POLİTİKA - 11 Şubat 2026 Çarşamba 13:16

Bakan Tekin: "MEB, toplumda karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların çözümü noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir bakanlık"

A
A
A
Bakan Tekin: "MEB, toplumda karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların çözümü noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir bakanlık"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), toplumda karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların çözümü noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir bakanlık ve bu kapsamda milli birliğimizin ve beraberliğimizin temin edilmesinde hem sağlıklı bir toplum, huzurlu bir toplum inşa edebilme sürecinde yoğun bir çaba içerisindeyiz" dedi.


Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından medya içeriklerinde siber zorbalıkla mücadelede farkındalığın artırılması amacıyla ‘Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım’ çalışmasının sonuç toplantısı düzenlendi. Ankara’da özel bir otelde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, siber zorbalık konusunda RTÜK ile birlikte çalıştıklarını ve bu kapsamda MEB müfredatında medya okuryazarlığı ile ilgili programlara yer verdiklerini belirtti. Tekin, "MEB, toplumda karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların çözümü noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir bakanlık ve bu kapsamda milli birliğimizin ve beraberliğimizin temin edilmesinde hem toplumumuzun sağlıklı bir toplum, huzurlu bir toplum inşa edebilme sürecinde yoğun bir çaba içerisindeyiz. Medya okuryazarlığı konusunda öğrencilerimizde bir farkındalık oluşturmak amacıyla RTÜK ile ortak bir proje başlamıştık. Bunu iki boyutla yapmıştık. Bir tanesi MEB’in müfredatında medya okuryazarlığı ile ilgili farkındalığı arttıracak programlara yer vermek, ikincisi de MEB bünyesinde ‘1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek’ talebe hakkında kanun kapsamında yurt dışında dijital medyanın da dahil olduğu, medya okuryazarlığı konusunda lisansüstü eğitim yapmak üzere iletişimci arkadaşları yurt dışına gönderme sürecini başlatmıştık. Bunun devamında da geçtiğimiz yıl eğitim öğretim süreçlerimizde ciddi bir değişiklikle gündeme aldığımız ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adıyla kamuoyunda bilinen öğretim programlarında yaptığımız değişikliklerle bu kapsamda 9 farklı okuryazarlık türünü programlarımızın içerisine dahil ettik. Bunlardan bir tanesi yine medya okuryazarlığı. Onu RTÜK ile beraber yürütüyoruz" diye konuştu.



"İnsanın hayatı kendiliğinden bir düzen içerisinde artmıyor"


Siber zorbalığın dijital dünyanın gelişmesi olduğu kadar başka problemlerden de kaynaklandığını ifade eden Tekin, "Her ne kadar bugün burada RTÜK’ün organize ettiği programdan siber zorbalık, dijital güvenlik ve koruyucu mekanizmalar başlığı altında konuşuyor olsak da ben bu meselenin aslında çağın ürettiği zihniyet ikliminden ayrı bir biçimde okunmaması gerektiğini düşünüyorum. İnsanın hayatı kendiliğinden bir düzen içerisinde artmıyor. İnsanı insan kılan, iradesine istikamet kazandıran, hürriyet ile hevesi birbirinden ayırmasını sağlayan bir çerçeveye ihtiyaç duyulmakta. Çerçeve anlamını muhafaza eden bir sınır olarak görmek lazım, haysiyeti koruyan bir ölçü olarak almak lazım. Mahremiyeti mümkün kılan durumu, edep duygusu olarak görmek gerekir. Birlikte yaşamayı sürdürülebilen, sürdürülebilir kılan saygı ve adalet zemini olarak görmek gerekiyor. Evlatlarımız için ise bu çerçeve güven üreten bir istikrar duygusu" şeklinde konuştu.



