KÜLTÜR SANAT - 20 Kasım 2023 Pazartesi 13:17

Bakan Ersoy: “Macaristan ile gerçekleştireceğimiz ‘Kültür Yılı’ sayesinde kültürler arası paylaşım artarak devam edecek”

A
A
A
Bakan Ersoy: “Macaristan ile gerçekleştireceğimiz ‘Kültür Yılı’ sayesinde kültürler arası paylaşım artarak devam edecek”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy 2024 yılının, Türkiye-Macaristan Kültür Yılı olarak kutlanacağını bildirerek, “İnanıyorum ki Macaristan ile gerçekleştireceğimiz ‘Kültür Yılı’ sayesinde, ikili ilişkilerimizde sürdürdüğümüz dinamizm ve ülkelerimiz arasındaki kültürler arası paylaşım ve iletişim artarak devam edecek” dedi.


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy 2024 yılının Türkiye-Macaristan Kültür Yılı olarak kutlanacağını duyurdu. Macaristan ile imzalanan Dostluk Anlaşması’nın 1924 yılında yürürlüğe girmesinin 100. yıl dönümü olması vesilesiyle 2024 yılı “Yüzyıllık Dostluk ve İş birliği” ana temasıyla Türkiye-Macaristan Kültür Yılı olarak kutlanacak. Türkiye-Macaristan Kültür Yılı’nın tanıtımını ise Bakanlıkta gerçekleştirilen program ile duyuruldu. Programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis katıldı.


Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk Dönemi’nde iki ülke arasındaki ilişkiler oldukça yoğun ve dostane bir şekilde ilerlemiş olup, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla da bugün siyasi ve diplomatik ilişkilerimiz üzerinde aynı dostane hava devam esmektedir. Ülkelerimiz arasında var olan güçlü ilişkilerimize kültürel alanda da ivme kazandırmak amacıyla, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjrt ile 11 Kasım 2021 tarihinde Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyi Toplantısında imzalamış olduğumuz niyet bildirgesi ile 2024 yılının ülkemiz ile Macaristan arasında ‘Türk-Macar Kültür Yılı: Yüzyıllık Dostluk ve İş Birliği’ temasıyla karşılıklı Kültür Yılı olarak kutlanmasına karar vermiştik” ifadelerini kullandı.


Macaristan ile sürdürülen ilişkiler sayesinde ikili ilişkilerin artacağını dile getiren Ersoy, “İnanıyorum ki Macaristan ile gerçekleştireceğimiz ‘Kültür Yılı’ sayesinde, ikili ilişkilerimizde sürdürdüğümüz dinamizm ve ülkelerimiz arasındaki kültürler arası paylaşım ve iletişim artarak devam edecek. Türk kültürünün zenginliğini uluslararası arenada en üst düzeyde ortaya koymak, tanıtmak ve bunu turizmdeki adımlarla en güçlü şekilde entegre ederek ülkelerimiz arasındaki turizm hareketliliğini de çeşitlendirmek öncelikli hedeflerimiz arası olacaktır. Kültür Yılı’nın Açılış Programı, Türkiye ile Macaristan arasında 18 Aralık 1923 tarihinde imzalanan Türk-Macar Dostluk Anlaşmasının 100. Yıl dönümü olması münasebetiyle, 18 Aralık tarihinde Budapeşte’de MÜPA Macaristan Sanatlar Sarayı’nda, iki ülkenin ortaklaşa gerçekleştireceği görkemli bir program ile yapılacaktır” açıklamasında bulundu.


