TEKNOLOJİ - 03 Şubat 2025 Pazartesi 16:58

Bakan Kacır: "Ar-Ge, yatırım ve tedarik planlamaları ve nitelikli insan kaynağı yatırımları, Türk savunma sanayiini küresel ölçekte devler ligine taşıdı"

A
A
A
Bakan Kacır: "Ar-Ge, yatırım ve tedarik planlamaları ve nitelikli insan kaynağı yatırımları, Türk savunma sanayiini küresel ölçekte devler ligine taşıdı"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan güçlü siyasi irade ve istikrarlı devlet politikaları, millî ve özgün ürünleri önceleyen uzun dönemli Ar-Ge, yatırım ve tedarik planlamaları ve nitelikli insan kaynağı yatırımları; Türk savunma sanayiini küresel ölçekte devler ligine taşıdı" dedi.


Türkiye ve Macaristan arasında gerçekleştirilen Savunma İnovasyon Çalışma Grubu’nun ilk toplantısı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda gerçekleştirildi. Toplantıda Türk heyetini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır temsil ederken Macar heyetini Macaristan Savunma Bakanı Kristof Szalay Bobrovniczky temsil etti. Görüşmelerinin ardından, Çalışma Grubu Usul ve Esasları Belgesi Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır ve Macar mevkidaşı Bobrovniczky tarafından imzalanarak 2025 yılı için bir taslak eylem planı oluşturulması hedeflendi.


Savunma sanayiini ve inovasyonu Türkiye ile Macaristan arasında öncelikli iş birliği alanları olarak belirlendiğini vurgulayan Bakan Kacır, "18 Aralık 2023’te gerçekleştirilen Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı marjında, Bakanlığımız ve Macaristan Savunma Bakanlığı arasında ‘Savunma Teknolojileri Alanında Ar-Ge ve İnovasyon İşbirliği Mutabakat Zaptı’nı imzaladık. Mutabakat zaptına istinaden; yapılan hazırlık çalışmalarının ardından, bugün Bakanlar düzeyinde ilk toplantısını yaptığımız Türkiye-Macaristan Savunma İnovasyon Çalışma Grubunu kurduk. Çalışma grubunda iki Bakanlığın yanı sıra, Türkiye’nin ve Macaristan’ın savunma sanayiinde lider kurum ve kuruluşlarının temsilcileri yer alıyor. Çalışma grubunun bugün gerçekleştirdiğimiz ilk toplantısında, Macar dostlarımız ile iki ülkenin ortak çıkarlarına hizmet edecek yeni iş birliklerinin tohumlarını atmış bulunuyoruz" diye konuştu.


Macaristan’ın Türkiye için kıymetli bir dost, önemli bir ticaret ve yatırım ortağı olduğuna dikkati çeken Kacır, 2002’de yalnızca 524 milyon dolar olan ticaret hacminin, 22 yılda yaklaşık 8 kat arttırarak 4,4 milyar doların üzerine çıkarıldığını kaydetti.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın ortak vizyonları doğrultusunda; iki ülke arasındaki ilişkilerin "geliştirilmiş stratejik ortaklık" düzeyine yükseltilmesinin iki ülke arasındaki iş birliğini daha da ileri taşınmasına zemin hazırladığını belirten Bakan Kacır, şu ifadeleri kullandı:


