POLİTİKA - 30 Nisan 2026 Perşembe 13:00

Bakan Kacır: "Türk gençliği, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’yi kararlılıkla inşa edecektir"

A
A
A
Bakan Kacır: "Türk gençliği, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’yi kararlılıkla inşa edecektir"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "İnanıyoruz ki Türk gençliği, ‘Yapamazsınız, başaramazsınız’ diyenlere inat, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’yi kararlılıkla inşa edecektir" dedi.


Bu yıl 57’ncisi düzenlenen 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması ve 20’ncisi düzenlenen 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın ödül töreni, ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törene Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Muhammet Bilal Macit ile TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın da katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan Bakan Kacır, teknoloji yolculuğuna katkı sunmak için emek veren tüm gençleri tebrik ederek, bu süreçte onlara rehberlik eden öğretmenlere ve ailelere teşekkür etti. Son 23 yılda Türkiye’yi dönüşümün öncü aktörlerinden biri haline getirdiklerini söyleyen Bakan Kacır, "Bugün üretim kabiliyetini çeşitlendirmiş, sanayi altyapısını güçlendirmiş, Ar-Ge ve yenilik ekosistemini derinleştirmiş bir Türkiye var. Türkiye Yüzyılı’nı vizyondan gerçeğe dönüştürme yolculuğunda emin adımlarla durmaksızın ilerleyen bir Türkiye var. Dosta güven, düşmana korku veren bir savunma sanayii inşa etmiş, yerli otomobilini geliştirerek milletimizle buluşturmuş, gözlerini ufkun ötesine diken, insanlı uzay misyonlarını gerçekleştiren, uydularını, uzay araçlarını yerli ve milli imkanlarla geliştiren bir Türkiye var" diye konuştu.



"Gençlerimizin fikirlerini ürüne dönüştürebilecekleri bir iklim için var gücümüzle çalışıyoruz"


İdeolojik çıkmazlara hapsolmayan, cesur ve meraklı bir neslin yetiştiğini dile getiren Kacır, "Pek çok gelişmiş Avrupa ülkesine nazaran 10-15 yaş genç olan nüfusumuzla bu açıdan büyük bir avantaja sahibiz. TEKNOFEST kuşağı olarak adlandırdığımız bu nesil, hayatın sorunlarına çözüm üretmenin, teknoloji geliştirmenin, ülkesine ve insanlığa değer katmanın en güçlü araçlarından biri olarak bilimi görüyor. Türkiye Yüzyılı’nda hedeflediğimiz tam bağımsız bir Türkiye için yılmadan, pes etmeden azimle yoluna devam ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak gençlerimizin özgürce hayal kurabilecekleri, özgüvenle adım atabilecekleri ve fikirlerini ürüne dönüştürebilecekleri bir iklim için var gücümüzle çalışıyoruz" açıklamasında bulundu.



"Araştıran, üreten, hayallerini projeye dönüştüren tüm kardeşlerimiz, bizim gönlümüzde çok kıymetlidir"


Yarışmaya değinen Bakan Kacır, "Bu yıl yarışmalarımıza ortaokul kategorisinde 30 bin 960 öğrencimiz 19 bin 437 projesiyle; lise kategorisinde ise 52 bin 96 öğrencimiz 29 bin 739 projesiyle başvurdu. Bu tablo, gençlerimizin ’Milli Teknoloji Hamlesi’ ve Türkiye Yüzyılı’nı bilimle inşa etme vizyonumuza ne denli kuvvetle sarıldığını, bu ideali ne kadar sahiplendiğini açıkça ortaya koyuyor. Bugün de burada bölge aşamasını başarıyla geçerek finale kalmaya hak kazanan 396 projenin sahibi 882 öğrencimizle birlikteyiz. Ödül alsın ya da almasın araştıran, üreten, hayallerini projeye dönüştüren tüm kardeşlerimiz, bizim gönlümüzde çok ama çok kıymetlidir" şeklinde konuştu.



