POLİTİKA - 18 Şubat 2025 Salı 17:06

CHP Lideri Özel: "Herkes bu iktidarın sopasının hedefinde"

A
A
A
CHP Lideri Özel: "Herkes bu iktidarın sopasının hedefinde"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Herkes bu iktidarın sopasının hedefinde" dedi.


CHP Lideri Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısında gündemdeki konular hakkında değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de fakirleşmeyen kimsenin kalmadığını dile getiren Özel, "Eskinin orta direği artık yoksul, eskinin yoksulları ise derin yoksulluğun pençeleri arasında can çekişiyorlar. Bu ekonomik buhranda emekliler, asgari ücretliler kadar mağdur olan kesimlerin başında öğrenciler de geliyor. Yapılan önemli ve bilimsel bir çalışma, Eylül 2024’te üniversite öğrencisinin aylık yaşam maliyetinin 22 bin 920 TL olduğunu gösteriyor. Eylülden bugüne resmi enflasyon rakamı altı aylık işlendiğinde, 25 bin TL’ye çıkıyor bu maliyet. Üç öğün beslenme ve barınma giderlerinin bir asgari ücreti aştığı bir ülkede yaşıyoruz. Son yıl okulunu donduran üniversite öğrencilerinin sayısı, pandemide donduranların üzerine çıkmış, geride bırakmış durumda. 2023’te 74 bin, 2024’te de 56 bin üniversite öğrencisi okulunu dondurdu ve geriye gitti. Burada bir yoksulluk salgınıyla, yoksulluk pandemisi ile karşı karşıyayız. Konu o kadar hazindir ki 2022 yılında evladını üniversitede okutacak kudreti kendinde gören 74 bin aile, 2023’te evladına mahcup olmuş, evladı boynunu bükmüş ve memlekete geri dönmüştür" diye konuştu.



"Asgari ücret ilk kez bu sene bir tam altın alamaz duruma gelmiş"


Hatay’daki 222 bin kişiden 215 bininin hala konteynerde yaşadığını ifade eden Özel, "Konutların yüzde 30’unu verdik’ diyor, konteynerlerin yüzde 10’u daha boşalmamış. Onu görmeye, gerçekle yüzleşmeye çağırdım ama dinlemiyor. Takmış ‘Memleket memleket gezip altın hesabı yapma’ diyor. Yapacağım. Sonuna kadar yapacağım. Bak son bulduğum rakam nedir? Asgari ücret ilk 1951’de belirlenmiş. 1951’den bugüne kadar üstünden 74 sene geçmiş, asgari ücret ilk kez bu sene bir tam altın alamaz duruma gelmiş. Bugün Cumhuriyet altını, Anadolu’nun dört bir yanındaki kuyumculara sorulduğunda 23 bin 470 lira. Asgari ücret bunun altında. 74 yıldır ilk kez, asgari ücreti bir altın alamaz hale getiren Erdoğan’ı, ona oy veren ve bu altın hesabını herkesten iyi bilen Ayşe teyzemle Mehmet amcama şikayet ediyorum" dedi.


Emekliye ikramiye tartışmaları hakkında değerlendirmede bulunan Özel, "2015 yılı Cumhuriyet Halk Partisi’nin 7 Haziran’a giderken önemli bir iddiasıydı. Her emekliye bir asgari ücret tutarında, bir maaş tutarında ikramiye. ‘Olmaz’ dediler, 7 Haziran‘da Meclis çoğunluğunu kaybettiler. Ardından 1 Kasım’a giderken ‘Biz de vereceğiz’ dediler. 1 Kasım’da yeniden iktidar oldular. Üç sene bu sözlerini unuttular. Tam 2018 seçimlerine girerken bin lira yaptılar. Biz o zaman ‘Bir asgari ücret olsun’ diye itiraz ediyorduk, bu bin lirayı yetersiz görüyorduk, bin lira yaptılar. O bin lira 2018’den bugüne, yedi yılın sonunda halen 3 bin lira. Şimdi yüzde 50 zam yapsa, olacak 4 bin 500 lira" ifadelerini kullandı.



"11 ayda 11 belediyeye kayyum atandı"


Van Büyükşehir Belediyesi’ne atanan kayyuma ilişkin Özel, "En son bir milyonu aşan nüfusuyla Van Büyükşehir Belediyesi’ne bir kayyum daha atandı. Dün bunları not almıştık, bugün sabahleyin genel başkanlarıyla da konuştum, EMEP’in, DİSK’in, toplumsal muhalefetin birer parçaları olan pek çok yapının çok sayıda mensubu bir gerekçeyle, oluşturulmaya çalışılan bir algıyla, efendim beş sene önce bir konferansa davetlilermiş, gitmişler. Demokrasi konuşmuşlar, toplumsal muhalefeti güçlendirmeyi konuşmuşlar. Bugün onların her birisinin kapısına polis dayandı, yeni bir operasyon başladı. Kayyum olarak atanan valiler halkın iradesini bir kez daha yok sayarken, buna demokratik itirazlar şiddetle ve yeni gözaltılarla, tutukluluklarla cezalandırılıyor. Cumhuriyet Halk Partisi, iki tanesi kendi belediyesi olan, 11 ayda 11 belediye kayyum atandı,



"Herkes bu iktidarın sopasının hedefinde"


