POLİTİKA - 22 Ocak 2026 Perşembe 15:37

Bakan Göktaş: "Suça sürüklenen çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Suça sürüklenen çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Suça sürüklenen, mağdur olan ya da sokakta yüksek sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalan çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz" dedi.


Çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenlerin tüm boyutlarıyla incelenerek koruyucu ve önleyici mekanizmalar geliştirilmesiyle çocukların toplumsal yaşama etkin katılımlarının sağlanması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında 7’inci kez toplandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleştirilen komisyonda suça sürüklenen çocuklara ilişkin yürütülen çalışmalar ele alındı.



"Ahmet Mattia’nın, Atlas’ın hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzdü"


Komisyonun açılışında konuşan Bakan Göktaş, son dönemde herkesi derinden etkileyen olaylara şahit olduklarını ve bu olayların suça sürüklenen çocuklar konusunun tüm boyutlarıyla tekrar ele alınmasını gerektirdiğini kaydetti. Yaşanan olayların merkezinde toplumun adalet beklentisi ve çocukların suça itilmesini üreten risk zinciri olmak üzere üzerinde durulması gereken iki konu olduğunu belirten Göktaş, "Ahmet Mattia’nın, Atlas’ın hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzdü. Bu kaybın acısını beraber yaşadık. İlk günden itibaren ailelerin yanında olduk. Adli süreçlerin yakın takipçisi olduk. Bu noktada şunu açıkça ifade etmek isterim ki, adalet beklentisi ile çocuk koruma yaklaşımı birbirinin alternatifi değildir. Çocuğu suça iten zinciri kırmak da toplum güvenliğinin kalıcı şartıdır. Burada şu parantezi açmak isterim. Bakanlık olarak mağdurun çocuk olduğu vakalarda davaya katılmamız, mağdur çocuğun yaşam hakkı başta olmak üzere tüm haklarını koruma sorumluluğundan kaynaklanır. Mağdur çocuğun ailesinin yalnız bırakılmaması görevimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Bizim üzerimize düşen görev, bu iki gerçeği aynı anda birbirini zedelemeden güçlendirmektir" açıklamasında bulundu.


Bakan Göktaş, karşılaştıkları vakalarda suça sürüklenmenin çoğu kez anlık bir kararla değil, birikerek büyüyen bir ‘risk zinciri’yle oluştuğunu sözlerine ekleyerek, bu zincirin ilk halkasında okuldan kopma, ikinci halkada sağlıksız aile içi dinamikleri, üçüncü halkada ise sokak ve akran çevresi var olduğunu dile getirdi. Geçen yıl bakanlık olarak gerçekleştirdikleri ‘Dijital Bağımlılık ve Aile Çalıştayı’nın suça sürüklenen çocuk sorununa çözüm üretmek için önemli veriler gösterdiğini kaydeden Göktaş, çalıştay ile dijital dünyanın aile yapısı üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu ortaya koyduklarını söyledi. UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü’nün suça sürüklenen çocuk ve gençlere ilişkin gerçekleştirdiği araştırmalara değinen Göktaş, suça sürüklenme zincirinin diğer halkasında dijital alan üzerinden kurulan temaslar, yönlendirmeler ve örgütlenmelerin yer aldığını bildirdi.



"Çocuklarımıza, ailelere rehberlik eden içerikler sunuyoruz"


Göktaş, Bakanlık olarak çok katmanlı risk zincirini kırmak için üç düzeyde hareket ettiklerini ve bunun ilk düzeyinin erken müdahale olduğunun altını çizerek, şu ifadelere yer verdi:


"Bu amaç doğrultusunda sosyal risk haritaları oluşturduk. Böylelikle ilçe, mahalle ve hatta hane ölçeğinde muhtemel tehditleri bütüncül bir yaklaşımla izliyoruz. Sosyal risk haritası dinamiktir. Sosyal risk haritaları, önleyici hizmetlerimizi güçlendiren önemli bir araçtır. Bu çalışmayla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık. Çocuğun suça sürüklenmesi, çocuk ihmali ve sosyal ekonomik yoksunluk sosyal risk haritalarımızın pilotlarını tamamladık. Diğer yandan Çocuklar Güvende mobil ekiplerimizle risk altındaki çocukları okul, aile ve sosyal çevrelerinde eş zamanlı takip ediyoruz. Herhangi bir ihbar aldığımızda doğrudan müdahale ediyoruz. Aralık ayında hizmete sunduğumuz Çocuklar Güvende web sitesi ve mobil uygulamasıyla çocuklarımıza, ailelere rehberlik eden içerikler sunuyoruz. Aynı zamanda riskli durumlarda doğru desteğin devreye girmesini sağlıyoruz."


