GÜNDEM - 07 Ocak 2025 Salı 17:36

Bakan Kurum: "Söz verdiğiniz aksiyonları yapmazsanız Marmara’yı kaybederiz"

A
A
A
Bakan Kurum: "Söz verdiğiniz aksiyonları yapmazsanız Marmara’yı kaybederiz"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Marmara Denizi Eylem Planı’nın en önemli maddelerinin, belediyeler tarafından hayata geçirilmediğini belirterek, “Siyaseten gündemler peşinde koşarak kendinizi bir süre kurtarabilirsiniz ama söz verdiğiniz aksiyonları yapmazsanız Marmara’yı kaybederiz" dedi.

TOBB Deniz Ticaret Odaları Konsey toplantısı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar ve konsey üyelerinin katılımı ile TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleşti.

“Ekonomimizin büyümesinde, denizcilik sektörümüzdeki gelişmelerin büyük payı vardır”

Deniz Ticaret Odaları Konseyinin hükümet ile yaptığı istişarelerin olumlu netice verdiğini aktaran TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Tersanelerimiz, yat limanı sayımız ve tekne bağlama kapasitemiz önemli ölçüde artırıldı. Tersanelerin kira süresi uzatıldı. Gemi inşa sanayiinde, dünyada tanınan marka haline geldik. Her türlü gemiyi, anahtar teslim yapacak kapasiteye ulaştık. Sadece kendimize yeterli olmanın ötesinde, bütün dünyaya her tür gemi ihraç etmeye başladık. Özetle, Türk denizciliği, iyi bir ivme yakaladı. Ülkemizin yıldız sektörlerinden biri haline geldi. Türk sahipli gemi filomuz yaklaşık 52 milyon ton ile dünyada 11. sıraya yükseldi. Ülkemiz ihracatının tonaj olarak yaklaşık 90’ını, değer olarak da yüzde 56’sını, yani 145 milyar dolar değerinde tarım ve sanayi ürünümüzü, denizyoluyla gönderiyoruz. Ekonomimizin neredeyse 14 senedir kesintisiz büyümesinde, denizcilik sektörümüzdeki gelişmelerin büyük payı vardır. Zira ulaşım olmadan, ne fabrika çalışır, ne de ürünler pazara ulaşır” diye konuştu.

“Denizyolu taşımacılığı, küresel ticaret açısından hayati öneme sahiptir”

Hedefin yakalanan performansı devam ettirmek ve artırmak olması gerektiğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, “2024 yılında küresel ticaret hacmi, önceki seneye göre 1 trilyon dolar arttı ve 33 trilyon dolara ulaşarak tarihi zirvesini gördü. 2025’de de artmaya devam edeceği tahmin ediliyor. Bunun da büyük kısmı denizyollarından geçiyor. Dolayısıyla denizyolu taşımacılığı, küresel ticaret açısından hayati öneme sahiptir. Biz de bundan payımızı almalıyız. Bunun için de, dünyada ilk 10 ülke arasına girme hedefimiz doğrultusunda, kamu ve özel sektör olarak, birlikte çalışmayı sürdürmeliyiz. Küresel ticarette en stratejik sektör konumundaki denizciliği, milli varlığımız ve milli servetimiz olarak görmeliyiz” dedi.

