POLİTİKA - 03 Şubat 2026 Salı 11:03

Bahçeli: "Erken seçim gündeme alınmayacaktır"

A
A
A
Bahçeli: "Erken seçim gündeme alınmayacaktır"

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, ''CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" dedi.

MHP lideri Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Terörsüz Türkiye süreci hakkında değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa; kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır. Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır. Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyor, bu suretle 'Terörsüz Türkiye', 'Terörsüz Bölge' hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçidir. Sözün doğru olması kadar millete mensubiyet ve sadakat hissiyatının da ağır basması, ağırlığınca da mücevher gibi parlaması usulen de esasen de gerek ve yeter şarttır" diye konuştu.

"Sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukukî yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir"

Terörsüz Türkiye sürecinin önünde engel ve sıkıntı oluşturan kurumsal ve yasal düzenlemeleri iyileştirmenin TBMM’nin temel varlık sebeplerinden birisi olduğunu dile getiren Bahçeli, "Birliktelik ve dayanışma kültürünün önemini kabul etmeyenlerin ya da ediyor gibi görünüp sürekli çark edenlerin farklılık ve çatışma noktalarının kurumlaşmasına sürekli vurgu yapması, demokrasiye değil anarşiye çanak tutmaktır. Gerçek duygusal kopuş da aynısıyla böyle doğacaktır. Dünyanın her demokratik rejiminde geçerli olan veya olması beklenen bu gerçeğe saygı duyulmalı ve riayet edilmelidir. Bilinmesini özellikle arzu ederim ki, demokratikleşme projeleri, böyle bir duyarlılıkla ele alındığı ve asgari müşterekler zemini üzerine bina edildiği sürece anlamlı ve kalıcı olacaktır. Bu sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukukî yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir. Yapay çatışma alanları oluşturmak, devamlı oyun bozanlık yapmak, olmayan tıkanmadan, görülmeyen güven krizinden bahsetmek yüreklice ifade ediyorum ki, sorumsuzluk örneği, makusa hizmet örgütlenmesidir. ‘Terörsüz Türkiye’ ile ‘Terörsüz Bölge’ hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak, diğer yanda insan hakları ve özgürlüklerin açılan bayrağı altında toplanmaktır" dedi.

"Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur"

Milli birlik ve kardeşlik duygusunu karartmanın ve kaskatı hale sokmanın emelini taşıyanların tarihin uçuruma yakın yerinde durduğunu söyleyen Bahçeli, "Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur ve olamayacaktır. Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG’yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiş bir gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen, olması gereken gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle ilişkilidir, aynı zamanda bunu destekleyen, tescilleyen gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde, Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında, 10 Mart Mutabakatı ile 18 Ocak Mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ile askeri ve idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varmışlardır. Bu gelişme Suriye’nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır. Devlet otoritesi sağlanmıştır" ifadelerini kullandı.

"Bize düşen, PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir"

27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan çağrının 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığı bulduğunu ve çok önemli bir etabın böylelikle geçildiğinin altını çizen Bahçeli, "Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış bühtanlara aldırış etmeden elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım. PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK’yla birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir. Araplar, Kürtler, Türkmenler, diğer halkların birlik, dirlik ve kardeşlik içinde yaşaması için tarihi bir fırsat kapısı aralanmış ve herkes somut gelişmeleri benimsemiştir. Türkiye’de olduğu gibi, Suriye’de de provokasyonların yaşanması mümkündür ve beklenmelidir. Buna karşı azami derece ve düzeyde sabırlı, tedbirli, temkinli olmak herkesin ortak çıkarınadır" diye konuştu.

"Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Suriye devletinin terörle mücadelesini endişe verici bulmasını, Ahmet Şara’nın Suriye’nin tamamını temsil etmediğini dile getirmesini hüsran verici bir hezeyan olarak niteleyen Bahçeli, "Esad’ı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü de YPG’ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir. ‘HTŞ’ye kravat takmakla olmaz’ demiş. Anlayacağınız halt etmiş, gene çuvallamış. Sen de YPG’nin kravatını takabilirsin, Mazlum Abdi’yle el ele verebilirsin, dağ taş gezerek fesat/nifak üretimi yapabilirsin. Sayın Özel, zırvayı bırak sadede gel. Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların seni komik durumlara düşürdüğünü anla ve kabullen. Dilinin altındaki baklayı çıkar, Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf et. CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" dedi.

