POLİTİKA - 23 Ocak 2026 Cuma 14:30

Bakan Tunç: "Hakikatle güçlenen bilirkişilik, güven veren yargının teminatıdır"

A
A
A
Bakan Tunç: "Hakikatle güçlenen bilirkişilik, güven veren yargının teminatıdır"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yargının güvenilirliğinin güçlü ve nitelikli bir bilirkişilik müessesesiyle mümkün olduğunu vurguladı.


Bakan Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bilirkişilik kurumunun yargılamada özel ve teknik bilgi gerektiren konularda hâkim ve savcılara alanında uzman kişiler tarafından tarafsız ve bilimsel görüş sunulmasını sağladığını belirtti. Tunç, yargılamada bilimsel ve teknik bilginin doğru değerlendirilmesinin güçlü ve güvenilir bir bilirkişilik sistemiyle mümkün olduğunun altını çizdi. Bu anlayışla bilirkişiliği liyakat, eğitim ve etik ilkeler temelinde yeniden yapılandırdıklarını ifade eden Bakan Tunç, temel ve yenileme eğitimlerinin ihtiyaca uygun şekilde yaygınlaştırıldığını, denetim ve performans değerlendirmeleriyle hesap verebilirliğin esas alındığını kaydetti. Tunç, bugüne kadar 221 bin 122 kişiye bilirkişilik temel eğitimi, 33 bin 61 kişiye ise bilirkişi yenileme eğitimi verildiğini açıkladı.


Görevini gereği gibi yerine getirmeyenler hakkında denetim ve soruşturma süreçlerinin titizlikle yürütüldüğünü belirten Bakan Tunç, yapılan denetimler sonucunda 5 bin 926 uyarma, 3 bin 381 geçici süreyle listeden çıkarma, 2 bin 79 kişiye kalıcı olarak sicil ve listeden çıkarma, 288 kişiye ise bilirkişilik yapmaktan yasaklama yaptırımı uygulandığını bildirdi. Yargı mercilerinin ihtiyaçları doğrultusunda Bilirkişilik Siciline Kabule İlişkin Usul ve Esaslar’da düzenlemeler yaptıklarını aktaran Tunç, bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanları ile bu alanlarda aranan niteliklerin güncellendiğini ifade etti. Tunç, ayrıca ilk kez gayrimenkul değerleme alanında özel hukuk tüzel kişilerinin bilirkişilik başvurularının alınmaya başlandığını duyurdu.



