POLİTİKA - 13 Nisan 2026 Pazartesi 19:18

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ailevi değerlerin muhafazasını bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma Allah muhafaza tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz" dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen "Bağımlılığa Karşı Aileyi Güçlendiren Politikalar" konulu Ideathon Yarışması’nın final programına katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar temasıyla düzenlenen fikir maratonuna seksen bir ilimizden iki yüz altmış dört takım ve bin üç yüz iki yarışmacı katıldı. Bu kardeşlerimiz bir yandan yeni fikir ve önerilerini inşa ederken, diğer yandan pek çok alanda son derece nitelikli eğitimler aldı. Aylar süren yoğun bir hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından 15 takımımız finale kalma başarısı gösterdi. Yarışmaya katılanların yüzde 22’sinin 18-30 yaş aralığında. yüzde 16’sının ise 50 yaş ve üzerinde olması dikkat çekicidir. Bu tablo kadın kollarımızda farklı yaş gruplarına mensup dava arkadaşlarımızın aynı masa etrafında verimli bir fikir jimnastiğine imza atabildiklerini gösteriyor. Sözlerimin hemen başında bir hususun altını çizmek istiyorum. AK Parti’yi yaklaşık çeyrek asırdır milletimizin kalbinde, Türkiye’nin kaptan köşkünde tutan akıl, ahlak, ufuk ve tecrübeyi birleştirme kabiliyetidir" diye konuştu

"AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir"

AK Parti teşkilatlarının öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir, hiçbir zaman da olmamıştır. Kadın kollarından gençlik kollarına AK Parti teşkilatlarının en önemli vasfı süreçlere yön veren, gidişata etki eden, yeni çalışmaların tohumlarını eken etkin bir aktör hüviyetine sahip olmasıdır. Bu yönüyle fikir maratonu boyunca ortaya koyulan proje, teklif, tenkit ve tespitlerin politika belirleme sürecimizde partimize ve milletimize çok önemli katkılar sağladığını ve bunu yapacağından da en ufak bir şüphe duymuyorum. Kıymetli misafirler, değerli yol ve dava arkadaşlarım, son yıllarda dünya genelinde belli odaklar tarafından hedef tahtasına konulan aile, toplumun hareket ve mukavemet merkezidir" şeklinde konuştu.

"Ailevi değerlerin muhafazasını bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz"

Ailenin toplumdaki yeri ve misyonuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, Allah muhafaza tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz. Merhum Samiha Ayverdi hanımefendinin aileye yönelik şu tespitlerini şahsen çok kıymetli buluyorum. Toplumun en küçük fakat en sağlam hücresi dediği aileyi merhum Ayverdi bakınız nasıl tarif ediyor? ’Aile cemiyete sağlam fertler veren, içine sızmak isteyen bakterileri yaşatmayan ve üretmeyen, yerleşmiş nizamlara ve temel kıymetlere yaylım ateşi açarak tahribat yapmak isteyenlere fırsat vermeyen, arınmış, inanmış ve kendini sağlama almış bir bünyedir.’ Evet ailenin toplumdaki yeri budur. Misyonu budur. Oynadığı rol işte budur" ifadelerini kullandı.

2024 yılında Nüfus Politikaları Kurulu’nun ihdas edildiğini ve 2025 yılının ’Aile Yılı’ ilan edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

"Hükümet olarak son yıllarda artan tehditler karşısında ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik. 2024’te Nüfus Politikaları Kurulumuzu ihdas ettik. Hemen ardından 2025 senesini Aile Yılı ilan ederek, hem teşvik hem de destek paketlerini devreye aldık. Önce deprem bölgemizde, ardından 81 ilimizde hayata geçirdiğimiz Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kurmak isteyen gençlerimizin yanında olduk. Gerek doğum yardımlarımızla gerek ulaşımdan haberleşmeye pek çok alandaki indirim ve hizmetlerimizle ailelerimize ve genç çiftlerimize çok önemli destekler sunduk. ’Aile ve nüfus on yılı’ olarak belirlediğimiz 2026-2035 döneminde de eğitimden sosyal politikaya tüm bu çalışmaları inşallah çok daha etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Bu noktada şu gerçeği özellikle vurgulamak durumundayım. Günümüzde farklı türleriyle bağımlılık, aileye yönelik tehditlerin en başında yer alıyor. Yuvaları dağılan, ocakları söndüren, hanelerdeki huzur ve bereketi bitiren bağımlılık illetiyle mücadeleye bunun için büyük önem veriyoruz. Sanal bahis ve kumardan sosyal medyaya, tütün ürünlerinden alkol ve uyuşturucuya çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere ailelerimizi bağımlılık illetinden uzak tutmak için yoğun gayret sarf ediyoruz."

