POLİTİKA - 08 Ekim 2025 Çarşamba 12:59

Bakan Işıkhan: "Sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz"

A
A
A
Bakan Işıkhan: "Sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Önümüzdeki dönemde de tüm paydaşlarımızla iş birliği içerisinde hareket ederek, ülkemizde sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz" dedi.


Bakan Işıkhan, Ankara Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Uluslararası Sosyal Bilimler ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’ne katıldı. Kongrede konuşan Işıkhan, çalışanların iş sağlığı ve güvenliğinin en az istihdamları kadar önemli olduğunu belirterek, "İş sağlığı ve güvenliği ise hiç kuşkusuz bütün disiplinlerin birbirine bağlı olduğu ve domino etkisiyle birbirini derinden etkilediği bu kapsamlı mekanın en büyük taşıdır. Çalışma hayatını ayakta tutan işçilerimizin, emekçilerimizin, çalışanlarımızın can güvenliğinin olmadığı bir yerde ne üretimden ne de insanca bir yaşamdan bahsedebiliriz. Bu sebeple bakanlık olarak bizim için çalışanlarımızın sağlığı, güvenliği ve huzuru en az istihdamı ve iş gücü nitelikleri kadar önemli bir husus" ifadelerini kullandı.



"İş sağlığı ve güvenliğini en yüksek standartlara taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz"


İş sağlığı ve güvenliği konusunun kırmızı çizgileri olduğunu aktaran Işıkhan, "Bu anlayışla insana yakışır istihdam imkanlarını arttırmak çalışma koşullarını sürekli iyileştirmek ve iş sağlığı ve güvenliğini en yüksek standartlara taşımak için var gücümüzle çalışıyor ve gerekli olan her türlü adımı da atıyoruz. Yürüttüğümüz önemli çalışmalar neticesinde iş kazalarına bağlı ölüm oranlarında kayda değer azalma sağlandığını görsek de sürekli geliştirme ve etkin denetim anlayışıyla daima teyakkuzda olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim" dedi.


Hedeflerinin yalnızca kazaları önlemek değil aynı zamanda tüm iş yerlerinde sıfır kaza, sıfır iş kültürünü yerleştirmek olduğunu vurgulayan Işıkhan, çalışmalarını hızla sürdüreceklerini dile getirerek şunları söyledi:


"İnşallah önümüzdeki dönemde özellikle küçük esnafa yönelik risklerin belirlenmesi, acil durum planlamaları ve rehberlik hizmetleri de geliştirilecektir. Kanunun uygulanmasıyla birlikte İSG profesyoneli ihtiyacının karşılanmasına yönelik adımlar da atılmış, sahadaki ihtiyaçlar dikkate alınarak mevzuatta düzenlemeler yapılmış, piyasanın ihtiyaç duyduğu A sınıfı ve B sınıfı iş güvenliği uzman sayısında yaklaşık 10 bin kişilik bir artış sağlanmıştır. Bunun yanı sıra, Avrupa Birliği uyum süreci çerçevesinde kimyasal, kanserojen ve mutajen maddelere ilişkin direktiflerin mevzuatımıza aktarılması, iş ekipmanlarının güvenli kullanımı, patlayıcı ortamlarla ilgili düzenlemeler ve çalışanlara yönelik eğitimler hızla tamamlanacaktır."



"İSG derslerinin tüm gençlerimize ulaşmasını hedefliyoruz"


Işıkhan, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) derslerinin tüm öğrencilere ulaşmasını hedeflediklerini söyleyerek, "Önümüzdeki dönemde çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere 7’den 70’e toplumumuzun her bir ferdinin iş sağlığı ve güvenliği kültürünü benimsemeleri için kapsayıcı ve sürdürülebilir programları hayata geçirmeye devam edeceğiz. Özellikle okul öncesi dönemde olan çocuklarımıza yönelik ‘Sağlık ve Güvenlik Oyun Kutusu’ projemizi ülkemizdeki tüm okul öncesi sınıflarımıza yaygınlaştırılmasını sağlayacağız. Bu faaliyetlerimizi ilkokul, lise ve üniversite seviyesine çıkararak, Yükseköğretim Kurulu ve MEB ile yürütülecek ortak çalışmalarımız kapsamında, İSG derslerinin tüm gençlerimize ulaşmasını hedefliyoruz" açıklamasında bulundu.



"Sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz"


Bakan Işıkhan, şunları kaydetti:


"İş sağlığı, güvenliği kültürünün ülke çapında geliştirilmesine yönelik çalışmalarımızı artırarak sürdürme noktasında bizler kararlıyız. Ancak büyük değişim için tüm tarafların iş birliğine ve desteğine ihtiyacımız var. Bu kongreyi istişare ve ortak hedeflere yönelik ortak çalışmalarımız bağlamında önemli bir fırsat penceresi olarak görüyorum. Bilhassa ’Yeni Teknolojiler ve Dijital İSG Uygulamaları’ ile ’Kamu Kurumlarında İş Sağlığı ve Güvenliği: Mevcut Durum ve Gelecek Perspektifleri’ konularının iş sağlığı ve güvenliğini iyileştirme yolunda önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde de tüm paydaşlarımızla iş birliği içerisinde hareket ederek, ülkemizde sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz. Tüm insanlık olarak hiçbir çalışanın, hiçbir insanın işi yüzünden hayatını veya sağlığını kaybetmediği daha müreffeh bir çalışma hayatı ve daha güvenli bir sosyal hayat için her zamankinden daha bilinçli, daha dikkatli ve daha duyarlı olmak zorundayız."



Bakan Işıkhan: "Sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Onat Tüneli’nde çalışmalar sürüyor Buca ile Bornova’yı kesintisiz birbirine bağlayacak Buca Onat Tüneli’nde bir yandan kamulaştırmalar diğer yandan da tünel çalışmaları devam ediyor. Kazı işlemleri tamamlanan sağ tüpe son halini vermeye başlayan ekipler, sol tüpte ise kalan 89 metrelik bölümde titizlikle ilerliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tamamlandığında Türkiye’nin belediye kaynaklarıyla yapılan en uzun karayolu tüneli olacak Onat Tüneli projesi sürüyor. İnşaat etki alanındaki riskli yapıların kamulaştırma süreci uzlaşıyla yürütülürken eş zamanlı olarak inşaat çalışmaları da titizlikle yürütülüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı tarafından gece gündüz hem tünel içinde hem tünel dışındaki bağlantı yollarında çalışmalar özenle yürütülüyor. Konak Tüneli’nden başlayan ve otogar viyadüklerinde son bulan 8,3 kilometrelik dev ulaşım projesinin 2,5 kilometrelik tünel etabında sağ tüpte ışığın görülmesinin ardından tünele son şekli verilirken, sol tüpte ise kalan son 89 metrelik alanda kazı ve destek çalışmaları ilerliyor. "Önceliğimiz iş güvenliği" Projenin inşaat süreci hakkında bilgi veren Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’nda görevli inşaat mühendisi Berk Taş, "Şu an çift tüpten oluşan tünelimizin sağ tüpünde kazı ve destekleme çalışmalarını tamamlamış durumdayız; kemer beton çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. Sol tüpümüzün son 89 metrelik kısmında kazı ve destek çalışmalarımız devam etmektedir. Bu bölgede öngörülenden daha kötü zeminle karşılaşıldığı için planlanandan daha yavaş bir ilerleme sağlanıyor. Tünel güzergâhında ve yakın çevresinde yer alan evlerin tünel inşaatından etkilenmemesi için çalışmalarımız yavaşlatılıp hızlandırılabiliyor. Önceliğimiz iş güvenliği; vatandaşımızın bize olan güvenini sarsmadan, onların rahatsız olmayacağı şekilde çalışmalarımızı kazasız belasız bitirmek için çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Zor şartlarda, yoğun yapılaşma altında titizlikle ilerliyoruz" Berk Taş, "Onat Tüneli İzmir ulaşımı için önemli bir proje. Biz de İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanları olarak canla başla projelerimizi tamamlamak için gece gündüz çalışmalara devam ediyoruz. Türkiye’de yerel yönetim bütçesiyle yapılan en uzun karayolu tünelini tamamlayacağız. Zor