POLİTİKA - 06 Şubat 2026 Cuma 16:09

Bakan Fidan ve Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Kos’tan Türkiye-AB ilişkilerinde stratejik değer vurgusu

A
A
A
Bakan Fidan ve Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Kos’tan Türkiye-AB ilişkilerinde stratejik değer vurgusu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos’un gerçekleştirdiği görüşmede, hızla değişen jeopolitik ortamda bölgesel istikrarın ve ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesinde Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik değerine vurgu yapıldı.


Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Bakan Fidan’ın Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Kos ile Ankara’da bir araya geldiği belirtildi. Açıklamada, Bakan Fidan ve Komiser Kos’un görüşmede Türkiye’nin aday ülke statüsünü yeniden teyit ettiği ve hızla değişen jeopolitik ortamda bölgesel istikrarın ve ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesinde Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik değerini vurguladığı belirtildi. Tarafların çeşitli ortak çıkar alanlarında son dönemde tesis edilen karşılıklı angajmanı memnuniyetle karşıladığı ve bu sürecin somut adımlara dönüştürülmesine yönelik kararlılıkların yinelendiği belirtilen açıklamada, "Geçtiğimiz yıl içerisinde beş yüksek düzeyli diyalog toplantısının gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin geçici koruma altındaki sığınmacılara ev sahipliği yapma çabalarına yönelik AB desteğinin sürdürülmesi ve Türk vatandaşlarının çok girişli Schengen vizelerine erişiminin kolaylaştırılması suretiyle ilerleme sağlanmıştır" ifadelerine yer verildi.


Açıklamada, tarafların küresel ve bölgesel düzeyde yaşanan son gelişmelerin Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik önemini daha da öne çıkardığının vurgulandığı, bu çerçevede Bakan Fidan’ın ikili ilişkilerdeki mevcut engellerin ivedilikle aşılması gerektiğinin altını çizdiği ve daha kapsamlı kurumsal ve çok boyutlu bir çerçevede iş birliği yapılması çağrısında bulunduğu kaydedildi. Görüşmede her iki tarafın güvenlik ve bağlantısallık dahil olmak üzere ortak çıkar alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesinin devam eden bölgesel ve küresel gelişmeler doğrultusunda stratejik öneme sahip olduğunu kabul ettiği vurgulanan açıklamada, "Taraflar, Karadeniz, Güney Kafkasya ve Orta Asya’da istikrar, dayanıklılık ve sürdürülebilir büyümeye katkıda bulunmak amacıyla enerji, ulaştırma, dijitalleşme ve ticareti kapsayan bölgesel bağlantısallık gündemini şekillendirmek için daha yakın eşgüdümün önemini vurgulamıştır. Bu bağlamda taraflar, Türkiye’nin bölgede merkezi jeopolitik bir aktör olarak üstlendiği rolün öneminin altını çizmiştir" ifadeleri kullanıldı.


Tarafların Türkiye ve AB arasındaki ekonomik bütünleşmenin önemini bir kez daha teyit ettiğinin altı çizilen açıklamada, "Bakan Fidan, küresel ticaret dinamiklerindeki değişim, artan jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler, ikili ve bölgesel ticaret anlaşmalarının yaygınlaşması, tedarik zincirindeki kırılganlıklar ile yeşil ve dijital dönüşüm ışığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin giderek artan aciliyetini vurgulamıştır. Her iki taraf, Gümrük Birliği’nin uygulanmasının iyileştirilmesine yönelik angajmanın sürdürülmesi hususunda mutabık kalmıştır. Bu çerçevede taraflar, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine zemin hazırlama ve rekabet edebilirliği, ekonomik güvenliği ve dayanıklılığı desteklemek amacıyla Gümrük Birliği’nin tüm potansiyelini gerçekleştirme yönündeki birlikte çalışma iradelerini ortaya koymuştur. Taraflar, Avrupa Yatırım Bankası’nın (AYB) Türkiye’deki faaliyetlerinin kademeli olarak yeniden başlamasını memnuniyetle karşılamış, Türkiye’de ve komşu bölgelerde inovasyon temelli ve sürdürülebilir projeleri desteklemek üzere AYB ile iş birliğini daha fazla güçlendirme niyetini dile getirmiştir" denildi.


Açıklamada, her iki tarafın Türk vatandaşlarına çok girişli Schengen vizelerinin verilmesinde kolaylık sağlayan Komisyon Kararı’nın kabul edilmesini memnuniyetle karşıladığı kaydedilerek, "Taraflar, Vize Serbestisi Diyaloğu’nun ve güvenlik ve göç alanlarındaki iş birliğinin bu konularda tesis edilen yüksek düzeyli diyalog mekanizması aracılığıyla daha fazla güçlendirilmesinin önemini bir kez daha vurgulamıştır" ifadeleri kullanıldı.