Dijital bağımlıklarınıgetirdiği problemlerden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle son dönemde yapay zeka ve yeni dijital teknolojilerin de devreye girmesiyle bağımlılık türlerinde büyük bir artış yaşanıyor. Ekran bağımlılığı ve sonsuz kaydırma gibi yeni bağımlılıklar bilhassa küçük yaştaki yavrularımız üzerinde yıkıcı etkiler oluşturuyor. Algoritma tuzağı olarak adlandırılan bu yeni sarmaldan çocuklarımızı ve gençlerimizi kurtarmamız büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde siber zorbalık, mahremiyet ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyun ve içeriklerin olumsuz etkilerinden de evlatlarımızı korumak mecburiyetindeyiz. Kıymetli kardeşlerim, bakınız burada bağımlılık sorununun geldiği vahim boyutları göstermesi açısından bazı rakamları sizlerle ve milletimle paylaşmak istiyorum. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şu anda dünya genelinde 1,25 milyar yetişkin tütün ürünü kullanıyor. Dünyada her yıl sekiz milyondan fazla kişi tütün kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybediyor. Sağa çalışmaları elektronik sigaraların da etkisiyle son yıllarda Türkiye’de sigaraya başlama yaşanın maalesef düştüğünü gösteriyor. Çocuklar okul harçlıklarını buraya yatırıyor. Anneler, babalar çocuklarının rızkını üzülerek söylüyorum. Sigara denilen illeti harcıyor. Sonuçta vatandaşlarımız sağlığından ülkemiz ise milyarlarca lirayı bulan devasa bir ekonomik kaynaktan oluyor" dedi.

Sanal bahis, şans oyunları ve kumar bağımlılığının Türkiye’de bir problem haline geldiğini ve Türkiye’nin bununla mücadele için neler yaptığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Bir diğeri kumar bağımlılığıdır. Dünyada 350 milyonun üzerinde kişinin kumar problemi olduğu tahmin edilmektedir. Akıllı telefonların yaygınlaşmasına paralel olarak özellikle sanal kumar bağımlılarının sayısı artmaktadır. Açıkçası sanal bahis şans oyunu ve kumar bağımlılığı bizde de ciddi bir sorun haline gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine biliyorsunuz Kasım ayında bir genelge yayınladık. Sanal ortamda yasa dışı bahis şans oyunları ve kumarla mücadele eylem planını uygulamaya geçirdik. İlk altı aylık veriler aldığımız idari, mali ve hukuki tedbirler sayesinde sorunun kontrol altına alınmaya başlandığına işaret ediyor. Bunu doğru yolda olduğumuzun bir delili olarak görüyor. Yasa dışı bahis şans oyunu ve kumarın üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz. Şu çarpıcı rakamı burada dikkatlerinize getirmek istiyorum. Yeşilay’ımızın geçtiğimiz sene hazırladığı bir rapora göre sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının ülkemiz ekonomisine yıllık maliyeti 78 milyar dolardır. Yani bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına kastetmekte hem de ekonomimiz için giderek büyüyen bir kara deliğe dönüşmektedir. Değerli misafirler, devlet olarak bağımlılıkla mücadelede gerekli her türlü önlemi alıyoruz. Aile Bakanlığımız kurumlarımız ve parti teşkilatlarımız belediyelerimizle iş birliği içinde çalışmalarını hız kesmeden sürdüğü Yeşilay gibi ülkemizin yüz akı olan sivil toplum kuruluşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında bağımlılığa karşı seferberlik ruhuyla çalışıyor. Kadın kollarımızın bağımlılık eğitimleri kapsamında seksen bir ilimizde sadece bir buçuk ayda 52 bin hanım kardeşimize ulaşmasını eğitimler sonrasında sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 artmasını bu bakımdan çok anlamlı buluyorum. Fakat şurası da bir gerçek ki bağımlılıkla mücadele sadece devlet eliyle yürütüldüğü takdirde arzu edilen neticeleri göremeyiz. Bu mücadelenin tek yönlü, tek boyutlu olmadığının hepimiz farkındayız. Bağımlılıkla mücadelede kamuoyu sahiplenmesi ne kadar güçlü olursa başarı oranlarımız da inşallah o derece artacaktır. Bu düşüncelerle fikir maratonu toplantımızın bir kez daha partimiz ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Birazdan ödüllerini tevdi edeceğimiz takımlarımızı tekrar tebrik ediyor. Tüm katılımcılara şükranlarımı iletiyorum."