Bilirkişilik başvuru süresi 16 Şubat tarihine kadar uzatıldı


Nitelikli uzmanların sisteme katılımını teşvik etmek amacıyla yeni bilirkişi listelerinin liyakat ve uzmanlık esasına göre yeniden belirlendiğini belirten Tunç, vatandaşlardan gelen yoğun talepler doğrultusunda herhangi bir mağduriyet yaşanmaması için bilirkişilik başvuru süresinin 16 Şubat tarihine kadar uzatıldığını da açıkladı. Bakan Tunç, bilirkişilik sistemini daha da güçlendirecek bu adımların yargı camiasına ve millete hayırlı olmasını diledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Bakan Tekin’den CHP ve İBB’ye kreş tepkisi: "CHP mensupları ’erkekseniz gelin kapatın’ diye hukuk devletiyle asla bağdaşmayacak cümleler kurdular" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) bağlı kreşte bir çocuğa yönelik darp ve istismar iddialarına ilişkin, "CHP mensupları, milletvekilleri, genel başkanı bizi yerden yere vurdu. ’Erkekseniz gelin kapatın’ diye hukuk devletiyle asla bağdaşmayacak cümleler kurdular. Bakın son iki gündür yaşadığımız bir tartışma var. Ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya çıkardı" dedi. Kütahya’da AK Parti İl Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, başörtüsü yasağı dönemine, kadınların kamusal alandan dışlandığı yıllara ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) açtığı kreşlere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kütahya’da AK Parti İl Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Geçmişte yaşanan başörtüsü uygulamalarına değinen Bakan Tekin, 1990’lı yılların sonunda kamusal alanda yaşanan örnekleri hatırlatarak, "Üniversitenin tıp fakültesinde başörtülü hastalarla ilgili olarak ’burası kamusal alan’ diyen hekimler vardı. Daha trajik bir örnek ise; elektrik faturası ödemek için gelen bir kadına bile başörtülü girdiği için ’Burası kamusal alan bu şekilde içeriye giremezsin’ denilen bir Türkiye yaşadık. Bunlar milattan önce falan bahsetmiyorum ben. 1990’lı yılların sonundan bahsediyorum. İnsanların kılığından, kıyafetinden, inancından dolayı özellikle kadınların kamusal hayatı tamamen dışına atıldığı, dışına itildiği bir Türkiye yaşıyorduk" dedi. "Kadınlar kamusal hayatta özgürce yer almaya başladı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kadınların kamusal hayattaki yerinin güçlendiğini vurgulayan Bakan Tekin, kadın teşkilatlarına teşekkür ederek, "Sayın Cumhurbaşkanımız siyasette kendisine bu kadar yoğun destek veren kadınların ülkenin toplumsal yapısında ülkenin kamusal hizmetleri yürütüldüğü sektörlerin tamamında kadınların kendi kimlikleriyle, kılıklarıyla, kıyafetleriyle, özgür bir biçimde çalışabilmelerini önüne açtık. Bunlarla uzun uzun anlatmak konuşmak mümkün. Fakat ben bir şey söylüyorum teşkilat toplantılarında Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak bizler bakan olarak çalışıyoruz. Biz eğer iyi şeyler yapıyorsak sizin sayenizde yapıyoruz. Eğer siz AK Kadınlar, AK Parti Teşkilatları, Cumhur İttifakı’na mensup siyasi partilerin tabanını teşkil eden kişiler bize destek olmasaydınız, bizi desteklemezseniz biz bunları yapamayız. Bizi seçmezseniz biz bugün koltuklarda olamayız. Bize destek vermezseniz eğer bu kadar büyük ses çıkartan muhalefete rağmen bu işleri yapamayız. O yüzden ben hepinize içtenlikle teşekkür ediyorum" dedi. "Muhafazakar demokrat kimliğimiz toplumsal değerlere sahip çıkmaktır" Muhafazakar demokrat anlayışın temelinde adalet ve hukuk olduğunu belirten Bakan Tekin, "Biz toplumun değerlerine sıkı sıkıya sahip çıkmak istiyoruz. Muhafazakar, demokrat dediğimiz kimlik bizim açımızdan bu anlama geliyor. Muhafazakarlığımız yani toplumsal değerlerimizi korumak konusunda kararlı bir iktidarız. bütün bu adımları atarken Müslüman olma hassasiyetine sahip bir biçimde kul hakkı yemeden adil bir biçimde adalet bizim için çok kritik. bütün bu adımlarımızı atarken hukuka uygun davranıyoruz’’ şeklinde konuştu. "Seyyar satıcı bile ruhsat alıyor" İBB ile geçmişte yaşanan kreş tartışmasına değinen Bakan Tekin, ruhsat ve standart vurgusu yaparak, "Bundan 2 yıl önce yaşadığımız bir tartışma vardı. Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yla bir tartışmaya girdik. Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ’ben kreş açıyorum, anaokulu açıyorum’ diyor. Ben de bakan olarak diyorum ki ’nerede açıyorsunuz bunları, ben görmüyorum’. ’Yok, açıyorum’ diyor. Hukuk devletinde bir kurum açmak için, şurada seyyar satıcılar bile gidiyor belediyeden ruhsat alıyor. Kriterler var, standartlar var, o standartları yerine getiriyor. Ondan sonra kamu hizmet yapıyor. Peki siz vatandaşın çocuğunu emanet alıyorsunuz. O çocuğa güvenli bir ortam sunduğunuzu, o çocuğun can güvenliğini teminat altına aldığınızı bana garanti edebilir misiniz? O zaman buna hakkınız yok, bunu yapamazsınız diye, tartışmaya girmiştim dönemin İBB başkanıyla" dedi. "Standartları sağlayın, ruhsatı verelim, denetleyelim" Bakan Tekin, bu süreçte resmi yazı yazdığını belirterek, "Bir resmi yazı yazdım. Resmi yazıda ona dedim ki; bunu yapmak istiyorsanız gelin bize deyin ki biz bunu yapmak istiyoruz. Bizim standartlarımızı sağlayın bizde size hak verelim. Gerektiğinde de sizi denetleyelim istiyoruz bizim standartlarımızı sağlayın, biz de size ruhsat verelim. Gerektiğinde sizi denetleyelim" dedid "Bu sözler hukuk devletiyle bağdaşmaz" CHP cephesinden gelen tepkilere de değinen Bakan Tekin, "Cumhuriyet Halk Partisi mensupları, milletvekilleri, genel başkanı bizi yerden yere vurdu. ’Erkekseniz gelin kapatın’ diye hukuk devletiyle asla bağdaşmayacak cümleler kurdular televizyon ekranlarında. Hatırlıyorsunuz değil mi?" dedi. Üç yaşındaki çocuğa yönelik taciz iddiası İBB’ye ait olduğu iddia edilen bir kreşte yaşanan olaylara dikkat çeken Bakan Tekin, "Bakın son iki gündür yaşadığımız bir tartışma var. Ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya çıkardı. Üç yaşındaki bir çocuğa İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin açtığını iddia ettiği kreşlerde uygulanan taciz. Arkadaşlar biz yaptığımız her işi dediğim gibi hukuk devleti ilkesine uygun olarak yapmakla mükellefiz ve bu şekilde de davranıyoruz. Bunu niye yapıyoruz bunları? Çünkü biz vatandaştan oy isterken dedik ki biz muhafazakarız. Biz kul hakkı yemeyeceğiz, adil davranacağız. Biz hukuki davranacağız. Siz de bizim adımıza sokakta, esnafla, hanelerde ziyaretlerde bizim adımıza bunu taahhüt ettiniz" dedi.