Bakan Kurum, konseyle denizlere dair ticareti ve koruma çalışmalarının konuşulduğunu dile getirerek, “Deniz ticareti; tarihin bütün dönemlerinde ülkelerin geleceği için çok büyük önem arz etmiştir. Deniz yolları üzerinde hâkimiyet kuran devletler, daima güçlü olmuştur. Türk milleti olarak; 1081 yılında Çaka Bey ile başlayan denizcilik tarihimiz neredeyse 10 asırlık bir geçmişe sahiptir. Denizlerimizdeki güçlü geçmişimizi bugün aynı ruhla temsil etmenin gururunu yaşıyoruz. Denizlerimizin önümüzdeki 50 yılını 100 yılını ilgilendiren adımlar atıyoruz. Bakanlık olarak Türkiye Yüzyılı Vizyonumuz çerçevesinde denizlerimizin korunması adına yenilikçi projeleri bir bir uyguluyoruz. Denizel alanlarda yürütülecek çalışmaların etkinliğini ve verimliliğini artırmak için Sürdürülebilir Mavi Ekonomi Planı ve Deniz Saha Planlamasını hayata geçiriyoruz. Sıfır Atık Mavi Hareketiyle; Mavi Vatanımızın 50-100 yıllık temiz geleceğini garanti edeceğine inandığımız Mapa-Şamandıra Projemize başlıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Söz verdiğiniz aksiyonları yapmazsanız Marmara’yı kaybederiz”

İzmit körfezinde Avrupa’nın en kapsamlı çevre ve denizcilik projesinin titizlikle yürütüldüğünü belirterek, “Tam da bu noktada, Marmara Denizi’ne kıyısı olan belediyelerimize çağrımızı yinelemekte fayda görüyorum. Bakın biz 22 maddeden oluşan Marmara Denizi Eylem Planımızı açıkladık. Ancak bu eylemlerin en önemli maddelerini belirlediğimiz ve belediyelerimiz tarafından yapılması gereken projelerin hala hayata geçirilmediğini, tek bir adım atılmadığını görüyoruz. Biliyorsunuz şu anda Marmara Denizi genelinde, deniz yüzeyinden 5 ila 25 metre arasında değişen derinliklerde müsilaj oluşumu tespit edildi. Bakanlık olarak 25 Aralık 2024’te tekrar harekete geçtik. Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu’nu Ankara’da topladık. Toplantıda yerine getirilmeyen 3 önemli maddeden biri olan ileri biyolojik atık su arıtma tesislerinin eksikliğini hocalarımız tekrar tekrar vurguladılar. Şu anda mevcut tesislerin İleri arıtmaya dönüşüm oranının maalesef sadece yüzde 0.7 ile sınırlı kaldığına dikkat çektiler. Buradan belediyelerimize diyoruz ki, ‘lütfen, hep birlikte, ortak akılla imza altına aldığımız 22 Maddelik Marmara Denizi Koruma ve Eylem Planı’nı artık uygulayalım, millete verdiğimiz sözleri tutalım. Şu ana kadar belediyeler olarak üzerinize düşen görevleri tam olarak yapmadınız. Lütfen vakit çok geç olmadan milletimize ve doğamıza verdiğiniz sözleri yerine getirin. Müsilaj ve benzeri sorunların yeniden yaşanmaması için söz verilen atıksu arıtma tesislerini artık yapın. Yine söz verdiğiniz gibi, var olan tesislerin standartlarını artık yükseltin.’ Ben eylem planını açıklarken de ifade ettim. Buradan da ifade ediyorum. Marmara Denizi’ne bir litre bile kirli su girmesine izin veremeyiz, vermeyeceğiz. Herkes, artık kendi sorumluluk alanına girmeyen, kendisini hiç ilgilendirmeyen devlet projeleriyle uğraşmayı bırakmalıdır. Herkes kendi işine odaklanmalıdır. Milleti farklı gündemlere yönlendirip, kendi sorumluluk alanını gizlemekten, gözlerden uzak tutmaktan vazgeçmeli; işlerini ertelememelidir. Siyaseten bu tarz gündemler peşinde koşarak kendinizi bir süre kurtarabilirsiniz ama söz verdiğiniz aksiyonları yapmazsanız Marmara’yı kaybederiz” diye konuştu.