Çok katmanlı risk zincirini kırmak adına gerçekleştirdikleri çalışmaların ikinci düzeyinin aileyi güçlendiren koruyucu ve önleyici hizmetler olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, riskin derinleştiği ve çocuğun korunmasının ivedilik kazandığı durumlarda ilgili kurumlarla eşgüdüm içinde danışmanlık, eğitim, sağlık ve gerektiğinde barınma gibi tedbir kararlarının hızla alınmasını ve uygulanmasını sağladıklarının altını çizdi. Bakan Göktaş, öte yandan suça sürüklenen çocuklar gibi ihtisas alanlarında çalışan çocuk evleri sitelerine belirli risk gruplarına özelleştirilmiş hizmet sunduklarını da belirterek, sadece geçici bir yardım değil, okul devamı, güvenli çevre ve düzenli takip üzerinden suça sürüklenmeyi ortadan kaldırabilecek bir müdahale sistemi de yürüttüklerini sözlerine ekledi.



"Suça sürüklenen çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz"


Bakan Göktaş, üçüncü düzeyin ise yoğun ve ihtisaslaşmış müdahale olduğunu söyleyerek, "Suça sürüklenen, mağdur olan ya da sokakta yüksek sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalan çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz. Bu kapsamda Güçlendirici Bakım modelini geliştirdik. Bu modelle ilk kez sağlık, eğitim, adalet, güvenlik ve sosyal hizmetleri tek bir çatı altında bir araya getirdik. Suça sürüklenen ve madde bağımlılığı tedavisi tamamlanan çocuklarımıza yönelik destekleyici hizmetleri daha bütüncül bir yapıya kavuşturduk. Halihazırda bugün 12 ilimizde ihtisaslaşmış çocuk evleri sitelerinde bu modeli uyguluyoruz. Kısa sürede olumlu sonuçlar almaya başladığımızı özellikle belirtmek isterim" değerlendirmesinde bulundu.


Komisyonun çalışmasını suça sürüklenmeyi üreten risk zincirini toplumun vicdanıyla birlikte ele alan kurumsal bir eşik olarak gördüklerini aktaran Göktaş, "Adalet ve güvenlik boyutunda yürüyen süreçlerle, sosyal hizmet müdahalesinin eş zamanlı ilerlemesinin önemli olduğuna inanıyoruz. Amacımız mağduru koruyan, adaleti geciktirmeyen ve suça sürüklenmeyi kaynağında durduran bir sistemi hep birlikte kurmaktır. Bu anlamda sizlerin kıymetli görüşleri ve önerileri bizler açısından son derece değerlidir. Komisyonunuzun bu alanda hazırlayacağı rapor bizim için yol gösterici olacaktır" şeklinde konuştu.