şartlarda, şehir içinde ve yapılaşmanın yoğun olduğu bölgede çalışmalarımızı titizlikle devam ettiriyoruz. Ben 23 yıllık bir inşaat mühendisi olarak, şehrimde bu kadar büyük bir projede çalışmaktan gurur duyuyorum" ifadelerini kullandı. Buca ile Bornova arası 10 dakika Buca ile Bornova arasını 10 dakikaya indirecek yol sayesinde Konak, Balçova, Çeşme, Urla gibi ilçelerden şehir trafiğine girmeden Bornova, Karşıyaka gibi İzmir’in kuzeyindeki ilçelerin yanı sıra İstanbul ve Ankara yoluna bağlanılabilecek. Kent merkezinde oluşacak yeri arter sayesinde Yeşildere Caddesi ve Ankara Caddesi üzerinde oluşan Bornova trafiği ile otogar yönüne Şehitler Caddesi ve Kamil Tunca üzerinden oluşan Halkapınar trafiği büyük ölçüde rahatlayacak. İzmirliler, Konak Tüneli ve Homeros Bulvarı üzerinden Buca Onat Tüneli’ne bağlanarak kısa sürede otogar ve Bornova’ya ulaşmış olacak. Projenin güncel fiyatlarla yatırım maliyeti ise 3 milyar TL.
Bursa "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"nde son gün uyarısı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kırsal kalkınmayı desteklemek ve hayvancılıkta sürdürülebilirliği artırmak amacıyla başlatılan "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"ne 1 Nisan’da başlayan başvurular 30 Nisan’da (bugün) bitiyor. Bakanlık yetkilileri, başvurunun bugün sona ereceğini belirterek, talep edecek üreticilerin gecikmemesini istedi. Bakanlıktan alınan bilgiye göre; 2026-2028 yıllarını kapsayan üç yıllık program çerçevesinde 150 bin küçükbaş hayvan uygun şartlarda üreticilerle buluşturulacak. 100 küçükbaş hayvan ve nakdi destek paketi Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) koordinasyonunda yürütülecek projede, hayvanlar Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) aracılığıyla temin edilecek. Hak sahibi her üreticiye 95’i dişi, 5’i erkek olmak üzere 100 baş damızlık hayvan teslim edilecek. Hayvan dağıtımında bölgesel iklim, mera yapısı ve yöresel yetiştiricilik şartlarına uygun ırklar tercih edilecek. Bakım ve besleme desteği Proje kapsamında üreticilere sadece hayvan değil, nakdi ve operasyonel destek de sunulacak. Hayvan teslimatının ardından 12 ay boyunca bakım ve besleme giderleri Bakanlık tarafından karşılanacak. Üreticilere 3 ayda bir 45 bin lira olmak üzere, bir yılın sonunda toplamda 180 bin lira destek ödemesi yapılacak. Ayrıca, teslim edilen hayvanların ilk bir yıllık TARSİM sigorta poliçe bedelleri de yine Bakanlık bütçesinden ödenecek. Gençlere ve kadınlara öncelik tanınacak Kırsalda üretimi güçlendirmeyi hedefleyen projede; genç ve kadın üreticilere, tarımsal amaçlı örgüt üyelerine, engelli vatandaşlara, şehit yakınlarına ve gazilere öncelik verilecek. Özellikle veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliği bölümlerinden yeni mezun olan gençlerin projeye başvurması teşvik edilerek, bu kişilerin kendi işletmelerini kurmaları desteklenecek. Başvuru ve teslimat süreci Üreticiler, hayvan bedelleri için Ziraat Bankası’nın uygun faizli kredi imkanlarından yararlanabilecek. Projeye başvurmak isteyenlerin işletmelerinin bulunduğu ya da kurmayı planladıkları yerde il/ilçe tarım ve orman müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekiyor. Yapılacak puanlama sonucunda hak sahibi olan üreticilere hayvan teslimatlarının 2026 yılının ikinci yarısından itibaren başlanması planlanıyor. Proje ile ilgili detaylı bilgiye Tarım ve Orman Bakanlığı’nın internet sitesinde şu bağlantıdan ulaşılabilir: https://www.tarimorman.gov.tr/HAYGEM/Haber/454/Kirsalda-Bereket-Kucukbasa-Destek-Projesi-Basliyor
