POLİTİKA - 26 Şubat 2026 Perşembe 22:25

CHP Genel Başkanı Özel: "Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz"

A
A
A
CHP Genel Başkanı Özel: "Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1970’lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin’in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, doğu Kudüs’te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz" dedi.


CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ankara İl Örgütünce gerçekleştirilen iftar programına katıldı. Çankaya Zübeyde Hanım Sosyal Tesisinde konuşan Özel, Ramazan ayının mübarek olmasını diledi. Özel, "Bir siyasi partiyi gençleştirmek önemli, gençlerle buluşturmak önemli. Ama bir siyasi partiyi bir yaşta olan, yaşayan bir organizma olarak görmemek lazım. Bir orman gibi görmek lazım; en genç fidelerinden, en köklü ağaçlarına, en tecrübeli olan dallarına kadar" diye konuştu.



"Siyasi tarihimizin en büyük saldırılarından bir tanesi ile karşı karşıyayız"


Özel, "Bugünlerde yapılan her konuşmada, her sohbette, ele mikrofon alınca yapacağınız her söylemde mutlaka içinde adalet oluyor, adalet olmadan bir şey konuşmak mümkün değil. En başta hiç şüphe yok ki siyasi tarihimizin en büyük saldırılarından bir tanesi ile karşı karşıyayız. CHP ile hizmette yarışacak takati kalmayanlar, CHP’yi itibarsızlaştırmak, belediye başkanlarını itibarsızlaştırmak ve siyasi olan ama yargı eliyle yürütülen birtakım davalar ya da dava tehditleri üzerinden milletin verdiği desteği, gösterdiği teveccühü görmezden gelmek, dikkatleri başka yere çekmek, sulandırmak ve milletin CHP’ye yönelişine bir set çekmeye çalışıyorlar. Bunun karşısında şüphesiz büyük bir cesaret, kararlılık, birlik ve beraberlik içinde mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı.



"Biz var oldukça da kimse Cumhuriyet’e, kazanımlarına, değerlerine el uzatamayacak"


Özel, her zorluğa karşı ayakta kaldıklarını vurgulayarak, "Biz savaş meydanlarında kurulmuş, darbelerde kapanmış ve ilk fırsatta tekrar açılmış ve genel başkanları hapis yatmış, il başkanları siyasi cinayetlere, ilçe başkanları, üyeleri siyasi cinayetlere kurban gitmiş ama bir santim eğilmemiş bir siyasi geleneğiz. Cumhuriyet’ten önce vardık, Cumhuriyet oldukça da var olacağız. Biz var oldukça da kimse Cumhuriyet’e, kazanımlarına, değerlerine el uzatamayacak. Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir parti" şeklinde konuştu.



"Türkiye İttifakı, içinde Türkiye’nin bütün demokratlarını barındırır"


CHP’nin bünyesinde barındırdığı tüm çeşitliliklerden güç aldığını söyleyen Özel, sözlerine şöyle devam etti:


"Cumhuriyet Halk Partililer, bir yaşam biçiminin tek başına tercih eden insanların oluşturduğu bir yapıdan değil, Anadolu’nun bütün renklerini, bütün inançlarını, bütün mezheplerini, bütün yaşam biçimlerini içinde barındıran ama ülkenin bölünmez bütünlüğü, ay yıldızlı al bayrak ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk sevgisinde birleşen koca bir ailedir. Bu ailenin varlığı, son girdiğimiz yerel seçimlerde ay yıldızlı al bayrağımızdan rengini alan Türkiye İttifakı’na katılmıştır. Türkiye İttifakı, içinde Türkiye’nin bütün demokratlarını barındırır. Türkiye İttifakı, sosyal demokratların, muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, liberal demokratların, Kürt demokratların bir arada olduğu, bir arada yaşamı savundukları, ülkenin varlığı, birliği, bütünlüğü için hep birlikte olan, ülkedeki herkesin inancına saygılı, inancını yaşamasına saygılı, tüm özgürlüklerin teminatı ve Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında bir kez daha yüzyıl öncesinde olduğu gibi tüm Anadolu’yu ve Trakya’yı kapsayan, kucaklayan milletin kol kola girerek ayağa kalktığı, bütün zorluklardan, bütün kuşatmalardan birlikte kurtuldukları bir süreci yeniden yaşamanın adıdır."