Açıklama, şöyle devam etti:


"Komiser Kos, hukukun üstünlüğüne ve demokratik standartlara ilişkin diyaloğun Türkiye-AB ilişkilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatmıştır. Ayrıca, BM Genel Sekreteri’nin himayesinde Kıbrıs konusunda devam eden gayriresmi sürece Türkiye’nin angajmanını memnuniyetle karşılamış ve güven tesis eden girişimlerin sürdürülmesinin önemini vurgulamıştır. Komiser Kos, AB yaptırımlarının tüm devletler tarafından etkisizleştirilmesinin önlenmesinin önemini tekrar hatırlatmıştır. Komiser Kos, 2023’te meydana gelen yıkıcı depremlerin yıl dönümünde depremden etkilenenleri saygıyla anarak, Avrupa Birliği tarafından sağlanan 1 milyar avroluk acil durum ve yeniden yapılanma desteği dahil olmak üzere AB’nin Türkiye ve Türk halkıyla tam dayanışma içinde olduğunu bir kez daha teyit etmiştir. Bakan Fidan, deprem sırasında AB’nin sergilediği dayanışmaya atıfta bulunarak, Avrupa kıtasının güvenliği, istikrarı ve refahı için tüm alanlarda Türkiye-AB arasındaki dayanışmanın önemini vurgulamıştır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü kendisine teslim edildi Uluslararası yarışmada ödül alan Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü bulunup sahibine teslim edidi. Tokat’ta bir fırında simit ve poğaça ustası olarak çalışan fotoğraf tutkunu Mehmet Emin Coruş, geçtiğimiz yıl çektiği fotoğrafla Paris’te düzenlenen Uluslararası XMAGE Fotoğraf Yarışması’nda dünya ikincisi oldu. Vize alamadığı için ödül törenine katılamayan Coruş’un Fransa’dan gönderilen plaketi ve sertifikasının gümrükte imha edildiği yönündeki iddia ise haberlerin ardından yapılan incelemeyle farklı bir boyut kazandı. 170 ülkeden 725 bin fotoğrafın katıldığı yarışmada annelik bağını anlatan karesiyle büyük başarı elde eden Coruş, ödül törenine katılamamasının ardından organizasyon tarafından gönderilen plaket ve sertifikanın kendisine ulaşmadığını belirtmişti. Bunun üzerine firma yetkilileriyle iletişime geçen Coruş’a, firma tarafından gönderilen İngilizce e-postada ürünün imha edildiği bilgisi verildi. 13 Mayıs’ta gündeme gelen haber sonrası Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın, bakanlık personeline olayın araştırılması yönünde talimat verdiği öğrenildi. Yapılan incelemede, plaketin şubat ayında Türkiye’ye giriş yaptığı ve tasnif işlemlerine alındığı tespit edildi. Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından teslim alınan ödül plaketi, Mehmet Emin Coruş’a ulaştırıldı. Ticaret Bakanı Basın Danışmanı Bekir Kaplan, amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ile görüntülü görüştü. Kaplan görüşmede; "Ben konuyu görür görmez bakanımız ile paylaştım. Bakanımızın talimatları doğrultusunda ilgili kargo firması ve ilgili şirketle görüşerek konunun özüne vardık. İnşallah bundan sonraki ödüllerini Allah yerinde almayı sana nasip eder" dedi. Ödül sahibine teslim edildi Ticaret İl Müdürü Ali Osman Sakar, "Kamuoyuna yansımış olan Mehmet Emin Coruş kardeşimizin uluslararası bir yarışmada aldığı ödülün imha edildiğine dair haber yapıldı. Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat’ın talimatlarıyla Mehmet Emin kardeşimize hızlı bir şekilde ulaştık. Kendisiyle irtibata geçtik. Söz konusu ödül teslim süresinde olup bakanlığımızın girişimleriyle hız kazanmıştır. Uluslararası alanda ülkemizi temsil eden Mehmet Emin kardeşimize bakanımızın selamları ile iletmekten mutluluk duyuyorum" dedi. Firma tarafından gönderilen İngilizce mailin Türkçeye çevrilmesiyle bir yanlış anlaşılma yaşandığını söyleyen amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ise "Bildiğiniz üzere 2025 yılında uluslararası fotoğraf yarışmasında ben bir ödül kazanmıştım. Maalesef vize alamadığım Paris’e için gidememiştim. Ödülüm Türkiye’ye gelmişti. Kupamla sertifikam da gümrük sürecine takılmıştı. Gümrük yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerden sonra XMAGE şirketiyle görüşmeye başladım. Onlar da bana bir mail attılar. XMAGE firmasından bana gelen mail İngilizce yazıyordu. Bu metni Türkçe metne çevirdiğimde imha edildiği yazıyordu. Biz de bunu haber yaptık. Bunun üzerine bakanlık devreye girdi. Bana ulaştılar. ’Ödülünüz imha edilmemiş, gümrükte bekliyor’ dediler. Bakanlığımız bu olaya hızlıca müdahale etti. Sayın Ömer Bolat bey ve ekibi kupamı biran önce elime ulaştırdılar. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
