POLİTİKA - 08 Ekim 2025 Çarşamba 12:34

Bakan Tekin: "Hiçbir öğrencimizin geride kalmadığı bir eğitim sistemi inşa etmek için çaba gösteriyoruz"

A
A
A
Bakan Tekin: "Hiçbir öğrencimizin geride kalmadığı bir eğitim sistemi inşa etmek için çaba gösteriyoruz"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Öğrenme Güçlüğü Farkındalık Etkinlik Seti’nin (ÖGES) önümüzdeki dönemde Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden bütün öğretmenlerin erişimine açılacağını belirterek, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitimde fırsat eşitliğini sadece bir söz, bir ilke değil, toplumsal sorumluluk olarak görüyoruz. Hiçbir öğrencimizin geride kalmadığı, hiçbir potansiyelin ihmal edilmediği bir eğitim sistemi inşa etmek için çaba gösteriyoruz" dedi.


Milli Eğitim Bakanı Tekin, Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde gerçekleşen ‘Öğrenme Güçlüğü Farkındalık Etkinlik Seti (ÖGES)’ tanıtım programı ve ‘İl Hukuk Hizmetleri Birim Yetkilileri Hizmet İçi Eğitim Semineri’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Tekin, özel eğitime ihtiyaç duyan her öğrencinin potansiyelini ortaya çıkarmak için gerekli desteğin sağlanmasının önemine vurgu yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde birçok kurum olduğunu ve bu rakamın gittikçe büyüyeceğini vurgulayan Bakan Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı gerçekten çok büyük bir yapı. Toplamda yaklaşık olarak 1 milyon 200 binin üzerinde öğretmen, 100 binin üzerinde kurum, 18 milyon öğrenci nüfusunun tamamını ilgilendiren bir konuda çalışıyoruz. Dolayısıyla bu işleri yaparken en temel başlangıç noktamızın şu olması gerekiyor; burada her birinin birbirini tamamlayan işler yapması, her birinin diğer birimlerin ne yaptığını bilip, onlarla çelişmeyen işler yapması ve yaptığımız işleri diğer birimlere doğru anlatabilmek. Eğer bunu yapmazsak, böyle bir noktadan başlamazsak bu kadar devasa bir iş yükünü ve toplumsal hizmet alanını yürütemeyiz" diye konuştu.



"Sendikalar, sendikal özgürlük adıyla ders bırakmak istediler"


Sendikaların özgürlüklerini kullanmasına engel olamayacaklarını fakat kendi hürriyetlerini kullanırken öğrencilerin eğitim alma hakkını ellerinden almalarının özgürlüğe sığmadığını belirten Bakan Tekin, "Sendikalar sendikal özgürlük adıyla ders bırakma eğitimleri yapmak istediler. Sendikal özgürlüğü kullanmanıza, herhangi bir sendikanın özgürlüğünü kullanmasına zaten engel olmayız. Sendikal hürriyetlerinizi kullanabilirsiniz. Ama siz kendi hürriyetinizi kullanırken 18 milyon öğrencinin eğitim-öğretim alma hakkını eğer elinden alıyorsanız bu artık özgürlük değildir. Bu anlamda davranışlarımız hem hukuka, iç hukuka hem de uluslararası hukuka uygun. Dünyanın hiçbir ülkesinde sendikaların sendikal faaliyetlerini yaparken kullandıkları bütçe kamu bütçesinden ayrılmaz. Biz sendikalara bu kadar özgürlük alanı tanımışken sendikaların da şunu kabul etmesi lazım; bir taraftan biz çocukların sağlıklı eğitim ve öğretim haklarını koruma altında tutmak durumundayız" dedi.



"Amacımız her öğrencimizin öğrenme sürecine aktif biçimde katılmasını sağlamak"


ÖGES’in öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilere kolaylıklar sağlayacağını ifade eden Bakan Tekin, "Bu etkinlik seti adından da anlaşılacağı üzere öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerimizin yanı sıra akademik desteğe ihtiyacı olan ve daha yavaş öğrenen öğrencilerimiz başta olmak üzere bütün öğrencilerimize yönelik bir set. Amacımız her öğrencimizin öğrenme sürecine aktif biçimde katılmasını sağlamak, potansiyelini ortaya çıkarmak, hep birlikte öğrenmeyi kolaylaştıran, destekleyen, motive eden bir sistem inşa etmektir. Toplamda 5 ayrı set, 42 kitap ve 5 bini aşkın sayfadan oluşan bu kapsamlı külliyat, ses bilgisayar farkındalık, akıcı okuma, okuduğunu anlama, yazma ve matematik olmak üzere 5 temel alanda yapılandırılmış öğrenci etkinlikleri, öğretmen kılavuzları ve değerlendirme araçlarını içeriyor. Okuma güçlüğü, yazma güçlüğü ve matematik öğrenme güçlüğü problemi yaşayan öğrencilerimizin bireysel ihtiyaçlarını merkeze alan bu içerikler, aynı zamanda öğretmenlerimizin sınıf içi uygulamalarını kolaylaştıran pratik araçlar da sunmaktadır. Bu, sahadan gelen gerçek deneyimlerin akademik bilgiyle harmanlandığı bir anlayışla hazırlandı" değerlendirmesini yaptı.