Tutuklu gazeteciler hakkında eleştiride bulunan Özel, "Gazetecilere Barış Pehlivan’ımıza, Kürşad Oğuz’umuza, 20 gündür tutuklu olan Suat Toktaş’ımıza, Sedat Selek Hanım’a, Serhan Asker’e 4 yıldan 9’ar yıla kadar hapis cezaları talep edildi. Hesap ediyorlar ki ‘Halk TV’yi susturabiliriz, özgür basını susturabiliriz, gazetecileri sindirebiliriz.’ Bugün de aralarında dört gazetecinin de olduğu 52 kişi yeni bir şafak operasyonuyla sindirilmeye çalışılıyor. Bir yandan bakıyorsunuz çok farklı siyasi partilerin genel başkanları, yöneticileri. Bakıyorsunuz Erdoğan’ı defalarca yenmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve belediye başkanları, belediye meclis üyeleri. Bir tarafta muhalif olan tüm gazeteciler. Bir tarafta sendikacılar. Onun yanında TÜSİAD. Herkes birden bu iktidarın baskısının altında ve sopasının hedefinde" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da özel bireylerin diş problemlerine etkili çözüm Ordu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinde özel bireylerin ihtiyaçlarına yönelik sunduğu hizmetler ile dikkat çekiyor. Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinin açıldığı 2020 yılından bu yana 543’ü özel bakım gerektiren birey olmak üzere toplam 670 hastanın tüm diş tedavileri tek seansta genel anestezi altında gerçekleştirildi. 2025 yılı içerisinde ise 166’sı down sendromu, otizm spektrum bozukluğu gibi özel bakım gerektiren bireyler olmak üzere toplam 208 hastanın diş tedavisi genel anestezi altında yapıldı. Özellikle kooperasyon güçlüğü yaşayan bireylerde daha önce tamamlanamayan diş tedavilerinin tek seansta ve güvenli şartlarda yapılabilmesi, hasta yakınları tarafından büyük bir kolaylık olarak değerlendirildi. Hasta yakınları ayrıca tedavi süreci boyunca ekip tarafından sağlanan bilgilendirme, iletişim ve koordinasyonun sürecin daha anlaşılır ve yönetilebilir olmasına katkı sunduğu belirtti. Özel bakım gerektiren bireylerde diş tedavilerinin genel anestezi uzmanları ile uzman diş hekimlerinden oluşan sağlık ekibi ve multidisipliner bir yaklaşımla gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eden Diş Hekimliği Fakültesi Dekan V.Prof. Dr. Melih Ömezli, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş’ın destekleriyle Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinde genel anestezi altında sunulan nitelikli sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi ve daha fazla sayıda özel bakım gerektiren hastaya tedavi hizmeti verilebilmesi için çalışmaların aralıksız şekilde sürdürüldüğünü belirtti.
Kayseri Avukat Zeynep Karakuş: "Çocuğun işlediği suçta ebeveynin ihmali olması durumunda sorumluluğu doğabilir" Avukat Zeynep Karakuş; mevcut sistemde ebeveynlerin çocukların suça sürüklenmesindeki ihmal veya yetersizliklerinden dolayı doğrudan ceza sorumluluğunun bulunmadığını, ancak çocuğun işlediği suç ile ebeveynin ihmali arasında somut bağlantı olması durumunda sorumluluğun gündeme gelebileceğini belirtti. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda öğrenciler tarafından düzenlenen saldırıların ardından değerlendirmelerde bulunan Avukat Zeynep Karakuş; çocuğun suça yöneldiğinin bilinmesine rağmen buna göz yumulması, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda ebeveynlerin sorumluluğunun doğabileceğini aktardı. Mevcut sistemde çocukların suça sürüklenmesinde ebeveynlerin sorumluluğunun azaldığını ifade eden Karakuş, yeni bir düzenleme ile suçun azaltılmasına katkı sağlanabileceğini ifade etti. Avukat Zeynep Karakuş; "Çocukların işlediği suçlar bakımından hukuk sisteminde çeşitli düzenlemeler bulunmakla birlikte çocuklar için ceza sorumluluğu azaltılırken, anne ve babalara daha çok özel hukuk kapsamında yükümlülükler yüklenmektedir. Ancak mevcut sistemde, ebeveynlerin çocukların suça sürüklenmesindeki ihmal veya yetersizliklerinden dolayı doğrudan ceza sorumluluğu bulunmamakta. Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan ’ceza sorumluluğunun şahsiliği’ gereği, herkes yalnızca kendi fiilinden sorumlu tutulur. Bu nedenle çocuk tarafından işlenen bir suçtan dolayı anne ve babanın doğrudan sorumlu tutulması mümkün değildir. Bununla birlikte ebeveynlerin bakım, gözetim ve eğitim yükümlülüklerini ihmal etmeleri halinde çocukların suça sürüklenebileceği de bir gerçektir. Bu noktada bazı görüşler ebeveynlerin özellikle bakım, gözetim ve denetim yükümlülüklerini açık şekilde ihmal etmeleri halinde cezai sorumluluklarının doğması gerektiğini savunmaktadır. Örneğin çocuğun suça yöneldiğinin bilinmesine rağmen buna göz yumulması, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda ebeveynlerin sorumluluğu doğabileceği ifade ediliyor. Ancak böyle bir düzenlemenin hayata geçirilebilmesi için, ebeveynin ihmali ile çocuğun işlediği suç arasında açık, somut ve güçlü bir neden-sonuç ilişkisinin, yani illiyet bağının kurulması gerekiyor. Başka bir ifadeyle; sadece çocuğun suç işlemiş olması yeterli olmayıp, bu sonucun doğrudan ebeveynin ihmaliyle bağlantılı olması gerekir. Aksi halde, sorumluluğun sınırları belirsiz hale gelir; ve ilkenin ihlali durumu doğar. Nitekim Adalet Bakanı Akın Gürlek de yaptığı açıklamalarda, çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin rolüne dikkat çekmiş ve ailelerin sorumluluğunun da tartışılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu yönde yapılacak yeni bir düzenleme faydalı olacaktır" dedi.