"Eğitim hayatınızın her aşamasında yanınızdayız"


Bakan Kacır, çocukların hayallerini gerçeğe dönüştürebilmesi için tüm imkanlarla yanlarında olacaklarının altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti:


"Bizler, eğitim hayatınızın her aşamasında projelerinizi geliştirmeniz, fikirlerinizi olgunlaştırmanız ve onları ülkemize değer katacak çalışmalara dönüştürmeniz için her daim yanınızdayız. Ulusal ve Uluslararası Yarışma Katılım Desteği’yle takım olarak geliştirdiğiniz projeleri ulusal ve uluslararası yarışmalara taşımanıza, tecrübe kazanmanıza imkan tanıyoruz. TÜBİTAK Stajyer Araştırmacı Burs Programı (STAR) ile genç araştırmacılarımızın Ar-Ge ve inovasyon dünyasında aktif rol üstlenmelerini sağlıyoruz. Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı ile ön lisans ve lisans öğrencilerimizin proje hazırlama kültürlerini geliştiriyoruz. Bu yıl sonuna kadar sayılarını 100’e çıkaracağımız Milli Teknoloji Atölyeleri ile gençlerimizin teorik bilgiyi pratiğe dönüştürdüğü, takım ruhuyla üretim yaptığı ve yenilikçi projeler geliştirdiği fiziki altyapıyı üniversitelerimizde, bilim merkezlerinde tesis ediyoruz. Üniversitelerimizdeki teknoloji kulüplerini tek çatı altında toplayan ‘Milli Teknoloji Kulüpler Birliği Programı’yla gençlerimizin birlikte üretmelerini ve disiplinler arası çalışmalar gerçekleştirmelerini destekliyoruz."



"Türk gençliği, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’yi kararlılıkla inşa edecektir"


Gençlerin sadece araştıran ve geliştiren bireyler değil, aynı zamanda bu fikirleri katma değere dönüştüren birer girişimci olmalarını arzu ettiklerini anlatan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:


"TÜBİTAK Bireysel Genç Girişim Programı-BiGG, sizlerin daha üniversite sıralarındayken girişimcilik ekosistemiyle tanışmanıza, yenilikçi iş fikirlerinizi olgunlaştırmanıza ve teknoloji tabanlı girişimlere dönüştürmenize imkan sağlıyor. Bu programla gençlerimize yalnızca maddi destek sunmuyor, aynı zamanda eğitim, mentorluk, iş modeli geliştirme ve ticarileşme süreçlerinde de yol arkadaşlığı yapıyoruz. İstiyoruz ki bugün proje yarışmalarında filizlenen fikirleriniz, yarın üniversite laboratuvarlarında gelişsin; teknoloji kulüplerinde güçlensin; girişimcilik programlarımızla ürüne, hizmete ve yüksek katma değerli teknoloji girişimlerine dönüşsün. İnanıyoruz ki Türk gençliği, ‘Yapamazsınız, başaramazsınız’ diyenlere inat, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’yi kararlılıkla inşa edecektir."


Bakan Kacır, konuşmasının ardından birinci olan öğrencilere ödüllerini takdim etti ve onlarla fotoğraf çektirdi.