"ABD’nin İran’ı vurması hiçbir şekilde kabul edilemez bir emperyalist vandallık olacaktır"

ABD’nin silaha ve zora dayalı müdahalelerinin sömürüye ve yayılmaya dayalı mütecaviz taleplerinin bağımsız devletlerin egemen eşitliklerini tartışmaya açacak noktaya kadar geldiğini ifade eden Bahçeli, "Venezuela’dan sonra, İsrail’in tahrik ve tacizleriyle ABD’nin İran’a karşı gündeme aldığı askeri operasyon ihtimali sadece komşu ülke İran ve bölgemiz için değil dünyanın tamamını yakıcı şekilde etkileyecek asal bir tehlikedir. İran’a askeri hareket yoluyla sözde ılımlı, gerçekte zincirlenmiş ve devşirilmiş köstebek liderleri işbaşına getirme senaryosu çok vahim sonuçları peş peşe tetikleyecektir. Venezuela’dan sonra sırayı İran’ın alması felaketlere açık davetiye çıkarmaktan başka bir anlama gelmeyecektir. Siyonizm’in dürtmesiyle ABD’nin İran’ı vurması hiçbir şekilde kabul edilemez bir emperyalist vandallık olacaktır. Böylesine bir hak ve yetki hiçbir ülkenin uhdesinde değildir" şeklinde konuştu.

"Epstein belgelerinin zamanlama itibarıyla manidar bir dönemde deşifre edilmesi akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur"

Epstein belgeleri hakkında konuşan Bahçeli, "Skandal itiraflar, dehşet verici çarpıklıklar ne hikmetse ABD’nin Suriye’de SDG/YPG’ye sırt dönüp Ahmet eş Şara’yı desteklediği, ayrıca İran’a yönelik saldırı planlarının ortaya çıktığı bir zamana tesadüf etmiştir. İşkence gören çocuklardan taciz ve tecavüze uğrayan reşit olmayan kız çocuklarına varıncaya kadar kan donduran iğrençliklerin yaşanması, pek çok siyasetçi, devlet adamı ve meşhur ismin karıştığı ve katıldığı skandallar furyası insanım diyen herkesin midesini bulandırmaktadır. Cinsel istismar suçlusu milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin olarak yayımlanan belgelerin zamanlama itibarıyla manidar bir dönemde deşifre edilmesi hem tuhaf hem de akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur. İnsanlık ayıplarının, insani felaketlerin, kirli ilişkilerin merkezinde yer aldığı bu tehdit mekanizmasının organize halde siyasi ve stratejik hedefleri gözettiği kanaatimce çok mümkündür. İnsani değer ve mirasın ayaklar altında çiğnenmesi, çocukların bu faciada kullanılmaları nice çatıları uçuracak, nice şöhretli insanı rezil edecek kırattadır. Ahlaki yarılmanın, ahlaktaki dağılmanın, Lut Kavmi’ne benzer toplumsal yapılardaki kokuşmanın; hazza, hıza, hırsa ve dipsiz şehvet ve şöhrete dalmanın sonu ve sonucu yeryüzü cehenneminin yanan ateşine odun taşımakla eşanlamlıdır. Değerlerin müdafaa edilmesi şarttır" ifadelerini kullandı.

"Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir"

Konuşmasını sonunda Milliyetçi Hareket Partisi’nin doğru bildiği yoldan ayrılmayacağını belirten Bahçeli, "Onlar Milliyetçi Hareket Partisi’yle, Milliyetçi Hareket Partisi de Türkiye ve dünya sorunları ile uğraşmaya devam edecektir. Biz siyaseti, ‘siyaset olsun diye’ değil, milletimize ve ülkemize hizmet için yapıyoruz. Çünkü başkaları gibi ilkeleri, nezaketi, hoşgörüyü unutma lüksüne sahip değiliz. Bu aziz vatan hepimizindir, temel varoluş sebebimizdir. Bunun için her şeyimizdir, her şeyden de azizdir. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi noktalarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum. Ama aziz dava arkadaşlarım, Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" dedi.

