POLİTİKA - 19 Eylül 2025 Cuma 14:11

Bakan Güler: ''PKK ve uzantıları tüm terör faaliyetlerine son vermeli"

A
A
A
Bakan Güler: ''PKK ve uzantıları tüm terör faaliyetlerine son vermeli"

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "PKK ve iktisatlı tüm gruplar yapılan çağrı ve alınan fesih kararı kapsamında derhal tüm terör faaliyetlerine son vermeli, başta Suriye olmak üzere farklı coğrafyalarda ve isimler altında faaliyet gösteren tüm uzantıları bir an önce ve koşulsuz şekilde silahlarını teslim etmelidirler" dedi.

Milli Savunma Bakanlığı, 19 Eylül Gaziler Günü nedeniyle Milli Savunma Bakanlığı Atatürk Kültür Sitesi’nde gaziler ve ailelerin katılımıyla bir program gerçekleştirdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda 19 Eylül Gaziler Günü’ne özel hazırlanan video klip izletildi. Ardından Mehteran Birlik Komutanlığı ile Armoni Mızıkası Komutanlığı tarafından Anma Günü konseri verildi. Programa Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları ve Azerbaycan’dan gelen gaziler ve aileleri ile çok sayıda davetli katıldı.

"Gazilerimiz asil milletimizin kahramanlık sembolleridir"

Programda bir konuşma yapan Bakan Güler, Gaziler Günü’nde kahraman gaziler ve aileleriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Şehitlik ve gaziliğin Türk milleti için en yüce makamlar olduğunu vurgulayan Güler, "Bugün, istiklal ve istikbalimiz uğruna sergiledikleri cesaret ve fedakârlık için bir kez daha minnet duygularımızı ifade ediyoruz. Aynı zamanda Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e mareşallik rütbesi ve gazilik unvanının verilişinin 104’üncü yıl dönümüdür. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve şükranla yâd ediyorum" dedi. Şehitlik ve gaziliğin Türk milletinin gönlünde şeref tahtında oturduğunu dile getiren Güler, "Onların yazdıkları kahramanlık destanları bizlere ilham kaynağı olurken, gelecek kuşaklara da aktarılacak en kıymetli mirasımızdır. Bugün başımız dik ve özgür yaşayabiliyorsak, bunu kahraman şehitlerimize ve gazilerimize borçluyuz" ifadelerini kullandı.

"Gerçek kahramanlarımızsınız"

Gazilerin Türk milletinin gerçek kahramanları olduğunu vurgulayan Güler, Çanakkale, Milli Mücadele, Kıbrıs Barış Harekâtı, terörle mücadele ve 15 Temmuz’da gösterilen cesaretin tarihe altın harflerle yazıldığını hatırlattı. Güler, "Her biriniz çelikten bir irade ve imanla üzerinize düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirdiniz. Milletimizin yüz akı oldunuz ve tarih yazdınız. Bedenlerinin bir parçasını vatan topraklarına emanet eden gazilerimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalacağının da en güçlü teminatıdır" diye konuştu.

"Gazilerin aileleri sessiz kahramanlardır"

Bakan Güler, gazilerin ailelerine de hitap ederek şu ifadeleri kullandı:

"Sizler vatan için verilen mücadelenin sessiz kahramanlarısınız. Gösterdiğiniz vakur duruş, milletimizin birlik ve beraberliğini daha da güçlü kılmaktadır. Sizler başımızın tacısınız. Fedakârlığınızın karşılığı yoktur. Devletimizin tüm kurumları her zaman şehitlerimizin ve gazilerimizin kıymetli ailelerinin yanında olmaya devam edecektir."

"Türkiye, kararlı ve ilkeli diplomasiyle yoluna devam ediyor"

Konuşmasında jeopolitik gelişmelere de değinen Bakan Güler, dünyada güvenlik mimarisini derinden sarsan bir süreçten geçildiğini belirtti. Güler, uluslararası düzenin zayıfladığı, güç mücadelelerinin arttığı ve bölgenin adeta ateş çemberine dönüştüğü bir dönemde Türkiye’nin kararlı, ilkeli ve çok boyutlu bir diplomasiyle yoluna devam ettiğini ifade etti. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcılığını artırmak amacıyla modern harp teknolojilerinin hızla devreye alındığını aktaran Güler, "Hudutlarımızın güvenliğinden terörle mücadeleye, mavi ve gök vatanımızdaki haklarımızın korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkıya kadar İstiklal Harbimizden bu yana en yoğun faaliyetleri icra ediyoruz" dedi.

