GÜNDEM - 24 Şubat 2026 Salı 10:23

Bakan Göktaş: "AEP’ten ‘2025 Aile Yılı’nda 1,1 milyon vatandaşımız yararlandı"

A
A
A
Bakan Göktaş: "AEP’ten ‘2025 Aile Yılı’nda 1,1 milyon vatandaşımız yararlandı"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Aile kurumunun güçlendirilmesi ve sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi amacıyla yürüttüğümüz AEP’ten ‘2025 Aile Yılı’nda 1,1 milyon vatandaşımız yararlandı" dedi.


Bakan Göktaş, aile kurumunun güçlendirilmesi ve sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi amacıyla yürütülen Aile Eğitim Programı’ndan (AEP) ‘2025 Aile Yılı’nda 1,1 milyon vatandaşın yararlandığını açıkladı. Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada ‘Aile Yılı’ etkinlikleri kapsamında doğurganlık hızının artırılması, evliliğin teşvik edilmesi, anne baba olma becerilerinin güçlendirilmesi gibi ülke genelinde birçok başlıkta eğitim ve farkındalık çalışmaları yürüttüklerini belirtti.


Ailenin, toplumsal hayatta çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını aktaran Göktaş, ailelerin bu sorunlarla baş edebilmesi için çözüm üretme kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.


Bakan Göktaş, ailenin varlığını ‘güçlü ve sağlıklı’ şekilde sürdürebilmesi için insan merkezli ve koruyucu, önleyici yaklaşımın esas alındığı politikaları hayata geçirdiklerini belirterek, aile bütünlüğünün ve evlilik kurumunun güçlendirilmesi konusunda eğitim, danışmanlık ve sosyal uyum gibi faaliyetler yürüttüklerini kaydetti.


"AEP’ten ‘2025 Aile Yılı’nda 1,1 milyon vatandaşımız yararlandı"


Aile ve toplumu tehdit eden sorunları tespit ederek, toplumsal duyarlılığı geliştirici çalışmalar ortaya koyduklarını ve yetişkinlere yönelik eğitim programları uyguladıklarını bildiren Göktaş, şu ifadeleri kullandı:


"Aile Eğitim Programı aracılığıyla, ailelerin ve aileyi oluşturan bireylerin, yaşam boyu değişen rollerine, ilgilerine, gelişim dönemi görevlerine uyum sağlamalarını kolaylaştırmaya, aile içinde üstlendikleri rollerle ilgili becerilerini ve bilgilerini geliştirmeye, yaşam kalitesini zenginleştirmeye katkı sağlıyoruz. Aile kurumunun güçlendirilmesi ve sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi amacıyla yürüttüğümüz AEP’ten ‘2025 Aile Yılı’nda 1,1 milyon vatandaşımız yararlandı. Programın başlangıcından yani 2013’ten bu yana ise 6,2 milyon kişi eğitim aldı."



5 farklı alandan oluşuyor


Göktaş, AEP’in aile eğitimiyle ilgili temel ihtiyaçların dikkate alınarak ‘eğitim ve iletişim’, ‘sağlık’, ‘hukuk’, ‘iktisat’ ve ‘medya’ olmak üzere 5 farklı alandan ve 210 konudan oluştuğunu, içeriklerinin ve yöntemlerinin güncel ihtiyaçlar doğrultusunda güncellendiği bilgisini verdi.



"Medya alanındaki modüllerle, güvenli dijital ortamların oluşturulmasına yönelik bilgilendirme yapılıyor"


Program kapsamında eğitim ve iletişim alanındaki modüllerle, ailelere yaşamın farklı dönemlerinde karşılaşabilecekleri sorunlar ve bu sorunlarla baş etme yöntemlerine ilişkin eğitimler verildiğini bildiren Göktaş, şu ifadelere yer verdi:


"Medya alanındaki modüllerle, dijitalleşmenin aile yapısı üzerindeki etkileri, çocuklar ve gençlerin karşılaşabileceği riskler ile güvenli dijital ortamların oluşturulmasına yönelik bilgilendirme yapılıyor. Hukuk alanındaki modüllerle, aile hukukuna ilişkin aile bireylerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin temel bilgi ve becerilerin kazandırılması hedefleniyor. Sağlık alanındaki modüllerle, sağlıklı yaşama ve hastalıklardan korunma, sağlık okuryazarlığı ve bağımlılıkla mücadele gibi konularda farkındalık oluşturuluyor. İktisat alanındaki modüllerle ise ailelerin mevcut kaynaklarını verimli kullanmaları ve aile bütçesinin sürdürülebilir şekilde yönetilmesine yönelik bilgilendirme yapılıyor."


AEP’in, aileyi daha bütüncül ele aldığını ifade eden Göktaş, programda farklı modülleri içerisinde çocuk gelişimi, etkili ve yetkin anne baba olmak, evlilik hayatı, aile içi iletişimin temel unsurları, okul aile ilişkileri ve değerlerin edinilmesinde ailenin rolü gibi aile hayatına dair pek çok başlığa da yer verildiğini aktardı.


Göktaş, Aile Eğitim Programı’ndan vatandaşların, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ile Sosyal Hizmet Merkezleri aracılığıyla ücretsiz yararlanabildiğini ifade etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.