Bakan Kacır: "Türk gençliği, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’yi kararlılıkla inşa edecektir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak 19 saniyelik çifte cinayet davasında sanığa iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Zonguldak’ta boşanma aşamasındaki eşi Tülay Ündeş’i ve kayınvalidesi Zaide Alkaç’ı sokak ortasında 19 saniyede av tüfeğiyle öldüren sanık Yusuf Ündeş’in yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü. Mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık için iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmaya, tutuklu sanık Yusuf Ündeş cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşma salonunda maktullerin ailesi ile taraf avukatları katıldı. "‘Toprak toprak, Mezar Mezar’ derdi" Öldürülen Tülay Ündeş’in kardeşi Ayşe D., duruşmada tanık olarak dinlendi. Ablasının 9 aydır boşanmaya çalıştığını ve cinsel şiddet dahil her türlü şiddete maruz kaldığını belirten tanık, "Ablam yaşadıklarından ötürü 2025 yılında intihara kalkıştı, hastanede tedavi gördü. Sanık ablama üstü kapalı ’boşan da göreyim’ diyordu" dedi. Diğer tanık komşu Hayriye K. ise maktulün vücudundaki çürüklere bizzat şahit olduğunu ifade ederek, "Arkadaşım boşanmak istediğini söylediğinde sanık ona sürekli ’mezar mezar, toprak toprak’ derdi" şeklinde konuştu. "Bizi bir kere bile desteklemedi, yalan söylüyor" Sanık Yusuf Ündeş savunmasında eşine şiddet uygulamadığını öne sürüp cinayeti küçük oğlunun kendisine saldırmasına bağlayarak, "15 yaşındaki çocuğumun baba katili olmaması için eşimle kayınvalideme yalvardım. Bana ’öleceksin’ lafı üzerine tüfeği aldım, sonrasını hatırlamıyorum" iddiasında bulundu. Babasının bu sözlerine tepki gösteren küçük oğlu U.Ü. ise, "Babam bize baktığını söylüyor ama bunların hepsi yalan. Maaşından bize 10 lira bile vermedi. 13-14 yaşındaki bir çocuk olarak ona nasıl zarar verebilirim? Şikayetçiyim" dedi. Ailenin diğer üyeleri de önceki beyanlarını tekrarlayarak sanığın cezalandırılmasını istedi. Mütalaasını açıklayan savcıdan iki kez ağırlaştırılmış müebbet talebi Katılanlar vekili, olayda tahrik indirimi uygulanamayacağını, sanığın 19 saniyede cinayeti işlediğini ve bunun tasarlanarak gerçekleştirildiğini belirterek indirim uygulanmaksızın en üst sınırdan ceza istedi. Sanık avukatı ise müvekkilinin oğlunun saldırılarına uğradığını ve olayın bu sebeple yaşandığını savundu. Mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Yusuf Ündeş’in eşe ve kadına karşı kasten öldürme (suçlarından iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ile cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanık avukatının ek tanık dinletme talebini dosyaya yenilik katmayacağı gerekçesiyle reddetti. Sanık avukatına mütalaaya karşı savunma hazırlaması için süre veren heyet, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Balıkesir Eroğlan Mahallesi sağlık üssüne kavuşuyor Edremit’in hızla gelişen bölgelerinden Eroğlan Mahallesi’nde, uzun süredir beklenen Aile Sağlığı Merkezi projesinde inşaat süreci resmen başladı. Modern mimarisi ve engelli dostu tasarımıyla dikkat çeken merkezin, herhangi bir siyasi ayrım gözetmeksizin yürütülen ortak çalışma kültürüyle Eylül ayında hizmete girmesi hedefleniyor. Balıkesir’in Edremit ilçesi Eroğlan Mahallesi’nde, bölge halkının sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracak olan Aile Sağlığı Merkezi projesinin temelleri atıldı. Osmangazi Caddesi üzerinde, 668 metrekarelik bir arsa üzerine inşa edilen tesis, yaklaşık 460 metrekare kapalı kullanım alanıyla modern bir sağlık kompleksi olarak tasarlandı. Zemin ve birinci katlardan oluşan merkez, ilk etapta 4 hekim kapasitesiyle hizmete başlayacak olsa da bölgenin artan nüfus yoğunluğu dikkate alınarak 6 hekim kapasitesine kadar genişleyebilecek bir altyapıyla projelendirildi. İnşaat alanındaki çalışmaları yerinde inceleyen Edremit İlçe Sağlık Müdürü Refik Budak ve Eroğlan Mahallesi Muhtarı Mehmet Ali Arslan, projenin teknik detayları ve önemi hakkında bilgiler paylaştı. Yatırımın bölge için hayati bir önem taşıdığını vurgulayan Muhtar Arslan, iki yıllık yoğun bir çabanın meyvelerini almaya başladıklarını ifade etti. Arslan, projenin hayata geçirilmesinde yer tahsisi desteği veren Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş başta olmak üzere; Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey’e, yerel yönetimlere ve bürokratlara teşekkür ederek, çalışmanın tam bir "hizmet birliği" içerisinde yürütüldüğünün altını çizdi. Engelli erişimine uygun girişleri, standart hasta kabul alanları ve asansör sistemiyle donatılacak olan bina, çağdaş sağlık hizmeti standartlarını mahalleye taşıyacak. Mahalle sakinlerinin birinci basamak sağlık hizmetlerine konforlu bir şekilde ulaşmasını sağlayacak olan merkezin, özellikle yaşlı ve engelli vatandaşlar için büyük kolaylık oluşturması bekleniyor. Nisan ayı itibarıyla hız kazanan inşaat çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğü ve bir aksilik yaşanmaması durumunda Eylül ayı içerisinde doktor atamalarının tamamlanarak merkezin resmen hizmete açılacağı bildirildi.
