POLİTİKA - 21 Ekim 2025 Salı 13:03

Bakan Göktaş: "Aileyi merkeze alan kalkınma vizyonumuzu daha da güçlendireceğiz"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Aileyi merkeze alan kalkınma vizyonumuzu daha da güçlendireceğiz"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda da nesiller arası dayanışmayı güçlendiren bakım hizmetlerini yaygınlaştıracak, aileyi merkeze alan kalkınma vizyonumuzu daha da güçlendireceğiz" dedi.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ‘Türkiye’de Bakım Ekonomisinin Dönüştürücü Büyümesi İçin Birleşmiş Milletler Ortak Programı Kapanış Toplantısı’na katıldı.


Ankara’da bir otelde düzenlenen programda konuşan Göktaş, bakım emeğinin uzun yıllar ekonomik göstergelerin dışında kaldığını aktararak, "Bakım ekonomisine yapılacak her yatırım, sürdürülebilir kalkınma, toplumsal eşitlik ve ekonomik büyüme için önemlidir. Bu alana yatırım yapmak, istihdam oluşturur. Eşitsizlikleri azaltır, sosyal korumayı güçlendirir. Çocuk, yaşlı ve engelli bireylerin yaşam kalitesini artırır" ifadelerini kullandı.


Türkiye’nin bakım ekonomisini stratejik bir alan olarak tanıdığını anlatan Göktaş, "Erken çocukluktan yaşlılığa, engellilikten aile içi destek mekanizmalarına kadar uzanan geniş bir perspektifte bakım hizmetlerini hak temelli bir sosyal politika alanı olarak ele alıyoruz" şeklinde konuştu.


"Tüm bireyleri kapsayan hizmet modellerini aile odaklı bir anlayışla güçlendiriyoruz"


Bakanlık olarak kaliteli bakım hizmetlerini yaygınlaştırmak için kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini dile getiren Göktaş, "Bu hedef doğrultusunda Bakanlık olarak; tüm bireyleri kapsayan hizmet modellerini aile odaklı bir anlayışla güçlendiriyoruz. Yerinde, erişilebilir ve kaliteli bakım hizmetlerini yaygınlaştırmak için kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Güçlü bir bakım sisteminin toplumun dayanıklılığını artıracağına inanıyoruz. İşte bu nedenle, bakıma yapılan her yatırımı, Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Çünkü dünya hızla değişiyor. Nüfus yaşlanıyor, aile yapıları dönüşüyor, bakım talebi her geçen gün artıyor. Bu durum bakım alanında yeni hizmet modellerinin geliştirilmesini ve daha kapsayıcı bir yapıya kavuşmasını zorunlu kılıyor" değerlendirmesinde bulundu.


"Erken çocukluk dönemine yönelik nitelikli bakım ve eğitim hizmetleri Bakanlığımızın öncelikli alanlarındandır"


Çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen bir sistemi inşa etmek için de çalışmalarını sürdürdüklerini vurgulayan Göktaş, "Erken çocukluk dönemine yönelik nitelikli bakım ve eğitim hizmetleri Bakanlığımızın öncelikli alanlarındandır. Bugün, 81 ilimizde 2 bin 377 özel kuruluşumuzla 83 bine yakın çocuğumuza kreş ve gündüz bakımevi hizmeti veriyoruz. Bakım hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından sosyal kooperatifçiliği önemli bir araç olarak görüyoruz. Sosyal kooperatiflerin, bir yandan çocuk, yaşlı ve engelli bakımını güçlendirirken diğer yandan kadın istihdamını artıracağına inanıyoruz. Bu nedenle, bu alanda yapılan mevzuat çalışmalarına destek veriyoruz. Ayrıca, Bakanlık olarak, bakım ekonomisini güçlendirmek amacıyla yakın bir zamanda bir çalıştay düzenleyeceğiz" şeklinde konuştu.