Mersin MTSO Başkanı Çakır: "Küresel rekabet için ‘Made in Türkiye’yi markalaştırmalıyız" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, küresel rekabette Türkiye’nin düşük maliyetle değil, marka, kalite ve sürdürülebilirlik anlayışıyla öne çıkması gerektiğini belirterek, ’Made in Türkiye’ algısının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. MTSO Nisan Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hamit İzol başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Çakır, hem güncel ekonomik gelişmeleri değerlendirdi hem de ay boyunca yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi. "Vergi düzenlemeleri üretimi ve ihracatı teşvik ediyor" Hükümet tarafından hayata geçirilen yeni vergi düzenlemelerine değinen Çakır, imalatçı ve ihracatçılar için önemli avantajlar sağlandığını ifade etti. İmalatçı ihracatçıların vergi oranlarının yüzde 20’lerden yüzde 9’a, yalnız ihracat yapan firmaların ise yüzde 14’e kadar düştüğünü belirten Çakır, İstanbul Finans Merkezi’ne yurt dışından gelen sermayeye de yüzde 95’e varan vergi avantajı sağlandığını kaydetti. Transit ticarette de benzer oranlarda vergi indirimi uygulandığını dile getiren Çakır, bu durumun özellikle lojistik sektörüne önemli katkı sunacağını vurguladı. Düzenlemelerin ihracat yapmayan firmaları da üretime ve dış pazarlara yönlendirmeyi hedeflediğini belirtti. "Mersin bu süreçten büyük avantaj sağlayacak" Mersin’in güçlü liman altyapısı ve üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli dış ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Çakır, Irak ve Suriye’den gelen yüklerin Mersin üzerinden Avrupa’ya ulaştırıldığını söyledi. Teşviklerin doğru uygulanması halinde Mersin’in ciddi kazanımlar elde edeceğini ifade eden Çakır, firmaların ihracata hazırlanmasının önemine dikkat çekti. İhracatçılara sağlanan yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinin artırılması yönünde talepleri olduğunu da sözlerine ekledi. Mersin’den Avrupa’ya yeni lojistik hat Yurt dışı temasları kapsamında Almanya’da incelemelerde bulunduklarını belirten Çakır, Mersin’den başlayarak Filyos Limanı üzerinden Avrupa’ya uzanacak yeni bir lojistik hat üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Bu modelle yüklerin denizyolu ve demiryolu bağlantılarıyla Avrupa’nın farklı noktalarına ulaştırılmasının planlandığını belirten Çakır, söz konusu hattın karbon ayak izini azaltarak çevreci lojistik açısından önemli katkı sağlayacağını ifade etti. "Türkiye artık ucuzlukla değil marka değeriyle rekabet etmeli" İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen ’Salone del Mobile Fuarı’na da katıldıklarını kaydeden Çakır, fuarda sürdürülebilirlik, tasarım ve markalaşma anlayışının öne çıktığını söyledi. Küresel rekabette düşük maliyet avantajının giderek azaldığını vurgulayan Çakır, "Fransa ve İtalya bunu markalaşarak başardı. Ürüne hikaye katıyorlar. Biz de kaliteli üretimimizi marka değeriyle desteklemek zorundayız" dedi. İtalya’nın markalaşma stratejilerini yerinde incelediklerini belirten Çakır, ’Made in Italy’ kavramının bir üretim etiketinden öte devlet politikası olarak uygulandığını ifade etti. Sektörel kümelenmeler, eğitim kurumları ve yan sanayinin entegre şekilde çalıştığını aktaran Çakır, Türkiye’nin de benzer bir modele ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, "Made in Türkiye kalite standardı oluşturmalı, şehirlerimizi ve firmalarımızı markalaştırmalıyız" diye konuştu.