"Bu set, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile kurduğumuz vizyonun sahadaki en somut örneklerinden birisi"


Bakan Tekin, ÖGES’in öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilere katkı sağlayacağını ifade ederek, şunları söyledi:


"Bu set, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile kurduğumuz vizyonun sahadaki en somut örneklerinden birisi olacak. Çağdaş, esnek ve kapsayıcı yapısıyla her öğrencinin kendi yolunu bulmasına, kendi öğrenme ritmini yakalamasına imkan tanıyacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitimde fırsat eşitliğini sadece bir söz, sadece bir ilke değil, bir toplumsal sorumluluk olarak da görüyoruz. Hiçbir öğrencimizin geride kalmadığı, hiçbir potansiyelin ihmal edilmediği bir eğitim sistemi inşa etmek için çaba gösteriyoruz. Önümüzdeki dönemde bu seti Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden bütün öğretmenlerimizin erişimine de açmış olacağız. Böylece ülkemizin en ücra köşesindeki bir öğretmenimiz dahi bu materyale elektronik ortamda ulaşıp, bu materyal yardımıyla öğrencilerine destek sunabilecek hale gelmiş olacak. Bir çocuğun öğrenme sürecindeki küçük bir dokunuş bazen bir ömür boyu sürecek bir farka sebebiyet verebilir. Bu yönüyle de bugünün değil geleceğin eğitim sistemine de yön veren bir adım attığımızı düşünüyorum."


Programa Bakan Tekin’in yanı sıra öğretmenler, öğrenciler ve özel eğitim alanında görev yapan uzmanlar katıldı.



