POLİTİKA - 08 Nisan 2026 Çarşamba 13:31

Bakan Tekin: "Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok"

A
A
A
Bakan Tekin: "Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, özel gereksinimli öğrenciler hakkında, "Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok. Hepsi bizim için birer değer" dedi.


Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nda düzenlenen "Özel Eğitim Destek Eğitim Platformu" tanıtım programına katıldı. Programda özel gereksinimli bireylerin eğitim süreçlerini desteklemeye yönelik geliştirilen dijital platform kamuoyuna tanıtıldı. Bakan Tekin, burada yaptığı konuşmada özel eğitimin eğitim sisteminin en hassas ve öncelikli alanlarından biri olduğuna dikkat çekerek, yeni platformun öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına uygun içeriklerle öğretmenlere ve velilere önemli kolaylıklar sağlayacağını ifade etti. Platformla birlikte öğretmenlere, öğrencilere ve velilere daha erişilebilir, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir eğitim desteği sunacaklarını belirten Tekin, dijital içeriklerin sürekli güncellenerek geliştirileceğini vurguladı.



"Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak özel bireylerimizin eğitimiyle ilgileniyoruz"


Bakanlığın özel gereksinimli öğrencilerle yakından ilgilendiğini ve ilgilenmeye devam edeceğini belirten Bakan Tekin, "Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak özel bireylerimizin eğitimiyle ilgileniyoruz. O konuyla ilgili sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalışıyoruz. Ama aynı şekilde özel bireylerimizin sorunlarıyla ilgilenen başka kamu kurumlarımız da var. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, bu kardeşlerimizin problemleriyle ilgileniyorlar. Sağlık Bakanlığımız, bu arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin sağlık ve tedavi problemleriyle ilgileniyorlar. Biz, Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitimle ilgili konularda bu kardeşlerimizle birlikte hareket etmeye çalışıyoruz" diye konuştu.



"Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok"


Her öğrencinin kendileri için ayrı bir öneme sahip olduğunun altını çizen Tekin, "Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok. Hepsi bizim için birer değer. Bir sistemde özel gereksinimli bireylerin eğitsel ihtiyaçları yeterince karşılanıyor ise orada adalet vardır, orada insanlık vardır, orada temel hak ve hürriyetleri koruma mantığı vardır. Bu anlayışın bir gereği olarak bizim asıl hedefimiz, her bir öğrencimizin kendi fıtratına uygun bir gelişim zemini bulabileceği, eğitimde fırsat eşitliğini amasız, fakatsız tesis edebilmektir. Bizim fırsat eşitliği anlayışımızda ise öğrencilerin aynı yasal haklarda eşit biçimde faydalanmasının yanı sıra, daha çok ihtiyacı olanların daha fazla desteklenmesi de esastır" şeklinde konuştu.



"Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmenin en önemli imkanlarından birisi teknolojik yenilikler"


Teknolojide yapılan yeniliklerin eğitimde fırsat eşitliğini dengelediğini ve güçlendirdiğini ifade eden Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Günümüzde eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmenin en önemli imkanlarından birisi teknolojik yenilikler. Biz teknolojiye hiçbir zaman tek başına bir hedef, bir odak olarak bakmadık. Teknolojiyi eğitimde öğrenme imkanlarını genişleten ve eğitimi daha erişebilir hale getiren bir araç olarak gördük, görmeye de devam edeceğiz. Nitekim attığımız her adımı da birbirini tamamlayan büyük bir bütünün, bir felsefenin parçası olarak gördük. Yakın zamanda Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden özel eğitim materyal platformunun erişimini açtık. Platformda özel eğitim alanındaki tüm paydaşlarımızın yararlanabileceği akademik destek içeriklerinden yaşam becerilerine, aile eğitiminden ölçme değerlendirme araçlarına kadar çok geniş bir içerik havuzunu kullanıcılarımızın hizmetine sunduk."


Program Bakan Tekin’in Prof. Dr. İlhan Yalçın, Prof. Dr. Esra Macaroğlu Akgül, Dr. Deniz Güçer, Dr. Sultan Nezihe Turhan ve İsa Tekpınar’a hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.