"Gençlerimiz sadece okullarda değil, aynı zamanda sosyal medya platformlarında da yer alıyorlar"


Dijital dünyanın gençlerin fikirlerini paylaştığı bir ortam olarak gözükmesinin yanı sıra birtakım riskler de bulundurduğunu vurgulayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ise, "Günümüz dünyasında gençlerimiz sadece okullarda, parklarda ya da sokaklarda değil, aynı zamanda ekranlar, oyunlar ve uygulamalar ile sosyal medya platformlarında da yer alıyorlar. Dijital dünya gençlerin arkadaşlık duygusu, eğlendiği, öğrendiği, düşündüğü ve fikirlerini paylaştığı yeni bir yaşam alanı haline gelmiş durumda. Fakat bu yeni yaşam alanı aynı zamanda dijital şirket, siber zorbalık, dijital bağımlılık, mahremiyet ihlali gibi pek çok riski beraberinde bulunduruyor. Bu anlamda gençlerimizin dijital dünyadaki risklere karşı dayanıklılığını artırarak, bilinçli bireyler olarak var olmalarını sağlamanın önemini bir kez daha ortaya koymamız gerekiyor" ifadelerine yer verdi.


Düzenlenen programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ve öğrenciler katıldı. Program, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.



Bakan Tekin: "MEB, toplumda karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların çözümü noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir bakanlık"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Damak çatlatan tescilli lezzet: Çarşamba Pidesi Tadı, dünyadaki lezzet otoriteleri tarafından da tescillenerek ’Dünyanın en iyi turtası’ seçilen Çarşamba’nın coğrafi tescilli lezzeti Çarşamba pidesi, vatandaşların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Gastronomi dünyasının önemli kaynaklarından biri olan Taste Atlas’ın en iyi turtalar listesinde ilk sırada yer alan tescilli lezzet Çarşamba pidesinin tadı yiyenlerin damağında kalıyor. Bölgenin en önemli kültürel yiyeceklerinden olan Çarşamba pidesinin püf noktalarını 10 yıllık pide ustası Oğuzhan Gülşen anlattı. "Odun ateşinde pişmeli" Çarşamba pidesinin diğer pidelerden farklı olduğunu belirten pide ustası Oğuzhan Gülşen, "Tescilli Çarşamba pidesi 2018 yılında tescillendi. Hamuru ince yapılır. Çiğ kıyma odun ateşinde kendi yağında pişiyor. En önemli özelliği budur. Çıtır ve lezzetlidir" dedi. Pidenin kıvamını yakalaması için mutlaka 250 derecede pişmesi gerektiğini belirten Gülşen, "Pidenin önce hamuru yoğurulur, kendi hamurumuz. Sıvı ve sulu hamurdur. Yağına ve tuzuna dikkat edilmeli. 250 derecede pişmesi. Buna dikkat edilmeli" diye konuştu. "Kapalı pide tercih ediliyor" Bölge halkının daha çok kapalı pideyi tercih etmesine vurgu yapan Gülşen, "Çarşamba’da en çok kapalı kıymalı tercih edilir. Açıklarda karışık, kuşbaşı, çiğ kıyma; hepsinden olur." diyerek Çarşamba halkının ilgisine dikkat çekti. Gülşen, Çarşamba ve Terme pidelerinin ayrı özelliklere sahip olduğunu ve karıştırılmaması gerektiğini söyledi. İlk defa yiyenlerin çok beğendiğini ve yurt dışından da gelenler olduğunu söyleyen tecrübeli usta, herkesin farklı bir damak zevki olduğunu belirtti. Çarşamba pidesinin herkesin denemesi gerektiğini söyledi. 2018 yılında Türk Patent ve Tescil Kurumu tarafından tescil altına alınan Çarşamba pidesinin ünü, bölgeyi aşarak ulusal çapta yayılmaya başladı.