Oğuzhan Halil Özbek - Tolga Başer

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da Kadir Gecesi’nde kutsal emanetlere yoğun ilgi Çorum Belediyesi’nin ev sahipliğinde ve Bedesten’de sergilenen kutsal emanetler Kadir Gecesi’nde vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Çorum Belediyesi öncülüğünde "Kutsal Emanetler Sergisi" Ramazan ayının ve Kadir Gecesi’nin manevi atmosferinde ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. 17 Mart tarihine kadar Bedesten’de ziyarete açık olacak olan sergi, 3 gün boyunca iftardan önce 13.00-18.00, iftardan sonra 20.00-23.00 saatleri arasında vatandaşların ziyaretine sunuluyor. Sergide, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (Sallallahu teala aleyhi ve sellem) ait Sakal-ı Şerif, Saç-ı Şerif ve Nal-ı Şerif gibi önemli emanetlerin yanı sıra Mescid-i Nebevi ve Kabe örtüleri, Kabe’nin anahtarı, Osmanlı dönemine ait nişaneler ve daha birçok kıymetli eser yer aldı. Yoğun katılımın sağlandığı sergide vatandaşlar İslam’a ait değerleri bir arada görebilme fırsatı yakaladı. Kılınan teravih namazının ardından eşiyle birlikte kutsal emanetleri görmeye gelen Metin Göktepe, "Aydan hayırlı olan Kadir Gecesi bütün İslam alemine hayırlı ve uğurlu olsun. Kutsal eserlerle beraber belediyemiz bizi faydalandırdığı için çok teşekkür ediyoruz" dedi. Çorumlu vatandaşlara manevi atmosferden nasibini almaları gerektiğini söyleyen Hayrettin Köybaşı, "Bu mübarek Kadir Gecesi’nde camilerde ibadetlerimizi yaptıktan sonra ziyaret edelim dedik. Kutsal emanetlerin feyzinden, bereketinden, kokusundan faydalanalım dedik. Bütün Çorum halkının buraya gelerek bu manevi atmosferden nasibini almasını diliyoruz" diye konuştu. Katılım sağladığı sergide bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Hüseyin Emre Erkoç, "Güzel bir katılım yani ben gayet etkilendim içeride kaldığımı söylüyorum. Osmanlı döneminden kalma eşyalar, Peygamber Efendimizin eşyalarını gördük. Yani gayet mutlu olduk böyle bir durum olduğunu ve bu etkinlikten" şeklinde ifade etti. Sergilenen hatıraları yerinde görmek için katılım sağladığını söyleyen Haktan Öncel, "Peygamber Efendimiz’in saçı ve sakalı şerifini görmek için ve onun döneminden kalan hatıraları görmek için buradayım. Atmosfer gerçekten çok güzel. Arkadan gelen ilahi sesi buraya huzurlu bir ortam katıyor" dedi.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Müslümanlar olarak tefrikanın, rekabetin, görüş ayrılıklarının bize güç kaybettirmesine engel olmamız gerekiyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müslümanlar olarak tefrikanın, rekabetin, görüş ayrılıklarının bize güç kaybettirmesine engel olmamız gerekiyor. Asırlardır süre gelen tartışmaları imtihan günlerinden geçtiğimiz bu kritik süreçte, daha sonra çözüme bir kenara bırakmamız gerekiyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nın final bölümüne katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam eleminin zor dönemlerden geçtiğini belirterek dayanışma ve aklıselimi özellikle bu dönemde hakim kılmak zorunda olduklarını belirterek, "Uzak olmayan bir tarihte coğrafyamızda çiçeklerin açtığı, yüzlerin güldüğü kalplerin huzurla dolup taştığı o barış iklimini