2024 yılı Aralık ayında gerçekleştirilecek Kültür Yılı’nın kapanış programının etkinliklerine Türkiye’nin ev sahipliği yapacağını bildiren Bakan Ersoy, “Kültür Yılı boyunca, ülkemizin kültür, sanat ve turizm değerlerinin Macaristan’da gereğince tanıtılması amacıyla titiz bir çalışma yürüttük. İki ülke olarak ‘100. Yılda 100 etkinlik’ gerçekleştirme hedefiyle yola çıktığımız bu süreçte, Macaristan’ın 8 şehrinde, 30’dan fazla mekanda, 800’ü aşkın kültür sanat insanımızın, kültür ve sanat değerlerimizi prestijli etkinliklerle, en etkili ve en çarpıcı şekilde tanıtmasını amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuruları devam ediyor ING Türkiye’nin Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliğiyle yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuruları devam ediyor. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene ulaşan proje, yenilenen yapısıyla Türkiye’nin 81 ilinden öğretmenleri dijital zekâ odağında kapsamlı bir eğitim programıyla buluşturuyor. Toplumsal yatırımlarında dijitalleşme ve eğitimde fırsat eşitliğini önceliklendiren ING Türkiye’nin, Habitat Derneği ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi iş birliğiyle 2020 yılından bu yana yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuru süreci devam ediyor. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene dijital okuryazarlık eğitimi sunulan proje; öğretmenlerin teknolojiyle güçlenmesini, dijital dönüşümün aktif bir parçası haline gelmesini ve kazandıkları dijital becerileri sınıflarında öğrencilerine aktarmalarını hedefliyor. Nisan ve mayıs aylarında gerçekleştirilecek yeni dönemde 1.000 öğretmene kapsamlı bir eğitim programı sunulacak. Yenilenen proje ile birlikte Türkiye’nin 81 ilinden okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan ve devlet okullarında çalışan tüm öğretmenler programa başvurabiliyor. Katılım için temel bilgisayar bilgisine sahip olmak yeterli. Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı kadrolu veya sözleşmeli öğretmenler, 13 Mart 2026 tarihine kadar projenin web sitesi üzerinden başvuru yapabiliyor. Proje sonunda öğretmenler sertifika almaya hak kazanıyor. Öğretmenlere 8 hafta dijital yetkinlik eğitimi Dijital Öğretmenler Projesi iki fazdan oluşuyor. 8 hafta süren ilk faz; canlı sunumlar ve etkileşimli video derslerinden oluşuyor. Bu aşamada öğretmenlere Dijital Zekâ, Dijital Üreticilik ve Tasarım ile Dijital Ölçme ve Değerlendirme alanlarında kapsamlı eğitimler veriliyor. Program kapsamında; dijital içerik ve materyal üretimi odağında infografik hazırlama, etkili sunum oluşturma, video düzenleme, animasyon tasarımı ve mikro öğrenme yaklaşımıyla eleştirel düşünme temelli dijital ölçme-değerlendirme uygulamaları gerçekleştiriliyor. Ayrıca üretken yapay zekâ araçları da uygulamalı olarak tanıtılıyor. Okul öncesi ve lise kademelerine özel farklılaştırılmış modüller sayesinde teknolojinin yaş ve gelişim düzeyine uygun, anlamlı ve sorumlu biçimde sınıf ortamına aktarılması destekleniyor. İlk fazın ardından başarı kriterlerine göre seçilen 100 öğretmen, sanal gerçeklik gözlükleriyle sanal ve artırılmış gerçeklik üzerine ileri seviye eğitim alma fırsatı elde ediyor. Proje yenilendi: Daha geniş etki alanı, güçlü yapı ve zengin içerik Yenilenen proje kapsamında hedef kitle genişletildi; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin yanı sıra okul öncesi ve lise öğretmenleri de programa dahil edildi. İçerik, dijital zekâ odağında yeniden yapılandırılırken, daha esnek ve etkili bir öğrenme deneyimi sunmak amacıyla canlı ders sayısı artırıldı.
Mersin Hint Okyanusu’na özgü ‘portakal benekli lagos’ Mersin’de tezgaha çıktı Mersin’de Hint Okyanusu kaynaklı ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ balığı tezgahlarda yerini aldı. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Adnan Polat, son yıllarda deniz suyu sıcaklığındaki artış ve gemi hareketliliği nedeniyle tropikal balık türlerinin Akdeniz’de görülmeye başladığını söyledi. Mersin Balık Pazarı’nda Akdeniz’de nadir görülen bir balık türü tezgâhlarda satışa sunuldu. Balıkçıların ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ olarak adlandırdığı balığın Hint Okyanusu kaynaklı olduğu belirtildi. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Polat, son yıllarda Akdeniz’de farklı balık türlerinin görülmeye başladığını belirterek, denizlerdeki değişimin bu türlerin ortaya çıkmasında etkili olduğunu ifade etti. Polat, balığın bölgeye geliş nedenlerine ilişkin, "Akdeniz’de daha önce de yaşadığımız gibi Hint Okyanusu kaynaklı değişik balıklar geliyor. Bu balıklar bizim denizimizde olmayan balıklar. Havaların sıcaklığı, deniz suyunun sıcaklığı, tuz oranı ve gelen yük gemilerinin sintine sularıyla bazı balık türleri buraya gelebiliyor. Bu balık türünün de oradan geldiğini düşünüyoruz" dedi. "Akdeniz’e özgü bir balık değildir" Balığın Akdeniz’e özgü olmadığını söyleyen Polat, "Bu gördüğünüz kırmızı benekli lagos dediğimiz balıktır, portakal benekli de deniyor buna. Bu Akdeniz’e özgü bir balık değildir, tamamen Hint Okyanusu kaynaklıdır. 5-6 yıl önce Antalya Körfezi’nde görülmüştü. Şimdi Mersin’de de denk geldik" diye konuştu. "Akdeniz’de de değişkenlik oluyor" Akdeniz’de zamanla tropikal özelliklerin görülmeye başladığını dile getiren Polat, "Yıllar içerisinde Akdeniz artık tropikal bir deniz olmaya başladı. Teknolojinin gelişmesiyle, gemilerin hareketliliğiyle ve doğanın kendi içindeki gücüyle Akdeniz’de de değişkenlik oluyor. Böyle tropikal balıklar buraya gelmeye başlıyor" ifadelerini kullandı. "Balık gayet lezzetli bir balık" Balığın lezzetli bir tür olduğunu belirten Polat, "Portakal benekli, yani kırmızı benekli lagos dediğimiz balık gayet lezzetli bir balık. Okyanusta yetişen bir balık. Eti bembeyaz, pamuk gibidir ve yumuşaktır. Her zaman çıkan bir balık çeşidi değil. Biz de tezgahımıza koyduk, satışa sunuyoruz" dedi. "Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor" Balığa talep olduğunu söyleyen Polat, "Sabah bir tanesini sattık. Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor. Elimizde 6-7 tane vardı, şu an 5 tane kaldı" şeklinde konuştu. Balığın kilosunun 700 TL’den satıldığını ifade eden Polat, "Normalde lagos balığını 700 ile bin TL arasında toptan fiyatına satıyoruz. Bu balık yeni çıktığı için tanınması yeni olduğu için fiyatını diğer lagosa göre düşük tuttuk ve kilosunu 700 TL’den satışa sunuyoruz" diye konuştu.