Bakan Tekin: "Hiçbir öğrencimizin geride kalmadığı bir eğitim sistemi inşa etmek için çaba gösteriyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GİBTÜ Ev sahipliğinde INSCOL’26 uluslararası öğrenci kongresi başarıyla tamamlandı Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) ev sahipliğinde düzenlenen INSCOL’26-Uluslararası Dil Araştırmaları Öğrenci Kongresi, iki gün süren yoğun akademik programın ardından başarıyla tamamlandı. Dil araştırmaları alanında ulusal ve uluslararası öğrencileri bir araya getiren kongre, bilimsel paylaşım, disiplinlerarası etkileşim ve kültürel çeşitliliğin güçlü bir örneğine sahne oldu. Kongrenin açılışında konuşan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, dil çalışmalarının yalnızca akademik bir disiplin değil, aynı zamanda kültürler arası anlayışın ve toplumsal iletişimin en önemli araçlarından biri olduğunu vurguladı. Demir, üniversitelerin bilim üretmenin yanı sıra farklı kültürleri bir araya getiren evrensel merkezler olduğuna dikkat çekerek, INSCOL’26’nın bu vizyonu başarıyla yansıttığını ifade etti. Açılış programında ayrıca İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Feridun Bilgin ile kongre düzenleyicisi Suna Özkan da söz alarak organizasyonun akademik niteliğine ve öğrenci odaklı yapısına vurgu yaptı. Zengin atölye programı dikkat çekti Kongrenin ilk gününde gerçekleştirilen atölye çalışmaları ve bilimsel sunumlar, katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Prof. Dr. AnnaKristinaHultgren, İngilizce Destekli Öğretim (EMI) sistemine ilişkin sunumunda, küresel eğitim politikalarının yerel diller ve akademik üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Aymil Doğan ise, "Çeviribilim ve Nörolinguistik" başlıklı oturumunda, çeviri eyleminin yalnızca diller arası bir aktarım olmadığını, aynı zamanda bilişsel süreçleri de doğrudan etkileyen çok katmanlı bir yapı olduğunu ortaya koydu. Katılımcılar, çeviri sürecinin nörobilimsel boyutlarına ilişkin güncel yaklaşımlar üzerine tartışmalara katıldı. Atölye programları kapsamında ayrıca öğrenci sunum oturumları düzenlendi. Farklı üniversitelerden gelen öğrenciler, dilbilim, çeviri çalışmaları, söylem analizi ve kültürler arası iletişim konularında hazırladıkları bildirileri sundu. Bu oturumlar, genç araştırmacılara akademik deneyim kazanma ve uluslararası bir ortamda fikir paylaşma imkânı sundu. Yapay zeka, disiplinlerarası beceriler ve klasik miras Kongrenin ikinci günü, güncel akademik tartışmaların öne çıktığı sunumlarla devam etti. Prof. Dr. Doğan Yüksel, "FromHypetoEvidence: IntegratingGenerative AI in Language-FocusedHigherEducation" başlıklı konuşmasında, üretken yapay zekânın dil öğretimi ve akademik üretim süreçlerindeki rolünü bilimsel temeller üzerinden değerlendirdi. Doç. Dr. Mehmet Altay tarafından gerçekleştirilen "Disiplinlerarası Okuryazarlık ve Transversal Beceriler" atölyesi ise katılımcıların yoğun ilgisini çekti. Atölyede, dil uzmanlarının yalnızca dilsel değil; eleştirel düşünme, dijital okuryazarlık ve kültürlerarası iletişim gibi çok yönlü becerilerle donatılması gerektiği vurgulandı. Prof. Dr. Ali Bulut ise, "Klasik Miras ile Modern Dünya Arasında Köprü: Arapçanın Entelektüel ve Bilimsel Potansiyeli" başlıklı sunumunda, Arapçanın geçmiş birikimi ile modern akademik dünyadaki yeri arasındaki ilişkiyi kapsamlı bir perspektifle ele aldı. Bilimsel etkileşim ve uluslararası ağ Kongre süresince düzenlenen panel, atölye çalışmaları, öğrenci sunumları ve interaktif oturumlar sayesinde katılımcılar arasında güçlü bir akademik etkileşim ortamı oluştu. Farklı ülkelerden gelen öğrenciler ve akademisyenler, dil araştırmalarının güncel sorunlarını tartışma ve yeni araştırma iş birlikleri geliştirme fırsatı buldu. İki gün süren programın ardından INSCOL’26, yalnızca bir öğrenci kongresi olmanın ötesine geçerek, dil araştırmaları alanında uluslararası akademik ağların güçlenmesine katkı sağlayan önemli bir bilimsel platform olarak tamamlandı. INSCOL’26, farklı ülkelerden öğrenci ve akademisyenleri bir araya getirerek dil araştırmaları alanında bilgi paylaşımı ve iş birliğini güçlendiren önemli bir organizasyon oldu.
Malatya Yeni Malatyaspor’dan kongre davası açıklaması Yeni Malatyaspor Başkan Yardımcısı Av. Bora Özkan, kongrelere ilişkin dava süreciyle ilgili haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, usulsüzlük tespiti bulunmadığını ve tedbir talebinin reddedildiğini açıkladı. Yeni Malatyaspor Başkan Yardımcısı Av. Bora Özkan, bazı basın organlarında kulübün 8 Haziran 2025 ve 16 Eylül 2025 tarihli kongrelerine ilişkin dava süreci hakkında yer alan haberler üzerine açıklamada bulundu. Özkan, yaptığı açıklamada Malatya 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava ile ilgili haberlerin yalnızca davacı tarafın beyanlarına dayanılarak ve kulübe görüş sorulmadan kamuoyuna aktarıldığını ifade etti. Dün yapılan duruşmaya ilişkin iddiaları da değerlendiren Özkan, iki davanın birleştirilmesine karar verildiği yönündeki haberlerin doğru olmadığını belirterek, "Aynı tarafları ve konuları içeren dosyalar, ikinci davanın açılmasının ardından mahkeme tarafından re’sen birleştirilmiştir. Bu durum kongrelerde usulsüzlük olduğu anlamına gelmemektedir" dedi. Özkan, duruşma tutanaklarında mahkeme hâkiminin herhangi bir usulsüzlük tespitine ya da değerlendirmesine yer vermediğini de söyledi. Ayrıca davacı tarafın yeni kongre yapılmamasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin mahkemece reddedildiğini hatırlatan Özkan, "Söz konusu haberler kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olup, devam eden yargı sürecini etkilemeye yöneliktir. Bu durum adil yargılanma ilkesine zarar vermektedir" diye konuştu.
