ASAYİŞ - 28 Şubat 2026 Cumartesi 13:52

Belediye otobüsünü ateşe veren sanık hakkında 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı

A
A
A
Belediye otobüsünü ateşe veren sanık hakkında 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı

Ankara’da bindiği belediye otobüsünde sürücü kabinine benzin dökerek ateşe veren ve şoför M.D.’nin yaralanmasına neden olan Alparslan K. hakkında, "kamu malına zarar verme" ve "kasten yaralama" suçlarından 9 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında iddianame hazırlandı. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede Alparslan K. hakkında, ’Mala zarar verme’ ve ’Kasten yaralama’ suçlarından 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi.


İddianameye göre Alparslan K., otobüs Ulus Heykel durağına yaklaşırken yanında getirdiği yazılı kağıtları araç içinde asmaya başladı. Ardından şişe içindeki benzini şoför kabinine ve M.D.’nin üzerine döküp ateşe verdi. Şoför M.D., aracı durdurup inerken çevredekilerin yardımıyla yangın söndürme tüpüyle alevleri söndürüldü. Olayda M.D.’nin yüzü ve vücudunda kısmi yanıklar oluşurken, araçta da hasar meydana geldi. Hazırlanan iddianame kapsamında ifadesi alınan Alparslan K., pet şişeye benzin doldurup otobüse bindiğini söyledi.


"Amacım şoförü yakmak değil, çip için sesimi duyurmaktı"


Otobüsün içerisine 270 sayfalık dilekçe yapıştırdığını ifade eden sanık, "Bunu yapma sebebim belediye otobüslerinde otobüs içinin kamera kaydı yapılmasıdır. Benim kolumda çip vardır. Bunun ile ilgili defalarca müracaat yaptım. Başvurularıma herhangi bir cevap alamadığım için bu eylemi gerçekleştirdim. Ulus’ta otobüs durağında araç durduğu zaman elimdeki benzin dolu şişeyi çıkartıp şoförün sol tarafına doğru döktüm. Daha sonra şoföre dönüp ‘Kaç abi, seninle meselem yok’ dedim. Zarar verecek olsam zaten zarar verebilecek durumdaydım. Benim önümden geçerken kolumu tuttu. Ben bu sırada çakmağı çakmaya çalışıyordum. Şoförün üstü alev aldı. Ayrıca otobüsün şoför koltuğu da alev aldı. Şoför, üstü yanar vaziyette dışarı çıktı. Oradan gelen vatandaşlar otobüsteki yangını söndürdü. Benim şoförü öldürmeye yönelik eylemim olmamıştır. Kendisiyle herhangi bir derdim de yoktur. Amacım ameliyatta koluma çip takılması nedeniyle sesimi duyurabilmektir" ifadelerinde bulundu.


’Olayın geçmişi’


Olay 25 Şubat 2025’te meydana geldi. Ulus-Kızılay-Ankara Şehir Hastanesi hattında çalışan M.D.’nin kullandığı Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait 06 BD 4387 plakalı EGO otobüsüne binen Alparslan K., aracın sürücü kabini ve şoförün üzerine benzin dökerek ateşe verdi. Yangın söndürme tüpüyle yangını söndüren şoför M.D.’nin el ve yüzünde kısmi yanıklar oluşurken, otobüste ise hasar oluştu. Çok sayıda suç kaydı bulunan ve psikolojik sorunları olduğu ileri sürülen Alparslan K., polis ekiplerince gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen Alparslan K. çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı. Hastaneye kaldırılan otobüs şoförü M.D. ise tedavisinin ardından taburcu edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars AK Parti’den 28 Şubat açıklaması Kars AK Parti İl Başkanlığı önünde bir araya gelen partililer, 28 Şubat Darbesinin 29. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Parti binası önünde düzenlenen etkinliğe, AK Parti İl Başkanı Muhammer Sancar, Merkez İlçe Başkanı Mehmet Nuri Kişli, Kadın Kolları Başkanı Zelal Sara, Gençlik Kolları Başkanı Muhammed Sarıkaya ve partiler katıldı. Basın açıklamasını AK Parti İl İnsan Hakları Birim Başkanı Bülent Taşdemir, yaptı. Taşdemir, 28 Şubat’ın başına ne sıfat getirilirse getirilsin, amasız fakatsız, düpedüz bir darbe olduğunu ve millet iradesine silah çekildiğini söyledi. Taşdemir, "Öncelikle şunun altını çizmek isteriz ki amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş; seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş; başta başörtülü kadınlar olmak üzere bu ülkenin mütedeyyin kesimlerine yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır. Bu ülkenin vatandaşları kendi ülkesinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden ötürü sokulmamaya çalışılmıştır" dedi. AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduklarını ifade eden AK Parti İl İnsan Hakları Birim Başkanı Bülent Taşdemir, "Burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk. Ancak son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’muzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz. Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor. Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Bu fikirlerin karşısında duranlar, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti var diye şimdilik belli şeyleri söylemeye cesaret ve fırsat bulamıyorlar. Ancak ilk fırsatta neler yapabileceklerinin fragmanını her seferinde milletimize izletiyorlar. Bu zihniyetle mücadele biz AK Parti için bir demokrasi mücadelesidir; bir hak mücadelesidir; büyük Türkiye mücadelesidir. Şunu vurgulamak lazım ki toplumsal barışımıza kasteden bu zihniyet orada durduğu sürece büyük ve güçlü Türkiye idealimize ve Türkiye yüzyılı vizyonumuza her daim ket vurulmaya çalışılacaktır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle beraber aşmaktan geri durmayacağız. Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi yılmadan sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Erzurum Küçükoğlu’ndan 28 Şubat açıklaması; ‘’Milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz’’ AK Parti Erzurum İş Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, 28 Şubat Darbesinin 29. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Başkan Küçükoğlu, ‘Öncelikle şunun altını çizmek isteriz ki amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur’ dedi. !Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş; seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş; başta başörtülü kadınlar olmak üzere bu ülkenin mütedeyyin kesimlerine yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır’ diyen Başkan Küçükoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü; ‘Bu ülkenin vatandaşları kendi ülkesinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden ötürü sokulmamaya çalışılmıştır. AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduğumuzu burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk.’ Son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’nun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ettiklerini anlatan Başkan Küçükoğlu, ‘Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor. Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Bu fikirlerin karşısında duranlar, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti var diye şimdilik belli şeyleri söylemeye cesaret ve fırsat bulamıyorlar. Ancak ilk fırsatta neler yapabileceklerinin fragmanını her seferinde milletimize izletiyorlar. Bu zihniyetle mücadele biz AK Parti için bir demokrasi mücadelesidir; bir hak mücadelesidir; büyük Türkiye mücadelesidir. Şunu vurgulamak lazım ki toplumsal barışımıza kasteden bu zihniyet orada durduğu sürece büyük ve güçlü Türkiye idealimize ve Türkiye yüzyılı vizyonumuza her daim ket vurulmaya çalışılacaktır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle beraber aşmaktan geri durmayacağız. Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi yılmadan sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz.’ Dedi.