"Terörsüz Türkiye hedefine kararlı bir şekilde yürümekteyiz"

Türkiye’nin yakın çevresinde cereyan eden jeopolitik gerginliklerin tüm bölgeyi tehdit ettiği bu süreçte birlik ve beraberliği güçlendirmek ve iç cepheyi tahkim etmek maksadıyla yeni bir dönemin kapısını da aralamış bulunduklarını söyleyen Bakan Güler, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün 40 yılı aşkın süredir ülkemizin huzurunu ve güvenliğini tehdit eden terör belasından kurtulmak, milletimizin önü ve konuların engelleri ortadan kaldırmak ve evlatlarımızın geleceğini teminat altına almak için Terörsüz Türkiye hedefine kararlı bir şekilde yürümekteyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen bu tarihi süreç, kardeşliğimizi pekiştirmekte, milletimizi güvenli ve müreffeh dolu yarınlara ulaştırma kararlarının da en açık göstergesidir. Bunun için de PKK ve iktisatlı tüm gruplar yapılan çağrı ve alınan fesih kararı kapsamında derhal tüm terör faaliyetlerine son vermeli, başta Suriye olmak üzere farklı coğrafyalarda ve isimler altında faaliyet gösteren tüm uzantıları bir an önce ve koşulsuz şekilde silahlarını teslim etmelidirler. Başta PKK, YPG, SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgede kök salmasına, farklı adlar altında faaliyet yürütmesine de asla izin vermeyeceğiz. Şu hususu özellikle belirtmek isterim ki bu süreçte atılacak tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına asla leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna, asaletine ve verdikleri emeklere de zarar vermeyecektir. Şundan gönül rahatlığıyla emin olunuz ki; bu yolda hiçbir taviz ve pazarlık yoktur, olmamıştır ve olmayacaktır. Milletimizin birliğini, kardeşliğini ve güvenliğini zedeleyecek hiçbir adım atılmamıştır. Bundan sonra da atılmayacaktır. Türkiye asırlara uzanan derin ve köklü devlet haklı ve milli tarih şuurundan ilham alarak en kapsamlı planlamayla süreci yönetmektedir. Yegane amacımız artık evlatlarımızı yitirmediğimiz, kanın ve gözyaşının sona erdiği, çocuklarımızın sadece barış ve kardeşlik ortamında büyüdüğü bir geleceği inşa etmeye çalışıyoruz. Bu tarihi yolculukta aziz şehitlerimizin büyük mirasını yaşatmak ve siz gazilerimize minnettarlığınızı ifade etmek ve çok kıymetli ailelerine her zaman baş tacı etmek en temel görevimizdir. Çok iyi biliyoruz ki şehit ve gazilerimizin kahramanlığı ve fedakarlığı olmasaydı terör bitme noktasına gelmeyecek ve bugünkü sürece ilişkin kararlılık ortaya çıkmayacaktı."

"Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda artan bir şevk ve gayretle faaliyetlerimizi icra etmeye devam edeceğiz"

Şehit ve gazilerin destansı mücadelelerinin hiçbir zaman unutulmayacağının altını çizen Güler, "Bir asır önce istiklal harbimizi zafere ulaştırmak için en zor şartlar altında gece gündüz demeden çalışan Bakanlığımız ve Genelkurmay Karargahımız, bugün de ülkemizin ulaştığı bu seviyeyi daha yukarılara taşımak için büyük bir şevk ve motivasyonla çalışmalarına devam etmektedir. Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak ülkemizin her alanda elde ettiği başarıların korunması ve daha yüksek seviyelere çıkartılması için Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda artan bir şevk ve gayretle faaliyetlerimizi icra etmeye devam edeceğiz. Bu konuda kahraman silah ve mesai arkadaşlarımız, sahip olduğu yüksek yetenekleri, çalışma azmi, kararlılığı ve mesai mevhumu bilmeyen gayretiyle en büyük dayanak noktamızdır" ifadelerini kullandı. onuşmasını tedavileri süren gazilere acil şifalar dileyerek tamamlayan Bakan Güler, gazilerin ve ailelerinin Türk milleti için daima onur ve gurur kaynağı olduğunu kaydetti.

Mehmet Kalay - Gürkan Sayın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.