Hidayet Türkyılmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Fırat EDAŞ’tan okullarda enerji tasarrufu ve verimlilik eğitimi Doğu Anadolu Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmeti sunan Fırat EDAŞ, hizmet bölgesindeki illerde öğrenim gören yüzlerce öğrenciye yönelik enerji tasarrufu ve verimlilik eğitimleri düzenledi. Eğitim programı kapsamında ilkokul, ortaokul ve lise seviyesindeki öğrencilere enerjinin bilinçli kullanımı hakkında teknik bilgiler aktarıldı. Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), sürdürülebilir enerji yönetimi hedefleri doğrultusunda okullarda farkındalık eğitimleri gerçekleştirdi. Eğitimlerde, enerjinin üretim süreçleri, günlük hayatta uygulanabilecek tasarruf yöntemleri ve bilinçli tüketimin çevresel etkileri interaktif anlatımlarla ele alındı. Şirket tarafından yürütülen eğitim çalışmaları bölge genelinde belirlenen okullarda tamamlandı. Bu kapsamda, Elazığ’da Koç İlköğretim Okulu, Malatya’da Özal Ortaokulu ve deprem sonrası Kazancı Holding tarafından yapımı üstlenilen Ayşe Kazancı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Bingöl’de Alatepe İlköğretim Okulu, Tunceli’de ise Vali Mehmet Ali Türker İlkokulu bünyesinde farkındalık eğitimleri verildi. Özellikle deprem sonrası yeniden yapılandırılan bölgeleri de içerisine alan bu eğitimlerde, enerji verimliliğinin ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutları üzerinde duruldu. Yıl boyunca eğitimlerin devam edeceğini, eğitim programının içeriği ve hedefleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Fırat EDAŞ yetkilileri, enerji bilincine sahip nesiller yetiştirmenin uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerinin temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. Çocuklara ve gençlere yönelik yürüttüğü bu çalışmalarla; enerjinin verimli ve tasarruflu kullanımına ilişkin farkındalığın kalıcı hale gelmesini ve bu bilincin günlük yaşama yansımasını amaçladıklarını belirten Fırat EDAŞ, enerji dağıtım hizmetinin yanı sıra toplumsal sorumluluğunu da yerine getirerek bölgesel kalkınmaya katkı sunmayı sürdürüyor.
Bursa Türk Endokrin Cerrahisi kurucularından Prof. Dr. Erol Düren, Bursa’da sempozyum ile anıldı Türkiye’de endokrin cerrahisini başlatan önemli isimlerden birisi olan Endokrin Cerrahisi Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Erol Düren, Bursa’da Doruk Sağlık Grubu’nda düzenlenen sempozyum ile anıldı. Türkiye’nin önde gelen bilim insanlarından geçtiğimiz 23 Haziran 2025 yılında kaybettiğimiz Endokrin Cerrahisi Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Erol Düren, Bursa’da Doruk Sağlık Grubu’na bağlı Nilüfer Hastanesi’nde düzenlenen "Prof. Dr. Erol Düren’i Anma Sempozyumu"nda anıldı. İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Cerrahi Kliniği’nde 1952 yılında asistan olarak çalışmaya başlayan merhum Prof. Dr. Erol Düren, vefatına kadar olan 73 yıllık meslek hayatında sayısız önemli başarılara imza attı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Özel Hastaneler Platformu Başkanı olan Doruk Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ömer Yavuz Namlı, "Türk Endokrin Cerrahisinin gelişmesinde sonsuz emekleri olan Prof. Dr. Erol Düren hocamızı rahmet ve minnetle anıyoruz. Onun manevi anısına yönelik düzenlediğimiz sempozyumda tiroid kanseri tedavisinde