"Ortak hedeflerimize ulaşma noktasında somut katkılar sunacak önemli adımları, son dönemde kararlılıkla hayata geçirdik. Türk-Macar Dostluk Anlaşmasının yüzüncü yılı vesilesiyle geçtiğimiz yılı ‘Türkiye-Macaristan Kültür Yılı’ olarak kutladık. Bilim ve inovasyonun, giderek artan küresel rekabetin ve sürdürülebilir kalkınmanın temel itici gücü haline geldiği dönemde, Türkiye ve Macaristan olarak ortak geleceğimizi bilgi, teknoloji ve yenilik üzerine inşa etme arzusundayız. Bu çerçevede, Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısında, 2025 yılını ‘Türkiye-Macaristan Bilim ve İnovasyon Yılı’ olarak kutlama kararı aldık. Önümüzdeki günlerde Macaristan’a gerçekleştireceğim ziyaretle, Türkiye-Macaristan Bilim ve İnovasyon Yılının açılışını gerçekleştireceğiz. 6. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısının iki ülke açısından stratejik önemi yüksek çıktılarından birisi de, kuşkusuz sayın Bakanla imza altına aldığımız, sözlerimin başında da zikrettiğim ‘Savunma Teknolojileri Alanında Ar-Ge ve İnovasyon İşbirliği Mutabakat Zaptı’ydı. Bildiğiniz üzere, Türkiye savunma sanayiinde son 22 yılda büyük bir atılım gerçekleştirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan güçlü siyasi irade ve istikrarlı devlet politikaları, millî ve özgün ürünleri önceleyen uzun dönemli Ar-Ge, yatırım ve tedarik planlamaları ve nitelikli insan kaynağı yatırımları; Türk savunma sanayiini küresel ölçekte devler ligine taşıdı. Ürün, sistem ve alt sistem bazlı yerlileşme çalışmalarımız neticesinde; yerlilik oranımızı 22 yılda yüzde 20’den yüzde 80’lerin üzerine çıkardık. AB’de bu oran halen yüzde 20’lerdedir. Savunma projelerimizin niteliği ve niceliği büyük bir gelişim gösterdi. 2002’de sadece 62 savunma projesi yürütülürken, bu sayı mevcutta binin üzerine çıktı. Türkiye’nin milli ve özgün savunma sanayii ürünleri, tüm dünyada savaş paradigmalarını baştan şekillendiren ve jeopolitik dengeleri değiştiren kritik bir güç unsuru olarak ifade ediliyor."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Vali Canbolat: "Kadim değerlerimizi daima yüceltmeye devam edeceğiz" 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü kutlayan Aydın Valisi Yakup Canbolat; "Bir yandan cumhuriyetimizi istikbale, dünya milletleri arasında hak ettiği yere taşımak için mücadele verirken, diğer yandan bizi millet yapan kadim değerlerimizi daima canlı tutmaya ve yüceltmeye devam edeceğiz" dedi. Aydın Valisi Yakup Canbolat, 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Canbolat mesajında, "Çanakkale Zaferi, milletimizin sarsılmaz iradesinin, inancının, azminin, bağımsızlık mücadelesinin, kahramanlık ve fedakarlığının en güçlü nişanesi, Türk Milletinin asla esaret altına alınamayacağının da ilanıdır. 111. yıl dönümünü idrak ettiğimiz bu tarihi günde vatanı için hiç düşünmeden canlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle Çanakkale ’bugünümüzü kurtaran, maziye kahramanlığını ve büyüklüğünü iade eden, bu toprakları bize ebedi vatan yapan’ zaferin adıdır. Bu büyük zafer, milletimizin özgürlüğüne olan sarsılmaz bağlılığını tüm dünyaya göstermiş, Kurtuluş Savaşı’nın da meşalesini yakmıştır. Anadolu’nun dört bir yanından gelen kahramanlarımız, imkansızlıklar içinde canları pahasına vatan topraklarını savunarak ’Çanakkale Geçilmez’ sözünü tarihe nakşetmişlerdir. Bu eşsiz mücadele, yalnızca bir askeri başarı değil, aynı zamanda milletimizin birlik, beraberlik ve vatan sevgisi etrafında nasıl kenetlendiğinin de en açık göstergesidir. Çanakkale’de yazılan bu destan, nesilden nesile aktarılan bir bilinç ve sorumluluk mirası olarak bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır. Bilinmelidir ki, geçmişten aldığımız ilhamla, milletçe, şehitlerimizin bize bıraktığı mukaddes emanetin sorumluluğunun idraki olarak, her geçen gün aynı şuur ve inançla daha da yükseklere taşıma kararlılığını göstereceğiz. Bir yandan cumhuriyetimizi istikbale, dünya milletleri arasında hak ettiği yere taşımak için mücadele verirken, diğer yandan bizi millet yapan kadim değerlerimizi daima canlı tutmaya ve yüceltmeye devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milletimize bu eşsiz zaferin gururunu yaşatan, vatanımız, bağımsızlığımız, milli birlik ve bütünlüğümüz uğrunda canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum" ifadeleri yer aldı.