Furkan Doğan

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Türkiye’nin ikinci Milli Astronotu Tuva Cihangir Atasever Isparta’da öğrencilerle buluştu Türkiye’nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever, "Uzay Farkındalığı Programı" kapsamında Isparta’da öğrencilerle bir araya gelerek, uzay yolculuğu deneyimlerini paylaştı. Türkiye’nin uzay alanındaki hedeflerine de değinen Atasever, "Uluslararası iş birliğiyle Somali’de bir uzay limanı inşa ediyoruz ve roketlerimizi buradan fırlatacağız" dedi. Türkiye’nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever, Isparta İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen "Uzay Farkındalığı Programı" kapsamında öğrencilerle buluştu. Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa çok sayıda öğrenci ve öğretmen katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmasını yapan İl Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak, milli astronotu Isparta’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Konuşmaların ardından sahneye çıkan Tuva Cihangir Atasever, öğrencilere uzay yolculuğu sürecini, eğitim aşamalarını ve bilim ile teknoloji alanındaki deneyimlerini anlattı. Programda öğrenciler, uzay çalışmaları hakkında merak ettikleri soruları sorma fırsatı da buldu. "Uzay istasyonu devasa bir yapı ve büyük bir emeğin ürünü" Uluslararası Uzay İstasyonu’nun dünyanın yaklaşık 410 kilometre üzerinde saatte 27 bin kilometre hızla hareket eden devasa bir yapı olduğunu dile getiren Tuva Cihangir Atasever, "Uluslararası Uzay İstasyonu, bizim ‘modül’ dediğimiz parçalardan oluşuyor. Toplamda 16 basınçlı modülden meydana gelen bu yapı, 12 yıl süren bir inşa süreci sonunda tamamlandı ve 100 milyar dolardan fazla kaynak kullanıldı" dedi. "Ağırlıksız ortamda yaşam ve günlük işler zorlaşıyor" Uzayda kütlenin değişmediğini ancak yer çekimi ivmesinin neredeyse sıfır olması nedeniyle ağırlıksızlık hissi oluştuğunu ifade eden Atasever, "Bu ortamda adeta kanatsız şekilde süzülüyorsunuz. Ancak bu durum, günlük işleri bile oldukça zor hale getiriyor. Uzay istasyonunda geçirdiğimiz süre boyunca hem bilimsel deneyler hem de toplumsal farkındalık faaliyetleri kapsamında kullanacağımız ekipmanlar için kapsamlı eğitimlerden geçtik" şeklinde konuştu. "Uzay görevleri için zorlu eğitim süreçlerinden geçtik" Eğitimlerin hem sınıf ortamında hem de özel simülasyon alanlarında gerçekleştirildiğini belirten Atasever, "9 numaralı bina olarak adlandırılan özel bir tesiste, uzay istasyonundaki modüllerin birebir modelleri bulunuyor. Burada yaptığımız tüm hareketler dikkatle gözlemleniyor. Amacımız, uzayda karşılaşabileceğimiz acil durumlara doğru ve etkili müdahale edebilmek. Ayrıca farklı ülkelere ait modüllerde görev alabilmek için Japonya ve Avrupa’daki uzay merkezlerinde de eğitim aldık" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin uzay hedeflerinde ay görevleri ve uzay limanı var" Türkiye’nin uzay alanındaki hedeflerine de değinen Atasever, "Milli Uzay Programı kapsamında 10 temel hedef bulunuyor ve Türk Astronot ve Bilim Misyonu da bunlardan biriydi, bunu başarıyla tamamladık. Önümüzdeki süreçte robotik Ay görevleri gerçekleştireceğiz. İlk görevde Ay’a sert iniş, ikinci görevde ise yumuşak iniş hedefleniyor. Ayrıca coğrafi konumumuz nedeniyle büyük roketleri Türkiye’den fırlatmak mümkün olmadığından, uluslararası iş birliğiyle Somali’de bir uzay limanı inşa ediyoruz ve roketlerimizi buradan fırlatacağız" diyerek sözlerini tamamladı. Söyleşi, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından Tuva Cihangir Atasever’e İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hediye takdim edilmesiyle devam etti. Program, Atasever’in öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirmesinin ardından sona erdi.