cerrahi ile endokrinoloji alanında son gelişmeleri alanında değerli hocalarımız ve doktorlarımızla birlikte ele aldık. Rahmetli Prof. Dr. Erol Düren hocamızın manevi anısına yönelik düzenlediğimiz bu anlamlı sempozyumun gerçekleşmesinde emeği olan Prof. Dr. Şehsuvar Gökgöz ve bilgi birikimiyle bizleri onurlandıran Prof. Dr. Mete Düren hocalarımız ile emeği geçen akademisyenlerimize, hekimlerimize ve konuklarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Prof. Dr. Erol Düren’i Anma Sempozyumu’nun ikinci konferansında "Tiroidektomi Komplikasyonları" alanında oturum başkanlığını üstlenen Prof. Dr. Mete Düren, sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şehsuvar Gökgöz’ün oturum başkanlığını üstlendiği "Endokrin Cerrahisi Öncesi-Sonrası ile Endokrin Uzmanı" konulu oturumda Prof. Dr. Soner Candar ile Prof. Dr. Özen Öz Gül konuşmacı olarak yer aldı. Doruk Nilüfer Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Volkan Tümay ile Dr. Volkan Polatkan "2026 yılı Diferansiye Tiroid Kanserleri-Güncel Bilgiler" konusunu ele aldı. Prof. Dr. Mete Düren ile Dr. Serkan Teksöz de, "2026 yılı Medüller Tiroid Kanseri-Genetiği" oturumunda konuştu. Endokrin Cerrahi ile Robotik Cerrahi konusunda Dr. Kazım Şenol ile Dr. Murat Özdemir görüşlerini paylaştı. Sempozyumun yedinci konferansında Dr. Uygar Demir ile Dr. Ömer Yalkın "Endokrin Cerrahi ve Sinir Monitorizasyonu" alanında bilimsel görüşlerini katılımcılarla paylaştılar. Sempozyumun son konferansında konuşan oturum başkanı Prof.Dr. Mete Düren, Dr. Ayşen Akkurt Kocaeli ve Dr. Ömer Yalkın "İnteraktif Olgu Tartışmaları" konusunu ele aldılar. Prof Dr Erol Düren kimdir 1929 yılında İzmir de doğdu. İzmir Atatürk Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde doktor ve Cerrahpaşa Genel Cerrahi Kliniğinde uzman ve 1959 yılında doçent ve 1966 yılında profesör oldu. Cerrahi eğitimim sırasında yeni gelişen endokrin cerrahisi konusuna özel ilgi duydu. 1957 yılında başasistanlığı sırasında British Councel’ın bursu ile bir yıl İngiltere de Sheffield Üniversitesi Endokrin Cerrahisi kliniğinde ve araştırma laboratuvarında, 1961 ve 1964 de Almanya da Giessen Üniversitesi Cerrahi Kliniğinde, 1969 da Londra da Hammersmith Post graduate School da Profesör Selwyn Taylor’ın, 1971’de Cleveland da Crile Jr.’in yanında endokrin cerrahisinde çalıştı. International Association of Endocrine Surgeons (IAES) ın üyesi ve yönetim kurulu üyeliğine seçildi. Türkiye’den pek çok genç meslektaşının uluslararası değerdeki endokrin cerrahlarının yanında yetişmelerine yardımcı oldu. Orlo Clarck’ın Textbook of Endocrine Surgery adlı kitabında ‘Recurrent Thyroıd Cancer ‘bölümünü yazdı. 1974-1980 yılları arasında Edirne Tıp Fakültesi ve 1981’de Türk Cerrahi Derneği, 1990’da Eurosurgery, 2003’te European Academy of Surgical Sciences kurucu üyesi ve başkanları olarak çalıştı. 1974-1980 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Senatosu üyeliği, Rektör yardımcılığı ve vekilliği yaptı. Deutsche Geselschaft für Chirurgie’nin şeref Üyeliği, Deutsche Akademie der Naturforscher Leopoldina’nın üyeliği ve Almanya Federal Cumhuriyeti’nin Liyakat nişanı verildi. Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya ve Romanya ulusal Cerrahi Derneklerinin Fahri Üyelikleri verildi. 2005 yılında Giessen Üniversitesi Fahri Doktorluk ünvanı verildi. 1994 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden emekli oldu. Dr. Mücella Düren ile evli olan Prof. Dr. Erol Düren’in kızı Dr. Phil. Ayşegül Franke, oğlu ise Prof. Dr. Mete Düren’dir.