"Hep birlikte çok güzel günlere omuz omuza, kol kola yürümeye kararlıyız"


Özel, omuz omuza yürümeye kararlı olduklarını vurgulayarak, "Biz Türkiye olarak biriz, beraberiz. Ülkemizle, vatanımızla, milletimizle, bayrağımızla, Atatürk’ümüzle birlikte bundan sonraki süreçte Türkiye’nin yüzde 90, 95’i olarak, bu büyük aile olarak aramıza nifak sokmaya çalışanlara, farklılıklardan kavga çıkarmaya çalışanlara, sürtüşmeden tansiyon, tansiyondan siyasi nema çıkarmaya çalışanlara karşı biz birbirimizi seviyoruz ve hep birlikte çok güzel günlere omuz omuza, kol kola yürümeye kararlıyız. Biz Türkiye’yiz ve Türkiye’yi çok seviyoruz" açıklamasında bulundu.



"Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz"


Türkiye olarak 1970’lerin başından beri Filistin için verilen mücadeleye destek olduklarını aktaran Özel, şu ifadeleri kullandı:


"Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1970’lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin’in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, doğu Kudüs’te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz. Buna uluslararası dünya da onunla birlikte Türkiye de vermesi gereken en sert reaksiyonu doğru zamanda vermedi. Ortaya çıkan tabloda kimse masum değil. Ama şimdi Trump‘ın Amerika’nın başına yeniden gelmesiyle, Gazze’ye dönük bakıp ‘Buraları güzelmiş. Orada Filistinlilere yer yok. Etraftaki Müslüman ülkelere onları dağıtacağım. Oraya kocaman oteller yapacağım, kumarhaneler açacağım. Plajları çok güzel. Önünde de çok petrol var, hidrokarbon var. Orayı istiyorum’ dediği yer Gazze. Şimdi bir Gazze Barış Planı ortaya attı. Bir heyete uluslararası camiayı davet etti. Aklı başında, gerçek Filistin dostu, Amerika’dan korkmayan, bir takım çıkar ilişkileri içinde olmayan ülkeler bu işe mesafe koydular."



