ÇEVRE - 23 Ocak 2026 Cuma 12:22

Bakan Kurum: "Milletin aklını karıştırmak adına ‘Faizle satılıyor’ demenin kime ne faydası var?"

A
A
A
Bakan Kurum: "Milletin aklını karıştırmak adına ‘Faizle satılıyor’ demenin kime ne faydası var?"

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bakan Kurum, muhalefetin ‘deprem konutlarının faizle ve yüksek fiyatla vatandaşa satılacağı’ yönündeki iddialarını yalanladı. Bakan Kurum, "Geriye dönüp baktığınızda Antalya ortada. İzmir ortada. Faizsiz şekilde ödeme sistemi var. Hal böyleyken sırf milletin aklını karıştırmak adına ‘efendim faizle satılıyor’, veya bunlarla ilgili ‘bu bedeller alınıyor’ demenin kime ne faydası var? Burası hepimizin ülkesi. Hepimiz sahip çıkacağız. Hepimiz doğruları konuşacağız. Deprem konutları 2 yıl ödemesiz, 18 yıl faizsiz ve sabit oluyor" dedi.


"Deprem konutları 2 yıl ödemesiz, 18 yıl faizsiz ve sabit"


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda yaptığı sunumun ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Muhalefetin ‘deprem konutlarının faizle ve yüksek fiyatla vatandaşa satılacağı’ yönündeki iddialarını yalanlayan Bakan Kurum, "Geriye dönüp baktığınızda Antalya ortada. İzmir ortada. Elazığ, Malatya, Van. 300 lira aidatla, faizsiz şekilde ödeme sistemi var. Hal böyleyken sırf milletin aklını karıştırmak adına ‘efendim faizle satılıyor’, veya bunlarla ilgili ‘bu bedeller alınıyor’ demenin kime ne faydası var? Burası hepimizin ülkesi. Hepimiz sahip çıkacağız. Hepimiz doğruları konuşacağız. İnsan Hakları Komisyonu’na bu sunumu yaparken oradaki depremzede vatandaşlarımızın haklarını savunmak zorundayım. Oradaki emekçinin hakkını savunmak zorundayım. Eğer haksa orada 200 bin adam gece gündüz çalıştı. Deprem konutları 2 yıl ödemesiz, 18 yıl faizsiz ve sabit. Sabit oldukça zaten faizsiz oluyor" dedi.


"Sayın vekilim; Gittiniz mi, gördünüz mü Hatay’ı?"


Bakan Kurum, muhalefet vekillerinin deprem konutları ile ilgili sorularına da cevap verdi: ‘Deprem konutları teslim edilmedi’ diyen bir vekilimiz var. Şimdi sayın vekilim; gittiniz mi, gördünüz mü Hatay’ı? Hatay’a bir gidin. Hatay yerle bir olmuştu. Antakya’sı, Defne’si, Samandağ’ı. Şimdi biz gitmişiz. Gördünüz mü diye o yüzden söylüyorum; şimdi Antakya’da biz ne kadar yapıyoruz biliyor musunuz? Antakya’da hak sahibi olan Hatay genelinde 155 bin. Biz ne yapıyoruz? 200 bin yapıyoruz. Peki biz neyi teslim ettik? Çünkü 11 ilde bunu bilmenizde fayda var. Yani bazı partiler bunu bilmeksizin sadece eleştiri yapmak üzerinden konuşuyor ama gerçekten detayı bilerek konuşmak lazım. Biz deprem bölgesinde sosyal konutları da sayarsanız 680 bin bağımsız bölüm yapıyoruz. Bakın; bunun 80 bini sosyal konut. Çıkın onu, 600 bin. Şu an 600 bin konut yapılıyor. Ama Yerinde Dönüşüm ama kentsel dönüşüm ama işte devletimizin desteğiyle yapılan konut Hak sahibi kaç? 455 bin. Hak sahibinin konutunu bitirmişiz, vermişiz. Hak sahibi yaptığımız konutların dışında vatandaşımız (Yerinde Dönüşüm Desteği ile) evini dönüştürsün, orta hasarlı evlerini dönüştürsün diye desteklemişiz. Orta hasara devletin destek verdiği tarihte yok. Gitmişiz demişiz ki; o da dönüşsün. Ona da katkı sunmuşuz.


"Avrupa’da bir ülke gösterin devlet olarak yılda 50 bin konut yapmış olsun"


Türkiye’nin ev sahipliği oranını artırma için dünya genelinde örnek olacak bir sosyal konut anlayışı ile projeler yürüttüğünü ifade eden Bakan Kurum şunları söyledi: Yani ev sahipliği oranını arttırmalı mıyız? Arttırmalıyız ama Avrupa’yla kıyas ederken Avrupa’da nüfusun artmadığını da ifade etmek lazım. Şimdi Türkiye’de nüfus artışı halen devam ediyor. Biz bu artışın az olmasından da şikayetçiyiz. Yani daha fazla olsun istiyoruz. Şimdi oradaki bakışla buradaki farklı. Dolayısıyla elmayla elmayı kıyaslamak lazım. Yani Avrupa’da bir tane ülke gösterin Almanya da dahil devlet olarak yılda 50 bin konut yapmış olsun. Bırakın 500 bini 50 bin konut yapan bir tane ülke gösterin. Bakın 2002’de iktidar olmuşuz. Bugüne gelmişiz. 1 milyon 750 bini teslim etmişiz. 500 bin yeniden açıklamışız. Ne oldu? 2 milyon 250 bin. 2,5 milyon konutu bu devlet dönüştürmüş.


"İlk Evim-Arsa’da 120 bin hak sahibinin imar planları yapıldı"


Bakan Kurum, İlk Evim İlk İş Yerim ve İlk Evim Arsa projelerine ilişkin de bilgi vererek, "İlk Evim İlk İş Yerim’de 250 bin yapacaktık, 260 bin konutun inşası başladı. Başlamayan bir konut inşası yok. İlk Evim-Arsa’da 235 bin hak sahibi için süreç yürütülüyor. 120 bin hak sahibinin imar planları yapıldı ve burada da arsaların teslimi yapılıyor" şeklinde konuştu.


(HÖ-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.