Gaziantep 7-14 Şubat Doğumsal Kalp Hastalıkları farkındalık haftası 7-14 Şubat Doğumsal Kalp Hastalıkları Farkındalık Haftası kapsamında Medical Point Gaziantep Hastanesi uzmanları, erken tanının önemine dikkat çekti. 7-14 Şubat Doğumsal Kalp Hastalıkları Farkındalık Haftası kapsamında Medical Point Gaziantep Hastanesi uzmanları toplumda farkındalık oluşturmak ve erken tanının önemine dikkat çekmek amacıyla açıklamalarda bulundu. Her yıl binlerce bebeğin doğumsal kalp hastalığı ile dünyaya geldiğini belirten uzmanlar, zamanında teşhis ve doğru tedavi ile sağlıklı bir yaşamın mümkün olduğunun altını çizdi. "Her 100 bebekten 1’i risk altında" Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Ayşe Gümüş Demirçubuk, doğumsal kalp hastalıklarının bebeklerde en sık görülen doğumsal anomaliler arasında yer aldığını belirterek, "Doğumsal kalp hastalıkları, kalbin yapısında anne karnında gelişen bozukluklardır. Erken tanı sayesinde birçok hastalığı doğum öncesinde tespit edebiliyor, biz kendi hastanemizde de doğan bebekleri ilk 24 saat içerisinde riskli doğumsal kalp hastalıkları açısından kontrol ediyoruz. Doğum sonrası süreci planlayabiliyoruz. Özellikle morarma, hızlı nefes alıp verme, emmeme, kilo alamama gibi belirtiler mutlaka ciddiye alınmalıdır" dedi. Dr. Öğr. Üyesi Demirçubuk, yenidoğan muayeneleri ve düzenli çocuk kontrollerinin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, ailelerin bebeklerinde olağan dışı bir belirti gördüklerinde vakit kaybetmeden uzman hekime başvurmaları gerektiğini ifade etti. "Gebelik sürecinde kontroller büyük önem taşıyor" Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Semra Sarı Yıldız ise gebelik döneminde yapılan detaylı ultrason ve taramaların doğumsal kalp hastalıklarının erken teşhisinde kritik rol oynadığını aktararak, "Anne adaylarının düzenli gebelik kontrollerini yaptırmaları, risk faktörlerinin erken belirlenmesi açısından çok önemlidir. Özellikle ailede kalp hastalığı öyküsü varsa veya diyabet gibi kronik hastalıklar mevcutsa takipler daha da dikkatli yapılmalıdır. Erken tanı, doğumun tam donanımlı merkezlerde planlanmasını sağlar" ifadelerini kullandı. Op. Dr. Sarı Yıldız, sağlıklı beslenme, zararlı alışkanlıklardan uzak durma ve doktor önerilerine uyumun gebelik sürecinde bebeğin kalp sağlığını olumlu yönde etkilediğini de sözlerine ekledi. Multidisipliner yaklaşım hayat kurtarıyor Medical Point Gaziantep Hastanesi bünyesinde çocuk sağlığı ve hastalıkları ile kadın hastalıkları-doğum branşlarının koordineli çalıştığını belirten uzmanlar, doğum öncesi ve sonrası sürecin ekip yaklaşımıyla planlandığını ifade etti. Yetkililer, 7-14 Şubat Doğumsal Kalp Hastalıkları Farkındalık Haftası’nın amacının yalnızca hastalıkları anlatmak değil, aynı zamanda umut vermek olduğunu vurgulayarak, "Erken tanı, doğru merkez ve uzman ekip ile doğumsal kalp hastalıklarında başarı oranı her geçen gün artıyor. Kontrollerinizi ihmal etmeyin, kalbin sesine kulak verin" diye konuştular.