Samsun Uyku apnesi kalp krizi ve inme riskini artırıyor Uyku apnesinin birçok hastalığın temel nedenlerinden biri olduğuna dikkat çeken Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, "Kuvvetli baş ağrısı, cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, kalp krizi, inme, depresyon gibi problemler, uyku apnesinin neden olabileceği sıkıntılar arasındadır. Bunlar çok ciddi sorunlar olduğu için mutlaka böyle şikâyetleri olan kişilerin uyku apnesi yönünden testler yaptırması, uzman doktorları ziyaret etmesi gerekmektedir" uyarısında bulundu. Dünya Uyku Günü dolayısıyla "uyku apnesi" hakkında bilgiler veren Liv Hospital Samsun Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, hastalığın en önemli belirtisinin horlama olduğuna dikkat çekerek, "Bazen yan odalarda uyuyanlar bile hastanın uyku apnesi durumunu anlayabilir. Kişinin uyurken solunumunun durmasını ise yanında yatan kişi fark eder. Uyku apnesi belirtilerinden bir diğeri ise gündüz uyuklama durumudur. Hasta gece boyunca bahsedilen uykuda nefesin durması, horlama gibi faktörler yüzünden uyku düzenini kaybeder. Hasta sabah kalktığında yorgun ve bitkin bir şekilde kalkacaktır. Kaliteli uyku olmadığı için de hasta gündüz uyuklama halindedir" dedi. Opr. Dr. Karadavut, uyku apnesinin sebep olduğu problemleri ise şöyle sıraladı: "Uyku apnesi yaşayan hasta, uykusunu yeterli ve düzenli olarak alamadığı için sabah kalktığı zaman ciddi bitkinlik, yorgunluk hali yaşar. Hasta uykusunu tam alamaz. Buna bağlı olarak sinirli olma, konsantre olamama durumları da kendini gösterir. Ciddi baş ağrısı yakınmaları vardır, gece boyunca sık sık idrara çıkma söz konusudur. Uygunsuz yerlerde uyuma vardır. Bu da hastanın iş ve okul performansını ciddi oranda azaltır." Tedavide yüksek hava basıncı uygulanabilir Tedaviyle alakalı da bilgilendirmelerde bulunan Opr. Dr. Yunus Karadavut, "Uyku apnesi, birçok hastalığın temel nedenlerinden biridir. Kuvvetli baş ağrısı, cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, kalp krizi, inme, depresyon gibi problemler uyku apnesinin neden olabileceği sıkıntılar arasındadır. Bunlar çok ciddi sorunlar olduğu için mutlaka böyle şikâyetleri olan kişilerin uyku apnesi yönünden testler yaptırması, uzman doktorları ziyaret etmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki uyku apnesi tedavisi olmayan bir hastalık değildir. Yüksek derecede uyku apnesi için pozitif hava basıncı tedavisi uygulanmaktadır. Yukarıda bahsedilen belirtileri taşıyan kişilerin mutlaka kulak burun boğaz konusunda uzmanlaşmış kişilere görünmeleri gerekmektedir" diye konuştu. Bu hastalıklar uyku sorunlarına yol açıyor Opr. Dr Yunus Karadavut, uyku sorunlarına yol açan hastalıklara dikkat çekerek, "Depresyon ve kaygı bozuklukları, astım ve akciğer hastalıkları, kalp yetmezliği, kronik böbrek yetmezliği, fibromiyalji, parkinson, MS, kas hastalıkları ve ALS gibi bazı hastalıklar farklı tiplerde uyku sorunlarına yol açabilmektedir. Ek olarak Covid-19 hastalarında uyku apne riski yüksek bulunan vakalarda klinik seyrin, düşük riskli gruba göre iki kat daha ağır geçtiği gözlemlenmiştir. Uyku apne tanı ve tedavisinin daha etkin bir şekilde yapılmasıyla bu risklerin de azaltılabileceği kanısındayız" dedi. Bu belirtilerde hemen doktora başvurun Hangi belirtilerde doktora başvurulması gerektiğine de değinen Dr. Karadavut, "Uykuya dalmakta zorluk, nedensiz şekilde sık uyanma, sabah çok erken saatte uyanıp bir daha uyuyamama, gece en az bir kez tuvalet ihtiyacıyla uyanma, uykuda terleme, uykuda sık pozisyon değiştirme veya sık hareket etme, sabah dinlenmemiş ve yorgun uyanma, gündüz yorgunluğu, gün içinde uyku ihtiyacı veya uyuklama, zihinsel aktivitelerde giderek bozulma, normal beslenmeye karşın giderek kilo alma, sebepsiz mizaç bozuklukları, sinirlilik ve gerginlik gibi önemli problemler olduğunda mutlaka bir doktora başvurulmalıdır" diye konuştu.