Muğla Belediyeden Dirmil’de ‘Kadının Görünmeyen Emeği’ söyleşisi Bodrum Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından, Dirmil Kadın Dayanışma Noktası’nda "Kadının Görünmeyen Emeği’ konulu söyleşi düzenlendi. Kadın ve Aile Hizmetlerinin atölye çalışmaları kapsamında 29 Nisan Çarşamba günü gerçekleşen söyleşiye; Bodrum Belediyesi Dirmil Kadın Mahalle Meclisi Üyeleri, Bodrum Kadın Kolektifi Üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Bodrum Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü personelleri de hazır bulundu. ABD Saint Leo Üniversitesi Psikoloji ve Kriminoloji bölümünden mezun, Rutgers Üniversitesi Alkol ve Madde Çalışmaları ile Kimyasal Bağımlılık alanında uzman Psikolog - Davranış ve Bağımlılık Terapisti Nermin Wood tarafından gönüllü olarak düzenlenen söyleşide, evde ve sosyal hayatta kadın olmanın getirdiği sorumluluklar ve zorluklara dikkat çekildi. Söyleşide; çalışan kadınlar ile ev kadınlarının sosyal hayattaki yeri ele alınırken, emeğin neden çoğu zaman görünmez kaldığına değinildi. Kadınların üstlendiği çoklu rollerin zamanla bireysel kimliğin geri planda kalmasına neden olabileceği vurgulanarak, birey olmanın ve kişisel farkındalığın önemi öne çıkarıldı. Ayrıca, kendini ifade edebilme ve savunabilme süreçlerinde aile içi sağlıklı iletişimin belirleyici rolüne dikkat çekildi. Evlilik, gençlik dönemi sorunları ve çözüm yolları ile çocuklarda disiplinin önemi, iletişimde "birbirine konuşmak" yerine "birbiriyle konuşmak" yaklaşımı, örnekler üzerinden katılımcılara aktarıldı. Bununla birlikte çocuklarla iletişimde anne babaların çocuğun arkadaşı değil çocuğun ebeveyni olmasının önemi vurgulandı. Ebeveynlik ile arkadaşlığın iç içe geçtiği durumların, çocukta kavram karmaşasına yol açabileceği vurgulandı. Aynı zamanda oldukça keyifli ve verimli geçen, katılımcıların interaktif şekilde dahil olduğu etkinlikte katılımcılar da duygu ve düşüncelerini içtenlikle paylaştı. Söyleşi boyunca günlük yaşam deneyimlerini aktaran kadınlar, ister ev kadını ister çalışan kadın olsun, benzer sorumluluklar ve zorluklarla karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. Bu kapsamda, aile içindeki sorumlulukların adil şekilde paylaşılmasının önemi bir kez daha vurgulandı. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü K. Gözde Çakıroğlu ise kadınlara yönelik bilinçlendirme ve farkındalık çalışmalarının devam edeceğini belirterek, katkılarından dolayı Nermin Wood’a teşekkür etti.
Bursa 1050 Konutlar’daki yeşil alan işgalden kurtarıldı Bursa Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi ilçesi Akpınar Mahallesi’nde bulunan 1050 Konutlar Kentsel Dönüşüm Alanı’ndaki yeşil alanı işgalden kurtararak yeniden kent halkının kullanımına kazandırdı. 1050 Konutlar Kentsel Dönüşüm Alanı içerisinde yer alan 6094 ada 33 parseldeki yeşil alanın Maliye Hazinesi’nden Bursa Büyükşehir Belediyesi mülkiyetine devredilmesinin ardından, alanda bulunan yapıya ilişkin hukuki ve idari süreçler tamamlandı. Yapı için enkaz bedelinin ödenmesiyle birlikte tahliye ve yıkım işlemleri başlatıldı. Maliye Hazinesi döneminde bir kiracıya tahsis edilen taşınmazın, kullanım protokolünün sona ermesine rağmen kullanılmaya devam edildiğinin tespit edilmesi üzerine süreç yargıya taşındı. Yürütülen hukuki süreçler sonucunda ilgili kişinin kiracılık sıfatının bulunmadığı ve "fuzuli şagil" olduğu mahkeme kararıyla kesinleşti. Osmangazi Kaymakamlığı’nın kararı doğrultusunda 30 Nisan 2026 tarihinde tahliye işlemi gerçekleştirildi. Tahliyenin ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi Yapı Kontrol ekipleri tarafından aynı gün içerisinde yıkım işlemi tamamlandı. Enkaz kaldırma ve çevre temizliği çalışmaları da kısa sürede sonuçlandırıldı. Söz konusu yapının, 1050 Konutlar bölgesinde otopark ruhsatı ile yapı kullanma izin belgelerinin düzenlenmesine engel olduğu ve vatandaşların konutlarına taşınma süreçlerinde mağduriyet yaşadığı belirtildi. Yapının kaldırılmasıyla birlikte bölgedeki ruhsat ve iskan işlemlerinin önündeki engel de ortadan kaldırılmış oldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, "Yeniden Yeşil Bursa" hedefi doğrultusunda kamusal alanların korunmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanarak, kentte hiçbir işgale müsamaha gösterilmeyeceği ifade edildi.