POLİTİKA - 20 Nisan 2026 Pazartesi 19:40

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuklar tarafından ele geçirilmesi halinde verilen cezayı artıracağız"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuklar tarafından ele geçirilmesi halinde verilen cezayı artıracağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi.


Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayların ilk anından itibaren takip ettiklerini ve takip etmeye de devam edeceklerini söyledi. Bu tür olayların kapsamlı bir şekilde araştırılması gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınacak yeni tedbirleri de açıkladı.


"Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum"


Kabine gündeminde geçen haftaki okullara yönelik saldırıların ele alındığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Menfur saldırıların hayattan koparttığı sevgili yavrularımıza ve kendini öğrencilerine siper ederek şehit olan Ayla öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Öğretmenimizin ve çocuklarımızın kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak hepimiz ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.


"15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor"


Okul saldırılarında yaralananlar hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14’ü taburcu edildi. 2 öğretmen ile 3 öğrencimizin tedavisi halen devam ediyor. Hamdolsun yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor. Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş’ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun" diye konuştu.


"Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı"


Okullara yapılan saldırıların sadece Kahramanmaraş’ı ya da Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkilediğini ifade eden ve olayın ilk anından itibaren takipçisi olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahramanmaraş’a düşen ateş diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz 4 bakanımızı hemen Kahramanmaraş’a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimizin çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek kimlerle irtibat halinde oldukları, nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkartıldı. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim" açıklamasında bulundu.


"Daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir?"


Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldıklarını açıklayan Erdoğan, yaşanan saldırılar üzerinden yapılan eleştirilere değinerek şunları söyledi:


"Değerli vatandaşlarım, milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülüyor. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda, faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar. Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz, kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir. Kimse kusura bakmasın ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan ‘Olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar’ diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ‘ramazan etkinliklerini’ eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak Allah’a hamdolsun bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum."


"Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir"


Gerçekleşen şiddet eylemlerinde birçok boyutun ele alınması gerektiğini ve gelişen internet çağı ile çocukların ailelerden daha da uzaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş bir yelpazede, bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz ediyor. Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunuyor. Şu gerçeğin hepimiz farkındayız; Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal alemdeki dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına, evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini infial ettiği sosyal medya platformlarının amiyane tabirle kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor" diye konuştu.


"Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır"


Alınan önlemlerin kapsamının genişletileceğini söyleyen Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekadan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul kolluk işbirliğinin arttırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim" dedi.


"Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor"


Ailenin kişinin ilk okulu olduğunu ve çocukların gelişiminin ailede başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitim ailede başlar, sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir. Aile kültürün, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir. Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor. Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor. Hükümet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız Veli Randevu Sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek duygu değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz" ifadelerini kullandı.


"Suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor"


Gençlerin ve çocukların internetten etkilendikleri kadar televizyonlarda yayınlanan program ve dizilerden de etkilendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddetin tırmanmasında bir diğer etken çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor. Bakınız biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı. Şu tabloyla iktidarlarımız boyunca defalarca karşılaştık. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız ülkemizdeki belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. Özgürlük kavramının arkasına siper alınarak hükümetimizin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikaları adeta yaylım ateşine tutuldu. Özgürlüğün sorumluluk kavramıyla birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesine özgürlük varsa diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.


"Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz"


Şiddet içerikli program ve dizilerin yerine aileyi merkeze alan programların ve dizilerin yapılması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız. Tabi burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum; Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Kuşkusuz bu konuda en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Biz yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız. Genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceğiz. Bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceğiz" diye konuştu.


"Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz"


Dijital dünyada bir içeriğin birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital dünyaya yönelik yeni tedbirlerin de alınacağını belirterek, "Bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabiliyor. Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımı gerekiyor. Aynı şekilde yaş doğrulama kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınması önem arz ediyor. Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanmayı sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Yine önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" dedi.


"Silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız"


Bir diğer konu olan ateşli silahlar meselesinde de yeni adımların atılacağına duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz. Bugünkü kabine toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde yeni uygulanabilir etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onları inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl ışıl, umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenab-ı Allah’tan tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, bayram ikramiyelerine ilişkin, "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" dedi. BBP Ankara Olağan İl Kongresi, Altınpark Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongrede konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Anneler Günü olduğunu hatırlatarak, "Anneler sevginin, merhametin, fedakarlığın ve sabrın yeryüzündeki en güzel temsilcileridir. Bir insanın karakteri, bir milletin vicdanı ve bir toplumun geleceği önce annelerimizin yüreğinde şekillenmektedir. Çünkü anne yalnızca evladını büyüten değil, aynı zamanda milletin ruhunun da en büyük öğretmenidir. Vatan uğruna evladını toprağa veren ama buna rağmen metanetini koruyan şehit anneleri, milletimizin en büyük şeref ve onur kaynaklarından birisidir. Onların fedakarlığı bu milletin hafızasında daima yaşayacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere sevginin ve fedakarlığın timsali olan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle, en kalbi duygularımla tebrik ediyorum" dedi. "İnsanımız ölmesin diye saldırgan, sahipsiz köpekleri uyutacağız" Sokaklarda başıboş dolaşan köpeklere yönelik gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirten Destici, "Filistin’de, Gazze’de, Doğu Türkistan’da yüz binlerce, milyonlarca insan öldürüldü. Anaların yüreği yandı ve hala yanmaya devam ediyor. Köpekler çocukları parçalıyor, yine anaların yüreği yanıyor. Gencecik kızlarımız kaçırılıp, tecavüze uğrayıp öldürülüyor, yine anaların yüreği yanıyor. Her yerde, her alanda maalesef annelerimiz ağlamaya, gözyaşı dökmeye devam ediyor. Onun için biz Büyük Birlik Partisi olarak diyoruz ki artık annelerimiz ağlamasın. Sokaklarda başıboş dolaşan köpekleri toplayıp belediyelerin, valiliklerin ya da devlet kurumlarının varsa imkanları elbette barınaklara alalım. Ama bu imkan yoksa çocuklarımız, kadınlarımız, insanımız ölmesin diye gerektiğinde elbette saldırgan sahipsiz köpekleri de uyutacağız" şeklinde konuştu. "3 çocuğu olan anneye düzenli olarak maaş bağlanması gerekir" Evlenen her çifte devlet kurumlarınca en az 500 bin lira hibe verilmesi gerektiğini belirten Destici, "Aile yapımıza, ordumuza, öğretmenimize de sahip çıkacağız. Velhasıl bu milletin şerefli her bir evladına sahip çıkacağız. Evliliği daha da teşvik edeceğiz. Evlenecek gençlerimize daha çok destek vereceğiz. Çocuk başına yardımı daha da arttıracağız. 3 çocuğu olan anneye düzenli olarak maaş bağlanması gerekir. Evlenen gençlerimize ÖTV’siz, KDV’siz bir araç alma hakkı verilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığımız kura ile evlenen gençlere 500 bin lira çeyiz yardımı yapıyor. Bütün kurumlarımız bu konuda teşvik edilmeli. Evlenen her çifte en az 500 bin lira hibe, kurumlarımız ve devletimiz tarafından verilmelidir" diye konuştu. "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" Gıda sektöründeki fahiş fiyat artışlarının önüne geçilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirten Destici, "Emeklerimizin ikramiyeleri Ramazan Bayramı’nda arttırılmadı, 4 bin lirada kaldı. Ama Kurban Bayramı’nda durduğu yerde sayamaz. Çünkü enflasyon var, hayat pahalılığı var. Özellikle gıda enflasyonu var. Bütün dünyada gıda enflasyonu yıllık yüzde 2, bizde yüzde 32, tam 16 katı. Komşularımızın hepsinde gıda, sebze, meyve, süt hepsi bizden çok ucuz. Dolayısıyla bu işin artık düzenlenmesi lazım. Fahiş fiyatla satış yapanların ellerinin kırılması, dükkanlarının kapatılması lazım. Onun için biz diyoruz ki emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" ifadelerini kullandı.