Müslümanlar olarak hep birlikte inşa edeceğiz" açıklamasında bulundu. "Dik duracağız, kimseden çekinmeden, korkmadan, eğilip, bükülmeden hakikati haykıracağız. Zalimin hasmı mazlumun dostu olacağız" Ramazan’ı ve Kadir gecesini zorlu şartlar altında ihya etmeye çalışan tüm Müslüman alenine dayanışma mesajlarını gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İmkanlar ne kadar kısıtlı, zalim ne kadar azgın, zulüm ne kadar şedid olursa olsun ümidini yitirmeyen dirayetle, metanetle, sabırla ve elbette izzet ve haysiyetle varoluş mücadelesi veren tüm kardeşlerimizin yanında olduğumuzu ve daima yanlarında olacağımızı bir kez daha ifade ediyorum. Bakınız burada özellikle içinde bulunduğumuz kasvetli günlerde şunu da altını çizerek sizlerle paylaşmak istiyorum; Yeise düşmek bize haram kılınmıştır. Müstekbir ve müstevliye boyun eğmek, zulme rıza göstermek bize yasaklanmıştır. Alemlerin Rabbinden umudumuzu asla kesmeyeceğiz. Bizi sürüklemek istedikleri karamsarlık girdabına kesinlikle düşmeyeceğiz. Gücümüz yetiyorsa elimizle, yetmiyorsa dilimizle kötülüklere karşı koyacağız. Onu da yapamıyorsak hiç olmazsa kalbimizle buğz edeceğiz. Dik duracağız, kimseden çekinmeden, korkmadan, eğilip, bükülmeden hakikati haykıracağız. Zalimin hasmı mazlumun dostu olacağız. Filistin’de, Lübnan’da, Sudan’da, Somali’de, Yemen’de, Arakan’da kalbimizin attığı elimizin uzandığı her yerde mazlumların, masumların, gariplerin, yetim ve öksüzlerin yanında olmaya inşallah devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. "Tilavetleriyle gönül bahçemizi yeşerten Kur’an bülbüllerini tebrik ediyorum" İ’lâ-yı Kelimetullah davasına gönül, veren kendisini bu yola vakfeden, ilmiyle ahlakıyla gayesiyle eserleriyle cehdi ve emeğiyle ümmete katkı sunan herkese saygı, sevgi ve şükranlarını ileten Erdoğan, "Rabbim hepsinden razı olsun onları cennetiyle, cemaliyle şereflendirsin. Bizleri de inşallah Efendimizin liva-ül hamd sancağı altında kendileriyle haşru cem eylesin. Birazdan ödüllerini takdim edeceğimiz, tilavetleriyle gönül bahçemizi yeşerten Kur’an bülbüllerini tebrik ediyorum. Aynı şekilde büyük finale katılan tüm karilerimizi, hafızlarımızı, hocalarımızı yürekten kutluyorum. 10. yaşını dolduran Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma yarışmasının daha nice seneler devam etmesini, bu müstesna organizasyonun hanelerimizi daha nice yıllar Kur’an sesleriyle tezyin etmesini diliyorum" ifadelerine yer verdi. "Rasul-i Kibriya Efendimizin tavsiyelerine harfiyen uyarak kalplerimize dokunan tüm kardeşlerimi ayrı ayrı tebrik ediyorum" Kuran-ı Kerim’in okunması konusunda dikkat edilmesi gerekenleri örnekler vererek hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Değerli dostlar hepimiz biliyoruz ki hafızayı beşer nisyan ile malüldür. Biz zaman zaman unutma gafletine düşsek bile hamdolsun gerçekten çok nasipli, şerefli, çok talihli bir milletiz. Rahmet elçisinin ‘kardeşlerim onlardır ki beni görmedikleri halde bana iman ederler’ lütfuna nail olmuş bir ümmetiz. Kim ne derse desin bu iltifatı kendimiz için en büyük şeref payesi olarak görüyor bu ümmetin, bu milletin, bu medeniyetin bir parçası olmakla daima iftihar ediyoruz. Öyle bir değerler