"Aileyi merkeze alan kalkınma vizyonumuzu daha da güçlendireceğiz"


Bakan Göktaş, ayrıca ebeveynlere ve komşu annelere düzenli rehberlik sunarak bakımın niteliğini artırmayı hedeflediklerini ifade ederek şunları kaydetti:


"Erken çocukluk dönemine yapılan yatırımın, kadınların iş gücüne ve istihdama katılımını artırmak demektir. Bu sayede ebeveynlerin, aile yaşamı ile çalışma hayatı arasında bir denge kurmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu süreç gösteriyor ki, bakım ekonomisi, kadınların ekonomik hayata katılımı ile toplumsal refahın yükselmesi arasında köprü kuran bir dönüşüm aracıdır. Bu çerçevede, Organize Sanayi Bölgelerinde çocuk bakım merkezlerinin yaygınlaştırılması, kadınların iş gücüne katılımını destekleyen önemli bir adımdır. Aynı zamanda, üretim hayatında aile dostu bir çalışma kültürünün gelişmesine güçlü bir zemin hazırlamaktadır. Böylece, kadın emeğinin ekonomide görünürlüğü artarken, çocukların güvenli ve nitelikli bakım hizmetlerine erişimi de güçlenecektir. 2025 Aile Yılı, bu alanlarda, yeni hizmet modellerini hayata geçirdiğimiz bir yıl oldu. Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda da nesiller arası dayanışmayı güçlendiren bakım hizmetlerini yaygınlaştıracak, aileyi merkeze alan kalkınma vizyonumuzu daha da güçlendireceğiz."