CHP Genel Başkanı Özel: "Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere: "Kifayetsizlere asla prim vermeyin" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli’de gençlere hitap ederek, "Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda onbinlerce gencin katılımıyla düzenlenen "Bir Gençlik Şöleni"ne katıldı. Burada gençleri selamlayan Erdoğan, "Böylesine coşkulu, heyecanlı, maşallah her yönüyle dolu dolu bir gençlik şöleninde sizlerle beraber olmanın memnuniyeti içindeyim. Öncelikle şölenimizin düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Gençlik Kollarımızı, Yusuf İbiş kardeşimi ve ekibini yürekten tebrik ediyorum. Kocaelispor’un evinde gerçekleştirdiğimiz bu güzel buluşmaya katkı veren tüm yol ve dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Türkiye’nin dört yanından şölenimize renk katan gençlerimizle birlikte, dost ve kardeş ülkelerimizin gençlik teşkilatlarından programımıza katılan tüm misafirlerimize hoş geldiniz, safalar getirdiniz diyorum" dedi. "Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor" Gençlerin Türkiye’nin aydınlık yüzü, yüz akı, gözbebeği ve Türkiye Yüzyılı’nın mimarı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda bayrağımızı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığımızın en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerimi gönderiyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızı nakış nakış işleyen, duası, desteği, kalbi bizimle olan tüm genç kardeşlerimize buradan selamlarımı iletiyorum. Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan, sevgi ve muhabbete, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi, stadyumlardan taşan şu coşkunuz, şu eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Bugün güzel atmosferde, umudun, sevginin, aydınlığın, geleceğin sembolü olan siz gençlerimizle birlikte olmaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor. Milletçe medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor" diye konuştu. "Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sevgili genç kardeşlerim, Sezai Karakoç ’diriliş nesli’ derken sizleri işaret ediyordu. Nurettin Topçu, ’hareket nesli’ derken sizleri kast ediyordu. Üstad Necip Fazıl, ’büyük doğu nesli’ derken sizlerden bahsediyordu. ’Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek, işte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. Teknofest kuşağının öncü neferleri olarak, rahmetli Nurettin Topçu hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz. Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhununun ebedi hakimiyetine inanlara müjdeliyorum; Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır. İnanıyorum ki, Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdatın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın." "Uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" Karşısında, mazinin birikimini bugüne taşıyan, Türkiye’nin istikbalini var gücüyle omuzlayan kararlı bir gençlik gördüğünün altını çizen Erdoğan, "Şu an karşımda dünyaya yeni sözler söyleyen, dikkatleri üzerine çeken, hakkı ve hakikati seslendiren, ufuk sahibi gençlik görüyorum. Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e, mazlumun, mağdurun gözü yaşlı kardeşlerinin hüzününü, kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençlik hissediyorum. Şuan karşımda, deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen gençlik görüyorum. Şuan karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi gençlik görüyorum. Merhum Sezai Karakoç bu gençliği, yani sizleri yıllarca şu sözlerle bekledi; ’O çocuğu bekliyoruz. Dünyayı değiştirecek, yenileyecek, diriltecek çocuğu. O çocuğu ki, görüntüye değil öze, dışa değil, içe baksın. Ön planı değil, arka planı görsün. Reklam ve propaganda edilenleri değil, edilmeyenleri bilsin. Bu çocuk elbet gelecek, insanlık, beklenmedik her vakitte olduğu gibi yeni bir atılım yapacak. Diriliş gerçekleşecek, kutlu şehitlerin ruhları uyanacak. Bursa’nın, İstanbul’un, Konya’nın, Diyarbakır’ın, Erzurum’un, Şam’ın, Bağdat’ın, Semarkant’ın, Mekke’nin, Medine’nin ve hepsiyle birlikte Kahire’nin, Kuala Lumpur’un, Bingazi’nin, İslamabad’ın ruhları dirilecek. Elinde bir meşale, o çocuğun ulaştığı her kent dirilişe erecek’ Bu şehirlerin mahşerinin önünde, soruyorum; kim durabilir? Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" şeklinde konuştu. "Milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğin ’yüreğin bentlerini yıkıp atması’ olarak tanımlayarak, aynı zamanda gençliğin hayal, heyecan, dinamizm ve bir milletin lokomotifi olduğunu vurguladı. Toplumun enerjisini gençlerden aldığına dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler, ne zaman elini taşın koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil, kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yücelten hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse, millette, devlet de güçlüdür. Gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır." "O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz" "Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı-solcu diyerek, kimi zaman Kürt-Türk diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek, kimi zamanda ilerici-gerici diyerek birebirlerine düşman ettiler. Anne-babaların elleri yüreklerinde, akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadık" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığı, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadık. O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz. AK Parti olarak, ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin liyakatın önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık" dedi. "Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık" En büyük yatırımı gençlere yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net şekilde gösterdik. Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak, gençlerimizin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtık. 23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yüksek öğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı, biz bunu 2026 itibariyle 651 milyar liraya çıkardık. Üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yüksek öğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içerisinde, tüm burs miktarını, hem burs alan öğrenci sayısını artırdık, başvuran her üniversite öğrencimize burs veya kredi veriyoruz. 81 ilimizi gençlik ve spor tesisleriyle, bilim ve kültür merkezleriyle, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattık. Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık. Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekası yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi ve aynı zamanda ahlaklı, imanlı bir neslin hamd olsun gümbür gümbür geldiğini görüyoruz" diye konuştu. "Sizi sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin" Tüm dünyanın imrenerek baktığı Türkiye’nin savunma sanayisinin, genç mühendislerin, yazılımcıların, teknisyenlerin ve TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzunda yükseldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Genç bilim insanlarımız, öğrencilerimiz, sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor. Tekvando milli takımımız, engelli sporcularımızla birlikte 22 madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu. Milletimizin göğsünü kabartan tekvandocularımızı tebrik ediyorum. Kazakistan ziyaretimizde ülkemizi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştık. İster geleneksek spor dallarında, ister teknolojiyle birlikte gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında, sizlerin hak ettiğiniz yeri almanız için yanınızda olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir, Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil, Türk dünyasında, İslam aleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen, Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençliği daima önceleyen bir büyüğünüz olarak, sizlere her zaman güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın."