkenin dışişleri bakanlarından İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesi hakkında ortak açıklama Türkiye, Bangladeş, Brezilya, Endonezya, İspanya, Kolombiya, Libya, Maldivler, Pakistan ve Ürdün dışişleri bakanları tarafından İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırılarına ilişkin ortak açıklama yapıldı. 10 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, Bangladeş Halk Cumhuriyeti, Brezilya Federal Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, Kolombiya Cumhuriyeti, Libya Devleti, Maldivler Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Ürdün Haşimi Krallığı Dışişleri Bakanları, Filistin halkının maruz kaldığı insani felakete uluslararası toplumun dikkatini çekmeyi amaçlayan barışçıl sivil bir insani girişim olan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail’in mükerrer saldırılarını en güçlü şekilde kınamaktadır" denildi. Bakanların filoda bulunanların can güvenliğinden endişe ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bakanlar, uluslararası sularda önceki filolara yönelik İsrail müdahalelerini derin endişeyle hatırlamakta ve sivil gemiler ile insani yardım aktivistlerini hedef alan düşmanca eylemlerin sürdürülmesini kınamaktadır. Gemilere yönelik saldırılar ve aktivistlerin keyfi şekilde alıkonulması da dahil olmak üzere söz konusu saldırılar, uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalini teşkil etmektedir. Bakanlar, filoda yer alan sivillerin emniyet ve güvenliğine ilişkin ciddi endişelerini ifade etmekte ve alıkonulan tüm aktivistlerin derhal serbest bırakılması ile haklarına ve onurlarına tam anlamıyla saygı gösterilmesi çağrısında bulunmaktadır." Açıklamada, "Bakanlar ayrıca barışçıl insani girişimlere yönelik mükerrer saldırıların uluslararası hukuk ile seyrüsefer serbestisine yönelik süregelen kayıtsızlığın yansıması olduğunu vurgulamaktadır. Bakanlar, uluslararası topluma hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirme, sivillerin ve insani misyonların korunmasını sağlama ve cezasızlığın sona erdirilmesi ile söz konusu ihlaller bakımından hesap verebilirliğin temini amacıyla somut adımlar atma çağrısında bulunmaktadır" denildi.