(ECE-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Kar ve yağmurlarla Uzunçayır Baraj Gölü’nün debisi yükseldi Tunceli’de karların erimesi ve yağışlara birlikte Uzunçayır Baraj Gölü’nün kodu yükselirken, rengi ise akan toprakla birlikte kahverengiye döndü. Tunceli, son yılların en iyi kar yağışını alırken, baharla birlikte yağışlar da etkisini sürdürüyor. Karların erimeye başlaması ve yağışlarla birlikte kent genelindeki Munzur ve Pülümür çayları adeta coştu. Çayların beslediği Uzunçayır Baraj Gölü’nde de debi yükseldi. Yağış nedeniyle toprağın akmasıyla da barajın rengi kahverengiye döndü. Bölge esnafından Ali Çağrı, kentin 10 yıldır bu şekilde yağış almadığını, Munzur Çayı’nın yükselmesinden dolayı iş yerinin su altında kalmasından korktuğunu belirtti. "İnşallah iş yerimizi su almaz" Tunceli’nin son 10 yılın en fazla yağışını aldığını ifade eden Çağrı, "Yağışlarla birlikte ekolojik sistem ve doğanın döngüsünün yerine oturacağını düşünüyorum. Eskiden sularımız azdı, kuruma noktasına gelmişti. Şu anda çok iyi. Bu senenin de güzel geçeceğini düşünüyoruz. Yaz aylarında suların kurumayacağını, köylerin tarıma elverişli olacağını düşünüyoruz. Bundan dolayı da mutluyuz. Suyun renginin değişmesi yağan yağmurlar toprağın milini sürüklemiş. Bu durum geçici bir olay. Yağış olmazsa bu renk bir hafta içerisinde geçiyor. Benim de vadide çay bahçem var. İnşallah iş yerimizi su almaz. Bu yıl o kadar ki bereketli geçti" dedi. Kentte 3 yıldır üniversite okuduğunu aktaran Berat Meşe de, "Çok aşırı derecede bir yağış yaşandı. Özellikle kar yağışında çok zorluk çektik. Üniversiteye giderken ve günlük hayatta yağan kar yağışından dolayı zorluk yaşadık. Hava şartları da maalesef çok soğuktu. Yağmur bence yeterince yağmadı ama karların erimesiyle suda yükselme oldu. Suyun renginin de 15-20 gün içerisinde tekrar açılacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
İzmir İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi İzmir’de kuyumculuk sektöründe artan suistimaller, düşük ayarlı ürün dolaşımı ve kontrolsüz ticaretin önüne geçilmesi amacıyla ’Mavi Kart’ uygulaması zorunlu hale getirildi. Valilik ile yapılan ortak mutabakat doğrultusunda hayata geçirilen sistemle, sahada faaliyet gösteren binlerce toptancı ve pazarlamacının kayıt altına alınarak denetlenmesi hedefleniyor. İzmir Kuyumcular Odası tarafından yürürlüğe konulan uygulama kapsamında, çantacı ve toptancı olarak faaliyet gösteren tüm esnaf ile çalışanlarının kart sistemine dahil olması gerektiği açıklandı. Kart sistemi için gerekli teknik cihazların oda tarafından temin edildiği belirtilirken, toptan iş yapan esnafın herhangi bir mazeret ileri sürmeden ivedilikle başvuru yapmasının zorunlu olduğu vurgulandı. Ayrıca sahada bulunan pazarlama araçlarının plakalarının da sisteme kaydedileceği bildirildi. Perakende esnafına, Mavi Kartı bulunmayan tedarikçilerden ürün almamaları konusunda uyarı yapılarak, aksi durumda doğacak hukuki ve idari sorumluluğun işletmelere ait olacağı ifade edildi. "Mavi Kartı bulunmayan toptancıların ürünleri denetlenmiyor" İzmir genelinde faaliyet gösteren tüm toptancı ve pazarlamacılarda ürün denetleme kararı aldıklarını belirten İzmir Kuyumcular Odası Başkanı Murat Kurtuluş Buyrukçu, "İzmir ve çevresinde kuyumculuk faaliyeti yürüten esnafımızın, yanlarında çalışan personelleri odamıza bildirmesi gerekmektedir. Mavi kartı bulunmayan toptancıların ürünlerinin denetlenmediğini açıkça ifade ediyoruz; bu konuda Sayın Valimizden talepte bulunduk ve kendileri de gereğinin yapılması hususunda ilgili yazıyı tarafımıza iletti. Özellikle suistimale açık olan ziynet altınları ve ata lira gibi ürünlerde denetim dışı hareket edilmemesi için esnafımızı uyardık" dedi. "Kayıt dışılığı tamamen sonlandıracağız" Tek fiyat uygulaması ve haksız rekabetle mücadele konusundaki kararlılığı vurgulayan Oda Başkanı Buyrukçu, "Ege Bölgesi genelinde tek fiyat uygulamasıyla esnafın işletme maliyetlerini karşılayabileceği makul kâr oranlarını ekranlarımıza yansıtıyoruz. Bu fiyatların altında satış yapanlar ya vergi kaçırıyor ya ikinci baskı ürün satıyor ya da haksız rekabetle zararına satış yapıyor. Özellikle döviz bürolarının iş bilmezlik neticesinde darphane fiyatının bile altında altın satması kesinlikle