Samsun Kavak’ta Güvenlik ve Asayiş Toplantısı Samsun’un Kavak ilçesinde kamu düzeni ve vatandaşların güvenliğine yönelik çalışmaların ele alındığı "İlçe Güvenlik ve Asayiş Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantı, Kavak Kaymakamı Taha Genç başkanlığında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıda ilçede meydana gelen asayiş olayları detaylı şekilde analiz edilerek, mevcut güvenlik durumu değerlendirildi. Vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması adına alınması gereken tedbirler masaya yatırılırken, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele Toplantıda uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele, okullarda güvenliğin artırılması, metruk binaların yıkılması, iş yeri denetimleri, trafik güvenliği ve dolandırıcılık olayları gibi başlıklar ele alındı. Ayrıca kahverengi kokarca böceği ile mücadele, park ve bahçelerde aydınlatma ile kamera sistemlerinin kurulması ve başıboş sokak hayvanlarının çiplenerek doğal yaşam alanlarına alınması konularında planlanan çalışmalar değerlendirildi. Toplantı, ilçede kamu düzeninin korunması ve vatandaşların daha güvenli bir ortamda yaşamlarını sürdürebilmeleri adına kurumlar arası iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceği mesajıyla sona erdi. Toplantıya İlçe Jandarma Komutanı Ali Rıza Yıldız, İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Balcı, Komando Bölük Komutanı Sinan Çırakoğlu, Cezaevi Bölük Komutanı Zeki Yavuz Uzun, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ergin Taş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Aykan Sancı, Zabıta Müdürü Kebir Eker ve Orman İşletme Müdürlüğü Şefi Büşra Şahin Akgül katıldı.
Ankara İçişleri Bakanı Çiftçi: "Gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yerli imkanlarla üretilen hava araçlarının Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) envanterine alınış töreninde, "Gökyüzüne hakim olmayan, yeryüzünde söz sahibi olamaz. Bu düsturla gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz" dedi İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TUSAŞ tarafından yerli imkanlarla üretilen 1 ’AKSUNGUR’ insansız hava aracı (İHA), 1 ’ATAK’ taarruz helikopteri ve 1 ’T-70’ genel maksat helikopterinin EGM Havacılık Başkanlığı envanterine alındığı törende konuştu. Türkiye’nin havacılık alanındaki gelişiminden bahseden Bakan Çiftçi, "TUSAŞ bir tesisin çok ötesinde; Türkiye’nin ‘kendi gök kubbesinde bağımsız olma’ iradesinin somutlaşmış halidir. Bugün burada yalnızca bir teslim töreni gerçekleştirmiyor, aynı zamanda Türkiye’nin gökyüzündeki bağımsızlık iradesini, milli teknoloji hamlesini ve güvenlik vizyonuna olan bağlılığımızı ortaya koyuyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye artık savunma sanayiinde dışa bağımlı bir ülke olmaktan çıkmış, oyun kuran bir aktör haline gelmiştir" Türkiye’nin savunma sanayiinde etkin bir rol üstlendiğini söyleyen Bakan Çiftçi, "Yakın coğrafyamızda süregelen savaşlar, krizler, istikrarsızlıklar, küresel ölçekte artan güç rekabeti hakimdir. Bu gelişmeler açık bir hakikati haykırmaktadır. Güçlü değilseniz, söz