Kocaeli TMO silolarındaki patlama davasında sanıklara 15 yıla kadar hapis talebi Kocaeli’de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen, 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 6 sanığın "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Kocaeli’nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023’de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 8 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO’nun 60 silosundan 13’ü zarar görmüştü. Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı. Olaya ilişkin açılan dava, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu’nun eşi Arif Dayıoğlu ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Müşteki Dayıoğlu, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Mütalaa açıklandı Cumhuriyet savcısı, esas hakkında hazırladığı mütalaada, olayla ilgili uzman bilirkişi raporuna geniş yer verdi. Raporda, TMO Derince Liman Silosu’nda gerekli önlemlerin alınmadığı, eksikliklerin giderilmediği ve 2023 yılı olağan bakımının yapılmadığı vurgulandı. Çalışma esnasında ortamda toz oluşumunun engellenmediği, zeminde toz birikimine müsaade edildiği ve düzenli temizlik yapılmadığına dikkat çekilen raporda, patlamanın hububat tozlarından kaynaklı "toz patlaması" olduğu belirtildi. Sanıkların kusur durumları tek tek açıklandı Mütalaada, sanıkların görev ve sorumlulukları çerçevesinde kusur durumları şu şekilde sıralandı: Başmüdür Kenan D. (asli kusurlu): İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinde belirtilen gereklilikleri yerine getirmediği, gerekli organizasyonları yapmadığı, Patlamadan Korunma Dokümanı’ndaki şartları sağlamadığı, ekipman iyileştirme (exproof cihaz kullanımı) çalışmalarını yaptırmadığı, düzenli toz temizliği ve periyodik bakımları zamanında yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu. Müdür Yardımcısı Kemal Ö. (asli kusurlu): Düzenli toz temizleme çalışmalarını etkin yönetmediği, toz emme sisteminin kontrolünü ve periyodik bakımları yaptırmadığı, taşeron çalışmasında risk analizi ve personel eğitimi konularında yetersiz kaldığı, çalışmaya nezaretçi sağlamadığı, elektrik ve topraklama tesisatı kontrollerindeki eksiklikleri gidermediği ve geçmişte yaşanan yangınlara rağmen alanda sigara içilmesine göz yumduğu gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı. Şef Vekili Bahri B. (asli ve tali kusurlu): Toz oluşumunu engelleyecek önlemleri aldırmadığı, risk analizi ve taşeron personel eğitimi konularında eksik kaldığı, hububat boşaltımı sürerken taşeron firmaya hazırlık talimatı verdiği, elektrik ve topraklama eksikliklerini gidermediği için asli kusurlu; alanda sigara içilmesine müsaade edilmesi nedeniyle de tali kusurlu bulundu. Mühendis Ahmet S. (tali kusurlu): Toz temizlik çalışması ve toz emme sisteminin etkin kontrolünü yaptırmadığı, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve sigara içilmesine göz yumulması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtildi. Taşeron firma sahibi Osman T. (asli kusurlu): Mersin Hidrolik firması sahibi olarak personeline iş güvenliği eğitimi aldırmadığı, risklere karşı bilgilendirmediği ve gerekli risk analizini yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu. Taşeron firma alan yetkilisi İsmail Ç. (asli kusurlu): Hububat boşaltım çalışması devam ederken personeline katlarda tamirat ve kaynak işlemi yaptırdığı gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı. 15’er yıla kadar hapis ve meslekten men talebi Cumhuriyet savcısı mütalaasında, bilirkişi raporuna atıfta bulunarak sanıkların ihmali kusurları nedeniyle ölüm ve yaralanmalara sebebiyet verdiklerinin tespit edildiğini vurguladı. Savcı, 6 sanığın da "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mütalaada ayrıca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 53/6. maddesi uyarınca, hapis cezasına ek olarak belirli süreyle görev yapma ve mesleklerini icra etme yasağı uygulanması istendi. Mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.