İstanbul 10 Adımda bayramı enerjik geçirin Ramazan ayı boyunca uzun süreli açlıklarla geçen günlerin ardından bayram, sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, tatlıların ve yemeklerin keyfini çıkardığımız özel bir dönem. Ancak uzun süreli açlık ve ardından gelen büyük porsiyonlar sindirim sistemini zorlayabilir. Medicana Sağlık Grubu’ndan Uzm. Diyetisyen Deniz Pirçek, bayramı sağlıklı geçirmek için 10 altın öneri paylaşıyor. Bayram, sevdiklerimizle bir araya gelmenin, tatlı ve özel yemeklerin keyfini çıkarmanın en güzel zamanı. Ancak uzun süreli açlık ve ardından gelen büyük porsiyonlar, mideyi ve metabolizmayı zorlayabilir; hazımsızlık, halsizlik ve kan şekeri dalgalanmaları gibi sorunlara yol açabilir. Uzm. Diyetisyen Deniz Pirçek, bayramı hem keyifli hem sağlıklı geçirmek için küçük porsiyonlarla sık sık beslenmenin, proteinden zengin kahvaltılarla güne başlamanın, sıvı alımını artırmanın, tatlı ve atıştırmalıkları bilinçli tüketmenin ve günlük hareketi ihmal etmemenin önemine değinerek, 10 adımda sağlık bayram önerilerini sıraladı: Azar azar, sık sık beslenin Bayramda tek seferde çok yemek yerine, gün içinde küçük porsiyonlarla beslenin. Mideniz uzun süreli açlıktan sonra büyük öğünlere alışık değildir; aşırı yemek hazımsızlık, mide ağrısı ve halsizliğe sebep olabilir. Besinleri iyice çiğneyin Yemekleri yavaş ve dikkatlice çiğnemek hem midenizi yormaz hem de tokluk hissinizi artırır. Hızlı yemek gaz, şişkinlik ve sindirim problemlerine yol açabilir. Kahvaltıyı atlamayın, proteinle başlayın Güne proteinden zengin bir kahvaltıyla başlamak enerjinizi yükseltir ve tokluk süresini uzatır. Örneğin; yumurtalı, bol sebzeli omlet, menemen veya yoğurtlu meyve gibi seçenekler hem doyurur hem de tatlı isteğinizi azaltır. Öğünleri atlamayın Düzensiz öğünler, kan şekerinizin ani düşüp yükselmesine yol açar. Bayram boyunca öğünlerinizi mümkün olduğunca ev yemekleriyle ve zamanında yapmaya özen gösterin. Su ve sıvı tüketimini artırın Ramazan süresince sıvı alımı azalmış olabilir. Günde 2-2,5 litre su içmeyi hedefleyin. Ayrıca ayran, şekersiz komposto, ev yapımı limonata, ıhlamur ve yeşil çay gibi doğal içecekler de iyi birer seçenek. Gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durun. Tansiyon ve şeker hastaları ile yaşlı bireyler fazla çay ve kahveden kaçınmalıdır. Tatlıyı bilinçli tüketin Bayram tatlıları cazip olsa da ölçüyü kaçırmayın. Küçük porsiyonlar, gün boyunca yeterli su ve lifli gıdalarla birlikte tüketildiğinde hem tatlı ihtiyacınızı karşılar hem de kan şekerinizi dengeler. Sağlıksız atıştırmalıklardan uzak durun Abur cubur ve hazır atıştırmalıklar, metabolizmayı zorlayabilir ve sindirim sorunlarına yol açabilir. Ara öğünlerde meyve, kuruyemiş veya yoğurt gibi sağlıklı alternatifleri tercih edin. Hareket etmeyi ihmal etmeyin Fiziksel aktivite, bayramda aldığınız kaloriyi dengelemeye yardımcı olur. Ağır spor yapmak zor olabilir; ama tempolu yürüyüşler, merdiven kullanmak ve ziyaretlere yürüyerek gitmek bile fark meydana getirir. Yavaşlayın, yemeğin keyfini çıkarın Bayram sofralarında acele etmeyin. Yavaş yemek, hem daha çabuk doymanızı sağlar hem de sindirimi kolaylaştırır. Her lokmayı iyice çiğneyin ve sofrada sohbeti de ihmal etmeyin. Dinlenmeyi unutmayın Bayram yoğun bir dönemdir; uyku ve dinlenme sindirimi destekler, kan şekeri ve enerji dengenizi korur. Kendinize yeterli uyku ve kısa molalar verin, böylece hem keyifli hem sağlıklı bir bayram geçirebilirsiniz.