İstanbul Salomon Çeşme Yarı Maratonu’nda ödüller sahiplerini buldu 4. Salomon Çeşme Yarı Maratonu tamamlandı. 43 ülkeden 3 bin 450 sporcunun katıldığı organizasyon sonunda 5 kilometrelik Gün Batımı Koşusu, Çeşme 10K Yol Koşusu ve 21 kilometrelik Salomon Çeşme Yarı Maratonu’nda dereceye girenlere ödülleri törenle verildi. İzmir’in gözde turizm merkezlerinden Çeşme’de, Salomon’un isim sponsorluğunda Argeus Travel & Events tarafından düzenlenen organizasyonun ikinci gününde Çeşme 10K Yol Koşusu ve 21K Salomon Çeşme Yarı Maratonu koşuldu. Salomon Çeşme Yarı Maratonu (21K) saat 08.00’de Çeşme şehir merkezinden başlayıp aynı noktada da finişi gördü. 10K Koşusu da saat 09.00’da Alaçatı şehir merkezinden başlayıp, Çeşme şehir merkezinde tamamlandı. Yarışların startını; Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Çeşme Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Nuri Büyükateş, Çeşme Belediyesi Spor Müdürü Yavuz Yaşar, Argeus Travel & Events Kurucu Ortağı Aydın Ayhan Güney ve Salomon Türkiye Genel Müdürü Atilla Kuduoğlu verdi. 43 ülkeden 3 bin 450 sporcu yarıştı Salomon Çeşme Yarı Maratonu bu sene toplamda 43 ülkeden 3 bin 450 sporcuya ev sahipliği yaptı. Organizasyonda Türkiye’nin yanı sıra; Yunanistan, Kazakistan, Rusya, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Birleşik Krallık, Kırgızistan, Azerbaycan, İsviçre, Fas, Gürcistan, Endonezya, İtalya, Filipinler, Kanada, KKTC, İran, Ürdün, Japonya, Hollanda, Ukrayna, Avusturya, Belçika, Brezilya, Çin, Cezayir, Mısır, İspanya, Finlandiya, Macaristan, Hindistan, Irak, Güney Kore, Litvanya, Letonya, Karadağ, Makedonya, Romanya, Sırbistan, Çad ve Tunus’tan sporcular yer aldı. Argeus Travel & Events tarafından, Salomon’un isim sponsorluğundaki organizasyon, Çeşme Kaymakamlığı’nın desteği ve Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlendi. Yarış; Gençlik ve Spor Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Türkiye Atletizm Federasyonu’nun katkılarıyla, Garmin sponsorluğunda, Züber, PT Academy ürün/hizmet sponsorluğunda koşulurken, etkinliğin sosyal sorumluluk ortaklığını ise Adım Adım üstlendi. Çocuklar da parkura çıktı Salomon Çeşme Yarı Maratonu kapsamında düzenlenen Çeşme Çocuk Koşusu da renkli görüntülere sahne oldu. Saat 12.00’de Çeşme şehir merkezinden start alan organizasyonda çocuk sporcular büyük heyecan yaşarken, aileler de yarışa yoğun ilgi gösterdi. Minik sporcular, kendileri için hazırlanan parkurda keyifli anlar yaşadı. Yarış sonrası da 10 çocuk sporcuya çekilişle bisiklet hediye edildi. Dereceye girenler belli oldu Organizasyonda dereceye giren sporculara ödülleri Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törenle verildi. Ödülleri; Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Faaliyetleri Birimi Şube Müdürü Enver Yılmaz, Çeşme Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Nuri Büyükateş ve Salomon Türkiye Genel Müdürü Atilla Kuduoğlu takdim etti. Parkurlarda dereceye girenler şöyle: 21K Salomon Çeşme Yarı Maratonu Erkekler: 1 - Üzeyir Söylemez 1:11:52.81 (Türkiye) 2 - Nihat Bilici 1:13:25.13 (Türkiye) 3 - Suat Karoğlu 1:18:49.76 (Türkiye) Kadınlar: 1 - Özlem Özgün 1:32:22.06 (Türkiye) 2 - Betül Şen Tanrıverdi 1:32:35.22 (Türkiye) 3 - Gülşen Çerçi 1:33:50.92 (Türkiye) Çeşme 10K Yol Koşusu Erkekler: 1 - Muhammed Kül 0:31:57.84 (Türkiye) 2 - Keremcan Çelik 0:33:35.69 (Türkiye) 3 - Ufuk Arda 0:33:39.18 (Türkiye) Kadınlar: 1 - Anna Kantarmış 0:40:45.52 (Türkiye) 2 - Esen Cıvlan 0:42:02.22 (Türkiye) 3 - Selma Altundis 0:42:57.68 (Türkiye) 5K Gün Batımı Koşusu Erkekler 1 - Emir Salih Karakuzu 0:19:47.36 (Türkiye) 2 - Savas Spanudis 0:20:07.34 (Yunanistan) 3 - Alexandros Nikolakis 0:20:47.36 (Yunanistan) Kadınlar 1 - Ravza Aktan 0:23:12.67 (Türkiye) 2 - Maria Moniodi 0:24:17.69 (Türkiye) 3 - Doğa Gürsoy 0:28:39.17 (Türkiye)
