POLİTİKA - 12 Şubat 2026 Perşembe 16:47

Bakan Bak: "Suça sürüklenen her çocuk, toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir"

A
A
A
Bakan Bak: "Suça sürüklenen her çocuk, toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir"

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Suça sürüklenen her çocuk, toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir" dedi.


TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Komisyonda Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak sunum yaptı. Bak’ın sunumu öncesi konuşan Komisyon Başkanı Durgut, "Komisyonumuz çocukların ve gençlerin suça sürüklenmesini yalnızca adli bir mesele olarak değil, sosyal, kültürel, organizasyonel ve yapısal boyutları olan çok yönlü bir mesele olarak ele almaktadır. Bu çerçevede koruyucu ve önleyici politikalarının güçlendirilmesi en temel önceliklerimiz arasındadır. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın yürüttüğü sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle gençlerimizi risk alanlarından uzaklaştıran, aidiyet duygusunu güçlendiren, özgüven, disiplin ve sorumluluk bilinci kazandıran çok önemli faaliyetleri olduğunu biliyoruz. Gençlik merkezlerimizde yürütülen kültür, sanat ve beceri eğitimleri, gençlik kamplarımızda verilen sosyal ve hayat becerileri programları, 81 ilde devam eden gönüllülük faaliyetleri sayesinde milyonlarca gencimiz aktif vatandaşlık bilinciyle toplumsal fayda üretme imkânı bulmaktadır. Bu çalışmalar, gençlerimizi suça sürükleyebilecek risk faktörlerine karşı güçlü bir sosyal koruma kalkanı oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı.



"Suça sürüklenen her çocuk, toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir"


Bakan Bak, "Suça sürüklenen çocuklara ilişkin uluslararası çocuk adaleti literatürü; son yıllarda cezalandırıcı ve güvenlik odaklı yaklaşımların yerini koruyucu, önleyici ve güçlendirici modellere bırakması gerektiğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların çalışmaları, çocukların suça sürüklenmesinde bireysel tercihlerden ziyade yoksulluk, dışlanma, eğitimden kopuş, aile içi sorunlar, güvenli alan eksikliği ve psikososyal kırılganlıklar gibi yapısal faktörlerin belirleyici olduğunu vurgulamaktadır. Bu çerçevede çağdaş çocuk adaleti anlayışı; çocuğu suçun faili olarak değil, risk altında bir özne olarak ele almakta ve devletlerin sorumluluğunu, bu riskleri ortaya çıkmadan azaltmak şeklinde tanımlamaktadır. Uluslararası teorik çerçeve üç temel düzeyi öne çıkarmaktadır: Önleyici müdahale, erken destek ve yeniden toplumsallaşma. Bu yaklaşım, çocukların adli sistemle temasını en aza indirmeyi, temasın kaçınılmaz olduğu durumlarda ise çocuğun gelişimini, onurunu ve geleceğini önceleyen sosyal destek mekanizmalarını esas almaktadır. Suça sürüklenen her çocuk, yalnızca adli bir vaka değil, aynı zamanda korunması, desteklenmesi ve yeniden toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir. Bu nedenle meseleye yalnızca güvenlik ya da cezalandırma ekseninden değil, çocuk adaleti, sosyal politika ve önleyici hizmetler perspektifinden yaklaşmak zorundayız" dedi.



"Bakanlığımızın çalışmaları tamamlayıcı, önleyici ve güçlendirici sosyal politika anlayışıyla şekillenmektedir"


Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak suça sürüklenme riskini doğuran koşulları azaltmayı, çocuk ve gençleri güvenli alanlarla buluşturmayı, aidiyet, sorumluluk ve yaşam becerilerini güçlendirmeyi temel bir kamu görevi olarak gördüklerinin altını çizen Bak, "Bakanlığımızın çalışmaları, tam da bu noktada tamamlayıcı, önleyici ve güçlendirici sosyal politika anlayışıyla şekillenmektedir. Uluslararası çocuk adaleti literatürünün ortaya koyduğu temel ilkelerden biri, çocukların suça sürüklenmesini önlemenin en etkili yolunun onları erken yaşta güvenli, kapsayıcı ve yapılandırılmış sosyal alanlarla buluşturmak olduğudur. Bu yaklaşım doğrultusunda Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler, çocuk ve gençlerin serbest zamanlarını nitelikli biçimde değerlendirebilecekleri gençlik merkezleri, genç ofisler, spor tesisleri ve kamplar aracılığıyla yaygın bir önleyici hizmet ağı sunuyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında bulunan 570 gençlik merkezimiz, 376 genç ofisimiz, 43 gençlik kampımız, 25 Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezimiz, 89 Sporcu Eğitim Merkezimiz ve toplamda 4 bin 814 spor tesisimizle çocuklarımıza ve gençlerimize alan açıyor, onların hayatlarına dokunuyoruz. Bu alanlar, yalnızca etkinlik mekânları değil, aynı zamanda gençlerimizin, çocuklarımızın aidiyet geliştirdiği, kendilerini güvende hissettiği ve toplumsal bağlar kurabildiği koruyucu ve gelişim odaklı ortamlardır" diye konuştu.