İstanbul FIBA Avrupa Kupası’nda takım sayısı 48’e çıkarıldı Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verdi. Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu’nun 15 Mayıs tarihinde İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te gerçekleştirilen toplantısında, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verildi. İzlanda Basketbol Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya FIBA Avrupa Başkanı Jorge Garbajosa başkanlık etti. Toplantıya ayrıca FIBA Başkanı Sheikh Saud Ali Al Thani, FIBA Genel Sekreteri Andreas Zagklis ve FIBA Avrupa İcra Direktörü Kamil Novak da katıldı. Yönetim Kurulu, kulüplerden gelen geri bildirimler doğrultusunda FIBA Avrupa Kupası’nın genişletilmesini oy birliğiyle onayladı. Yeni formatta normal sezon, altışar takımdan oluşan sekiz grupta oynanacak. Gruplarını ilk iki sırada tamamlayan 16 takım ikinci tura yükselecek. Rusya ve Belarus’un durumları da konuşuldu Rusya ve Belarus takımlarının FIBA Avrupa organizasyonlarındaki statüsünün ise değişmediği açıklandı. FIBA Merkez Yönetim Kurulu’nun son kararı doğrultusunda mevcut uygulamanın sürdüğü, konunun eylül ayındaki toplantıda yeniden ele alınacağı belirtildi. Avrupa Basketbol’u da ele alındı Toplantıda ayrıca Avrupa basketbolunun çeşitli alanlarına ilişkin güncel gelişmeler ele alındı. Fenerbahçe’nin şampiyonluğu ile tamamlanan Kadınlar Avrupa Ligi (EuroLeague) Altılı Final organizasyonunun Zaragoza’daki başarısı, FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2026 kura çekimi ve FIBA Şöhretler Müzesi töreni değerlendirildi. FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın düzenleneceği yerler açıklandı Gençler organizasyonları kapsamında 2027 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A veya B Klasmanı) Portekiz’in Matosinhos kentinde, 2028 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A Klasmanı) ise Estonya’nın Tallinn kentinde düzenlenmesi onaylandı. Yönetim Kurulu ayrıca 2026-28 dönemini kapsayan Gençlik Gelişim Fonu (YDF) ve Haziran 2026’da başlayacak TIME-OUT 4.0 projesi hakkında bilgi aldı. FIBA Avrupa Yönetim Kurulu’nun bir sonraki toplantısı Kasım 2026’da Almanya’nın Hamburg kentinde yapılacak.
Ankara Başıboş köpek mağdurları panelde buluştu Ankara’da platformlar tarafından ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Mağdurlar panelde buluştu. Ankara’da platformlar tarafından 5199 sayılı Kanun’un 2024 değişikliği sonrası uygulama sorunları, belediyelerin hukuki sorumlulukları, halk sağlığı ve güvenlik boyutu, bilimsel, idrai ve insan hakları perspektiflerinin ele alındığı ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Etkinliğe, başıboş köpek mağdurları katıldı. "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir" Kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini söyleyen Ankara Sivil Toplum Platformu Dönem Sözcüsü Nevzat Öylek, "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir. Özellikle okul çevreleri, parklar, hastaneler ve ibadethaneler güvenli alanlar haline getirilmelidir. Yalnızca şehir güvenliği konusunda değil, toplumun kültürel ve vicdani meseleleri konusunda da sorumluluk almaya devam ediyoruz. Dün RTÜK önünde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında ekranlar üzerinden toplumumuza yönelik kültür emperyalizmine aile yapısını hedef alan yayınlara ve toplumsal değerlerimizi aşındırmaya çalışan içeriklere ilişkin kaygımızı ifade ettik" diye konuştu. "Hastaneye götürülürken yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyordu" Yıllarca ‘bir kap mama bir kap su koy’ sloganlarıyla adeta beyninin yıkandığını ifade eden mağdur anne ise bir hayvandan insana böylesine bir zarar gelebileceğini asla düşünmediğini kaydederek, şöyle konuştu: "Ancak bu propagandanın arka planını sorgulamamanın bedeli bizim için çok ağır oldu. Sadece 3 buçuk dakika içinde varlığıyla içimi şükürlerle dolduran kızım, başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Kaçarken bir kamyonun altında kaldı ve bacağı koptu. Sizin haberlerde köpek saldırısı deyip geçtiğiniz o başlıklar bizim hayatımıza düşen birer ateş topuydu. Yanına vardığımda bana, ‘özür dilerim anneciğim köpekler saldırdı’ diyordu. Hastaneye götürülürken yaşam hevesiyle dolu olan yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyor, acısı dayanılmaz hale geldiğindeyse uyutun beni diye yalvarıyordu. Biz bu felaketin ortasında çaresizce beklerken sosyal medyada bir tokat gibi yüzümüze vurulan iftiralar başladı. Kızımın hep sokaklarda olduğu, köpekleri tahrik ettiği gibi asılsız yalanlar yayıldı. İftiralar, öyle ahlaksız bir boyuta ulaştı ki olayın FETÖ kurgusu olduğundan tutun iffetime, namusuma, şahsıma yönelik onur kırıcı saldırılara kadar her türlü haksızlığa uğradım. Evladımız canıyla uğraşırken biz aynı zamanda bu organize kötülükle uğraşmak zorunda kaldık." Programa, hukukçular, mağdurlar ve akademisyenler katıldı.