ÖZDE farklı yaş grupları ve performans düzeylerine sahip özel eğitim öğrencileri için hazırlandı


Özel Eğitim Destek Platformu’nun (ÖZDE) Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğü ile Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hafif düzey zihinsel yetersizliği olan öğrenciler, orta-ağır düzey zihinsel yetersizliği olan öğrenciler ile otizm spektrum bozukluğu olan öğrenciler başta olmak üzere farklı yaş grupları ve performans düzeylerine sahip özel eğitim öğrencileri için hazırlandığı açıklandı. Platformun Türkçe, okuma-yazma, matematik ve bilişsel beceriler alanlarında toplam 200’ün üzerinde çıktıyı kapsayan, bu çıktılara bağlı yüzlerce alt basamak ve etkileşimli oyun içeren, ayrıca öğrenme çıktısı temelli ödev ve uygulama sayfalarıyla desteklenmiş geniş kapsamlı bir dijital öğrenme ortamı olarak yapılandırıldığı dile getirildi.



Bakan Tekin: "Bizim eğitim felsefemizde hiçbir öğrencimizi sistemin dışında, ilginin uzağında bırakmak yok"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Amharca dilinde kaleme alınmış tarihi eser Etiyopya’ya iade edildi Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ge’ez alfabesiyle Amharca dilinde kaleme alınmış el yazması tarihi eserin Etiyopya’ya iade edildiğini açıkladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, ahşap kapak ve deri yapraklardan oluşan, Ge’ez alfabesiyle Amharca dilinde kaleme alınmış Etiyopya kökenli el yazması tarihi eserin Etiyopya’ya iade edildiğini duyurdu. Eser, Ankara Cumhuriyet Meclisi’nde düzenlenen törenle Etiyopya’nın Ankara Büyükelçisi Adem Mohamed Mahmud’a teslim edildi. Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Türkiye ve Etiyopya’nın kültür varlığı kaçakçılığı konusunda benzer tehditlere maruz kaldığını dile getirdi. "Kültür varlığı kaçakçılığı küresel bir sorun haline gelmiştir" Tarihi eser kaçakçılığının sadece bir ülkeye özgü olmadığını, birçok ülkede gerçekleştiğini ve bu durumun herkesi tehdit eden bir hal olduğunu belirten Yazgı, "Ülkemiz ile Etiyopya köklü geçmişleri ve zengin kültürel mirasları nedeniyle kültür varlığı kaçakçılığı konusunda benzer tehditlere maruz kalan iki dost ülkedir. Günümüzde kültür varlığı kaçakçılığı yalnızca kaynak ülkeleri değil, tüm insanlığı tehdit eden küresel bir sorun haline gelmiştir. Yasa dışı kazılar ve organize suç ağları, tarihi eserleri ait oldukları bağlamdan koparmakta, bu durum yalnızca maddi değil aynı zamanda telafisi güç kültürel kayıplara da yol açmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti olarak kültürel mirası koruma, gelecek nesillere aktarma ve yasa dışı trafikle mücadele konusundaki kararlılığımızı her platformda sürdürüyoruz. Ülkemiz yalnızca kaynak ülke olarak değil, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığına konu olabilecek eserler açısından da bir transit güzergah haline gelmeme konusundaki kararlılığını da güçlü bir şekilde sürdürmektedir. Bu doğrultuda ülkemiz yasa dışı ticaretin her aşamasına karşı etkin denetim mekanizmalarını işletmekte, bu alanda örnek bir duruş sergilemektedir. Bu kapsamda Türkiye son yıllarda yürüttüğü etkin diplomasi, hukuki girişimler ve uluslararası işbirlikleri sayesinde çok sayıda kültür varlığının ait olduğu ülkelere iadesini sağlamış, aynı zamanda kendi kültürel mirasını da koruma yönünde önemli adımlar atmıştır" diye konuştu. "Etiyopya kökenli yazma eserin ait olduğu topraklara iadesini gerçekleştiriyoruz" Amharca dilinde kaleme alınmış el yazması kitabın iadesini Etiyopya’nın Ankara Büyükelçiliği’ne gerçekleştirdiklerini ifade eden Yazgı, "Etiyopya kökenli yazma eserin ait olduğu topraklara iadesini bugün hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Bakanlığımız koordinasyonunda yürütülen titiz çalışmalar neticesinde Balıkesir’in Bandırma ilçesinde güvenlik güçlerimizce ele geçirilen bu kıymetli eserin ahşap kapaklı 68 deri yapraktan oluşan ve Ge’ez alfabesiyle Amharca dilinde kaleme alınmış bir el yazması kitap olduğu tespit edilmiştir. Siyah ve kırmızı mürekkeple işlenen bu nadide parça, Etiyopya’nın 20. yüzyılın başına kadar devam eden köklü el yazması geleneğini yaşatan önemli bir örnektir. Bu eser yalnızca bir bütün olarak değil, tek bir yaprağı dahi uluslararası hukuk ve ulusal mevzuatımızın kapsamında koruması gereken bir kültür varlığıdır" şeklinde konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti’ne ve özveriyle çalışan kolluk kuvvetlerine şükranlarımı sunuyorum" Bu tarihi eserin iade edilme sürecinden dolayı Türk hükümetine teşekkürlerini sunan Büyükelçi Mahmud, "Son derece önemli bir ana tanıklık ediyoruz. 2015 yılında Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan bu tarihi el yazmasını resmen teslim almak için huzurunuzda bulunuyoruz. Etiyopya adına Türkiye Cumhuriyeti’ne ve özveriyle çalışan kolluk kuvvetlerine şükranlarımı sunuyorum. Bu paha biçilemez eser, kaçakçılığın faaliyetlerinin karanlığından sizin kararlılığınız, profesyonel duruşunuz ve uluslararası mirasın korunmasına yönelik derin saygınız sayesinde kurtarılmıştır" ifadelerini kullandı. Tören, Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı ve Büyükelçi Adem Mohamed Mahmud’un eserle hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.
Gaziantep Şehitkamil Sanat Akademisi’nde eğitimler başladı Şehitkamil Belediyesi tarafından sanata ilgi duyan her yaştan vatandaşı kapsayan Bahar Dönemi Sanat Akademisi’nde dersler başladı. Verilecek eğitimlerle hem bireysel yeteneklerin keşfedilmesine hem de profesyonel sanat yolculuğuna sağlam bir temel oluşturmayı amaçlıyor. Şehitkamil Sanat Merkezi’nde verilen eğitimler, geniş içerikleriyle dikkat çekiyor. Müzik alanında piyano, keman, gitar, saz, tambur ve ud gibi farklı enstrümanlara yönelik dersler, alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştiriliyor. Katılımcılar, temel tekniklerden başlayarak ileri seviyeye kadar ilerleyebilecekleri bir eğitim sürecine dahil oluyor. Aynı zamanda görsel sanatlar alanında da temel resim, karakalem, ebru ve yağlıboya gibi disiplinlerde kapsamlı eğitimler sunuluyor. Bu sayede kursiyerler, hem geleneksel hem de modern sanat teknikleriyle tanışma fırsatı buluyor. Yetenek sınavları için kendini geliştirme imkanı Akademinin en önemli hedeflerinden biri de sanat eğitimini yalnızca bir hobi olarak değil, aynı zamanda akademik bir kariyerin başlangıç noktası haline getirmek. Bu doğrultuda konservatuvar, Güzel Sanatlar Liseleri ve Bilim ve Sanat Merkezleri (BİLSEM) için hazırlık eğitimleri de programda yer alıyor. Öğrenciler, bu özel eğitimlerle yetenek sınavlarına sistemli ve bilinçli bir şekilde hazırlanarak hedeflerine bir adım daha yaklaşıyor. Çok yönlü eğitim ortamı Öte yandan Devlet Tiyatroları Şehitkamil Sahnesi’nde düzenlenecek kurslar da oldukça zengin bir içeriğe sahip. Müzik eğitimleri kapsamında piyano, keman, gitar, bateri ve çello gibi enstrüman dersleri verilirken, sahne sanatlarına ilgi duyanlar için çocuk ve yetişkinlere yönelik drama eğitimleri sunuluyor. Ayrıca temel resim ve bale dersleriyle sanatın farklı dallarına dokunan çok yönlü bir eğitim ortamı oluşturuluyor. Bahar Dönemi Sanat Akademisi ile birlikte Şehitkamil’de sanatın daha geniş kitlelere yayılması, yetenekli bireylerin keşfedilmesi ve kültürel hayatın daha da canlandırılması hedefleniyor.