"Bir çocuğun hayatına zamanında dokunmak, bir suçun önüne geçmekten çok daha fazlasıdır; bir geleceği kurtarmaktır"


Çocukları suça sürükleyen koşulları ortadan kaldırmann yalnızca bugünün değil, yarınının da meselesi olduğunu ifade eden Bak, "Suça sürüklenen çocuklar meselesi, hiçbir kurumun ya da politikanın tek başına taşıyabileceği bir sorumluluk değildir. Bu alan, ortak aklı, kurumsal iş birliğini ve uzun vadeli bir toplumsal iradeyi zorunlu kılmaktadır. Bir çocuğun hayatına zamanında dokunmak, bir suçun önüne geçmekten çok daha fazlasıdır; bir geleceği kurtarmaktır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler çocuk adaletine katkıyı önleme, güçlendirme ve yeniden toplumsallaşma ekseninde ele alan bütüncül bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürmeye kararlıyız" dedi.



Bakan Bak: "Suça sürüklenen her çocuk, toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Dev ekrandaki bitiş düdüğüyle Antalya’da bayram havası esti A Milli Futbol Takımı’nın Kosova ile oynadığı karşılaşmayı dev ekrandan takip eden Antalyalılar, maçın son düdüğü sonrası bayram havası estirdi. 24 yıl aranın ardından gelen dünya kupası biletiyle ilk kez bu duyguyu yaşayan 20’li yaşlardaki bir genç ise, "Hayatımda ilk defa dünya kupasında ülkemi destekleyeceğim, onun gururunu yaşıyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi. A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası playoff finalinde deplasmanda Kosova’yı 1-0 mağlup etmeyi başardı. Antalya Büyükşehir Belediyesince Konyaaltı ilçesindeki Olbia Kent Meydanı’nda kurulan dev ekrandan karşılaşmayı izlemeye gelen vatandaşlar, millilere alkış ve tezahüratlarla destekte bulundu. Maç boyunca heyecanlı anlar yaşayan Antalyalılar, ay yıldızlıların attığı golle birlikte büyük bir coşku yaşadı. Karşılaşmanın 1-0 sona ermesinin ardından milliler FIFA 2026 Dünya Kupası biletini alırken, vatandaşlar da galibiyeti doyasıya kutladı. "Hayatımda ilk defa dünya kupasında ülkemi destekleyeceğim" 24 yıl aranın ardından gelen dünya kupası biletiyle ilk kez bu duyguyu yaşayan 20’li yaşlardaki bir genç, "Hayatımda ilk defa dünya kupasında ülkemi destekleyeceğim, onun gururunu yaşıyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi. Karşılaşmanın ardından şehrin farklı noktalarında araçlarla konvoy oluşturan vatandaşlar, korna çalarak şehir turu attı.
Nevşehir Yardım için durdular, kendilerine küfür edilince alkollü sürücüyü ve arkadaşını darp ettiler Nevşehir’de maddi hasarlı trafik kazası sonrasında yardım için duran vatandaşlar, kaza yapan alkollü sürücüyü darp etti. Olay, gece saatlerinde Esentepe Mahallesi Ürgüp Caddesi Balonlu kavşakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 34 BLM 448 plakalı otomobil sürücüsü Mervenur A. kavşakta kırmızı ışıkta durdu. Aynı istikamette seyreden 38 ALK 573 plakalı otomobil sürücüsü Feridun Y. duramayarak önündeki araca çarptı. Kaza sonrası araçtan inen tarafalar trafikte tartışmaya başladı. Kazayı ve tartışmayı gören vatandaşlarda yardım için araçlarından indi. Alkollü sürücü Feridun Y. hem çarptığı araç sürücüsüne, hem de yardıma gelen vatandaşlara küfür etmeye başlayınca tartışma bir anda kavgaya döndü. Yardım için duran vatandaşlar, kendilerine küfür edildiği için alkollü sürücüyü ve yanındaki arkadaşı darp ederek kaza yerinden uzaklaştı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Otomobil sürücüsü Mervenur A. yaptığı açıklamada "Ben ışıklarda durunca bana bir anda çaptı. Bende ne olduğunu anlamak için aracımdan indim. Bana çarpan sürücü aracından inerek üstüme yürüdü. Ayakta durmakta zorlanıyor ve alkol kokuyordu. İlk başta sürücü olduğunu kabul etmedi. Daha sonra kabul etti. Ben polis ekiplerini aramak isteyince ısrarla aramak istemedi ve polislik bir şey yok. Kendimiz çözelim dedi. Ben polisi arama konusunda ısrar edince, benim, annemin ve kardeşimin üzerine yürüdü. Daha sonra bunlar şoför değişikliği yapmaya kalktılar. Bizi tehdit edip küfretmeye başladılar" şeklinde konuştu. Alkollü sürücü ilk başta alkol metreyi üflemeyi reddetti. Daha sonra ambulansta alkol metreyi üflemeye çalışan sürücü burada da üfleyemedi. Darp edilen alkollü sürücü ve arkadaşı kaza yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Nevşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Alkollü olduğu anlaşılan sürücüye 25 bin lira idari para cezası kesilirken ehliyetine de 6 ay süreyle el konuldu. Ayrıca otomobili de trafikten men edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.