Komisyon toplantısı, Bakan Göktaş’ın konuşmasının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ‘suça sürüklenen çocuklara’ ilişkin gerçekleştirdiği sunumla devam etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın İl Sağlık Müdürülüğü’nden kamuoyu açıklaması Aydın İl Sağlık Müdürlüğü yaptığı kamuoyu bilgilendirmesi ile Şehir Hastanesi’ne konulan otomatların usulüne uygun ihale ile yerleştirildiğini belirterek, yerel bir internet haber sitesinde otomatların Ak Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş’a seçim döneminde araç desteği sağlayan kişiye verildiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Aydın İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada "Bazı internet sitelerinde Aydın Şehir Hastanesi yerleşkesinde bulunan ticari alanlara ilişkin gerçeği yansıtmayan haberlerin yer aldığı görülmüştür. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür. Aydın Şehir Hastanesi yerleşkesinde bulunan kantin alanlarına ilişkin süreç, Sağlık Bakanlığımızın uluslararası sağlık hizmetleri ve ticari faaliyetler alanında yetkilendirilmiş kuruluşu olan Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş. (USHAŞ) tarafından yürütülmektedir. Öte yandan hastane yerleşkesinde bulunan otomat makinesi alanı, yürürlükteki mevzuat hükümleri doğrultusunda 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi kapsamında açık ihale usulüyle kiraya verilmiştir. İhale süreci Türkiye’deki tüm isteklilerin katılımına açık şekilde yürütülmüş olup yapılan ihaleye 11 şirket katılmıştır. Süreç, Aydın İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ihale komisyonu tarafından mevzuata uygun ve şeffaf şekilde gerçekleştirilmiştir. Söz konusu ihale yalnızca otomat hizmetine ilişkin olup, bazı yayınlarda yer alan iddiaların aksine farklı bir kullanım alanını kapsamamaktadır. Gerçeği yansıtmayan söz konusu haberlerle ilgili gerekli hukuki süreç başlatılacaktır" ifadelerine yer verildi.
Antalya Op. Dr. Ali Emre Dalyan: "Glokom sessiz ilerler tedavi edilmezse körlüğe kadar gidebilir" Göz Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Ali Emre Dalyan, glokom hastalığının tehlikesine dikkat çekerek, "Glokom uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir, bu nedenle düzenli göz muayeneleri büyük önem taşır" dedi. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Ali Emre Dalyan, 11-17 Mart Dünya Glokom Haftası dolayısıyla glokom hastalığı hakkında önemli bilgiler paylaştı. Glokomun göz içi basıncının yükselmesi sonucu görme sinirinin zarar görmesiyle ortaya çıkan kronik bir göz hastalığı olduğunu belirten Dalyan, hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini söyledi. Dalyan, "Glokom uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle düzenli göz muayeneleri büyük önem taşır" ifadelerini kullandı. Görme sinirini sessizce tahrip eden hastalık Glokomun görme sinirine zarar veren ciddi bir hastalık olduğuna dikkat çeken Dalyan, "Görme siniri göz ile beyin arasındaki iletişimi sağlayan hayati bir yapıdır. Bu sinirde oluşan hasar geri döndürülemez. Hastalığın en tehlikeli yönü ise uzun süre belirti vermemesidir. Kişi görme alanı daralana kadar herhangi bir şikâyet hissetmeyebilir. Bu nedenle glokom ’sessiz hırsız’ olarak da bilinir" dedi. Risk altındaki kişiler daha dikkatli olmalı Glokomun her yaşta görülebileceğini ancak bazı gruplarda riskin daha yüksek olduğunu belirten Dalyan, özellikle ailesinde glokom bulunan kişilerin düzenli göz kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini ifade etti. Dalyan, "40 yaş üstü bireyler, ailesinde glokom bulunanlar, şeker hastaları, yüksek tansiyon hastaları, uzun süre kortizon kullananlar ile yüksek miyop veya hipermetropu olan kişiler risk grubunda yer alıyor" diye konuştu. Erken tanı hastalığın ilerlemesini durdurabilir Glokomda erken tanının büyük önem taşıdığını belirten Dalyan, "Kaybedilen görme duyusu geri getirilemez ancak erken tanı sayesinde hastalığın ilerlemesi durdurulabilir. Glokom tedavisinde temel hedef göz içi basıncını düşürerek görme kaybının önüne geçmektir. Tedavi seçenekleri arasında göz içi basıncını düşüren damlalar, lazer uygulamaları ve gerekli durumlarda cerrahi müdahaleler yer alır" şeklinde konuştu. Dalyan ayrıca hastaların düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurgulayarak, göz basıncı ölçümü, görme alanı testi ve göz siniri tomografisi gibi tetkiklerle hastalığın takip edildiğini ve çoğu hastanın ömür boyu damla tedavisi kullandığını sözlerine ekledi.
Adana Adana’da Ramazan Bayramı öncesi marketlerde fiyat ve etiket denetimi yapıldı Adana’da Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, Ramazan Bayramı öncesi gıda ve market işletmelerine yönelik fiyat denetimi sıkılaştırdı. Ticaret İl Müdürü Hüseyin Gödelek, "Karşılaştığımız uyumsuzluklarda her bir ürün için 3 bin 973 TL idari para cezası uygulamaktayız" dedi. Ticaret Bakanlığı ekipleri, kafe, restoran, fırın ve marketlerde haksız fiyat artışları, raf fiyatı ile kasa fiyatı arasındaki uyumsuzluklar ile aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerden kaynaklanan tüketici mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla Ramazan Bayramı öncesi 81 ilde eş zamanlı fiyat ve etiket denetimi yaptı. Adana’daki denetimlere Ticaret İl Müdürü Hüseyin Gödelek de eşlik etti. "3 bin 973 TL idari para cezası" Seyhan ilçesi Atatürk Caddesi’nde yapılan market denetimi sırasında açıklamalarda bulunan Hüseyin Gödelek, bayram öncesi denetimlerin sıklaştırılacağını söyledi. Gödelek, "Bakanlığımızın talimatları çerçevesinde 81 ilde eş zamanlı olarak haksız fiyat artışı ve fiyat etiketleri konusundaki denetimlerimiz devam etmektedir. Yaptığımız denetimlerde raflarda fiyat etiketleri olup olmadığını kontrol ediyoruz. Etiket varsa raf ile kasa arasındaki uyumsuzluğu inceliyoruz. Karşılaştığımız uyumsuzluklarda her bir ürün için 3 bin 973 TL idari para cezası uygulamaktayız. 1 Ocak’tan itibaren bin 200 farklı firmada 610 bin ürünü denetledik. Arkadaşlarımız her gün sahada çalışarak özel günler öncesinde denetimleri sıklaştırmaktadır" dedi.