yanlıştır; sektördeki yüzde 10’luk kayıt dışılığı bu dönemde tamamen sonlandıracağız" ifadelerini kullandı. "Laboratuvar ortamında sıkı denetim" Sahte ve düşük ayarlı ürünlere karşı yürütülen teknik denetim süreçlerine değinen Buyrukçu, "İkinci baskı ürün satışı ve yanıltıcı reklamlar yasaktır; bu kapsamda piyasadan rastgele seçtiğimiz ürünleri ayar makinelerimizde ve gemoloji laboratuvarımızda titizlikle analiz ediyoruz. Vatandaşlarımız şüphelendikleri pırlanta ve altınlar için odamıza başvurabilirler; herhangi bir usulsüzlük tespit edilmesi durumunda gerekli şikayet süreçlerini başlatarak tüketici mahkemelerine yönlendirme yapıyoruz. İzmir Kuyumcular Odası olarak hem halkın hem de dürüst esnafın yanında yer alarak kötü niyetli girişimlerin karşısında durmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
İstanbul Baykar’ın yeni nesil platformları K2 kamikaze İHA ve Sivrisinek dolanan mühimmat sahaya çıktı Baykar tarafından geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ve dolanan mühimmat Sivrisinek, Keşan’da gerçekleştirilen demo faaliyetinde geleceğin muharebe konseptini sergiledi. Gerçekleştirilen testlerde yapay zeka destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız seyrüsefer, otomatik hedef tespiti ve taarruz kabiliyetlerinin gösterimi yapıldı. K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek ilk kez 5-9 Mayıs’ta yapılacak SAHA 2026’da sergilenecek. Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ve dolanan mühimmat Sivrisinek, Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen demo faaliyetinde yapay zeka destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız seyrüsefer, otomatik hedef tespiti ve taarruz kabiliyetlerini sergiledi. K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek dolanan mühimmat, kamuoyunun karşısına ilk kez 5-9 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek SAHA 2026’da çıkacak. Otomom sürü formasyonuyla uçuyor 17 Nisan’da gerçekleştirilen demo faaliyeti 5 adet K2 Kamikaze İHA’nın 5 dakika içerisinde gerçekleştirdiği sıralı kalkışlarla başladı. Havalanan platformlar, "sağ kademe", "çizgi", "V" ve "Turan" formasyonlarında devriye uçuşu icra etti. Bu sürece Baykar tarafından geliştirilen yeni bir platform olan 10 adet Sivrisinek dolanan mühimmat da dâhil olarak K2 Kamikaze İHA’ların altında sürü oluşturdu. Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI TİHA ise sürü uçuşuna eşlik ederek operasyonu havadan görüntüledi. Yapay zeka destekli görsel Demo faaliyetinin önemli teknik noktalarından birini elektronik harp ortamlarına karşı geliştirilen çözümler oluşturdu. Yapay zekâ destekli görsel navigasyon yazılımı kullanılarak GNSS’ten (Küresel Seyrüsefer Uydu Sistemleri) bağımsız, konum belirleme ve seyrüsefer yapabilme kabiliyeti gösterildi. GNSS bağımsız bir ortamda otonom seyrüsefer yeteneklerini başarıyla sergileyen K2 ve Sivrisinek Kamikaze İHA’lar yapay zeka destekli otomatik hedef tespiti ve otomatik taarruz yeteneklerini de sergiledi. Otonom hedef tespiti ve taarruz Demo kapsamında Sivrisinek dolanan mühimmatlardan oluşan bir filo belirlenen koordinatlara dalış gerçekleştirdi. Sürüden ayrılan bir K2 Kamikaze İHA, belirlenen koordinata yüksek hızla dalış icra ederek pas geçti. Demo faaliyetinin son aşamasına ise farklı sınıflardaki 18 insansız hava aracından (5 K2, 10 Sivrisinek, 1 Bayraktar TB2, 1 TB3 ve 1 AKINCI) oluşan sürü grubu, "V" formasyonuyla bir araya gelerek uçuşu izleyen heyeti selamladı. Yeni nesil dolanan Mühimmat: Sivrisinek Baykar tarafından geliştirilen yeni nesil dolanan mühimmat Sivrisinek, bin kilometreyi aşan menziliyle operasyonel derinliği üst seviyeye taşıyor. Yapay zeka desteğiyle sürü içerisinde kesintisiz haberleşebilen Sivrisinek platformları, tespit edilen hedefleri kendi aralarında anlık olarak paylaşabiliyor. GNSS sinyallerinin bulunmadığı veya yoğun karıştırmanın olduğu zorlu ortamlarda dahi yapay zekâ tabanlı görsel konum bulma yeteneğiyle görev icra eden Sivrisinek, yüksek otonomi kabiliyetiyle muharebe sahasında gerçekleştirilecek stratejik görevlerde öne çıkıyor. Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu. 2023 ve 2024 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 38 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.