İstanbul Çekmeköy’de Gülşah Durbay’ın adını yaşatacak çocuk gündüz bakımevi açıldı Manisa’da 14 Aralık’ta hayatını kaybeden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın adını taşıyan çocuk gündüz bakımevi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Durbay’ın adı Çekmeköy Belediyesi tarafından Nişantepe Mahallesi’nde yapımı tamamlanan çocuk gündüz bakımevinde yaşatılacak. Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez’in kadınlara ve çocuklara yönelik çalışmalarıyla tanınan merhume Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın adını Çekmeköy’de yaşatma kararı doğrultusunda Nişantepe Mahallesi’nde hayata geçirilen çocuk gündüz bakımevi hizmete açıldı. Açılış törenine Gülşah Durbay’ın annesi Fatma Durbay, babası Osman Durbay, kız kardeşi Nevsale Durbay Karataş, TİP İstanbul Milletvekili Serra Kadıgil, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Henüz 37 yaşındayken yakalandığı amansız hastalık sonucu yaşamını yitiren Manisa’nın ilk kadın belediye başkanı Gülşah Durbay’ın annesi Fatma Durbay, bir televizyon programında kızının en büyük hayalinin çocuklara kreş açmak olduğunu dile getirmişti. Bu sözlerden etkilendiğini belirten Başkan Orhan Çerkez, Durbay’ın hayalini Çekmeköy’de gerçeğe dönüştürmenin kendileri için büyük bir onur olduğunu ifade etti. "En büyük hayallerinden biri de çocukların güvenle, sevgiyle büyüyebileceği kreşler kazandırmaktı" Açılışta konuşan Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, "Yapımını tamamladığımız bu güzel kreşimizin kapılarını açarken aynı zamanda 14 Aralık’ta hepimizi derinden üzen bir kayıpla aramızdan ayrılan Manisa Şehzadeler Belediye Başkanımız Gülşah Durbay’ın adını bu kıymetli eğitim yuvasında yaşatmanın onurunu ve sorumluluğunu taşıyoruz. Merhum başkanımız, görev süresi boyunca çocuklara, eğitime ve sosyal belediyeciliğe verdiği önemle tanınmış, ’Bir kentin geleceği, çocuklarına verdiği değerle ölçülür’ anlayışını hayatının merkezine koymuş çok değerli bir yerel yöneticiydi. En büyük hayallerinden biri de çocukların güvenle, sevgiyle büyüyebileceği kreşler kazandırmaktı. İlkokul çağlarında gururla taşıdığı ’Çocuk Yurdun Temelidir’ pankartı bugün bu kreşte büyüyecek ve tüm çocukların da ilhamı olacaktır. Açılışını yaptığımız kreşimiz, işte tam da bu hayalin somut bir karşılığıdır. Bizler Çekmeköy Belediyesi olarak şuna yürekten inanıyoruz: Sosyal belediyecilik yalnızca yol yapmak, bina yapmak değil; insanın hayatına dokunmak, özellikle de çocukların ve ailelerin yükünü hafifletmektir. Kreşler, kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen, çocuklarımızın ise nitelikli eğitimle hayata güçlü başlamasını sağlayan en önemli hizmetlerimizden biridir. Bu kreşimizde çocuklarımız sadece eğitim almayacak, sevgiyle büyüyecek, eşitlikle tanışacak, dayanışmayı öğrenecek. Her kahkahada, her adımda, her başarıda; adını taşıdığı değerli başkanımızın çocuklara duyduğu sevgi ve inanç yaşamaya devam edecek" dedi. "Başkanım kızımın hayallerini gerçekleştirdi" Gülşah Durbay’ın annesi Fatma Durbay, "Sağ olsun başkanımız hayalimizi gerçekleştirdi, Allah razı olsun. Ömrü vefa etmedi yavrumun, çok güzel şeyler yapmak istiyordu" dedi. Durbay’ın babası Osman Durbay, "Başkanım kızımın hayallerini gerçekleştirdi, gelecek gençlerin umutlarını yeşerttikleri için teşekkür ederim" dedi. Durbay’ın kız kardeşi Nevsale Durbay Karataş ise, "Başkanımıza çok teşekkür ederiz ablamın çocuklarla ilgili hayalini gerçekleştirdiği için. Umarım bütün hayallerini bütün belediye başkanları yerine getirebilir" dedi. Kadınların sosyal hayata katılımını desteklemek ve çocukların güvenli, nitelikli bir eğitim ortamında büyümelerine katkı sağlamak amacıyla hizmete giren Gülşah Durbay Çocuk Gündüz Bakımevi, mahalle sakinleri tarafından da memnuniyetle karşılandı. Açılış töreni, yapılan dualar ve kurdele kesimiyle sona erdi.