hakkınız yoktur. Başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olursunuz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konan güçlü irade, kararlılık ve vizyon sayesinde Türkiye artık savunma sanayiinde dışa bağımlı bir ülke olmaktan çıkmış, oyun kuran bir aktör haline gelmiştir. Bu başarıda TUSAŞ’ın rolü büyüktür. Bu başarı, yılların emeğinin, sabrının, fedakârlığının ve inancının bir sonucudur. İsimsiz kahramanlarımız, mühendislerimiz ve bilim insanlarımız, yokluk içinde büyük bir inançla çalışarak bu temelleri atmıştır. Bugün onların hayalleri TUSAŞ’ın üretim bantlarında yaşamaktadır" şeklinde konuştu. "Gökyüzüne hakim olmayan, yeryüzünde söz sahibi olamaz" Türk Polis Teşkilatı’nın taarruz helikopteri kullanan ilk polis teşkilatı olduğuna değinen Çiftçi, "Polis Havacılık birimimiz, 1981’den bu yana gök vatanın sessiz koruyucusu olmuştur. Zor zamanlarda görev alarak, riskten kaçınmayarak, afetlerde, yangınlarda ve kriz anlarında milletimizin yanında olmuştur. Bugün teslim aldığımız ATAK helikopteri, ’T-70’ helikopteri ve ’AKSUNGUR İHA’, milletimizin özgüveninin göstergesidir. İHA envanterimizin tamamen yerli olması, ’GÖKBEY’ helikopterinin katılımıyla yerlilik oranını artıracak, Türkiye’nin bu alandaki gücünü ortaya koyacaktır. Türkiye, savunma sanayiİne yön veren bir ülkedir. Türk Polis Teşkilatı, taarruz helikopteri kullanan ve ileri İHA kabiliyetine sahip ilk polis teşkilatı olmuştur. Bu, Türkiye’nin güvenlik vizyonunun geldiği noktayı göstermektedir. Bizler çok iyi biliyoruz ki gökyüzüne hâkim olmayan yeryüzünde söz sahibi olamaz. Bu düsturla gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz. İnsan kaynağımıza yaptığımız yatırımlarla, yüksek teknolojiyi kullanacak ve daha ileriye taşıyacak kadroları da yetiştiriyoruz. Çünkü güçlü Türkiye sadece üreten değil, ürettiğini en iyi şekilde kullanan Türkiye’dir. Türkiye artık sadece kendi güvenliğini sağlayan bir ülke değil, bölgesel barışa katkı sunan ve küresel adaletin savunucusu olan bir ülkedir" ifadelerini kullandı. "Türkiye içinde bulunduğu bölgede ne kadar kuvvetli olursa bizler ve çocuklarımız o kadar güvende olacak" Türkiye’nin savunma alanında ihtiyaç duyduğu her türlü teknolojiyi üretmeye devam ettiklerini kaydeden TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu İSE, "Bugün yaptığımız teslimat, bizim yüzlercesini ve binlercesini yapmak istediğimiz teslimat. Türkiye içinde bulunduğu bölgede ne kadar kuvvetli olursa bizler ve çocuklarımız o kadar güvende olacak. Bizler TUSAŞ olarak üzerimize düşecek her ne varsa yapmaya hazırız. Bunun için de gecemizi gündüzümüze katarak çalışmaya devam ediyor. Ülkemizin savunma alanında ihtiyaç duyduğu teknolojileri de geliştirmeye devam ediyoruz" dedi. "Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda en iyisini, en hızlısını ve en ucunuzu teslim etmek için karşılıklı gayret içerisindeyiz" Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de konuşmasında, "İçişleri Bakanlığımızla gerek Jandarma Genel Komutanlığı, gerek Sahil Güvenlik Komutanlığı, gerekse Emniyet Genel Müdürlüğü ile uzun soluklu ve birbirinden kıymetli birçok projeyi birlikte yürütüyoruz. İhtiyaç duyulan teknolojik, donanımsal veya yazılımsal ne gerekiyorsa şirketlerimizle birlikte Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda en iyisini, en hızlısını ve en ucunuzu teslim etmek için karşılıklı gayret içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.