manzumesini tevarüs ediyoruz ki bu kıymet havuzunda güzellik merkezi bir konumda yer alıyor. Zira insanın en güzel surette Ahsen-i Takvim üzere yaratıldığı kitabullah da zikrediliyor. Müslümanlar olarak canlı cansız her şeyin cümle kainatın Cenab-ı Allah tarafından en yüksek sanatla yaratıldığına biz iman ediyoruz. Nitekim Rabbimiz Zümer suresinde şöyle buyurmaktadır; ‘Allah sözün en güzelini, ayetleri güzellikte birbirine benzeyen ve hükümleri, öğütleri, kıssaları tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir.’ Evet şifa kaynağı rahmet vesilesi hidayet ve hayat rehberi Kur’an-ı Kerim şüphesiz sözlerin en güzelidir. Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde ‘şüphesiz ki Allah güzeldir ve güzelliği sever’ diyerek bu hakikati en yalın, en sade şekliyle ifade buyurmuştur. Şu hususta son derece dikkat çekicidir hadis kaynaklarımıza baktığımızda gönüller sultanının Kur’an-ı Kerim’in hızlı okunmaması konusunda ashabını ikaz ettiğini, Kelamullah’ın ahenkle, huşu ile tevşih ile hülasa güzel bir sesle tertil edilmesinden hoşnut olduklarını görüyoruz. Bu noktada Rasul-i Kibriya Efendimizin tavsiyelerine harfiyen uyarak kıraatleriyle tilavetleriyle o apaydınlık sesleriyle hem haşyetimizi artıran hem de kalplerimize dokunan tüm kardeşlerimi ayrı ayrı tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. "Müslümanlar olarak tefrikanın, rekabetin, görüş ayrılıklarının bize güç kaybettirmesine engel olmamız gerekiyor" İslam dünyası olarak çok dik bir yokuşu tırmanmak zorunda olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu; "Yakın çevremizden başlayarak bölgemizin ve gönül coğrafyamızın pek çok noktası bugün maalesef savaşlarla, krizlerle, acılarla boğuşuyor. Masum çocuklar, savunmasız insanlar, on binlerce kardeşimiz ardı arkası kesilmeyen bombalarla, kurşunlarla, saldırılarla şehit ediliyor. Bu yangının daha da büyümeden söndürülmesi, daha fazla insanın hayatını kaybetmemesi için hepimizin elini taşın altına koyması gerekiyor. Şunun altını özellikle çizmek durumundayım; Müslümanlar olarak tefrikanın, rekabetin, görüş ayrılıklarının bize güç kaybettirmesine engel olmamız gerekiyor. Asırlardır süre gelen tartışmaları imtihan günlerinden geçtiğimiz bu kritik süreçte, daha sonra çözüme bir kenara bırakmamız gerekiyor. Allah’ın ipine sımsıkı sarılarak birbirimize destek olmamız, birbirimizin yaralarına merhem olmamız gerekiyor. Dayanışma ve aklıselimi özellikle bu dönemde hakim kılmak zorundayız. Şunu hiçbirimiz unutmamak mecburiyetindeyiz; Bir asır önce yazılan kirli ve kanlı senaryoların bugün tekrar sahnelenmesine izin verirsek bunun vebalini ne biz ne de bu oyuna gönüllü ya da gönülsüz figüranlık edenler asla taşıyamaz. Şayet bölgemizde akan kanı durdurmak, annelerin, çocukların, masumların gözyaşlarını silebilmek, acının ve hüznün olmadığı müreffeh bir gelecek inşa etmek istiyorsak vahdet bilincimizi canlı tutacağız. Rehberimiz, kılavuzumuz, önderimiz, efendimiz, ‘mümin, mümin kardeşi için birbirine sımsıkı kenetlenmiş tuğlalardan oluşan bir bina gibidir’ buyuruyor. İşte bu ruha, bu idrake, bu bilince, dört elle sarılmamız, bu binada en küçük bir hasarın oluşmaması, eksik ve gediğin açılmaması için ne gerekiyorsa yapmamız boynumuzun borcudur. Aksi takdirde ‘böl, parçala, yönet’ planlarının Allah muhafaza kurtulamayız. Mevlana hazretlerinin hikmet dolu şu sözlerini kendimize rehber edinmeli bir an olsun aklımızdan çıkarmamalıyız. O büyük Gönül Sultanı şöyle diyordu; ‘Bu dünyaya ayırmaya, bölmeye gelmedik. Biz bölüneni birleştirmeye, kırılanı tamir etmeye geldik.’ Biz bir imtihan vesilesi olan dünyaya, Cenab-ı Allah’a kulluk yapma yanında aynı zamanda işte bunun için geldik. İslam aleminin bugün muhtaç olduğu bilinç kesrette vahdet olmaktır. Ezeli ve ebedi kardeşliğimizi her şart altında düzeltmektir. Bu noktada hem millet hem de İslam dünyası olarak hepimizin üzerine düşen mesuliyeti en güzel şekilde yerine getireceğine ben şahsen gönülden inanıyorum. Burada şunu tüm kalbimle ifade ve ilan etmek istiyorum; Zifiri karanlıkların inşallah kardan aydınlık günlere dönüşeceği dönemler yakındır. İnşallah uzak olmayan bir tarihte coğrafyamızda çiçeklerin açtığı, yüzlerin güldüğü kalplerin huzurla dolup taştığı o barış iklimini Müslümanlar olarak hep birlikte inşa edeceğiz. Burada bulunan siz değerli kardeşlerime baktıkça bu inancımın daha da pekiştiğini daha da güçlendiğini ayrıca ve özellikle ifade etmek istiyorum. Rabbim hepimizin yar ve yardımcısı olsun diyorum."
Kocaeli Başkan Büyükakın: "Kocaelispor çok daha iyi yerlerde olacak" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Hodri Meydan Taraftarlar Derneği tarafından düzenlenen iftar programında Kocaelispor’a ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Kocaelispor çok daha iyi yerlerde olacak" dedi. Kocaelispor taraftar grubu Hodri Meydan Taraftarlar Derneği yönetimi tarafından düzenlenen iftar programı, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaelispor Başkanı Recep Durul, Teknik Direktör Selçuk İnan ve kaleci Gökhan Değirmenci katıldı. "En umutsuz zamanda takıma inandınız" "Olumsuz düşünmeyelim. Olumsuzluklar üzerine yoğunlaşırsanız bir adım bile ilerleyemezsiniz. Her zaman pozitif ve iyi olana bakın. Gençlerimizin Kocaelispor için duyduğu heyecana bakın. Taraftarlar, futbolcular, teknik heyet, yöneticiler bu takıma inandı. Bu takım için herkes asansör olur, bu sene tekrar düşer diyordu. Bu takım ligde inanılmaz işler başardı. Bunu tabi ki 12. futbolcusu yani taraftarıyla birlikte başardı. Sizler en umutsuz zamanlarda bu takıma inandınız. Kocaelispor çok daha iyi yerlerde olacak" dedi. "Kocaelispor’umuzun çok güzel bir tesisi olacak" Tüm olumsuzluklara rağmen yukarı çıkacaklarını ifade eden Büyükakın, "Pozitif olun, moralinizi bozmayın. Tüm olumsuzlukları devire devire daha yukarı doğru gideceğiz. Özellikle Selçuk hocamı, kaptanımızın şahsında tüm futbolcularımızı tebrik ediyorum. Taraftar iyi günde de kötü günde de takıma ve hocasına sahip çıkar. Altyapıdan genç futbolcular çıkarmalıyız. Kulübün yeni tesis projesi üzerinde başkanımız ve hocamızla yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Temmuz ayına kadar Kocaelispor’umuzun çok güzel bir tesisi olacak. Hodri Meydan’a destek vermeye devam edeceğiz. Beşiktaş maçında yaptığınız koreografi muhteşemdi. Kocaelispor taraftarının ne kadar büyük olduğunu gösterdiniz" ifadelerini kullandı.