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, bayram ikramiyelerine ilişkin, "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" dedi. BBP Ankara Olağan İl Kongresi, Altınpark Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongrede konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Anneler Günü olduğunu hatırlatarak, "Anneler sevginin, merhametin, fedakarlığın ve sabrın yeryüzündeki en güzel temsilcileridir. Bir insanın karakteri, bir milletin vicdanı ve bir toplumun geleceği önce annelerimizin yüreğinde şekillenmektedir. Çünkü anne yalnızca evladını büyüten değil, aynı zamanda milletin ruhunun da en büyük öğretmenidir. Vatan uğruna evladını toprağa veren ama buna rağmen metanetini koruyan şehit anneleri, milletimizin en büyük şeref ve onur kaynaklarından birisidir. Onların fedakarlığı bu milletin hafızasında daima yaşayacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere sevginin ve fedakarlığın timsali olan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle, en kalbi duygularımla tebrik ediyorum" dedi. "İnsanımız ölmesin diye saldırgan, sahipsiz köpekleri uyutacağız" Sokaklarda başıboş dolaşan köpeklere yönelik gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirten Destici, "Filistin’de, Gazze’de, Doğu Türkistan’da yüz binlerce, milyonlarca insan öldürüldü. Anaların yüreği yandı ve hala yanmaya devam ediyor. Köpekler çocukları parçalıyor, yine anaların yüreği yanıyor. Gencecik kızlarımız kaçırılıp, tecavüze uğrayıp öldürülüyor, yine anaların yüreği yanıyor. Her yerde, her alanda maalesef annelerimiz ağlamaya, gözyaşı dökmeye devam ediyor. Onun için biz Büyük Birlik Partisi olarak diyoruz ki artık annelerimiz ağlamasın. Sokaklarda başıboş dolaşan köpekleri toplayıp belediyelerin, valiliklerin ya da devlet kurumlarının varsa imkanları elbette barınaklara alalım. Ama bu imkan yoksa çocuklarımız, kadınlarımız, insanımız ölmesin diye gerektiğinde elbette saldırgan sahipsiz köpekleri de uyutacağız" şeklinde konuştu. "3 çocuğu olan anneye düzenli olarak maaş bağlanması gerekir" Evlenen her çifte devlet kurumlarınca en az 500 bin lira hibe verilmesi gerektiğini belirten Destici, "Aile yapımıza, ordumuza, öğretmenimize de sahip çıkacağız. Velhasıl bu milletin şerefli her bir evladına sahip çıkacağız. Evliliği daha da teşvik edeceğiz. Evlenecek gençlerimize daha çok destek vereceğiz. Çocuk başına yardımı daha da arttıracağız. 3 çocuğu olan anneye düzenli olarak maaş bağlanması gerekir. Evlenen gençlerimize ÖTV’siz, KDV’siz bir araç alma hakkı verilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığımız kura ile evlenen gençlere 500 bin lira çeyiz yardımı yapıyor. Bütün kurumlarımız bu konuda teşvik edilmeli. Evlenen her çifte en az 500 bin lira hibe, kurumlarımız ve devletimiz tarafından verilmelidir" diye konuştu. "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" Gıda sektöründeki fahiş fiyat artışlarının önüne geçilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirten Destici, "Emeklerimizin ikramiyeleri Ramazan Bayramı’nda arttırılmadı, 4 bin lirada kaldı. Ama Kurban Bayramı’nda durduğu yerde sayamaz. Çünkü enflasyon var, hayat pahalılığı var. Özellikle gıda enflasyonu var. Bütün dünyada gıda enflasyonu yıllık yüzde 2, bizde yüzde 32, tam 16 katı. Komşularımızın hepsinde gıda, sebze, meyve, süt hepsi bizden çok ucuz. Dolayısıyla bu işin artık düzenlenmesi lazım. Fahiş fiyatla satış yapanların ellerinin kırılması, dükkanlarının kapatılması lazım. Onun için biz diyoruz ki emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" ifadelerini kullandı.