Konya Başkan Kavuş, geleceğin siyasetçileri ve bürokratlarıyla buluştu Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerinin katıldığı ‘Meclis Simülasyon Programı’nın son gün eğitimi, Meram Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Programın final gününde Konya’nın merkez Meram İlçe Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, gençlerle bir araya gelerek tecrübelerini paylaştı. Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü ‘Genç Siyaset Topluluğu’ öğrencilerinin katıldığı ‘Meclis Simülasyon Eğitim Programı’nın son gün eğitimi, Meram Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Programın final gününde Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, gençlerle bir araya gelerek tecrübelerini paylaştı. Gerçeğini aratmayan meclis simülasyonu Üç gün süren programın son gününde öğrenciler, tıpkı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde olduğu gibi kurgulanan oturumla 1. Yasama Yılı’nın 1. Birleşimini gerçekleştirdi. Açılan oturumda Meclis Başkanı divandaki yerini aldı; parti başkanları ve milletvekilleri kürsüde yemin ederek görevlerine başladı. Yoklamanın alınmasının ardından gündem maddelerine geçildi. Simülasyonun en dikkat çeken bölümünü ise "İklim Kanunu Teklifi"nin görüşmeleri oluşturdu. Hazırlanan Çevre Komisyonu Raporu, Genel Kurul’da okundu. Partiler, kanun teklifi geneli ve maddeleri üzerine hazırladıkları önergeleri 10’ar dakikalık konuşmalarla kürsüde savundu. Her madde ayrı ayrı "Kabul edenler / Etmeyenler" şeklinde oylandı. Gerçek meclis işleyişine uygun olarak hazırlanan program, öğrencilerin yasama süreçlerini teoriden pratiğe taşımasına imkan sağladı. Akademi ve yerel yönetim iş birliğinden kazanan; ‘Geleceğimiz’ Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu, program sonunda bölüme ve öğrencilere sağladığı katkılar nedeniyle Başkan Mustafa Kavuş’a plaket takdim etti. Prof. Dr. Kutlu konuşmasında, üniversitenin Meram’da kurulmuş ve faaliyet gösteren bir kurum olduğuna dikkat çekerek, "Biz Meram’ın üniversitesiyiz ve daima belediyemizle iş birliği içerisindeyiz. Başkanımıza ve ekibine, bu faaliyetin gerçekleşmesine vesile oldukları için öğrencilerimiz ve bölümümüz adına teşekkür ediyorum" dedi. "Geleceğin siyasetçileri ve bürokratları bu sıralardan çıkacak" Eğitim sonunda yaptığı konuşmada Meram’ın ve Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin kadim bir geçmişe dayandığını ifade eden Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, bugüne kadar pek çok öğrencinin eğitimine destek verdiklerini ve ev sahipliği yaptıklarını hatırlatarak; "Necmettin Erbakan Üniversitesi Genç Siyaset Topluluğu üyesi öğrencilerimiz, Meclis Salonumuzda çok değerli bir eğitim gerçekleştirdi. ‘TBMM Simülasyonu’ adını verdikleri bu etkinlikte etkileşimli bir öğrenme süreci yaşadılar. Gençlerimizi tebrik ediyor, her birine başarılar diliyorum" diye konuştu. Bir ‘mülkiyeli’ olarak Siyasal Bilgiler geleneğine ayrı bir önem verdiğini ifade eden Başkan Kavuş, Türkiye’de siyasal bölümlerin sayısının arttığını ve Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin bunların arasındaki nadide yerini koruduğuna vurgu yaptı. Gençlerin hem teorik eğitimle "mektepli", hem de bu tür uygulamalarla "alaylı" bir donanım kazandığını belirten Başkan Kavuş, öğrencilere eğitim hayatlarında başarılar diledi. Başkan Kavuş, böylesi nitelikli bir eğitim programına öncülük ettiği için de Prof. Dr. Önder Kutlu’ya teşekkür etti.